<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462</id><updated>2012-01-29T06:48:15.259-08:00</updated><category term='yönetim'/><category term='manifesto'/><category term='bütünlük'/><category term='felsefe'/><category term='tilki'/><category term='iflas'/><category term='tepki'/><category term='servet'/><category term='hicret'/><category term='anayasa'/><category term='gözyaşı'/><category term='news'/><category term='ibret'/><category term='gençlik'/><category term='darbe'/><category term='seçim'/><category term='kongre'/><category term='uygurlar'/><category term='tarih'/><category term='ab'/><category term='eğitim'/><category term='yargı'/><category term='küresel'/><category term='vahşet'/><category term='hayat'/><category term='dini'/><category term='güvenlik'/><category term='açılım'/><category term='yaşam'/><category term='doga'/><category term='nasihat'/><category term='misyoner'/><category term='gaflet'/><category term='hizmet'/><category term='hukuk'/><category term='diyalog'/><category term='kraliçe'/><category term='millimücadele'/><category term='ittifak'/><category term='baraj'/><category term='medya'/><category term='huzur'/><category term='çağrı'/><category term='bagımsız'/><category term='savaş'/><category term='Türkiye'/><category term='ikaz'/><category term='din'/><category term='kainat'/><category term='ödül'/><category term='tuzak'/><category term='iftira'/><category term='dolar'/><category term='dinamik'/><category term='universite'/><category term='Atatürk'/><category term='seçim'/><category term='açıklama'/><category term='10kasım'/><category term='economy'/><category term='kredi'/><category term='sehitler'/><category term='deprem'/><category term='birlik'/><category term='iktidar'/><category term='devrim'/><category term='duyuru'/><category term='kongres'/><category term='akıl'/><category term='tohum'/><category term='yardım'/><category term='sempozyum'/><category term='misyonerlik'/><category term='bayram'/><category term='düdük'/><category term='politika'/><category term='kürdistan'/><category term='ihanet'/><category term='Avrupa-birliği'/><category term='destek'/><category term='milleti'/><category term='hak'/><category term='davet'/><category term='Türk'/><category term='hadise'/><category term='türban'/><category term='gönül'/><category term='kutlu'/><category term='belgeler'/><category term='selim'/><category term='bop'/><category term='kurum'/><category term='barış'/><category term='insan'/><category term='sistem'/><category term='adalet'/><category term='at.nal'/><category term='tiyatro'/><category term='hükümet'/><category term='inanç'/><category term='referandum'/><category term='basın'/><category term='katılım'/><category term='islamcılar'/><category term='kimlik'/><category term='lider'/><category term='soykırım'/><category term='yalan'/><category term='hain'/><category term='kriz'/><category term='yolsuzluk'/><category term='haber'/><category term='uyari'/><category term='Haydar-Baş'/><category term='sevgi'/><category term='algılama'/><category term='politic'/><category term='ideal'/><category term='tarım'/><category term='sömürü'/><category term='satış'/><category term='demokrasi'/><category term='tekerrür'/><category term='yatırım'/><category term='kudret'/><category term='ilim'/><category term='idrak'/><category term='dava'/><category term='vatan'/><category term='bütçe'/><category term='hayvancılık'/><category term='vakıf'/><category term='libya'/><category term='dışpolitika'/><category term='toprak'/><category term='maske'/><category term='anadolu'/><category term='turk'/><category term='dogum'/><category term='kadın'/><category term='islam'/><category term='tavuk'/><category term='devlet'/><category term='anket'/><category term='olay'/><category term='kaos'/><category term='hürriyet'/><category term='suikast'/><category term='birlik.beraberlik'/><category term='taviz'/><category term='basiret'/><category term='terör'/><category term='sınır'/><category term='medeniyet'/><category term='siyaset'/><category term='gizli'/><category term='ünüversite'/><category term='çözüm'/><category term='merhaba'/><category term='katliam'/><category term='belge'/><category term='ılımlı'/><category term='eksen'/><category term='para'/><category term='CHP'/><category term='kan'/><category term='ekonomi'/><category term='btp'/><category term='bağımsızlık'/><category term='Filistin'/><category term='davos'/><title type='text'>SEVDALARIM</title><subtitle type='html'>Benim Dünyam(My to world)</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>324</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-4282317762840565763</id><published>2011-10-20T10:19:00.001-07:00</published><updated>2011-12-31T04:25:56.811-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='merhaba'/><title type='text'>BLOGUMA HOŞGELDİNİZ</title><content type='html'>  MY FRIEND&lt;/h2&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt; &lt;img src="http://blogevim.com/wp-content/uploads/2010/12/hosgeldiniz-gifleri-3.gif" alt="hosgeldiniz gifleri 3 hosgeldiniz gifleri" /&gt;&lt;/td&gt; &lt;td&gt;&lt;em&gt; &lt;/em&gt;&lt;/td&gt; &lt;/tr&gt;&lt;br /&gt;&lt;/tbody&gt; &lt;/table&gt;&lt;table width="100%" border="0" cellpadding="6"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt; &lt;td&gt; Yeni yılın sağlık, mutluluk, başarı, ve huzur getirmesi dilekleriyle..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;The new year of health, happiness, success, and wishes to bring peace of mind .. &lt;br /&gt;Nice Senelere-Nice Birthday &lt;br /&gt;  GELİN BİR ve BERABER OLALIM&lt;/td&gt; &lt;/tr&gt;&lt;tr&gt; &lt;td&gt; 5000 yıllık tarihiyle, 1400 yıllık Türk-İslam Medeniyeti ile ve 82 yıllık Cumhuriyet birikimiyle Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk Milleti, Avrupa ve Asya kıtalarının kesiştiği en tarihi ve stratejik bölgede yer almaktadır. Siyasi, ekonomik ve sosyal çatışmaların merkezinde ve hedefinde olduğu halde, tarihinden ve inancından aldığı güçle dimdik ayaktadır ve aynı zamanda tüm Türk-İslam dünyasının ve dünyanın mazlum milletlerinin son umududur.   Var olduğu günden bu yana Türk Milleti, kendisini yükselten ve yücelten tarihi misyonuna sahip çıktığı dönemlerde insanlığa adaleti ve insan haklarını doya doya yaşatmış, teknolojiyi ve medeniyeti öğretmiştir. 21. yüzyıl Ulusal Egemenlik kavramının değiştiği bir yüzyıldır. Nitekim küreselleşmenin ideologlarından John Naisbitt şu yaklaşımı sergiliyor:?Büyük şirketlerin özerk ve küçük ünitelere bölünerek, daha iyi çalışabileceklerini görüyoruz. Aynı durum, ülkeler için de geçerlidir. Eğer dünyayı tek pazarlı bir dünya haline getireceksek, parçaları küçük olmalı??Asırlar boyu sinsi bir şekilde yürütülen siyasi,kültürel ve sosyal faaliyetlerin sonucunda yok olma tehlikesi ile karşı karşıya gelen Milletimiz, verdiği İstiklal Savaşı neticesinde Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde Kuvay-ı Milliye ruhu ile kendine dönmüş, bağımsızlığına kavuşmuş ve özgürlük mücadelesi veren milletlere örnek olmuştur.Atatürk, 1 Mart 1922?de yaptığı Meclis açılış konuşmasında şöyle diyordu: ?Her şeyden önce milli amacımız olan bağımsızlığımızı sağlamaya ulaşmaktan başka bir şey düşünemeyiz. Bu nedenle de bizce önemli olan mali gücümüzün, bu sonucu sağlamaya yeterli olup olmayacağıdır.   …Memleketimizin gelir kaynakları, milli davamızın güvenle sonuçlandırılmasına yeterlidir. Yoksunluklar içinde olsa da milli gücümüz, bugüne kadar olduğu gibi, dış devletlerden borç almadan memleketi yönetecek ve amacına ulaştırabilecektir.?Mustafa Kemal, yeni kurulan devletin ?tam bağımsız? olabilmesi için ?ekonomik bağımsızlığın? şart olduğunu özellikle vurgulamış, kapitülasyonları kaldırmıştır. 1923′te İzmir’de İktisat Kongresi düzenleyerek Milli ekonomiyi canlandırmaya çalışmıştır. Kongrede, ulusal bağımsızlık ilkesi?nden kesinlikle vazgeçilmeyeceği ve bu ilke içinde kalkınmanın gerçekleştirileceği kararlaştırılmıştır.Yani bağımsızlık ile kendi ayakları üzerinde durabilen bir ekonomi arasında direkt bir bağ vardır.&lt;iframe frameborder="0" width="480" height="360" src="http://www.dailymotion.com/embed/video/xdnt70"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/video/xdnt70_prof-bay-kardeyliyi-saylayacak-form_news" target="_blank"&gt;Prof BAŞ : Kardeşliği Sağlayacak Formul Bu...&lt;/a&gt; &lt;i&gt;  &lt;a href="http://www.dailymotion.com/BTP_VoLKaN" target="_blank"&gt;BTP_VoLKaN&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;Devletimizin kurucusu Atatürk’ün döneminde, yani 1938′e kadar çeşitli sahalarda kalkınma plan ve projeleri uygulanmış ve çok büyük başarılar elde edilmiştir.Bu dönemde kalkınmada uygulanan Milli Model ile ülkemiz Belçika?ya uçak ihraç edecek seviyeye ulaşmıştır. Fakat Atatürk’ten sonra ülke tekrar siyasi, kültürel, ekonomik vs. topyekün bir kuşatma altına alınmış; Batılı devletler, Mustafa Kemal döneminde hayata geçiremedikleri SEVR projesini AB ve IMF yoluyla gerçekleştirmeye başlamışlardır.Uluslar arası şirketlerin devletimizin bütçesine yön verdiği IMF ve Dünya Bankası kıskacında ülkemizin kaynaklarının ve her türlü imkanlarının kullanıldığı, özelleştirmenin, KİT?lerin satışının, Uluslar arası Tahkim?in, tahdit kanunlarının ve AB?ye uyum adı altında çıkarların yasaların hayata geçirildiği bir süreçte Türkiye, hakikatte ?bu küçük parçalara ayrılma projesi?ni yaşamaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ekonomik bağımsızlığın, devletlerin bağımsızlığında gün geçtikçe daha belirleyici bir esasa dönüştüğü bir dünyada yaşıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anadolu topraklarının altında kefensiz yatan sayısız şüheda ecdadımızın kemiklerinin sızlatıldığından dolayı rahatsız olanlar ve uykuları kaçanlar bir daha düşünün.&lt;br /&gt;Anadolu topraklarının içine saklanmış, ilahi kudret tarafından yerleştirilmiş olan eşsiz maden yataklarımızın,milli hazinelerimizin kapılarının; Müslüman Türk milletine kapatılmasından, bu milletlin ve bu vatanın düşmanlarına ardına kadar açılmasından ötürü rahatsız olup uykularını terk edenleri sağ duyulu olmaya davet ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine bu eşsiz güzellikler ve özellikler taşıyan,cennet vatanımızın sahiplerinin, çilekeş vatandaşlarımızın emeklerinin ve alın terlerinin toplanıp haçlılara peşkeş çekilmesinden ötürü acı ile kıvranan vatanperverleri bir daha aklı selimle düşünmeye davet ediyorum.&lt;br /&gt;Vatanperver vatandaşlarımızın vatan namustur satılmaz feryadına rağmen, vatan topraklarının altındaki madenleri ile birlikte, altındaki şehit mezarları ile birlikte ecnebilere satılmasından ötürü vicdan azabı çekenler,çaresizlik içinde kıvrananlar, vatan namustur satılmaz ilkesinde ısrar edenler,bir de Prof Dr. Haydar Baş beyi dinlemeye gayret edin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vatan için,bayrak için, sonraki nesillerin istiklalini temin için canlarını ve kanlarını sebil eden şehitlerimiz hakkında kelle ifadesini kullanmaktan utanmayanların,sıkılmayanların defterlerini dürmek isteyenleri BTP saflarına davet ediyorum.&lt;br /&gt;Bebek katiline sayın diyerek ve şehitlerimize de kelle diyerek bütün bir milletimizin bağrında derin yaralar açtığı halde hala ortalarda yalancı doktor edasıyla dolaşanlara, sandık başında sayın baylar güle güle demek için Prof.Dr. Haydar Baş’ın liderliğinde dalgalanan BTP bayrağı altında toplanmaya davet ediyorum.&lt;br /&gt;Minareler süngü kubbeler miğfer şeklinde şiir okuyarak kahraman olup milletin oylarını aldıktan sonra, altı buçuk yıllık iktidarı süresince misyonerlerin ve misyonerliğin önünü açanlara, dinler bahçesi adı altında kurdele kesenlere,haçlıların isteği doğrultusunda düzenlemelerle on binlerce kilise açanlara sandık başında hesap sormak isteyenleri saflarımıza davet ediyorum.&lt;br /&gt;Bin yıldır bu topraklarda tevhid bayrağını dalgalandıran Müslüman Türk milletinin oyları ile iktidar koltuğuna oturduktan sonra,bu milletin inanç sistemi ile oynayanları,tevhid cümlesinden Muhammedürresulüllah kısmını silenleri,attıkları her adımla bu milleti haçlı limanına biraz daha yaklaştıranları yüksek sesle protesto etmek isteyenler,bu kötü gidişattan ötürü uykuları kaçanlar bize buyurun. Bebek katiline sayın şehitlerimize kelle denilmesinden rahatsız iseniz bize buyurun.&lt;br /&gt;Vatan topraklarımızın bağrındaki şehit mezarları ile birlikte vatan düşmanlarına satılmasında ötürü uykunuz kaçıyorsa bize buyurun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emeğimizin,alın terimizin,servet ve sermayemizin haçlı siyonist tefecilerin elinde heba edilmesinden ve ettirilmesinden dolayı vicdan azabı çekiyorsanız bize buyurun.&lt;br /&gt;Ecdat yadigarı camilerimiz,medreselerimiz dökülürken bizim paramızla kiliselerin tamir ettirilmesinden ve hayırlı olsun denilerek hizmete açılmasından ötürü uykunuz kaçıyorsa bize buyurun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müslüman Türk çocuklarının on iki yaşından önce Kur-an’la temasını yasaklayan yasa devam ettirildiği halde yine Müslüman Türk çocuklarının üç yaşından itibaren kiliselere,papazların kucağına taşınmasından rahatsız olanlar,uykusu kaçanlar bize buyurun.&lt;br /&gt;AKP iktidarı altı buçuk yıldır AB ye girmek uğruna, onlardan gelen her talimatı milletimize dayattı,verilmedik taviz,satılmadık kurum bırakmadı, buna rağmen bir elli sene daha bekle talimatını aldı ve oturdu.AB nin ellinci yıl dönümü programına bile çağrılmadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AKP iktidarı teslimiyetçi ve tavizkar haliyle AB kapılarında kör topal yürümeye çalışırken,BTP lideri Prof. Dr. Haydar Baş,AB nin lokomotif ülkelerinden Almanya’da,tüm Avrupa üniversitelerinden gelen ilim adamlarına elini öptürdü.Tamamı profösör olan katılımcılar iki gün boyunca sayın Haydar Baş’ın Milli Ekonomi Modeli tezinin orjinalliğini,tüm ülkeler için bir çare bir çıkış formulü sunduğunu anlata anlata bitiremediler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha mecliste dahi olmayan bir partinin lideri olarak Avrupanın ilim çevrelerine elini öptüren Haydar Baş’ın yarın iktidar olunca neler yapabileceğini varın siz hesap edin.&lt;br /&gt;Anadolu topraklarını altında yatan yer altı zenginliklerini haçlı tefeciler değil,yabancı şirketler değil, yine bu ülkenin insanı Müslüman Türk milleti kullanmalıdır diyen, Vatandaşlık maaşı vadeden, Ev hanımlarına işçi statüsü kazandırıp emeklilik vadeden,&lt;br /&gt;Sınavsız üniversite ve okuyan her çocuğa eğitim bursu vadeden,&lt;br /&gt;Bekarlara faizsiz evlilik kredisi vadeden,&lt;br /&gt;Devlet babadır ya vatandaşına iş bulur ya da aşını verir ilkesi doğrultusunda projeler geliştiren,&lt;br /&gt;Köylü ve çiftçi gerçekten efendi olacak ve bizim iktidarımızda altın çağını yaşayacak diyen BTP iktidarında buluşmak üzere Saygılarımla ..&lt;br /&gt;_________________&lt;br /&gt;.                             &lt;a href="http://www.msplinks.com/MDFodHRwOi8vd3d3LmNyYXp5cHJvZmlsZS5jb20v" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://msnicon.com/msnupload/msnpics/iluvturkey8989898.gif" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt; &lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt; &lt;/table&gt;&lt;img src="http://img213.imageshack.us/img213/4508/47689676461bf2f38af63xk.gif" alt="" /&gt;T  U  N  A  L  I  M &lt;img src="http://img213.imageshack.us/img213/4508/47689676461bf2f38af63xk.gif" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Bağımsız Türkiye Sevdalısı Olmak Şereftir!&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Tohum Saç, Bitmezse Toprak Utansın! Hedefe Varmayan Mızrak Utansın! Hey Gidi Küheylan.. Koşmana Bak Sen! Çatlarsan, Doğuran Kısrak Utansın! ...&lt;br /&gt;Mehmet Tunabaş:BTP Biga İlçe Başkanı….&lt;/div&gt;&lt;a href="http://www.google.com/sky/" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;http://www.google.com/sky/&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt; (GOOGLE SKAY ile uzayı izleyin)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-4282317762840565763?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/4282317762840565763/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=4282317762840565763' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/4282317762840565763'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/4282317762840565763'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2011/10/bloguma-hosgeldiniz.html' title='BLOGUMA HOŞGELDİNİZ'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-8039221039482657014</id><published>2011-10-20T10:01:00.000-07:00</published><updated>2011-10-20T10:01:47.757-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='terör'/><title type='text'>İşte AKP'nin Açılımının Türkiye'yi getirdiği nokta...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-X8PB_qBR0Ks/TqBT5JGE4sI/AAAAAAAAKQI/ot7b4vv65_U/s1600/11575.jpg" imageanchor="1" style="clear:left; float:left;margin-right:1em; margin-bottom:1em"&gt;&lt;img border="0" height="136" width="220" src="http://3.bp.blogspot.com/-X8PB_qBR0Ks/TqBT5JGE4sI/AAAAAAAAKQI/ot7b4vv65_U/s320/11575.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;25 Mehmetçik şehit oldu&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Hakkari Yüksekova ve Çukurca’daki saldırılarda 25 Mehmetçik şehit oldu, 18 askerimiz ise yaralandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugüne kadarki en büyük terör saldırısında yaralanan askerler arasında durumu ağır olanlar var. Şehit sayısının artmasından korkuluyor &lt;br /&gt;Yüksekova ve Çukurca’daki hain saldırılarda 25 askerimiz şehit olurken 18 askerimiz ise yaralandı. Yüksekova İlçe Emniyet Amirliği ile bazı askeri birliklere dün sabaha karşı terör örgütü PKK üyeleri tarafından uzun namlulu tüfek ve roketatarlarla eş zamanlı saldırılar yapıldı. Güvenlik güçlerinin anında karşılık vermesi üzerine sıcak temas sağlandı. PKK’lı teröristlerle güvenlik güçleri arasındaki çatışmalar devam ederken, Hakkari’den de takviye ekiplerin istenmesi üzerine Hakkari İl Emniyet Müdürlüğü harekete geçti. Dağ ve Komando Tugay Komutanlığı’na da bilgi verilmesi üzerine ilçeye helikopterler gönderildi. Gece 01.00’de başlayan çatışmalar iki ayrı bölgede, Yüksekova ve Çukurca’da yoğunlaştı. Çatışmalar sabah 05.00’e kadar sürdü. Teröristlerin Çukurca bölgesinde aynı anda 8 ayrı hedefe saldırı düzenlendiği ifade edildi. Hakkari Valisi Muammer Türker, saldırının eş zamanlı gerçekleştiğini söyledi. Saldırının polis ve askeri noktalara aynı anda yapıldığını belirten Vali Türker, güvenlik güçlerinin de anda karşılık verdiğini bildirdi. Saldırıya uğrayan askeri birliklerin çoğu sınıra yakın bölgelerde bulunuyor. Teröristlerin saldırıyı gerçekleştirdikten sonra Irak’a kaçtığı ifade ediliyor. Saldırının ardından Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel ve Kuvvet Komutanları bölgeye hareket etti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yardım gelecek noktalara pusu kurdular &lt;br /&gt;Ağırlıklı olarak tugaya dönük saldırı sırasında yardım gelmemesi için tüm askeri ve polis noktaları da ateş altında tutuldu. Olay Türkiye’nin gündemine bomba gibi düştü. Genelkurmay Başkanı Kuvvet Komutanları ile bölgeye gitti. Öte yandan Hakkari ile İran ve Irak’a sınırı olan Şemdinli İlçesi’nde de yoğun hava hareketliliği yaşandı. Hakkari ve Şemdinli’nin Derecik Beldesi’den geçen uçaklar, Irak sınırına doğru gitti. Askeri hareketliliğin yoğun sürdüğü bölgede dün de devam etti. &lt;br /&gt;AKP hükümeti terörle müzakere ettiği ortaya çıktığında yalanlanmadı. Hükümet PKK terörüyle müzakre ettikçe terör her geçen gün daha da azdı. İran ise PKK’ya bağlı PJAK terör örgütüne düzenlediği kararlı saldırılarla teröristleri pes ettirmişti. Şimdi merak edilen konu AKP’nin müzakereye devam edip etmeyeceği... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dış geziler iptal edildi &lt;br /&gt;Saldırı sonrasında Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Kazakistan gezisi iptal edildi. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da dış gezilerini iptal etti. İçişleri Bakanı, Jandarma Genel Komutanı ve Milli Savunma Bakanı dün acil bir toplantı yaptı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türk askeri Irak’a girdi &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hakkari’deki hain saldırı, ‘Sınır ötesi harekat olur mu?’ sorusunu ortaya çıkardı. Türkiye bu konuyu bir süredir zaten tartışıyordu. Saldırı sonrası yaşanan askeri hareketlilik sınır ötesi harekatın an meselesi olduğunu gösteriyor. Diğer taraftan Reuters haber ajansı, Türk askerlerinin sıcak takiple Kuzey Irak’a girdiğini duyurdu. Mesaj Haber&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-8039221039482657014?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/8039221039482657014/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=8039221039482657014' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/8039221039482657014'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/8039221039482657014'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2011/10/iste-akpnin-aclmnn-turkiyeyi-getirdigi.html' title='İşte AKP&apos;nin Açılımının Türkiye&apos;yi getirdiği nokta...'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-X8PB_qBR0Ks/TqBT5JGE4sI/AAAAAAAAKQI/ot7b4vv65_U/s72-c/11575.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-3086039078750731619</id><published>2011-10-12T10:50:00.000-07:00</published><updated>2011-10-12T10:50:55.823-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='küresel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ekonomi'/><title type='text'>ABD'nin hali Titanik'e benziyor!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-7Dam4pq1dqo/TpXTaLq7d5I/AAAAAAAAKKs/gKBGxh84qTk/s1600/fft5_mf830485.jpg" imageanchor="1" style="clear:left; float:left;margin-right:1em; margin-bottom:1em"&gt;&lt;img border="0" height="214" width="320" src="http://3.bp.blogspot.com/-7Dam4pq1dqo/TpXTaLq7d5I/AAAAAAAAKKs/gKBGxh84qTk/s320/fft5_mf830485.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Nevada Üniversitesi Sosyoloji Profesörü Berch Berberoğlu, eşitsizlik ve işsizliğin, küresel krizden çıkışı zorlaştırdığını belirterek, "Özellikle kapitalizmin kalesi ABD'nin bugünkü hali Titanik gemisinin durumuna benziyor. Yukarıdakiler eğlenirken, aşağıdakiler boğuluyor" dedi.İstanbul İktisatçılar Derneği (İKDER) ve İstanbul Üniversitesiİktisat Fakültesi tarafından gerçekleştirilen "3. Uluslararasıİstanbul İktisatçılar Zirvesi"nde konuşan Berberoğlu, global kriz ortamında girişimcilik ve inovasyon konusunu değerlendirdi. İnavosyon ve girişimciliğin, kar odaklı büyük şirketlerin çıkış noktası olarak sunulduğunu söyleyen Berberoğlu, “Büyük ABDşirketleri yenilikçilikten ziyade, tekelleşmeye odaklıdır. Çünkü tekel olursa gücü elinde tutacaktır. Bu yönüyle küresel sermaye için önümüzdeki 10 yıl zorluklarla doludur. Bu bakımdan inovasyon ve yenilikçilik güzel ama insanların ihtiyacı olan eşit ve adil paylaşımdır” dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küresel krizden çıkışı ise eşitsizlik ve işsizliğin zorlaştırdığının altını çizen Berch Berberoğlu, “Özellikle kapitalizmin kalesiABD’nin bugünkü hali Titanic gemisinin durumuna benziyor. Yukarıdakiler eğlenirken, aşağıdakiler boğuluyor. Refahtan bugün ABD halkının yüzde 40’ı yararlanabiliyor. Onlarda imtiyazlı ve zengin bir sınıf olarak karşımıza çıkıyor. BugünABD’de insanlar Wall Street’e yürüyorlar. Bunlar refahtan pay alamayan çoğunluklardır” diye konuştu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HACI BOYDAK: YUNAN MÜŞTERİLERİMİZE DESTEK VERDİK&lt;br /&gt;Boydak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hacı Boydak ise yaptığı konuşmada, şirketlerinin inovasyonu önemseyen bir yapısı olduğunu söyledi. Kanepedeki açığı yıllar öncesinden gördüklerini, bugün yıllık 30 milyon doların üzerinde Ar-Ge yatırımı gerçekleştirdiklerini vurgulayan Boydak, "ABD ve Çinli firmaların taklit ettiği bir marka haline geldik" yorumunu yaptı. Yunanistan krizine de değinen Hacı Boydak, "Biz Avrupalı şirketlerin aksine Yunanlı müşterilerimizin limitlerini yükselttik, vadelerini uzattık.Onların yanında olduk" dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rekabetçi ortamda kalıcı olmak için inovasyon içeren atılımlar yapmak gerektiğine dikkat çeken yemeksepeti.com CEO’su Nevzat Aydın ise, doğru zamanda doğru yerde olmanın önemine değindi. Aydın, “İnternete internet bile denilmediği zamanda şirketimi kurdum ve 2000 yılında ABD’denTürkiye’ye döndüm. Benimkisi yeni bir işti, bilinmeyen bir işti ama farklı bir şeyi yakalamıştım" ifadelerini kullandı. (ANKA)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-3086039078750731619?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/3086039078750731619/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=3086039078750731619' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/3086039078750731619'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/3086039078750731619'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2011/10/abdnin-hali-titanike-benziyor.html' title='ABD&apos;nin hali Titanik&apos;e benziyor!'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-7Dam4pq1dqo/TpXTaLq7d5I/AAAAAAAAKKs/gKBGxh84qTk/s72-c/fft5_mf830485.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-2199716646929702481</id><published>2011-10-11T09:43:00.000-07:00</published><updated>2011-10-11T09:43:05.269-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='anayasa'/><title type='text'>BU ÜLKE ANAYASASINI ÇANAKKALE'DE YAZMIŞTIR</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-AasYOaMB76g/TpRyDiahT3I/AAAAAAAAKJk/VWd0e-B6_3g/s1600/2ughs2h.jpg" imageanchor="1" style="clear:left; float:left;margin-right:1em; margin-bottom:1em"&gt;&lt;img border="0" height="212" width="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-AasYOaMB76g/TpRyDiahT3I/AAAAAAAAKJk/VWd0e-B6_3g/s320/2ughs2h.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;BTP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Erimhan, hükümetin bölücülük ile iktidarı arasındaki tuzaklı yol için bu Anayasayı ülkeye dayattığına ve ülkeyi feda ettiğine işaret ederek, “Çözüm arayanlar, kardeşlik isteyenler, ülkeyi bir ve beraber etmek isteyenler adreslerini Çanakkale’de bulabilirler” dedi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Erimhan, bu ülkenin Anayasasının Çanakkale’de yazıldığını kaydetti. Anayasa tartışmalarına değinen Erimhan, “Türkiye’nin son 150 yılı Anayasa tartışmaları ile geçmiştir. 1856 Islahat Fermanı’ndan başlayarak günümüze kadar ülkemizin temel mesaisi hep Anayasa üzerine olmuştur. 150 yıldır sonu gelmeyen Anayasa değişikliklerine rağmen ne ilginçtir ki ülkemizin ‘Anayasaya olan ihtiyacı’ hiç bitmemiştir!” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anayasa talepleri dışarıdan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye’nin anayasa geçmişini analiz eden Erimhan, şu tespitlerde bulundu: “Bu garip ve normal olmayan 150 yıllık Anayasa döneminin 3 temel özelliği olmuştur:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1- Anayasa değiştirme talepleri hep ‘yabancı’ kaynaklıdır.&lt;br /&gt;2- Ülke İdarecileri yabancılarının taleplerini ‘Anayasa değişikliği’ olarak örtülemiştir.&lt;br /&gt;3- Hükumetler iktidar olmalarını Anayasa değişikliklerini realize edebilmekte görmüştür.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Yabancıların ya da azınlıkların talepleri için ‘yerine getirmezsiniz bölünürsünüz ya da biz size zorla kabul ettiririz’ yollu arka plan dayatmalar insanımıza bazen hürriyet, bazen değişim, bazen demokrasi bazen açılım diye ama ‘Anayasa’ adı ile yutturulmuştur” diyen Erimhan, şunları kaydetti: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Yazık ki hiçbir Anayasa değişikliği ülkemize ne hürriyet, ne barış ne zenginlik ne de saadet getirmiştir. Samimiyetten uzak ‘milletin çıkarları’ yerine gerçekte ‘yabancılara ve azınlıklara’ ön açan Anayasalar ülkeyi 1 adım ileriye götürmek yerine hep geriye itmiştir. Yazık ki hükumetin gündeme taşıdığı ve Başbakan’ın Haziran 2012’ye kadar ömür biçtiği son anayasa değişikliği süreci de aynı tarihi kaderin izinden yürümektedir. Söz konusu değişiklikleri bu ülke insanı ilk defa Washington’da yapılan bir toplantıda duymuştur. Açılım Projesi ismi ile Hükumetin başlattığı sürecin devamı olan Anayasa değişikliği, CIA kontrol ya da etkisinde çalışan stratejist David L. Phillips’in 15 Ekim 2007 tarihinde hazırladığı Kürdistan İşçi Partisi’nin (PKK) Silahsızlandırılması, Dağıtılması ve Yeniden Entegre Edilmesi raporuna dayanmaktadır.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gayri milli bir Anayasa olacak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BTP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Erimhan, bu hali ile son Anayasa değişikliğinin de gayrı milli, yabancı merkezli olacağına işaret ederek, şu görüşleri öne çıkardı: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Gerçekte bu Anayasa millete dayatılmaktadır. Dahası terörist ile yapılan pazarlıklar kamuoyuna yansımıştır. Ortada bırakınız silahını bırakmayı, silahını millete daha da doğrultmuş bir terör örgütü vardır. Bu şartlar altında ‘PKK ile pazarlığın sonucu olarak gözüken Anayasa değişikliği paketi’ kabul edilemez. Bırakınız ‘uzlaşma, uzlaşma’ dediklerine, yapılan uzlaşmanın Milletle hiçbir ilgisi yoktur. İktidarın uzlaşma adresi bellidir! Hükümet PKK ile AB ile ABD ile varılan uzlaşmanın millete onaylatılmasına Anayasa dememizi istiyor. Halkı kendilerine suç ortağı yapmayı hedefliyor. Bağımsız Türkiye Partisi bu sürecin dışındadır. Bu Anyasanın ülkeye huzur değil kavga, birlik değil ayrılık getireceğinden emindir. Çünkü ülkenin sorunu Anayasamızın yetersizliği değildir. Ülkenin sorunu idare ve zihniyet sorunudur. Milletin Kürd’e, Türk’e, Çerkes’e baba gibi şefkat gösteren bir lidere ihtiyacı var! Baba evladı için kötülük düşünmez. Evlad da babasına ihanet etmez. Bu akla ve imana aykırıdır. O nedenle Türkiye iktidarını millileştirdiğinde Kürt sorununu da çözmüş olacaktır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ülke Anayasasını İstiklal savaşında yazmıştır! Emperyalizme karşı Çanakkale’de koyun koyuna yatan Diyarbakırlı ile Edirneli, Vanlı ile Antepli Kürt ile Türk, Çerkez ile Arnavut Anayasalarını şehadet şerbeti ile şereflenerek kaleme almışlardır. Çözüm arayanlar, kardeşlik isteyenler, ülkeyi bir ve beraber etmek isteyenler adreslerini Çanakkale’de bulabilirler. Bu vesile ile belirtelim ki; Hükümet bölücülük ile iktidarı arasındaki tuzaklı yol için bu Anayasayı ülkeye dayatıyor ve ülkeyi feda ediyor! Anayasa değişikliği yalanının arkasına saklanmış Türk - Kürt ayrımcılığına hizmet eden yol ve yöntemler çıkmaz sokaktır. Milletimiz bu tuzağa düşmemelidir, ayık olmalıdır. Tarihi bir kırılmadan geçtiğimiz ve telafisi olmayan bu süreçte insanımız gelişmeleri yakından izlemeli, dayatılana - propaganda edilene değil hakka - hakikate kulak vermelidir. Çanakkale’de yatan şehitlerimizi unutmamalıdır!” &lt;br /&gt;TUNALIM...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-2199716646929702481?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/2199716646929702481/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=2199716646929702481' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/2199716646929702481'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/2199716646929702481'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2011/10/bu-ulke-anayasasini-canakkalede.html' title='BU ÜLKE ANAYASASINI ÇANAKKALE&apos;DE YAZMIŞTIR'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-AasYOaMB76g/TpRyDiahT3I/AAAAAAAAKJk/VWd0e-B6_3g/s72-c/2ughs2h.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-2412593057219288914</id><published>2011-09-29T14:02:00.000-07:00</published><updated>2011-09-29T14:02:54.615-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='küresel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sistem'/><title type='text'>"Dünya Küresel Sistemi" Çökmeye Mahkumdur''</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-2lnMR8SW_Q0/ToTc7o65JMI/AAAAAAAAJ0M/uwBk__aYwb8/s1600/30544_126423520708366_115787111772007_329311_3880840_s.jpg" imageanchor="1" style="clear:left; float:left;margin-right:1em; margin-bottom:1em"&gt;&lt;img border="0" height="128" width="128" src="http://2.bp.blogspot.com/-2lnMR8SW_Q0/ToTc7o65JMI/AAAAAAAAJ0M/uwBk__aYwb8/s320/30544_126423520708366_115787111772007_329311_3880840_s.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Bugünkü "dünya sistemi"ni kuran ve bu sistemin öncülüğünü yapan Batı toplumları ve ABD'dir. Japonya ve Çin gibi Asya toplumları, ancak Batı toplumlarının desteği ve aşısıyla gelişmektedir. Batı'ya entegre olmuştur ve kendi başlarına hiçbir güçleri yoktur. İslam coğrafyasındaki toplumlar ise dünya sosyal-ekonomik politikalarında ve siyasetinde hiçbir şekilde rol sahibi değildir. Dünya, giderek Batı toplumlarının yönetiminde "tekelleşmiş"tir.Batı toplumları da, ABD özelinde "tekel bir konsorsiyum"a dönüşmüştür. ABD'yi ise bir "aile grubu"yönetmektedir. Özellikle 2. Dünya savaşından sonra giderek İngiliz-Amerikan ittifakı, Amerika'nın öncülüğüne ve özelde de "Amerika'nın derin gücü"nün yönetimine dönüşmüştür.&lt;br /&gt;"Yıldız aileleri"nden meydana gelen bu "derin küresel güç", bugün küresel ekonomiyi, teknolojiyi, bilimsel vakıflar aracılığıyla bilim adamlarını elinde tutmaktadır. İblis aşılı "Roma, Yahudi ve Grek kültürü"nün bir çağdaş versiyonu olan bugünkü "pragmatist batı normları", yine Lüsifer maskeli İblis'in çağdaş aşısıyla"New-Age felsefesi"ne dönüşmüştür. Tüm dünya toplumları adeta kişiliklerini, kültürlerini ve hatta siyasetlerini bu "küresel kültürün temsilcileri"ne teslim etmişlerdir. Ne toplumlar içi farklılaşmanın, sosyal grupların ve siyasetin bir önemi kalmıştır ne de dünya çapında ayrı ayrı toplumların dünya politikasında bir rolü ve etkinliği söz konusudur.&lt;br /&gt;Bu İngiltere ve ABD'de merkezileşmiş olan "küresel güc"ün, dünyaya yönelik siyasi-stratejik planları işlemektedir. Küresel güç hangi olayı nasıl geliştiriyor, yorumluyor ve yönlendiriyorsa, o öyle kabul edilmektedir. Adeta kuyruk haline gelmiş diğer toplumların, bu konularda ne bir görüşü ve ne de alternatif gücü söz konusu değildir. Dünyada mevcut bulunan "BM ve benzeri ekonomik küresel kuruluşlar" da, bu "derin küresel siyaset"in aracı ve uygulayıcısı olmaktan öte bir şey değildir. Dünyadaki mevcut krizler, kaos, kargaşa, zulümler; özellikle de İslam coğrafyasında meydana gelen "insanlık dışı dramlar ve buna seyirci kalınması", bu tespitimizi doğrulayan örneklerdir.&lt;br /&gt;Bir toplumu yahut dünya çapında toplumları ayakta tutacak olan "temel enerji"; sosyal, ekonomik, siyasal farklılaşmalardır. Farklılaşma, toplumu toplum yapan en temel güçtür. Dünya genelinde de mevcut toplumlar arasındaki sosyal, siyasal ve ekonomik farklılaşmalar, dünya siyasetini ve gelişmesini sağlayacak olan "temel enerji"dir. Toplumlar ve hatta devletler bu "farklılaşma enerjisi"nin doğurduğu "entegrasyon"la ortaya çıkarlar ve yaşamlarını sürdürürler. Farklılaşma varsa toplum vardır, devlet vardır. Aksi halde toplumlar ve küresel çapta dünya siyaseti çökmeye mahkûmdur.&lt;br /&gt;Evreni ayakta tutan "farklılaşma enerjisi"dir. Farklılaşma enerjisi(entropi) azaldıkça evren ölüme yaklaşır. Canlıyı ayakta tutan farklılaşma enerjisidir. Farklılaşma, Allah'ın bir lütfudur ve sünnetullahtır. Bunu kavramadığınızda, yani bu esasın insanlar ve toplumlar için bir hayat enerjisi olduğunu kavrayamadığınızda; o zaman çevreyi ve ekosistemi yok edersiniz, ürünü ve insanı tekleştirmeye çalışıp yok edersiniz. Toplumsal hayatı; farklı toplumların, milletlerin, dillerin hikmetini kavrayamayıp yok edersiniz. Var olan canlı hayatı ve toplumları; yahut "gezegenimizin yaşam sistemi"ni, iyileştiriyorum, geliştiriyorum, evrimleştiriyorum gibi şeytani hayallerle tekleştirerek yok edersiniz. Sonsuz Yüce Allah, her şeyi zıddıyla yarattığını; her şeyi çift çift yarattığını bize açıkça bildiriyor.&lt;br /&gt;Sovyet sosyalizmi, neden çöktü? Bunun tek, açık ve kesin bir cevabı var: Lemurya şeytan toplumununfarklılaşmayı ortadan kaldıran; toplumun canlılık ve gelişimini donduran "komün yaşamı"nın kopya edilmesi.Farklılaşmayı öldüren "tektipleşme". Toplumun bütün boyutlarda; kadın-erkek, zengin-fakir, farklı meslekler-çabalar, farklı inanışlar, farklı görüş ve düşünceler, özgürlükler vs. gibi farklılaşmalar ortadan kaldırılmış, bunun yerine; sözde gerçek komünizme geçişi sağlamak için, "komünist partisi diktatörlüğü" kurulmuştur. Böyle bir sistemin geleceği olamaz ve de olmamıştır.&lt;br /&gt;Bugün, dünyanın sözde özgür, liberal, kapitalist batı uygarlığı; ne özgürdür ne liberaldir ne de kapitalistir. Geldiği noktada, "oligarşik bir derin gücün planları", bu planlara bağlı hedefleri, bu hedefleri gerçekleştirmeye yönelik sosyal, ekonomik, siyasal eylemleri söz konusudur. "Batı dünyası"nın öncülüğünü yaptığı sözdeözgür Dünya, adeta kendilerini tanrılaştırmış olan bir takım klan şeflerinin ağzından çıkan emirlere mahkûmdur. Toplumsal ve küresel bazda faklılaşma ölmüştür.&lt;br /&gt;"Küresel ekonomi"yi ve "altın"ı elinde bulunduran bu güçler, dünyayı bu "ölü nokta"ya; "kriz ve kaos kapısı"na getirdiği gibi, bundan sonraki dünyanın geleceğini de kendileri belirleyecektir. Çünkü tüm küresel, ekonomik, siyasal faktörler ve aktörler kuyruktur. Bu "küresel güc"ün dışındaki aktörlerin, dünyanın geleceğiyle ilgili hiçbir ciddi görüşü, raporu, programı yoktur. Dünya'da böyle görüşler serdeden sosyal-siyasal gruplar olsa da, onlar marjinal hale getirilmiştir ve bu görüşleri sönümlü bir ses dalgasından ibarettir.&lt;br /&gt;Özetle Batı'nın öncülük ettiği bu sözde özgür dünya, "toplumsal ve küresel farklılaşma"yı yok etmiş;"tekil-oligarşik bir siyasal konsorsiyum"a dünyayı mahkum etmiştir. Sosyalizm gibi bu sistemin de çöküşü kaçınılmazdır ve çökecektir. Fransız sosyolog Alaine Touraine'nin; "Toplumlar öldü, sosyoloji öldü, çöküş kaçınılmaz." şeklinde özetlenecek tespitleri, gerçeğin ilanından başka bir şey değildir.&lt;br /&gt;Sonsuz Yüce Olan Allah, kolay bir yaşam ve kazancın nasıl bir güce dönüşeceğini; Rahman olan Allah'ı örten"zalimler"in, bu " oligarşik güc"le nasıl bir "tiranlık" kuracağını bize önceden bildirmektedir:&lt;br /&gt;"İnsanlar, tek(zalim) bir ümmet(güç) haline gelecek olmasaydı; Rahman'ı örten kimselerin, evlerinde gümüş tavanlar ve üzerinde yükselecekleri merdivenler kılardık." [ZUHRUF(43)/33]Kaynak:yaklaşansaat.com-TUNALIM...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-2412593057219288914?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/2412593057219288914/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=2412593057219288914' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/2412593057219288914'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/2412593057219288914'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2011/09/dunya-kuresel-sistemi-cokmeye-mahkumdur.html' title='&quot;Dünya Küresel Sistemi&quot; Çökmeye Mahkumdur&apos;&apos;'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-2lnMR8SW_Q0/ToTc7o65JMI/AAAAAAAAJ0M/uwBk__aYwb8/s72-c/30544_126423520708366_115787111772007_329311_3880840_s.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-543276564275781193</id><published>2011-09-26T11:16:00.000-07:00</published><updated>2011-09-28T13:25:54.973-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dışpolitika'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ekonomi'/><title type='text'>KURTULUŞUN TEK YOLU</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-IqKTMeMYxRs/ToDBSQ045hI/AAAAAAAAJwc/_NzRQ3RGr7A/s1600/180ab.jpg" imageanchor="1" style="clear:left; float:left;margin-right:1em; margin-bottom:1em"&gt;&lt;img border="0" height="224" width="180" src="http://4.bp.blogspot.com/-IqKTMeMYxRs/ToDBSQ045hI/AAAAAAAAJwc/_NzRQ3RGr7A/s320/180ab.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş, "Siyaset sahnesinde yer aldığımız tarihten bu yana 'devletle milletin, siville askerin barışmasından başka çıkar yol yoktur' dedik. Onun için her birimize düşen vazife Yüce Milletini 'bir bilek, bir yürek' yapmaktır" dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, Türk milletinin tarihinin her döneminde Batının tüm karartmalarına rağmen insanlığa hizmet etmiş yüce bir millet olduğunu belirterek, "Türk milleti idaresine aldığı insanlara her dönem hizmet etmiştir. Üstüne yatak, altına yorgan olmuştur. Zulmetmemiştir, eziyet ve çile etmemiştir. İnsanca muamele etmiştir" dedi. Prof. Dr. Haydar Baş, Türk milletinin ve medeniyetinin özelliklerinden örnekler eşliğinde söz ederek, şunları kaydetti: "Bizim literatürümüzde medeniyet; insanın insanlara insanca davranması, onların ihtiyaçlarını gidermesi, karnını doyurması, sırtını giydirmesi, komşusu açken tok yatmamasıdır. 1071 Malazgirt Muharebesinin ardından dedemiz Alparslan, Anadolu yaylasında bulunan Keldanisine, Rumuna, Yahudisine, Yezdanisine gidiyor. Bu kavimlerin tamamına öyle bir hizmet getiriyor ki, onlar da 'Bu Türkler çok farklı insanlar' diyorlar. Fatih Sultan Cennet Mekan Hazretleri İstanbul'u fethettiğinde şehirdeki Hıristiyan ileri gelenler 'Biz burada papazların külahlarını görmektense, Osmanlı'nın sarığını tercih ederiz' dediler." &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu bir miras&lt;br /&gt;Bu mirasın dedemiz Alparslan ve onun evlatlarından kalan miras olduğunu dile getiren Prof. Dr. Haydar Baş, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bu miras dedemiz Alparslan ve onun evlatlarının mirası. Müthiş bir medeniyet. Kim bunlar? Sarı Saltuk, Şeyh Edebali, Ahi Evran, Dursun Fakih, Hoca Ahmet Yesevi, Hacı Bektaş-i Veli, Yunus Emre, Mevlana, Kaygusuz Abdal gibi veliler, hak erleri... Anadolu coğrafyasındaki insanların Türküymüş, Lazıymış, Kürtüymüş, Çerkeziymiş, Arapıymış, Rumuymuş, Yahudisiymiş, hiçbirini ayırmadan gönüllerini ve ellerini onlara açtılar; ceplerinde ve ellerinde ne var onlara hediye ettiler. Zaman geçti Anadolu yaylası öyle bir yeşillendi ki, Allah Allah. Zamanla İsevi ve Museviler 'Biz Türkler gibi Müslüman olacağız' dediler ve Müslüman oldular. Arkasından o Müslüman olan insanlar, 'Biz Türkoğlu Türk'üz' dediler." &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tarihte böyle bir millet yok&lt;br /&gt;BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş, 'dünyada taşıdığı inancı insanlara muhabbetle gönüllere intikal ettiren bir başka milleti asla tarih kaydetmediğine' dikkatleri çekerek, şunları söyledi: "Onun için Yüce Türk Milleti'ne tarih öyle bir şeref verdi ki, bu millete Cenab-ı Allah 'Allah'ın askerleri' unvanını verdi. Bu millet Anadolu coğrafyasında devrilmesi mümkün olmayan bir medeniyet inşa etti. Bu medeniyet Osmanlı'nın zevaliyle birlikte merhum Mustafa Kemal Atatürk'ün şahsında yeniden ayağa kalktı. Türkiye Cumhuriyeti Medeniyeti, Türk İslam medeniyeti böyle medeni başladı. Dün bu millet neyse, bugün de o millet aynıdır. 11 Haziran'da merhum Mustafa Kemal Atatürk'ü tazim ziyaretinden sonra, Müzeyi geziyoruz. Ne muazzam, ne unutulmaz tarih var Türk milletinde. Ne o, Sakarya Meydan Muharebesi, ne o İnönü Savaşları, ne o Büyük Taarruz, ne o Çanakkale Savaşları... Sen Mehmetçiğimi gör orada, Mehmetçiğimi... Merhum Atatürk'ün kullandığı savaşlar, kılıçlar, tabancalar... Mercekle okunan çok küçük bir Kur'an. Kıyamete kadar devam edecek bir hatıra." &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Asıl hedef Türk milleti&lt;br /&gt;Ruhunda bu anlayış olan Yüce Türk Milleti'nin yeniden ayağa kalktığına işaret eden Prof. Dr. Baş, Türkiye üzerine oynanan oyunlara şu sözlerle dikkat çekti: "Zamanımızda devleti millete, sivili askere karşı getirerek sanki farklı bir millet varmış gibi, sanki farklı siyaset Türkiye'ye hakim olmuş gibi devlet millete, sivil askere düşman oldu. -yle değil mi? Siyaset sahnesinde yer aldığımız tarihten bu yana 'devletle milletin, siville askerin barışmasında başka çıkar yol yoktur' dedik. Doğru söylemedik mi? Onun için her birimize düşen vazife Yüce Milleti 'bir bilek, bir yürek' yapmaktır. Sivili askeri, devleti milleti, Lazını, Arabını, Kürdünü, Boşnağını, Yahudisini, Çerkezini, Keldanisini, Ermenisini, Rumunu, Yezdanisini bir bilek, bir yürek yapmaktır. Var mısınız? Dünya bu birlikten, bu tevhitten korkuyor ve ürküyor. İçimizden ajanlar aldılar, bedava asker yaptılar. Bu ajanları o kadar bedava asker yaptılar ki, o kadar paraya kendilerini satacak olduklarını bilseydiniz, o ücreti onlara öderdiniz ve o tarafa göndermezdiniz! Oyun Anadolu coğrafyasına, oyun Türk milletine, oyun Türk devletine... Zannetmeyin ki, orduya ve devlete yapılan yanlış, devlet ve orduyla sınırlıdır. Hedef sizsiniz. Asıl hedef Türk milletidir. Kendisini koruyan zırhı olmayan devletin ayakta durabilmesi mümkün olabilir mi? O halde bu ordu, bu devlet yok olacak ki, bu millet sürü haline gelsin. Oynanan oyun günümüze kadar bu milleti sürü yapma oyunudur. Bu oyunu bozmaya var mısınız?" &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anadolu'da bentler taşıyor&lt;br /&gt;Kendisinin siyaset sahnesine çıktığı andan itibaren milletle özdeşleştirdiğini belirten Prof. Dr. Haydar Baş, şöyle konuştu: "Hamalım ben, bakkalım ben, çiftçiyim ben, polisim ben, çöpçüyüm ben, işçiyim ben, bakanım ben, başbakanım ben. Ben bu Türk'ün kendisiyim. Ben Türkoğlu Türküm. Anadolu coğrafyası bu imanla birlikte ayağa kalktı, medeniyetin dipdiri kalmasına sebep oldu. Türkiye yeniden inşa ediliyor? Yeni bir Mustafa Kemal geldi. Onun ruhu Türkiye'ye kan ve can verecek, hareket verecek. Mustafa Kemal ne diyor, bu milletin Mustafa Kemalleri bitmez. Bunu iyi bilin. Şimdi korkaklar ve ödlekler o Mustafa Kemal'e karşı amma görecekler, en sonunda sizden olacaklar, teslim olacaklar. Anadolu yaylasında Mehmetçik Yunanla çarpışırken, din adına ortaya çıkan kalpazanlar, Mehmetçiğe eşkıya diyenler bugün nasıl devletin yanında görülüyorsa yarın da benim yanımda görünecekler. Hiç kuşkunuz olmasın. Anadolu öyle geliyor ki, bentler taşacak, kaçmaya vakit bulamayacaklar. Ancak bu milletin merhameti, yine onları yakalayacak, onları adam edecek." &lt;br /&gt; 3 MAYMUNU OYNAMAYA GEREK YOK&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prof.Dr.Haydar Baş: Başbakan Tayyip Erdoğan’ın ekonomiden teğet geçtiğini zannettiği küresel ekonomik kriz, reel sektörden ve piyasalardan gelen ardı ardına gelen kötü haberlerle, bazı ekonomistleri yeni arayışlara itmiş gibi görünüyor. &lt;br /&gt;IMF emriyle, enflasyon hedeflemesi kapsamında uygulanan sıkı para politikası, Merkez Bankası’nın uyguladığı politikaları tartışılır hale getirdi. &lt;br /&gt;Son on yıldır uygulanan politikaları ayakta alkışlayan ekonomist ve iş dünyası temsilcilerinden “para ve maliye politikalarında gevşetin” talepleri yükseliyor. &lt;br /&gt;Onlara göre MB hızlı bir faiz indirim sürecine girmeli, vergi ertelemeleri ve indirimleri gündeme gelmeli, kamunun tüketimi canladırmaya dönük harcamaları artırılmalı. Jetonların geç düştüğü bu zekalara denecek tek şey var; &lt;br /&gt;GÜNAYDIN…www.milliekonomimodeli.com &lt;br /&gt;Ya; bu ülkede son 5-6 yıldır “Milli Ekonomi Modeli” denilen bir proje bir tez var. &lt;br /&gt;Türkiye’de enflasyon sürecinin talepten değil, maliyetten kaynaklandığını ve sıkı para politikasının ekonomiyi deflasyona sokacağını söylerken, beyler sizler Ayda mıydınız? &lt;br /&gt;Devletin senyoraj hakkını kullanarak, ekonomide emisyonun artırılması, yani sizin ifadenizle para politikası gevşetilmesi gerekiyor derken, sizler Mars’a gönderilen uzay aracında mıydınız? &lt;br /&gt;Yıllık 100 bin YTL’nin altında geliri olan memur, işçi, emekli, küçük esnaf tüketici kesimidir, onlardan vergi alınmayacak ve tüketim canlandırılacak derken, beyler sizler ıssız bir adada Robinson Crusoe ve Cuma ile birlikte mi yaşıyordunuz? &lt;br /&gt;Daha size Prof.Dr. Haydar Baş’ın “Milli Ekonomi Model”inde bahsettiği ekonomi biliminin tanımını, arz-talep arasındaki ilişkiye, deflasyon-stagflasyon geçiş ilişkisine ve daha birçok iktisadi konuya getirdiği yeni açılımları, hatta bu tezin uluslararası dört konferansta ele alındığını, bu organizasyonlarda yüzlerce yerli ve yabancı akademisyenin nasıl ayakta alkışladığını yazmayacağım. &lt;br /&gt;Çünkü siz o sıralar Türkiye’de değildiniz. &lt;br /&gt;Hayır hayır doğru ifadeyle siz dünyada olmazsınız. &lt;br /&gt;Eğer buralardaydınız ve bunları görmediyseniz duymadıysanız, o zaman ya sizlerin akademik unvanlarınız sahte, ya da bu devletin ve milletin imkanlarıyla okuduktan sonra tüm değerlerinizi inkar etmişsiniz. &lt;br /&gt;Bunları duymayan siyasilere bu yazımda bir şey demiyorum, sadece Allah’a havale ediyorum...T  U  N  A  L  I  M &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bağımsız Türkiye Sevdalısı Olmak Şereftir! &lt;br /&gt;Tohum Saç, Bitmezse Toprak Utansın! Hedefe Varmayan Mızrak Utansın! Hey Gidi Küheylan.. Koşmana Bak Sen! Çatlarsan, Doğuran Kısrak Utansın! …&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-543276564275781193?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/543276564275781193/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=543276564275781193' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/543276564275781193'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/543276564275781193'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2011/09/kurtulusun-tek-yolu.html' title='KURTULUŞUN TEK YOLU'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-IqKTMeMYxRs/ToDBSQ045hI/AAAAAAAAJwc/_NzRQ3RGr7A/s72-c/180ab.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-3882842599430968901</id><published>2011-09-25T11:38:00.000-07:00</published><updated>2011-09-25T11:42:06.548-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dışpolitika'/><title type='text'>Türkiye kendini ateşe atıyor</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-N3TrP_aBT-I/Tn9180H--mI/AAAAAAAAJv0/KhID9eMkpoQ/s1600/11551.jpg" imageanchor="1" style="clear:left; float:left;margin-right:1em; margin-bottom:1em"&gt;&lt;img border="0" height="136" width="220" src="http://3.bp.blogspot.com/-N3TrP_aBT-I/Tn9180H--mI/AAAAAAAAJv0/KhID9eMkpoQ/s320/11551.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Obama - Erdoğan görüşmesinden Türkiye’ye Suriye konusunda bazı talimatlar verildiği i,yice belirginleşiyor.Başbakan Erdoğan, New York’ta ABD Başkanı Obama ile 1,5 saat görüştükten sonra yaptığı açıklamada Türkiye’nin Suriye yönetimiyle görüşmeleri kestiğini açıkladı. &lt;br /&gt;Başbakan Erdoğan’ın ABD Başkanı Obama’yla başbaşa gerçekleştirdiği 1,5 saatlik görüşmeden hemen sonra Türkiye’nin Suriye yönetimiyle görüşmeleri kestiğini açıklaması sözkonusu görüşmede bu adımı ABD’nin Türkiye’den istediği şeklinde yorumlandı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, New York’ta ABD Başkanı Barack Obama ile gerçekleştirdiği 1,5 saatlik görüşmenin ardından kaldığı otelde düzenlediği basın toplantısında, görüşmede Suriye konusu üzerinde de durduklarını belirterek, “Suriye yönetimiyle görüşmelerimizi kesmiş durumdayız. Suriye yönetimine, artık güvenimiz kalmamıştır” şeklinde açıklamada bulunmuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ABD Suriye’ye yaptırım istedi&lt;br /&gt;Görüşmeden hemen sonra düzenlediği basın toplantısında Suriye’ye ABD’nin başlattığı yaptırımlara benzer yaptırımlar uygulanacağını ima eden Başbakan Erdoğan, Suriye’ye karşı uygulanacak yaptırımların belirlenmesi için Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun görevlendirildiğini açıklamıştı. Başbakan Erdoğan, “ABD’nin başlatmış olduğu yaptırımlar var. Bizim yaptırımlarımızın neler olabileceği noktasında Dışişleri bakanlarımızı görevlendirdik ve çalışacaklar. Libya gibi olmayabilir, yaptırımlar her ülkeye göre değişir. Suriye’ninki de farklı olacaktır. Ön hazırlıklarımız var ve bakanlarımız bu konuyu değerlendirecek” demişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye kendini ateşe atıyor&lt;br /&gt;Obama’yla başbaşa görüşmenin verdiği hızla Suriye konusunda alınacak kararlarda Türkiye’nin önde olacağını dile getiren Başbakan Erdoğan, “Suriye ile kilometrelerce sınırımız var. Örfi, dini her yönden Türkiye’nin burada ön çekmesi, sağlıklı netice alabilmek açısından önem arz ediyor” demişti. Şu sıralar Başbakan Erdoğan tarafından görevlendirlen Dışişleri yekilileri ABD’yi memnun edecek hangi yaptırımların Suriye’ye uygulanacağı hususunda çalışıyor. Dış politika uzmanları hükümetin Suriye’ye yaptırımlar hususunda çok ileri gederek ABD’ye yaranmak için kraldan daha kralcı bir yaklaşım ortaya koymasında korkuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rumlar karlı çıktı&lt;br /&gt;Başbakan Erdoğan’ın Obama’yla görüşmesinden karlı çıkan taraflardan biri de Kıbrıs Rum Yönetimi oldu. Akdeniz’de petrol ve doğalgaz aramaya başlayan Rumlar’a veryansın eden Türkiye, söylediklerinin arkasında duramayarak Akdeniz’de tükürdüğünü yalamış oldu. Obama’yla görüşmesinin ardından ABD’de açıklamalarda bulunan Başbakan Erdoğan, Kıbrıs’ta Rumların petrol arama çalışmalarına engel olunmayacağını belirtti. Başbakan Erdoğan’ın açıklamasına göre Türkiye, Rumların yaptığını yapıp bölgede petrol ve doğalgaz arama çalışmalarına başlayacak.(Mesaj Haber)-TUNALIM...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-3882842599430968901?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/3882842599430968901/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=3882842599430968901' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/3882842599430968901'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/3882842599430968901'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2011/09/turkiye-kendini-atese-atyor.html' title='Türkiye kendini ateşe atıyor'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-N3TrP_aBT-I/Tn9180H--mI/AAAAAAAAJv0/KhID9eMkpoQ/s72-c/11551.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-1644591664761797741</id><published>2011-09-25T11:35:00.003-07:00</published><updated>2011-09-25T11:35:43.050-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='terör'/><title type='text'>KANLI GÜNLER GERİ DÖNDÜ</title><content type='html'>Başbakanımız, ABD’nin talimatı ile Ortadoğu’ya asayiş getirme gayretine düşedursun, Türkiye barut fıçısı. Ülkede kan gövdeyi götürüyor. Bu satırları yazdığım günün bilançosu: &lt;br /&gt;Ankara’da bomba patladı: 3 ölü 30 yaralı. &lt;br /&gt;PKK Bitlis’te saldırdı: 1 polis adayı öldü. &lt;br /&gt;PKK polis okuluna saldırdı: 4 ölü. &lt;br /&gt;PKK Güney Ekspresine bomba koydu. &lt;br /&gt;Bir günün bilançosu bu. &lt;br /&gt;Başbakan, Suriye’de asayişi sağlamak için  harekete geçmeye hazırlanırken kendi ülkesinde asayiş “sıfır”. &lt;br /&gt;PKK’nın eylem aktivitesini sıfıra yakın bir oranda devr almışken, şimdi başa çıkılmaz bir düzeye çıkartan hükümet, sağa sola fırça atmaya devam ediyor. &lt;br /&gt;Türkiye, PKK ile masaya oturarak, pazarlık yaparak ve yaptığı pazarlığa gururla sahip çıkarak zaten büyük bir gaflete imza attı. &lt;br /&gt;Türkiye’de birbiri ardına bombalar patlarken başbakanımız Birleşmiş Milletlerde Libya’nın geleceği ile şu konuşmayı yapıyordu: &lt;br /&gt;“Demokrasi ve özgürlük mücadelesinin devam ettiği Libya’da bir an önce gerek Sirte gerek Bin Velid gerek Saba’da netice alınmasını bekliyoruz. Libya’da bu kutlu mücadelede emeği geçenleri ben de tebrik ediyorum.” &lt;br /&gt;Libya’da isyancıları destekleyen Türkiye verdiği bu “kutlu mücadele” ile övünürken ve isyancıları destekleyenleri tebrik ederken Türkiye’nin isyancıları ülkede kan dökmeye devam ediyor. &lt;br /&gt;PKK eylemleri 1990’lı yılların düzeyine ulaştı. Sadece Güneydoğu’da ya da kırsalda değil, büyük metropollerde de vatandaş tedirgin ve korku içinde. &lt;br /&gt;Her an her yerde bomba patlayabilir. &lt;br /&gt;Askeri birimlere yapılan saldırılarda “istihbarat ve ihmal zafiyeti” manşetleri atanlar Ankara’nın göbeğinde patlayan bombalarda hiçbir ihmal arama gayreti içine girmiyorlar maşallah! &lt;br /&gt;MİT Başkanı Hakan Fidan, PKK ile yaptığı görüşme ile gündeme geliyor ama PKK’nın saldırılarını önceden haber alacak başarılı istihbarat çalışmaları ile gündeme gelmiyor. &lt;br /&gt;Türkiye terörle mücadelede yanlış yola girdi. Daha doğrusu “mücadelesizlik” yoluna girdi. &lt;br /&gt;Kayseri Eski Jandarma Alay Komutanı Emekli Albay Cemal Temizöz tutuklu yargılandığı Ergenekon davasında söz aldı ve mahkeme heyetine şunları söyledi: “Şu anda Cizre’de vatandaşın şikayetini kim alıyor biliyor musunuz? KCK’nın karakolları iş başında. Kurtarın şimdi Cizre’yi.” &lt;br /&gt;Temizöz, Cizre’de Jandarma komutanı iken bir takım hukuk dışı infazların emrini verdiği gerekçesiyle yargılanıyor. &lt;br /&gt;Temizöz’ün 17 yıl evvel Cizre’de yaptıklarını didik didik eden devlet, “Kurtarın şimdi Cizre’yi” feryadı ile ne demek istediğini de didik didik etmeli. &lt;br /&gt;O zaman belki Ankara’da patlayan bombanın da izi daha kolay sürülür.  &lt;br /&gt;M.Bayraktar-TUNALIM...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-1644591664761797741?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/1644591664761797741/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=1644591664761797741' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/1644591664761797741'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/1644591664761797741'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2011/09/kanli-gunler-geri-dondu.html' title='KANLI GÜNLER GERİ DÖNDÜ'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-7846056059981755117</id><published>2011-09-25T11:34:00.001-07:00</published><updated>2011-09-25T11:34:04.850-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='terör'/><title type='text'>Terördeki artış terörle müzakerenin neticesidir</title><content type='html'>Son günlerde terör saldırıları yeniden tırmanmaya başladı. Terör bir taraftan başkent Ankara’yı vururken, diğer taraftan Siirt, Bitlis gibi yurdun birçok ilinde de can almaya devam ediyor.&lt;br /&gt;MİT-PKK görüşmesinin gündeme damgasını vurmasıyla terörle en üst düzeylerde müzakere edildiğinin ayyuka çıktığı bugünlerde terörün bu tırmanışı, yapılan yöntemlerin olumlu bir sonuca götürmediğinin, tam bir fiyasko ile sonuçlandığının en büyük göstergesidir.&lt;br /&gt;Malum, PKK ile yapılan görüşmeyle ilgili Sayın Başbakan’ın açıklamaları oldukça ilginçti.&lt;br /&gt;Başbakan Erdoğan “Hükümet değil, devlet görüştü” dedi. Öncelikle Sayın Başbakan’ın “ben yapmadım, o yaptı” tarzındaki bu çıkışı, topu taca atmaya çalışma gayreti yapılan görüşmenin bir suçluluk psikolojisiyle yapıldığını göstermektedir. &lt;br /&gt;Diğer önemli bir nokta ise, devletin sadece bir kurum olduğu, Hükümetin ise devletin icrasından sorumlu olduğu gerçeğidir. Devlet dediğimiz kurum, milletine hizmet etmek için milletin seçtiği siyasi idarecilerle yönetilir. Dolayısıyla devletin icraatlarından soyut bir kurum olan devlet değil, onu yöneten, yönlendiren, icraatlar ortaya koyan hükümet sorumludur.&lt;br /&gt;Dilerseniz konuyu bir misalle açalım.&lt;br /&gt;Diyelim ki bir otobüs çift yönlü bir yolda seyrediyor ve önündeki kamyonu geçmek için karşıdan gelen araca bakmadan sollama yapılıyor ve neticede karşıdan gelen kamyonla kafa kafaya çarpışılıyor. Buna benzer kazada sorumlu olan, hiçbir iradesi olmayan otobüs müdür, yoksa otobüsü kullanan şoför müdür? Tamamen şoför hatasından kaynaklanan böyle bir kazada sizler kalkıp da, “Bu kazanın suçlusu otobüstür, şoför değildir” diyebilir misiniz?&lt;br /&gt;Devlet kurumu da otobüs gibi bir araçtır ve direksiyonu kimin elindeyse ona göre icraatlar ortaya çıkar. Bugün bazı çevreler milletin koruma duvarlarını kaldırmak için çıkan her olumsuz hadiseyi devletin sırtına yıkmaktadır.&lt;br /&gt;Örneğin terör konusunda eğer bugün bir artış varsa -ki ciddi boyutlardadır- devleti yöneten siyasilerin işbilmezliğinden kaynaklanmaktadır.&lt;br /&gt;Eğer sizler terörün beslendiği kaynakları kurutmazsanız, terörle mücadele edeceklerin elini kolunu bağlarsanız, terör yandaşlarına demokrasi adı altında her türlü propaganda imkanını tanırsanız, terörün dış destekçilerini akıl hocanız olarak kabul ederseniz, terör liderlerinin yol haritalarına göre Anayasanıza ve kanunlarınıza yön vermeye çalışırsanız sonuç elbette ki terörde tırmanış olacaktır.&lt;br /&gt;Bu saydığım yanlışların hiçbirisi devlete ait değildir, hepsi devleti yöneten siyasi iradenin aldığı kararların neticesidir.&lt;br /&gt;Terörle müzakere edilmeyeceğini, bunun çok büyük yanlışlara yol açacağını, terörle çok yönlü mücadele edilmesi gerektiğini her fırsatta ifade ediyoruz.&lt;br /&gt;Eğer terörle müzakere edilir de bu müzakerelerde terör olayları aba altından sopa olarak kullanılırsa, bu terör olaylarının artması için en büyük sebep olmaz mı?&lt;br /&gt;Adam sopayı vurdukça daha fazla taviz koparıyor. ABD’nin kontrolünde ve bilgisi dahilinde olan Kuzey Irak operasyonları da adamları rahatsız etmiyor, çünkü her hareketin haberini önceden alıyorlar. Böyle bir garantiyi de aldıktan sonra yaptığı her terör faaliyetinin müzakerelerde elini güçlendirdiğini görüyor.&lt;br /&gt;O halde şöyle diyebiliriz: PKK ile müzakereye rağmen terör artmıyor, PKK ile görüşüldüğü, müzakere edildiği için terör artıyor. &lt;br /&gt;M.Çabas-TUNALIM...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-7846056059981755117?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/7846056059981755117/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=7846056059981755117' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/7846056059981755117'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/7846056059981755117'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2011/09/terordeki-arts-terorle-muzakerenin.html' title='Terördeki artış terörle müzakerenin neticesidir'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-1463533309007771722</id><published>2011-09-25T11:32:00.001-07:00</published><updated>2011-09-25T11:32:15.322-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='islamcılar'/><title type='text'>Haçlı safındaki İslamcılar</title><content type='html'>Bölgemiz “kıyamet savaşları”na doğru sürükleniyor.&lt;br /&gt;Hatırlayın. ABD eski Başkanı W. G. Bush “Haçlı seferleri” diye ilan etmişti. Ardından Beyazsaray Ulusal Güvenlik Danışmanı ve ABD eski Dışişleri Bakanı C. Rice, söz konusu “Haçlı Seferleri”nin içeriğini, 22 İslam ülkesinin, yönetim şekillerinin, sınırlarının, kimya ve kimliklerinin değiştirmesi olarak açıklamıştı.&lt;br /&gt;Afganistan ve Irak’taki vahşi işgallerle Haçlı seferlerini başlattılar. İşgaller, tüm hızıyla devam ediyor.&lt;br /&gt;Anadolu toprakları başta olmak üzere islam coğrafyası geçmişte pek çok Haçlı seferine şahit oldu. Türk milleti başta olmak üzere bu toprakların Müslümanları, İslam karşısında tek vücut olmuş Haçlı ordularını geri püskürttü.&lt;br /&gt;II. Urbanus, III. Eugenius, III. Innocentius,  III. Honorius gibi papalar başta olmak üzere devrin papaları ve papazları, Müslümanlara karşı asker toplamak için seferber olmuşlar, baş çekmişlerdi. &lt;br /&gt;Tarih, Haçlı karşısında “tevhid ve iman kale”si olmuş Selahattin Eyyübiler ve Kılıçarsanlar gibi nice arslanlarını doğurdu.&lt;br /&gt;Aynı Haçlı dünyası, şimdi “yöntem değiştirerek” seferlerini sürdürüyor. C. Rice’nin deklare ettiği Amerika’nın “Büyük Ortadoğu Projesi” ve yeni dünya düzenbazlığıyla, İslam medeniyeti ve coğrafyasına yönelik çağdaş Haçlı seferleri bütün vahşetiyle sürüyor.&lt;br /&gt;Afganistan ve Irak’taki vahşi işgaller malum…&lt;br /&gt;Sudan, Tunus, Mısır, Libya’daki “dıştan ve içten Haçlı BOP çomaklı” katliam, kaos, kargaşa ve bölünmelerin gidişatı ortada!&lt;br /&gt;Suriye’yi sıraya almışlar…&lt;br /&gt;6-7 ay öncesin kadar Ankara’dakileri abi-kardeş gibi bağrına basan, aradaki tüm duvar ve vizeleri kaldıran, Ankara’daki eskinin İslamcı takımını harim-i ismetinde ve sarayında ağırlayan Suriye idarecilerinin suyu, maalesef bizzat Ankara’daki BOP’çuların eliyle ısıtılıyor.&lt;br /&gt;Böyle bir Haçlı oyununa tarihte rastlayamazsınız… &lt;br /&gt;Ne hazindir ki, daha dün kadar İslamcı geçinenler, bu çağdaş Haçlı seferinde “lejyoner” olmuşlar, paralı veya bedava askerlik yapıyorlar. İşgallerin ve kaosun maşalığına soyunmuşlar. Haaçlı BOP’unun emir erliğini icra ediyorlar. &lt;br /&gt;Daha 5-10 sene öncesine kadar İslam mücahidi pozları ve din istismarıyla Türk milletini avlayanlar, W. Bush’un “çağdaş Haçlı seferleri” iye ilan ettiği BOP’ta eş başkanlıklar üstlenmişler.&lt;br /&gt;Hoca-hacı kisvesiyle, cübbeli-şalvarlı olarak ekranlara baykuş gibi tüneyen “din haramileri”, geçmişin Haçlı seferlerinde zamanın papalarının üstlendiği rolü üstlendiler. Suriye’deki Müslümanlar üzerine yürüyecek haçlı ordusuna Müslümanlar arasından asker bulmaya çabalıyorlar. İslam kılığında Haçlı’nın safında yer almışlar, Müslümanların canlarına, mallarına, topraklarına ve namuslarına tecavüz edecek vahşi Haçlı ordusunun Suriye seferine fetvalar uyduruyorlar. &lt;br /&gt;Cübbeliler-şalvarlılar, geçmişin Haçlı seferlerinde baş çeken II. Urbanus, III. Eugenius, III. Innocentius,  III. Honorius gibi papaların misyonunu üstlenmişler, İslam topraklarına saldırmak hususunda baş çekiyorlar, Amerika ve Haçlı’nın vahşi Suriye seferin kutsuyorlar.&lt;br /&gt;Biliniz ki, Haçlının ve Amerika’nın safında yer almış bu İslamcı kılığına bürünmüş “kamuflajlı”lar, Hz. Peygamber’in ahir  zaman hadislerinde Müslümanların arasından türeyeceklerini haber verdiği “Deccallar”ın çömezleridir.&lt;br /&gt;Zerre kadar imanı ve iz’anı olan herhangi bir Müslüman’ın bu deccalların ve çömezlerinin yanında yeri olmaz, olamaz. Haçıların safında yer alanların,  Allah’ın, Rasulu’nun ve Mü’minlerin yanında yeri olmaz… Bu İslamcı kılıklı zavallıların ve bunların “uyduruk Haçlı fetvalarına” kananların yatacak yeri yoktur. Şimdilik bu böyle biline…&lt;br /&gt;Söz konusu Haçlı seferlerinin detaylarını “deccalların oyunları bozulana kadar” yazmaya devam edeceğiz. &lt;br /&gt;M.Emin Koç-TUNALIM....&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-1463533309007771722?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/1463533309007771722/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=1463533309007771722' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/1463533309007771722'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/1463533309007771722'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2011/09/hacl-safndaki-islamclar.html' title='Haçlı safındaki İslamcılar'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-6289394710242995750</id><published>2011-09-15T17:23:00.000-07:00</published><updated>2011-09-15T17:23:55.869-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kriz'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ekonomi'/><title type='text'>USA becomes Food Stamp Nation but is it sustainable?</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-7ywO1ND45Y0/TnKW-wM8byI/AAAAAAAAJLk/hVnFtlq_mRA/s1600/untitled.bmp" imageanchor="1" style="clear:left; float:left;margin-right:1em; margin-bottom:1em"&gt;&lt;img border="0" height="216" width="320" src="http://4.bp.blogspot.com/-7ywO1ND45Y0/TnKW-wM8byI/AAAAAAAAJLk/hVnFtlq_mRA/s320/untitled.bmp" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;(NEWS-REUTERS)Her 7 Amerikalıdan biri aç :Finansal kriz tüm dünyayı vurdu malum, ama en çok ABD’nin fakirlerini vurmuşa benziyor. ABD’de yaklaşık 46 milyon kişi yani her 7 kişiden biri devletten her ay yemek yardımı alıyor. İhtiyacı olanlara yemek yardımı kuponlarla yapılıyor, bu kuponlar sadece yiyecek satan dükkanlarda geçerli oluyor.&lt;br /&gt;Dünyanın 120 ülkesinde askeri üssü bulunan, dünyanın en zenginlerine ev sahipliği yapan bu süper gücün ülkesindeki ekonomik dengesizlik endişe verici boyutlarda seyrediyor.Yazının orjinalini okuyunuz.(((One of every 7 Americans Open))): All the world financial crisis hit the obvious, but it looks like most U.S. fakirlerini vurmuşa. Approximately 46 million people in the United States each month ie food aid from the state is one person out of every 7. Coupons to those who need food assistance is made, these coupons are valid only food stores.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Military base in the world in 120 countries, the superpower that hosts the world’s most wealthy people in the country is watching the economic imbalance worrisome dimensions, read the article.(Reuters) – Genna Saucedo supervises cashiers at a Wal-Mart in Pico Rivera, California, but her wages aren’t enough to feed herself and her 12-year-old son.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saucedo, who earns $9.70 an hour for about 26 hours a week and lives with her mother, is one of the many Americans who survive because of government handouts in what has rapidly become a food stamp nation.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Altogether, there are now almost 46 million people in the United States on food stamps, roughly 15 percent of the population. That’s an increase of 74 percent since 2007, just before the financial crisis and a deep recession led to mass job losses.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;At the same time, the cost doubled to reach $68 billion in 2010 — more than a third of the amount the U.S. government received in corporate income tax last year — which means the program has started to attract the attention of some Republican lawmakers looking for ways to cut the nation’s budget deficit.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;While there are clearly some cases of abuse by people who claim food stamps but don’t really need them, for many Americans like Saucedo there is little current alternative if they are to put food on the table while paying rent and utility bills.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“It’s kind of sad that even though I’m working that I need to have government assistance. I have asked them to please put me on full-time so I can have benefits,” said the 32-year-old.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;She’s worked at Wal-Mart for nine months, and applied for food stamps as soon as her probation ended. She said plenty of her colleagues are in the same situation.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;So are her customers. Bill Simon, head of Wal-Mart’s U.S. operations, told a conference call last Tuesday that the company had seen an increase in the number of shoppers relying on government assistance for food.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;About forty percent of food stamp recipients are, like Saucedo, in households in which at least one member of the family earns wages. Many more could be eligible: the government estimates one in three who could be on the program are not.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“If they’re working, they often think they can’t get help. But people can’t support their families on $10, $11, $12 an hour jobs, especially when you add transport, clothes, rent.” said Carolyn McLaughlin, executive director of BronxWorks, a social services organization in New York.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;The maximum amount a family of four can receive in food stamps is $668 a month. They can only be used to buy food — though not hot food — and for plants and seeds to grow food.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Presidents Bill Clinton, George W. Bush and Barack Obama all made efforts to raise awareness about the program and remove the stigma associated with it.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;In 2004, paper coupons were replaced with cards similar to debit cards onto which benefits can be loaded. In 2008 they were renamed Supplemental Nutritional Assistance Program (SNAP) benefits though most people still call them food stamps.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Despite the bipartisan support for the program in the past, some of the recent political rhetoric has food stamp advocates worried.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Presidential hopeful Newt Gingrich last year derided Democrats as “the party of food stamps”. And Republican leaders in the House of Representatives propose changing the program so that the funding is through a “block grant” to the states, rather than allowing it to grow automatically when needed due to an emergency, such as a natural disaster or economic crisis.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;In some parts of the country, shoppers using food stamps have almost become the norm. In May 2011, a third of all people in Alabama were on food stamps — though part of that was because of emergency assistance after communities were destroyed by a series of destructive tornadoes. Washington D.C., Mississippi, New Mexico, Oregon and Tennessee all had about a fifth of their population on food stamps that month.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Food stamps have traditionally been insulated from politics,” said Parke Wilde, professor of U.S. food policy at Tufts University. “But as you look over the current fiscally conservative proposals, the question is, has something fundamentally changed?”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;A LOW WAGE SUPPORT PROGRAM&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Over the past 20 years, the characteristics of the program’s recipients have changed. In 1989, a higher percentage were on benefits than working, but as of 2009 a higher percentage had earned income.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“SNAP is increasingly work support,” said Ed Bolen, an analyst at the Center on Budget and Policy Priorities.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;And that’s only likely to get worse: So far in the recovery, jobs growth has been concentrated in lower-wage occupations, with minimal growth in middle-income wages as many higher-paid blue collar jobs have disappeared.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;And 6 percent of the 72.9 million Americans paid by the hour received wages at or below the federal minimum wage of $7.25 an hour in 2010. That’s up from 4.9 percent in 2009, and 3 percent in 2002, according to government data.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bolen said just based on income, minimum wage single parents are almost always eligible for food stamps.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“This becomes an implicit subsidy for low-wage jobs and in terms of incentives for higher wage job creation that really is not a good thing,” said Arindrajit Dube, an economics professor at the University of Massachusetts Amherst, whose research shows raising the minimum wage would spur economic activity.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Until a couple of weeks ago Tashawna Green, 21, from Queens Village, New York, worked 25 hours a week at an $8.08 hourly rate at retailer Target. She is on food stamps, and says a good number of her former colleagues are too.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“It’s a good thing that the government helps, but if employers paid enough and gave enough hours, then we wouldn’t need to be on food stamps,” said Green, who has a six-year-old daughter.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Of course, with an unemployment rate over 9 percent, some argue that those with any job at all are lucky.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Millions of Americans whose unemployment benefits have expired have to exist only on food stamps and other government aid, such as Medicaid healthcare support. [nN1E7660K4]&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;And even with unemployment benefits, said Jessica King, 25, from Portland, Oregon, her family juggles bills to ensure the electricity stays on. They are also selling some belongings on Craigslist to raise funds.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;King’s husband Stephen, 30, an electronics assembly worker, lost his job two months ago when she was seven months pregnant with their second child. It was the third time he has been laid off since 2008.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;She said she was reluctant, initially, to go on food stamps.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“I felt the way our national debt was going I didn’t want to be part of the problem,” said King, who used to work as a cook at a faith-based non-profit organization.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“But I didn’t know what else to do and I got to a point where I swallowed my pride and decided to do what was best for my daughter.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(additional reporting by Jessica Wohl in Chicago, editing by Martin Howell in New York)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(Reuters) – Genna Saucedo supervises cashiers at a Wal-Mart in Pico Rivera, California, but her wages aren’t enough to feed herself and her 12-year-old son. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saucedo, who earns $9.70 an hour for about 26 hours a week and lives with her mother, is one of the many Americans who survive because of government handouts in what has rapidly become a food stamp nation.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Altogether, there are now almost 46 million people in the United States on food stamps, roughly 15 percent of the population. That’s an increase of 74 percent since 2007, just before the financial crisis and a deep recession led to mass job losses.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;At the same time, the cost doubled to reach $68 billion in 2010 — more than a third of the amount the U.S. government received in corporate income tax last year — which means the program has started to attract the attention of some Republican lawmakers looking for ways to cut the nation’s budget deficit.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;While there are clearly some cases of abuse by people who claim food stamps but don’t really need them, for many Americans like Saucedo there is little current alternative if they are to put food on the table while paying rent and utility bills.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“It’s kind of sad that even though I’m working that I need to have government assistance. I have asked them to please put me on full-time so I can have benefits,” said the 32-year-old.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;She’s worked at Wal-Mart for nine months, and applied for food stamps as soon as her probation ended. She said plenty of her colleagues are in the same situation.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;So are her customers. Bill Simon, head of Wal-Mart’s U.S. operations, told a conference call last Tuesday that the company had seen an increase in the number of shoppers relying on government assistance for food.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;About forty percent of food stamp recipients are, like Saucedo, in households in which at least one member of the family earns wages. Many more could be eligible: the government estimates one in three who could be on the program are not.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“If they’re working, they often think they can’t get help. But people can’t support their families on $10, $11, $12 an hour jobs, especially when you add transport, clothes, rent.” said Carolyn McLaughlin, executive director of BronxWorks, a social services organization in New York.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;The maximum amount a family of four can receive in food stamps is $668 a month. They can only be used to buy food — though not hot food — and for plants and seeds to grow food.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Presidents Bill Clinton, George W. Bush and Barack Obama all made efforts to raise awareness about the program and remove the stigma associated with it.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;In 2004, paper coupons were replaced with cards similar to debit cards onto which benefits can be loaded. In 2008 they were renamed Supplemental Nutritional Assistance Program (SNAP) benefits though most people still call them food stamps.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Despite the bipartisan support for the program in the past, some of the recent political rhetoric has food stamp advocates worried.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Presidential hopeful Newt Gingrich last year derided Democrats as “the party of food stamps”. And Republican leaders in the House of Representatives propose changing the program so that the funding is through a “block grant” to the states, rather than allowing it to grow automatically when needed due to an emergency, such as a natural disaster or economic crisis.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;In some parts of the country, shoppers using food stamps have almost become the norm. In May 2011, a third of all people in Alabama were on food stamps — though part of that was because of emergency assistance after communities were destroyed by a series of destructive tornadoes. Washington D.C., Mississippi, New Mexico, Oregon and Tennessee all had about a fifth of their population on food stamps that month.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Food stamps have traditionally been insulated from politics,” said Parke Wilde, professor of U.S. food policy at Tufts University. “But as you look over the current fiscally conservative proposals, the question is, has something fundamentally changed?”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;A LOW WAGE SUPPORT PROGRAM&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Over the past 20 years, the characteristics of the program’s recipients have changed. In 1989, a higher percentage were on benefits than working, but as of 2009 a higher percentage had earned income.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“SNAP is increasingly work support,” said Ed Bolen, an analyst at the Center on Budget and Policy Priorities.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;And that’s only likely to get worse: So far in the recovery, jobs growth has been concentrated in lower-wage occupations, with minimal growth in middle-income wages as many higher-paid blue collar jobs have disappeared.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;And 6 percent of the 72.9 million Americans paid by the hour received wages at or below the federal minimum wage of $7.25 an hour in 2010. That’s up from 4.9 percent in 2009, and 3 percent in 2002, according to government data.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bolen said just based on income, minimum wage single parents are almost always eligible for food stamps.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“This becomes an implicit subsidy for low-wage jobs and in terms of incentives for higher wage job creation that really is not a good thing,” said Arindrajit Dube, an economics professor at the University of Massachusetts Amherst, whose research shows raising the minimum wage would spur economic activity.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Until a couple of weeks ago Tashawna Green, 21, from Queens Village, New York, worked 25 hours a week at an $8.08 hourly rate at retailer Target. She is on food stamps, and says a good number of her former colleagues are too.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“It’s a good thing that the government helps, but if employers paid enough and gave enough hours, then we wouldn’t need to be on food stamps,” said Green, who has a six-year-old daughter.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Of course, with an unemployment rate over 9 percent, some argue that those with any job at all are lucky.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Millions of Americans whose unemployment benefits have expired have to exist only on food stamps and other government aid, such as Medicaid healthcare support. [nN1E7660K4]&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;And even with unemployment benefits, said Jessica King, 25, from Portland, Oregon, her family juggles bills to ensure the electricity stays on. They are also selling some belongings on Craigslist to raise funds.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;King’s husband Stephen, 30, an electronics assembly worker, lost his job two months ago when she was seven months pregnant with their second child. It was the third time he has been laid off since 2008.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;She said she was reluctant, initially, to go on food stamps.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“I felt the way our national debt was going I didn’t want to be part of the problem,” said King, who used to work as a cook at a faith-based non-profit organization.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“But I didn’t know what else to do and I got to a point where I swallowed my pride and decided to do what was best for my daughter.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(additional reporting by Jessica Wohl in Chicago, editing by Martin Howell in New York)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-6289394710242995750?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/6289394710242995750/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=6289394710242995750' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/6289394710242995750'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/6289394710242995750'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2011/09/usa-becomes-food-stamp-nation-but-is-it.html' title='USA becomes Food Stamp Nation but is it sustainable?'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-7ywO1ND45Y0/TnKW-wM8byI/AAAAAAAAJLk/hVnFtlq_mRA/s72-c/untitled.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-965531284865632062</id><published>2011-09-12T11:17:00.000-07:00</published><updated>2011-09-13T09:55:34.942-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kriz'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ekonomi'/><title type='text'>Avrupa Birliği'nin sonu yakın gibi</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-D9rXcZxMUhc/Tm-KP6cYLBI/AAAAAAAAJJQ/KWqbzaT0ro0/s1600/110912210508_sp_euro_304x171_ap.jpg" imageanchor="1" style="clear:left; float:left;margin-right:1em; margin-bottom:1em"&gt;&lt;img border="0" height="171" width="304" src="http://1.bp.blogspot.com/-D9rXcZxMUhc/Tm-KP6cYLBI/AAAAAAAAJJQ/KWqbzaT0ro0/s320/110912210508_sp_euro_304x171_ap.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-qv7WisBhH_I/Tm5Mp0N2RbI/AAAAAAAAJJE/wIm1mLZ_nkI/s1600/11517.jpg" imageanchor="1" style="clear:left; float:left;margin-right:1em; margin-bottom:1em"&gt;&lt;img border="0" height="212" width="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-qv7WisBhH_I/Tm5Mp0N2RbI/AAAAAAAAJJE/wIm1mLZ_nkI/s320/11517.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Almanya’da Euro kurtarma fonu ile ilgili tartışmalar sürüyor.&lt;br /&gt;Almanya Başbakanı Merkel, başta Yunanistan olmak üzere borçlu ülkeleri uyararak bu ülkelerin ev ödevlerini yapmalarını istedi. Avrupa'da borç krizinin sürmesi halinde Almanya'nın son çare olarak başta Yunanistan olmak üzere bazı ülkelerin Euro'dan çıkmasını isteyebileceğine işaret ediliyor&lt;br /&gt;Memur-Sen Ağustos ayı açlık-yoksulluk araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Buna göre, 4 kişilik ailenin açlık sınırı 985 TL, yoksulluk sınırı ise 2 bin 698.8 TL olarak hesaplandı. Ağustos ayında fiyatı en çok artan ürün ise yüzde 19.09'luk artışla limon oldu. Ağustos ayında Temmuz ayına göre gıda madde fiyatlarında ortalama yüzde 1.03'lük artış olarak gerçekleşirken, Temmuz ayına göre en göze çarpan değişim yüzde 19.09 artışla limon, yüzde 10.33 artışla salatalık, yüzde 10.27 artışla kuru sarmısak, yüzde 9.10 artışla kümes hayvanları, yüzde 8.74 artışla kabak ve yüzde 8.48 artışla yeşil soğan fiyatlarında gözlendi. Bununla birlikte gıda madde fiyatlarında Temmuz ayına göre yaşanan fiyat düşüklüğü, yüzde 16.32 ile elma, yüzde 9.34 ile patlıcan, yüzde 5.49 azalışla hazır çorbalar ve yüzde 4.46 azalışla kuru kayısı fiyatlarında tespit edildi. Memur-Sen tarafından yapılan araştırmaya göre, giyim ürünlerinde, Temmuz ayına göre ortalama yüzde 2.22'lik bir azalış yaşandı. Giyim madde fiyatlarında yüzde 7.57 ile en çok azalış tişört, yüzde 6.34 azalış kadın tişörtü, yüzde 6.22 azalış ile de kadın gömleği fiyatlarında gözlendi. En göze çarpan fiyat artışı ise, yüzde 1.46 artışla çocuk çorabı, yüzde 0.73 artışla tamir ücretleri, yüzde 0.64 artışla kadın ayakkabısı tamiri ve yüzde 0.58 artışla erkek ayakkabısı tamiri ücretlerinde oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her alanda fiyatlar arttı&lt;br /&gt;Isınma madde fiyatlarında ortalama yüzde 1.14'lük bir artışın yaşandığı Temmuz ayında, aydınlanma madde fiyatında herhangi bir değişim gözlenmedi. Temmuz ayında ayrıca, barınma madde fiyatlarında ortalama yüzde 0.23, sağlık madde fiyatlarında ortalama yüzde 0.18, ulaşım madde fiyatlarında ortalama yüzde 1.31, temizlik madde fiyatlarında ortalama değişim yüzde 0.23, eğitim-kültür madde fiyatlarında ortalama yüzde 0.79, çevre ve su madde fiyatlarında ortalama yüzde 0.34'lük bir artış yaşanırken, haberleşme madde fiyatlarında ise ortalama yüzde 0.24'lük bir azalış gözlendi.İtalya'ya rekor borç faizi:İtalyan ekonomisine duyulan güvensizlik yüzünden ülkenin borçlanma maliyeti yine rekor kırdı.Hükümet piyasaya beş yıllık tahviller sürerek 3,85 milyar euro toplamayı başardı.Ancak bu arada borç faizlerinin yüzde 4,93'ten yüzde 5,6'ya yükselmesini engelleyemedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Halen 1,9 trilyon euro borcu olan İtalya'nın yıl sonuna dek 70 milyar euro bulması gerekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İtalyan yetkililerin bu amaçla Çin'in en büyük kamu yatırım kuruluşu CIC ile geçen aydan beri görüştüğü bildiriliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son görüşmenin geçen hafta Roma'da, Maliye Bakanı Giulio Tremonti ile Çin Yatırım Şirketi CIC'in Başkanı Lu Civei arasında yapıldığını İtalyan hükümeti de doğruladı ancak ayrıntılara girmedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Financial Times gazetesine göre görüşmelerde "stratejik" İtalyan şirketlerinde yatırım konusu da ele alındı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gazete görüşmelerin devam edeceğini bildirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CIC'in yatırım portföyünün 400 milyar dolar değerinde olduğu tahmin ediliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çin'in kararı kilit önemde&lt;br /&gt;Ekonomi muhabirimiz Andrew Walker dev bir döviz rezervi biriktiren Çin'in, Avrupa'daki borç krizinde önemli rol oynayacak mali güce fazlasıyla sahip olduğunu hatırlatıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çin'in kârlı yatırım ihtiyacı içinde olduğunu vurgulayan muhabirimiz, bundan önce de euro bölgesinden liderlerin Pekin'in kapısını çaldığına dair haberler geldiğini anımsatıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Walker "Eğer Çin büyük miktarda İtalyan tahvili almayı kabul ederse hükümetin borç maliyeti azalabilir. Bu da hayati öneme sahip. Faizin oranı, borçların ödenip ödenemeyeceğini belirleyen faktör olabilir." diyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çin halen ABD'ye ciddi miktarda borç vermiş durumda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avrupa'daki krizde de büyük bir rol oynayabileceğinin sinyalleri, Çin'in artan ekonomik nüfuzunun habercisi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak muhabirimiz Walker'a göre Çin henüz İtalya'ya yardım edeceğini açıklamadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hatta yardım etmeyeceğini öne süren bir haber, piyasalarda düşüşlere yol açtı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçmişte Avrupa Merkez Bankası'nın İtalya'ya yardımcı olmak amacıyla tahvillerini aldığı biliniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak bugünkü son alıma katılıp katılmadığı açıklanmadı.&lt;br /&gt;Merkel'den Yunanistan korkusunu yatıştırma çabası:Almanya Başbakanı Angela Merkel, piyasalardaki Yunanistan'ın borçlarını ödeyemeyeceği endişelerini yatıştırmak amacıyla bir açıklama yaparak "Euro bloku birbirine arka çıkmalı" dedi.Merkel bir Alman radyosuna verdiği mülakatta Yunanistan'ın çökmesinin ve eurodan ayrılmasının domino etkisi yaratacağını söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlgili HaberlerBorsalarda Yunanistan kaygıları OECD'den Yunanistan'ı 'cesaretlendiren' açıklamaYunanistan'da köy hayatı krize panzehir olabildi mi?İlgili KonularAvrupa Birliği, Almanya, Angela Merkel, Ekonomi, Küresel Mali KrizMedyada çıkan bazı haberlerde Almanya'nın, Yunanistan'ın euro bölgesinden çıkma olasılığı için hazırlık yaptığı öne sürülmüştü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yunanistan'ın borcunu ödeyemeyeceği kaygıları dün piyasalarda düşüşlere yol açmıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Piyasalar bugün de çalkantılı seyrediyor. Fransa'nın Yunanistan'a büyük miktarlarda borç vermiş olan bankalarıyla ilgili kaygılar yüzünden Cac endeksi %1,8 düştü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu bankalardan BNP Paribas'nın hisseleri yüzde 8 değer kaybetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Angela Merkel, RBB radyosundaki söyleşide "Başlıca önceliğimiz kontrolsüz bir ödeyememe durumunu engellemektir çünkü bu yalnızca Yunanistan'ı etkilemekle kalmaz, herkesi - ya da en azından birkaç ülkeyi birden - vurma tehlikesi çok büyük." dedi ve devam etti:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Ben tavrımı açıkça ortaya koydum: Euro bölgesini siyaseten bir arada tutmak için ne gerekiyorsa yapılmalı. Yoksa kısa sürede domino etkisi görürüz."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Merkel ayrıca Yunan hükümetinin kamu finansmanını rayına oturtmak için elinden geleni yaptığına inandığını söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Almanya Ekonomi Bakanı Philipp Rösler hafta sonunda Yunanistan'ın borçlarını ödeyemeyeceği açıklamasının kontrollü bir şekilde yapılması gerektiğini söylemiş, bu açıklama üzerine dünya borsaları düşüşe geçmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Piyasalar bu sabah Çin'in İtalyan tahvillerini satın alabileceği beklentileri sayesinde biraz toparlandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak daha sonra Yunanistan kaygıları ağır bastı.&lt;br /&gt;Kaynak:BBC Türkçe Haber-TUNALIM&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-965531284865632062?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/965531284865632062/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=965531284865632062' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/965531284865632062'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/965531284865632062'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2011/09/avrupa-birliginin-sonu-yakn-gibi.html' title='Avrupa Birliği&apos;nin sonu yakın gibi'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-D9rXcZxMUhc/Tm-KP6cYLBI/AAAAAAAAJJQ/KWqbzaT0ro0/s72-c/110912210508_sp_euro_304x171_ap.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-8909983008445265904</id><published>2011-08-09T23:47:00.000-07:00</published><updated>2011-09-16T11:46:01.938-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kriz'/><title type='text'>Ekonomik kriz mi geliyor?</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-kMvJ9kQL9Bg/TkIpNeRPW5I/AAAAAAAAH-o/bWNjy3pfU0g/s1600/11457.jpg" imageanchor="1" style="clear:left; float:left;margin-right:1em; margin-bottom:1em"&gt;&lt;img border="0" height="136" width="220" src="http://1.bp.blogspot.com/-kMvJ9kQL9Bg/TkIpNeRPW5I/AAAAAAAAH-o/bWNjy3pfU0g/s320/11457.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Ekonomik kriz kapıda görünüyor &lt;br /&gt;İngiliz Times Gazetesi “Doğru kararlar alınmazsa, insanlar işlerini kaybedecek, tasarruflar, emeklilik fonları eriyecek, sıradan insanlar büyük bedeller ödeyecek” uyarısını yaptı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küresel ekonomik kriz dünyayı sarmışken başbakan Erdoğan açık ve net konuşmuştu: “Bize etkisi olmadı. Teğet geçti!” &lt;br /&gt;“Var olan kriz” teğet geçmişti. &lt;br /&gt;Şimdi ise şöyle diyor başbakan: &lt;br /&gt;“Batıda, Avrupa’da kriz olabilir ama biz hazırlıklıyız. Daha önce teğet geçecek dedim şimdi teğet geçeceğe benzemiyor.” &lt;br /&gt;Sadece başbakan değil başta Mehmet Şimşek olmak üzere ekonomi yönetimine yön verenler de koro halinde “kriz geliyor kriz” diye türkü tutturdular. &lt;br /&gt;Garip değil mi: Şu anda Avrupa’da bir ekonomik kriz yok ama olmayan kriz eğer meydana gelirse bizi de teğet geçmeyecek! &lt;br /&gt;Oysa “olan” küresel ekonomik kriz bizi teğet geçmişti. &lt;br /&gt;Nasıl mı oluyor bu çelişki? &lt;br /&gt;Minareyi çalan kılıfını hazırlıyor. Türkiye çok ciddi bir krizin eşiğine doğru yuvarlanıyor. Buna da bir kılıf arıyorlar: Bakın işte Avrupa’da kriz var! Pardon! Kriz olacak! Avrupa’da meydana gelecek kriz bizi de vuracak! &lt;br /&gt;Oysa Türkiye’ye telaş yaratan ekonomik tablonun sebebi Avrupa değil. &lt;br /&gt;Bir: 12 Haziran seçimlerini kazanmak için bütçenin delik deşik edilmesi. &lt;br /&gt;İki: Cari açığın Cumhuriyet tarihinin en büyük rekoruna ulaşması. &lt;br /&gt;Üç: Ekonomideki göreceli rahatlığın sadece düşük tutulan döviz kuruna bağlı olması ve dövizin patlaması ile rehavetin de doğal olarak patlaması krizin, bağıra çağıra “geliyorum” demesinin doğal sebepleri. &lt;br /&gt;Bakın kısa süre önce ne yazmıştık: &lt;br /&gt;“BDDK tarafından yapılan açıklamada vatandaşın bankalara olan borçlarındaki artışa dikkat çekilerek alınacak bir dizi tedbirden bahsedildi. Cari açıktaki endişe verici artışın da ekonomi yönetimini hayli rahatsız ettiği gözleniyor. &lt;br /&gt;Demek isterim ki bizim çok uzman ekonomi yöneticileri uygulayacakları yeni dönem kemer sıkma politikalarını Yunanistan krizine bağlayacaklar. &lt;br /&gt;Yunanistan’da pişip bize düşecek. &lt;br /&gt;“Ne yapalım, Yunanistan’da kriz var, bizi etkilemesi doğal” safsatasına inanacak o kadar çok insan var ki bu ülkede.”(24..06.2011, Yeni Mesaj Gazetesi) &lt;br /&gt;“Cari açık cart dedi” başlıklı yazımızda da şunları yazmıştık: &lt;br /&gt;“Seçimlerden sonra ekonominin durumuna dair en felaket dolu veri, cari açıkla ilgili geldi. Nisan ayında cari işlemler açığı 7. 68 milyar dolar oldu. &lt;br /&gt;TUİK’in açıkladığı bilgilere göre Türkiye’nin cari işlemler hesabı açığı, yılın ilk 4 ayında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 113,82 artarak, 29 milyar 642 milyon dolar oldu. Yıllıklandırılmış cari açık ise Nisan sonu itibariyle 63.4 milyar dolar. &lt;br /&gt;Bu ne anlama geliyor? &lt;br /&gt;Bu şu anlama geliyor: Türkiye’de ithal mallar yerli mallardan çok kullanılıyor. Türkiye’ye giren dövizden fazla döviz çıkıyor. Cari açığın sürekli artması çok ciddi bir tehlike. Her ne kadar bazıları, önemli olanın cari açığın finanse edilebilirliği olduğunu söylüyorlarsa da Türkiye açısından böyle bir durum yok. Kaynağı belli olmayan paralarla bugüne kadar durumu idare etmeye çalışanlar şimdi panik içinde. &lt;br /&gt;1994 ve 2000 yılındaki krizlerin çok daha katmerlisini ekonomik verileri önümüzde. &lt;br /&gt;Daha fazla gizlemelerine imkân yok. (04.07.2011, Yeni Mesaj Gazetesi) &lt;br /&gt;Olay budur yani!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-8909983008445265904?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/8909983008445265904/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=8909983008445265904' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/8909983008445265904'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/8909983008445265904'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2011/08/ekonomik-kriz-mi-geliyor.html' title='Ekonomik kriz mi geliyor?'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-kMvJ9kQL9Bg/TkIpNeRPW5I/AAAAAAAAH-o/bWNjy3pfU0g/s72-c/11457.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-2341254858290718275</id><published>2011-08-09T23:44:00.001-07:00</published><updated>2011-09-16T04:04:25.335-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ekonomi'/><title type='text'>Krizlere çare Milli Ekonomi Modeli’dir...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-BR_GzoOn_Ec/TnMtMepRCpI/AAAAAAAAJLw/zfirNNbq6f0/s1600/10400.jpg" imageanchor="1" style="clear:left; float:left;margin-right:1em; margin-bottom:1em"&gt;&lt;img border="0" height="136" width="220" src="http://4.bp.blogspot.com/-BR_GzoOn_Ec/TnMtMepRCpI/AAAAAAAAJLw/zfirNNbq6f0/s320/10400.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Daha önceki krizi teğet geçti diye millete yutturanlar bu sefer mızrağı çuvalda gizleyemeyeceklerini anlamış olacaklar ki; “kriz geliyor, aman kimse borçlanmasın, kimse gücünden fazla harcama yapmasın” demeye başladılar. Önceleri bazı bakanlar “cari açık bizi etkilemez” diye biraz masal anlatmaya kalkıştılar. Ekonomiden anlayan bazı ilim adamları, canı yanacak sanayiciler ve finans sektöründe bulunan yetkili ağızlar bu sefer işin çok ciddi olduğunu dillendirmeye başlayınca, başladılar hep bir ağızdan “kriz geliyor kriz” şarkılarını söylemeye… &lt;br /&gt;“Milli Ekonomi Modeli” ve “Sosyal Devlet Milli Devlet” projelerinin sahibi Prof. Dr. Haydar Baş’ı dinleme ya da bu eserleri okuma fırsatı bulanlar için bu ve benzeri krizler aslında hiç de sürpriz değildir. Çünkü, Sayın Baş en az 15 senedir kapitalizmin vahşi yüzünü ve yakında bu düzen sayesinde dünyanın büyük krizler yaşayacağını söylemektedir. Çözüm için de mutlaka dünyanın “Milli Ekonomi Modeli” ve “Sosyal Devlet Milli Devlet” projelerini uygulamak zorunda olduğunu söylemektedir. &lt;br /&gt;Görmeyen gözlere, duymayan kulaklara, sezmeyen kalplere; görmesi, duyması ve sezmesi için bütün yollar denenmesine, düzenlenen 7 uluslar arası kongreye rağmen, bir türlü anlamak istemeyen milletimize söylenecek söz kalmadı ama gel gör ki batan gemide bizde varız… &lt;br /&gt;Divan Edebiyatı’nın büyük şairi Fuzuli’nin güzel bir sözü vardır; “Söylesem, tesiri yok; sussam gönül razı değil” diye… &lt;br /&gt;Zaman oluyor, bırakın yazı yazmayı; bilgisayarın karşısına geçmeyi bile canımız istemiyor. Zaman oluyor, kalbimizdeki duyguları yazıyoruz, tekrar silip; “Söylesem, tesiri yok” düşüncesine kapılıp; vazgeçiyoruz. &lt;br /&gt;Zaman oluyor, düşüncelerimiz kalbimizde bir yara halini alıyor. Gönlümüz yanardağ misali kaynayıp duruyor. Zaman oluyor, gönül derinliklerinden bir ses; “Tesiri olmasa bile yaz; susmak gönül için ziyandır, bu haline razı değilim” diyor. Bakıyoruz ki; “Sussam, gönül razı değil.” Başlıyorsunuz; konuşmaya, yazmaya… Şimdi benim üzerinde özellikle durmak istediğim şudur. Yıllardır kapitalizmin vahşi yüzünü ortaya koymalarına ve artık bu düzenle yola devam edilemeyeceğini gören, yeni bir ekonomi anlayışına ihtiyaç olduğunu dile getiren, ancak çözüm adına ciddi bir adım atamayan dünya insanlığının korkunç bir kör inadı ya da kötü niyeti ile karşı karşıyayız. &lt;br /&gt;Gözlerinin önünde duran Prof. Dr. Haydar Baş’ın “Milli Ekonomi Modeli” görmezlikten geliniyor. 7 tane uluslararası kongrede tartışılan, Rusya’dan Çine, Almanya’dan İtalya’ya, 150 ülkede ucundan bucağından kırparak da olsa uygulanmak durumunda olan Modelin sahibini ve modeli duymamak mümkün değil ama bir türlü adını söylemekten imtina edilmektedir. Bu ne inattır bilinmez… Ya da nasipsizlik midir nedir? Rahmetli Celal Mısır Hocamız bir hadise anlatmıştı. O aklıma geldi birden… Paylaşayım efendim; “Bizim komşuda Aliço isminde bir kemancı vardı. Bir gün kapım çalındı ve haber verildi ki Aliço ölmek üzere, son anlarını yaşıyormuş. &lt;br /&gt;“Zahmet olmazsa gelinde ona şahadet telkin edin, dua falan okuyun da ona yardımcı olunuz” dediler… Bizde Aliçonun başucuna geldik, “Aliço Lailaheillalah de” Aliço başladı mırıldanmaya; “gıvgıv da gıvgıv” Ben tekrar ediyorum “Aliço Lailaheillalah de” o gene “gıvgıv da gıvgıv” diyor. Ben ne kadar ısrar ettiysem o hala “gıvgıv da gıvgıv”… Bir ara kızdım ona; “Aliço söylesene” Aliço şöyle bir gözüme baktı ve “onu söyleyemiyrum” dedi… &lt;br /&gt;Ve maalesef Aliço şahadet getiremeden vefat etti. Arkadaşlar, Aliço bunu neden yaşadı biliyor musunuz… O bütün hayatını keman çalmakla geçirdi. İbadet nedir, şahadet nedir bilmedi, öğrenmedi işte ondan son anında şahadet getiremedi”… &lt;br /&gt;Yıllardır vahşi kapitalizmin çarkları arasında öğütülen; faiz, doviz, borç sarmalında boğulan; siyasiler, sanayiciler, esnaflar, büyük patronlar, kurtuluş için mutlaka yeni bir programa, yeni bir modele ihtiyaç olduğunu anlamaya başladılar ama dilleri bir türlü Prof. Dr. Haydar Baş’ın “Milli Ekonomi Modeli” ve “Sosyal Devlet Milli Devlet” projelerine dönmemektedir. &lt;br /&gt;Vahşi kapitalimin ve diğer küresel sömürü düzenlerinin sayesinde son nefesini vermek üzere olan insanlığa bizde rahmetli Celal Mısır Hoca gibi ey falan filan kişiler; &lt;br /&gt;“Milli Ekonomi Modeli de” &lt;br /&gt;“Milli Ekonomi Modeli de” &lt;br /&gt;“Milli Ekonomi Modeli de” mi diyelim… Her şeye rağmen krizlere çare arayanlar, iktisadi problemlere çözüm arayanlar, eğer samimi iseler; “Milli Ekonomi Modeli” de modelin sahibi Prof. Dr. Haydar Baş da uzakta değil hemen yanı başınızdadır. &lt;br /&gt;U.Kepekçi-TUNALIM&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-2341254858290718275?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/2341254858290718275/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=2341254858290718275' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/2341254858290718275'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/2341254858290718275'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2011/08/krizlere-care-milli-ekonomi-modelidir.html' title='Krizlere çare Milli Ekonomi Modeli’dir...'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-BR_GzoOn_Ec/TnMtMepRCpI/AAAAAAAAJLw/zfirNNbq6f0/s72-c/10400.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-4782461600682430637</id><published>2011-07-09T00:50:00.001-07:00</published><updated>2011-07-09T00:50:42.643-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='olay'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hadise'/><title type='text'>HADİSELERİ DOĞRU OKUYABİLMEK</title><content type='html'>Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve onun Aziz Milleti, tarihinde hiç bu kadar sıkıntılı ve karmaşık bir hâl almamıştı. Dışta ve içte devletin resmi bir ideolojisi kalmamış, devleti devlet yapan, milleti millet yapan değerler yok olmuş, kırmızı çizgileri silinmiş, rotası şaşmış, küresel dalgalara teslim olarak batma tehlikesi ile karşı karşıya kalmış bir vaziyet arz etmekteyiz. İşin en vahim tarafı, manzara böyle iken yaklaşan tehlikelerden çoğunluğun haberi yok, vatandaşlar sadece kendi gününü kurtarma sevdasına düşmüştür. Yöneticiler de tiyatro oynamakla meşgul…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birileri görmezden gelse de son zamanlarda işler rayında yürümüyor. Demokratik açılım, anayasa değişiklikleri, yargı ve asker üzerinde oynanan oyunlar, seçim oyunları, sınav yolsuzlukları, BOP kapsamında bölgede üstlendiğimiz taşeronluk ve yansımaları, velhasıl tabir yerinde ise binmişiz bir alamete gidiyoruz kıyamete doğru...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Milli ve dini bütünlüğümüz üzerinde oynanan oyunlar ve yapılan yanlışlar sayesinde milletimiz kendi içinde ayrışmış. Hem içerde hem dışarıda ne İsa’ya ne Musa’ya yaranamayan bir görünüme düşmüşüz. Ne Türk dünyasında, ne İslam aleminde, Türkler artık güven vermiyor. Halklar, söylenenin aksine bize düşman kesilmektedir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Milletimize yaraşan sağlam bir duruş sergileyemeyen ve küresel güçlerin taşeronluğuna soyunan teslimiyetçi bir zihniyetin sonu bu olsa gerektir… &lt;br /&gt;Çevremizde cereyan eden hadiseleri doğru okuyabilmek için milli kimliğimizi iyi tespit etmek ve kendi değerlerimize uygun bir bakış sergilemek zorundayız. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Millet olmak, tarih sayfalarında asırlarca kalabilmek, her topluluğa nasip olmaz… Millet olmak, köklü bir inancı ve ondan esinlenen, sağlam bir kültürü gerektirir. Milletlerin sürekliliğini sağlamak için bu olmazsa olmaz şarttır… &lt;br /&gt;Aranılan bu vasıfları üzerinde taşıyan, ender milletlerden biri ve en önemlisi Türk Milletidir…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyümüşüz, küçülmüşüz, yıkılmışız, dağılmışız amma, ne kadar olumsuz şartta olursak olalım, mutlaka tekrar ayağa kalkmasını bilmiş, “devlet-i ebed müddet” (devletin ilelebet payidar kalacağı) mantığını asla kaybetmemişizdir. Türkün tarihinde hemen her döneme bu mantık hâkim olmuş, bu büyük düşünüş, devletin sürekli ayakta kalmasını sağlayan büyük bir inanç halini almıştır…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci dünya savaşıyla sıcak savaşların ağır faturasını ödeyen devletler, sömürge ve işgal fikriyatını soğuk savaşlara, masa başı entrikalarına taşımış ve şeytanca bir plan olarak da küreselleşme tuzağını oluşturmuşlardır. Küreselleşme mantığıyla “yenidünya düzeni” adı altında “dışı kalaylı, içi vayvaylı” barış ve hoşgörü yalanlarıyla insanları kandırarak tezgâhlar işletilmiş, devlet millet farkı gözetmeksizin herkesin barış ve huzur içinde birlikte yaşayabileceği, böylece dünya barışının sağlanacağı yalanı ortaya atılmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne var ki bu yöndeki çabalar ve atılan adımlar, güçlü ve zengin olan süper devletlerin menfaatleri doğrultusunda, güçsüz ama yer altı ve yerüstü zenginlikleriyle bezenmiş devletlerin, köleleştirilme ve işgal planları bu çerçevede gerçekleştirilmiştir…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Milletimiz, küresel güçlerin oyununa gelerek, inanç ve kültür değerlerini göz ardı etmeye başlayınca, kırılma noktası burada gerçekleşmiştir. Milletimizin harcı olan bu değerler ihmal edilince, şu an yaşananlar mukadder hale gelmiştir. Milleti bir arada tutan değerler bir bir ortadan kalkmaya başlayınca, sağlam ve kalın bir halatın tel tel kopuşu, tel tel ayrışması gibi Milletimiz de çeşitli bahanelerle ayrışmaya başlamış, şu anki halimiz, küresel güçlerin istediği kıvamda, işgal ve sömürge olmaya hazırlanmaktadır…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçerde ve dışarıda güçlü bir yapının oluşması için bölgemizde çözümün adresi olabilmek ve bu gidişe dur diyebilmek için birleştirici unsur olan “dini ve milli değerler” mutlaka dikkate alınmalıdır. Yoksa birleştiricisi, yapıştırıcısı olmayan hiçbir şeyi yan yana tutamazsınız. Fertler de böyledir, Milletler de böyledir…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu fikirler doğrultusunda Prof. Dr. Haydar Baş’ın; “Dini bütünlüğümüz milli bütünlüğümüzdür, Milli bütünlüğümüz dini bütünlüğümüzdür” tespitinin ne kadar büyük öneme haiz olduğunu daha iyi idrak etmekteyiz....U.Kepekçi-TUNALIM...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-4782461600682430637?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/4782461600682430637/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=4782461600682430637' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/4782461600682430637'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/4782461600682430637'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2011/07/hadiseleri-dogru-okuyabilmek.html' title='HADİSELERİ DOĞRU OKUYABİLMEK'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-5803374402151804126</id><published>2011-06-20T09:59:00.000-07:00</published><updated>2011-06-20T09:59:06.722-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sevgi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='vatan'/><title type='text'>İkrarımız Ulu Divan gözetir</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-6MWZ575-ZK8/Tf98Uq2aD9I/AAAAAAAAHDE/DhLaf1Ka2XE/s1600/erkansi_collage1.jpg" imageanchor="1" style="clear:left; float:left;margin-right:1em; margin-bottom:1em"&gt;&lt;img border="0" height="228" width="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-6MWZ575-ZK8/Tf98Uq2aD9I/AAAAAAAAHDE/DhLaf1Ka2XE/s320/erkansi_collage1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizim ikrarımız pazara kadar değil mezara kadar, hatta mezardan sonraki ölümsüz hayata kadardır. &lt;br /&gt;Bizim ikrarımızı öyle Okyanus ötelerinden esecek sam yelleri yönlendiremez. &lt;br /&gt;Bizim vatan aşkımızı, bayrak sevdamızı, istiklal düşkünlüğümüzü hiçbir dünyevi çıkar bozamaz, çizemez, eskitemez ve pörsütemez. &lt;br /&gt;Erzurumlu Aşık Nihani’nin dediği gibi: &lt;br /&gt;“Biz yar ile söz kesmişiz mezara &lt;br /&gt;İkrarımız Ulu Divan gözetir.” &lt;br /&gt;Yar ve yardımcımız, yaratıcımız ve gerçek dostumuzun “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” sualine “Elbette Rabbimizsin” diyen ve bu geçici hayatta da bu ikrarda duranlardanız. &lt;br /&gt;“Alemlere rahmet olarak gönderdiği” son elçi son Peygamber Hz. Muhammed Mustafa’nın ümmeti olmayı şereflerin ve rütbelerin en büyüğü olarak kabul edenlerdeniz. &lt;br /&gt;Bin yıldan beri burçlarında kalelerinde,kulelerinde, dağlarında yaylalarında Tevhid bayrağının dalgalandığı güzelim Anadolu topraklarının sevdalılarıyız. &lt;br /&gt;“Çatma kurban olayım çehreni ey nazlı hilal” hassasiyetinden zerrece taviz vermeden nazlı hilalimizin mahzunluğunu ta ciğerinde yaşayanlarız. &lt;br /&gt;“Verme, dünyaları alsan da bu cennet vatanı” tembihini kulaklarına küpe yapanlardanız ve cennet vatanımız üzerinde oynanacak en basit oyundan bile huylananlardanız. &lt;br /&gt;Şairimizin dediği gibi ikrarımız “Ulu Divan” gözetir. &lt;br /&gt;İktidar uğruna, iktidarın nimetlerinden faydalanma uğruna ikrar verdiğimiz Rabbimizin “haram” dediğine helal diyenlerden değiliz. &lt;br /&gt;İktidarda biraz daha fazla kalmak uğruna, tarih boyunca ecdadımıza kan kusturmuş olan haçlıların ve haçlı seferlerinin faziletlerini anlatanlardan değiliz. &lt;br /&gt;Anlatanları da alkışlayandan değiliz. &lt;br /&gt;75 milyonluk nüfusun 74 milyon 999 bini, vatan topraklarını satan, ülke kaynaklarını yok fiyatına elden çıkaran, vatan için can feda edenlere “kelle” diyen, yegane Tevhid dini olan İslam’ı sulandıran ve bulandıran iktidar sahiplerini onaylasa ve alkışlasa bile dönüp yüzlerine bakmayı zül addedenlerdeniz. &lt;br /&gt;Okyanus ötelerinden gelen talimatları “İslam” diye satanların gerçek yüzlerini her hal ve şartta milletimize anlatmayı asli vazife sayanlardanız. &lt;br /&gt;“Biz yar ile söz kesmişiz mezara &lt;br /&gt;İkrarımız Ulu Divan gözetir.” &lt;br /&gt;A.Karaca-TUNALIM&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-5803374402151804126?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/5803374402151804126/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=5803374402151804126' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/5803374402151804126'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/5803374402151804126'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2011/06/ikrarmz-ulu-divan-gozetir.html' title='İkrarımız Ulu Divan gözetir'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-6MWZ575-ZK8/Tf98Uq2aD9I/AAAAAAAAHDE/DhLaf1Ka2XE/s72-c/erkansi_collage1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-6631245722730025142</id><published>2011-06-14T23:48:00.001-07:00</published><updated>2011-06-14T23:48:26.402-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='medya'/><title type='text'>Medyamız Başbakan'dan niçin korkuyor?</title><content type='html'>&lt;a href="http://pics.livejournal.com/gencturk/pic/0004r6e8/"&gt;&lt;img src="http://pics.livejournal.com/gencturk/pic/0004r6e8" width="220" height="136" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir medya.. Demokratik bir ülkede... Bir başbakandan niçin bu kadar çok korkar? Adnan Berk Okan'ın yazısı... &lt;br /&gt;Başbakan Erdoğan Zonguldak'ta miting meydanında haykırıyor:&lt;br /&gt;"Zonguldak'ta üniversite yoktu, 2007'de Karaelmas Üniversitesini biz kurduk''.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu "haykırış" sırasında yanında kim var biliyor musunuz?.&lt;br /&gt;Söyleyeyim de gülün...&lt;br /&gt;1992 yılında (DYP - SHP Ortak Hükümeti) öğrenime başlayan Karaelmas Üniversitesi'nin açılışında kurdeleyi kesen dönemin Başbakan'ı Demirel'in Milli Eğitim Bakanı Köksal Toptan var...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve...&lt;br /&gt;İşte o Köksal Toptan...&lt;br /&gt;19 yıl önce elinde makas, yanıbaşında dönemin Başbakanı Demirel; kurdele kesip açtığı Karaelmas Üniversitesi'ni, "Ben kurdum" diyerek sahiplenme ayıbını işleyen Başbakan'ı uyarmıyor bile...&lt;br /&gt;Daha sonra gazetecilerin sorularına da "doğru" cevap vermiyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neden?..&lt;br /&gt;Çünkü Başbakan'ın "gazabından" korkuyor...&lt;br /&gt;Ve...&lt;br /&gt;Başbakan, CHP'nin "akıl hocası" olduğunu iddia ettiği...&lt;br /&gt;CHP'de bir çok kişiyi milletvekili adayı yaparak ele geçirmek istemekle suçladığı...&lt;br /&gt;"Memleketin anasını satan adam" (. Oktay Ekşi neden kovulmuştu sahi?.. Ve Başbakan Demirel'e alenen ".ezevenk" demiş olmuyor mu?) olarak tanımladığı Demirel'in "en has adamı" Toptan'ı meclise taşıdığını, Meclis Başkanıyaptığını da unutuyor...&lt;br /&gt;Ki o Köksal Toptan...&lt;br /&gt;Başbakan'ın, analarımızı satmakla suçladığı Demirel'in (halen) "En Has evlâtlarından biri"...&lt;br /&gt;Hafızai beşer, unutmak hastalığıyla sakatlanmış olabilir ama bu kadarı da olmaz be arkadaş!..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki ya medyamız ne yapıyor?..&lt;br /&gt;Ne yapacak?..&lt;br /&gt;Başbakan'ın her yanlışından sonra yaptığını tekrar ediyor...&lt;br /&gt;"Terör haberi" muamelesi çekiyor bu büyük siyasi ayıba...&lt;br /&gt;Ve... &lt;br /&gt;İç sayfalara atıyor haberi...&lt;br /&gt;Kimse okumasın diye...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyi ama...&lt;br /&gt;Bir medya... &lt;br /&gt;Demokratik bir ülkede... &lt;br /&gt;Bir başbakandan niçin bu kadar çok korkar?..&lt;br /&gt;Benim ve hatta aklı başında milyonlarca yurttaşın bildiği ama...&lt;br /&gt;Medyamızın da bildiği halde veremeyeceği cevabı bekliyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ey medya!..&lt;br /&gt;Yandaşı, kandaşı; kindaşı, sırdaşı; yoldaşı, candaşı,...&lt;br /&gt;Bütün medya cevap verin!..&lt;br /&gt;Başbakan'dan bu kadar çok korkmanıza sebep ne?..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Unutmayın ki...&lt;br /&gt;Ve...&lt;br /&gt;Korkaklığınızdan utanın ki...&lt;br /&gt;Demokratik bir ülkede bir Başbakan...&lt;br /&gt;Veya siyasi parti lideri...&lt;br /&gt;"Biz kurduk" diye açıklama yaptığı...&lt;br /&gt;Ancak...&lt;br /&gt;"Kurduk" dediği yıldan 15 yıl önce kurulan ve eğitime başlayan bir üniversiteyi sahipleniyorsa...&lt;br /&gt;Bunun adına "haksız rekabet" denir...&lt;br /&gt;Ve...&lt;br /&gt;Bu aynı zamanda büyük bir "siyasi ayıptır"...&lt;br /&gt;Ve...&lt;br /&gt;Demokratik bir ülkenin, "özgür olması gereken" bütün gazeteleri bu ayıbı birinci sayfa manşetten verirler...&lt;br /&gt;Bütün haber programlarında ve ana haber bültenlerinde böyle bir şeyin "Ahlâki Boyutu" tartışılır...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki bizim medyamız ne yaptı?..&lt;br /&gt;Tıssss!..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ey medya!..&lt;br /&gt;Sizler hem de içinizde birkaçınız hariç hepiniz; sadece "Yalaka" değil...&lt;br /&gt;Korkaksınız da...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; ADNAN BERK OKAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-6631245722730025142?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/6631245722730025142/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=6631245722730025142' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/6631245722730025142'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/6631245722730025142'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2011/06/medyamz-basbakandan-nicin-korkuyor.html' title='Medyamız Başbakan&apos;dan niçin korkuyor?'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-8231302793382465992</id><published>2011-06-14T23:47:00.000-07:00</published><updated>2011-06-14T23:47:06.517-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='seçim'/><title type='text'>Başbakan Erdoğan,Muhalefete gideceğiz</title><content type='html'>&lt;a href="http://pics.livejournal.com/gencturk/pic/0004sz90/"&gt;&lt;img src="http://pics.livejournal.com/gencturk/pic/0004sz90" width="220" height="136" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Başbakan Erdoğan, önceki akşam yaptığı balkon konuşmasında, yeni anayasa konusunda muhalefetin kapısını çalacaklarını kaydederek, “330’un altında çıkardık veya çıkarıyoruz diye biz kapımızı kapamayacağız, ana muhalefete ve muhalefete gideceğiz” dedi.AKP Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, önceki akşam bir balkon konuşması yaparak seçim sonuçlarını değerlendirdi, “AK Parti’ye oy vermiş olsun ya da olmasın, tüm milletimize şunu tüm içtenliğimle söylüyorum; 12 Haziran 2011 seçimlerinin galibi, hiç ama hiç şüphesiz Türkiye’dir” dedi. Erdoğan, AKP Genel Merkezi’nin balkonundan seçim sonuçlarını değerlendirdi. Balkona eşi Emine Erdoğan ile birlikte çıkan Erdoğan, vatandaşları selamladı ve balkonda bulunan partililerle tek tek tokalaştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Menderes’ten Özal’a&lt;br /&gt;Türkiye’nin, artık bölgesine ve dünyaya örnek teşkil edecek bir demokratik olgunluğa ulaştığını büyük bir gururla söylemek zorunda olduğunu belirten Erdoğan, şöyle devam etti: “Allah onlardan razı olsun, mekanları cennet olsun. Adnan Menderes’in, Fatin Rüştü Zorlu’nun, Hasan Polatkan’ın canlarını feda ettikleri demokrasi, bu ülkede sarsılmaz bir güce ulaşıyor. Merhum Turgut Özal’ın hayalleri, özlemleri artık yerini bulmuştur. Şundan herkesin emin olmasını istiyorum... Önceki AK Parti hükümetlerinde olduğu gibi, yeni AK Parti hükümeti de AK Parti’ye oy verenlerin değil, tüm Türkiye’nin, 74 milyonun hükümeti olacaktır. Türkiye’nin 780 bin kilometrekaresinde yine AK Parti var. Batı’da da var, Doğu’da da var, Kuzey’de de var, Güney’de de var. 7 bölgenin tamamında AK Parti birinci parti. Neden? Çünkü biz kimseyi dışlamadık, kimseyi ayırmadık. Herkesi kucakladık.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Muhalefete gideceğiz&lt;br /&gt;Başbakan Erdoğan, anayasa değişikliğine ilişkin şunları söyledi: “Milletimiz bize sadece hükümet etme yetkisi vermedi, aynı zamanda yeni anayasa yapmak için de bize bir görev tevdi etti. Milletimiz bu yeni anayasayı uzlaşmayla, istişareyle, müzakereyle yapma mesajını verdi. Muhalefet partilerinin de bu noktada meydanlardaki vaatlerini sevindirici, umut verici bir gelişme olarak değerlendiriyoruz. 330’un altında çıkardık veya çıkarıyoruz diye biz kapımızı kapamayacağız, ana muhalefet ve muhalefete gideceğiz, kabul ederlerse, kabul buyururlarsa oturup uzlaşmayla, parlamento dışındaki partiler, sivil toplum kuruluşları, medyayla, tüm akademisyenlerle bu anlamda sözü olanlarla en geniş anlamda istişare ve uzlaşma arayışı içinde olacağımızı daha bu akşamdan ifade ediyorum. Sivil, özgürlükçi bir anayasayı hep birlikte yapacağız, doğu kendisini bulacak, batı, kuzey, güney kendisini bulacak. Milletim işte bu benim anayasam diyecek. Bu anayasa Türkiye’nin her zerresini, yeni anayasa milletin her bir ferdini birinci sınıf olarak görecek. Her kimlik, her değer, herkesin özgürlük, demokrasi, barış ve adalet talebine bu anayasa karşılık verecek. Bu anayasa, Türk’ün, Kürt’ün, Zaza’nın, Lazın, Gürcünün, Tatarın, Alevinin, Sünninin, azınlıkların, yani 74 milyonun anayasası olacak.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Meydanlarda söylenenler unutulsun&lt;br /&gt;Emekli, yoksul, engelli, kadın, çocuk ve gençleri bu dönemde çok daha fazla gözeteceklerini vurgulayan Başbakan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Milli Birlik ve Kardeşlik Sürecine hız verecek, annelerin gözyaşlarını, gençlerin akan kanını durdurmak için çok daha büyük bir gayretle çalışacağız. Bölgesel ve küresel meselelerde çok daha aktif olacağız. Bölgemizde barışın tesisi için daha büyük çaba harcayacak, daha etkin roller alacağız. Bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da bölgemizde ‘hak’ diyeceğiz, ‘hukuk’ diyeceğiz, barış, adalet, özgürlük ve demokrasi diyeceğiz. Kampanya sürecinde yaşananların, söylenenlerin, yanlış anlamaların, incitici kelamın meydanlarda kalmasını diliyorum. İstemeden incittiğimiz siyasiler varsa, onlardan da helallik diliyorum. Ben, aziz milletime, tüm siyasi partilere hakkımı, hakkımızı helal ediyorum.”&lt;br /&gt;Bu arada Başbakan Erdoğan’ın, seçim sonuçlarını değerlendirmek üzere AK Parti Genel Merkezi’nde yaptığı “balkon konuşması”nı, merkezi Fransa’nın Lyon kentinde bulunan Euronews haber kanalı 10 ayrı dilde yayımladı. Euronews, Başbakan Erdoğan’ın seçimden sonra yaptığı ilk konuşmayı, İngilizce, Fransızca, Almanca, İtalyanca, İspanyolca, Portekizce, Rusça, Arapça, Farsça ve Türkçe olarak izleyicilerine ulaştırdı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-8231302793382465992?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/8231302793382465992/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=8231302793382465992' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/8231302793382465992'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/8231302793382465992'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2011/06/basbakan-erdoganmuhalefete-gidecegiz.html' title='Başbakan Erdoğan,Muhalefete gideceğiz'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-2509105222296772788</id><published>2011-06-08T08:09:00.000-07:00</published><updated>2011-06-08T08:09:50.477-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='seçim'/><title type='text'>Hem doğru oturalım, hem de doğru konuşalım</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-kqcWQJFjlso/Te-QoHjlYeI/AAAAAAAAHCc/sqy8E0lBvPU/s1600/erkansi_collage1.jpg" imageanchor="1" style="clear:left; float:left;margin-right:1em; margin-bottom:1em"&gt;&lt;img border="0" height="228" width="320" src="http://3.bp.blogspot.com/-kqcWQJFjlso/Te-QoHjlYeI/AAAAAAAAHCc/sqy8E0lBvPU/s320/erkansi_collage1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğri oturup doğru konuşmak ne demek?&lt;br /&gt;İkisi de doğru olsun.&lt;br /&gt;Hem doğru oturalım hem de doğru konuşalım.&lt;br /&gt;Evet, çeyrek asırdan beri terör bu ülkenin başının belasıdır.&lt;br /&gt;Haçlı ve Siyonist dünya Anadolu coğrafyasını ayrıştırmak, bölüp parçalamak için terörü bir maaş olarak kullanmaktadır.&lt;br /&gt;Bin yıldan beri kardeş olan, keder de ,sevinçte de bir ve beraber olmuş olan Türk ve Kürt halkını ayrıştırmak amacına ulaşmak istemektedir.&lt;br /&gt;“TürkKürt kardeştir ayıranlar kalleştir” öz değişinde olduğu gibi kalleşliklerini sergilemek peşindedirler.&lt;br /&gt;Şimdi hem doğru oturalım hem de doğru konuşalım.&lt;br /&gt;Geride bıraktığımız çeyrek asır süresince iktidar olan tek partiler ya da koalisyon hükümetleri AKP iktidarının teröre verdiği taviz kadar taviz vermediler.&lt;br /&gt;Haçlı dünyasının sözcüsü konumundaki AB ve ABD’nin aklına uyarak hiç biri bu iktidar kadar akla zarar yasalar yapmadılar.&lt;br /&gt;Taşların bağlanması ve köpeklerin salıverilmesi tanımına uygun düzenlemeler AKP iktidarı devrinde yapıldı.&lt;br /&gt;Toplumu tahrik edici ve terörü, teröristi cesaretlendirici eylem ve söylemlere ısrarla bu dönemde göz yumuldu, görmezlikten, duymazlıktan gelindi.&lt;br /&gt;Terör yandaşları ilk defa bu iktidar döneminde bebek katilinin posterleri ile cadde ve sokaklarda serbestçe yürümeye başladılar.&lt;br /&gt;Türk bayrağının asılmadığı, Milli Marşımızın okunmadığı toplantılarına iktidar vekilleri katılarak adeta bu ayrılıkçı tavırlara meşruiyet kazandırıldı.&lt;br /&gt;Habur rezaleti başlı başına bir facia olarak ortada duruyor ki hiçbir karesini milletin hazmetmesi mümkün değil ve iktidarın izah etmesi de mümkün değil.&lt;br /&gt;Ülke seçime gidiyor, bölgede güvenliğin olmadığını, özellikle sandık emniyetinin olmadığını iktidarın bakanları sızlanarak anlatıyorlar.&lt;br /&gt;Bölgede esnafın dükkan açamadığını bu ülkenin başbakanı şikayet makamında imiş gibi sızlanarak anlatıyor.&lt;br /&gt;Hem doğru oturalım hem de doğru konuşalım; çıraklık ve kalfalık döneminde ülkeyi bu noktaya getiren bir kadroya alın size bir yetki daha, ustalık döneminizi yaşayın denilebilir mi?&lt;br /&gt;Çıraklık ve kalfalık döneminde ne yaptın ki bir de ustalık devrinden bahsediyorsun diye adama sormazlar mı?&lt;br /&gt;Evet, terörü bunlar meydana getirmedi ama terörü bunlar azdırdı, azmanlaştırdı, ülkenin başına hükümdar etti.&lt;br /&gt;Yalan mı?&lt;br /&gt;Hem doğru oturmasını hem de doğru konuşmasını başardığımız gün karayı aktan, eğriyi doğrudan, karanlığı aydınlıktan seçeceğiz ve sabah erişeceğiz inşallah. &lt;br /&gt;A.Karaca-TUNALIM....&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-2509105222296772788?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/2509105222296772788/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=2509105222296772788' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/2509105222296772788'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/2509105222296772788'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2011/06/hem-dogru-oturalm-hem-de-dogru-konusalm.html' title='Hem doğru oturalım, hem de doğru konuşalım'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-kqcWQJFjlso/Te-QoHjlYeI/AAAAAAAAHCc/sqy8E0lBvPU/s72-c/erkansi_collage1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-7028438120054532858</id><published>2011-06-08T08:07:00.000-07:00</published><updated>2011-06-08T08:07:35.580-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dışpolitika'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ekonomi'/><title type='text'>Küresel oyunları bozacak tek lider: Prof. Dr. Haydar Baş</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-upbkgGe_qSs/Te-QFpbaKtI/AAAAAAAAHCU/I7FJQ_au6R0/s1600/phpBmTV9g.jpg" imageanchor="1" style="clear:left; float:left;margin-right:1em; margin-bottom:1em"&gt;&lt;img border="0" height="240" width="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-upbkgGe_qSs/Te-QFpbaKtI/AAAAAAAAHCU/I7FJQ_au6R0/s320/phpBmTV9g.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni dünya düzeninde sömürü yönteminin adı ve adresi “uluslararası şirketler”dir ve Türkiye’de uluslararası bir şirketin ortak olmadığı holding neredeyse yok gibidir.&lt;br /&gt;“Hızla global bir köye dönüşen dünyamızda, küresel bir imparatorluk peşinde olan ABD, devletleri ele geçirme yolu olarak bugün uluslararası şirketleri kullanmaktadır. Ekonomik olarak kendine bağımlı hale getirdiği ülkelerden, verdiği borçların karşılığında para değil, “yeraltı kaynaklarının kullanım hakkı, topraklarının ABD üssü haline getirilmesi vs…” gibi siyasi talepler istemektedir.&lt;br /&gt;Şirketler aracılığıyla bu taleplere boyun eğmeyen ülkeleri ise, ikinci adımda CIA destekli krizler, darbeler veya devlet başkanlarının kazalarda ölümü beklemektedir. Yine de istenilen netice alınamazsa, artık “işgal” ederek, ülkelerin kaynaklarının zorla ele geçirilmesi söz konusudur” (Prof. Dr. Haydar Baş, Sosyal Devlet Milli Devlet, İcmal Yay. İstanbul, s.73–75).&lt;br /&gt;Dış politikasını Amerika Birleşik Devletleri’ne, &lt;br /&gt;İç politikasını Avrupa Birliği’ne,&lt;br /&gt;Ekonomisini IMF ve Dünya Bankası’na endeksleyen Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bugün “Mondros” ve “Sevr” döneminden daha ağır koşulların kıskacında bulunmaktadır.&lt;br /&gt;Yeraltı kaynaklarının uluslararası şirketlere peşkeş çekildiği,&lt;br /&gt;Kamu İktisadi Teşekkülleri’nin nedensiz satıldığı,&lt;br /&gt;Ülkenin en stratejik kuruluşlarının yok pahasına elden çıkartıldığı,&lt;br /&gt;Telekomünikasyon sistemlerinin anlamsız yere özelleştirildiği,&lt;br /&gt;Bankaların yabancılaştırıldığı,&lt;br /&gt;İç ve dış borçlar dolaysıyla küresel güçlerin boyunduruğuna girildiği,&lt;br /&gt;Uluslararası Tahkim ve Tahdit kısıtlamalarıyla yerli sanayinin, keza tarım ve hayvancılığın bittiği,&lt;br /&gt;İşçinin, çiftçinin, köylünün, memurun tükendiği,&lt;br /&gt;Verilen tavizlerle eğitim, sağlık ve adalet mekanizmalarının kangrenleştiği,&lt;br /&gt;İşsizliğin, yoksulluğun, ümitsizliğin, güvensizliğin arttığı,&lt;br /&gt;İnkültürasyon faaliyetleriyle milli kimliğin yok edildiği bir süreçte Türkiye; oynanan bu global oyunlar neticesinde adeta silahız bir savaşın mağlup tarafı konumuna düşürülmüştür.&lt;br /&gt;“Ekonomik Bağımsızlık” ve “Milli Egemenlik” kavramlarının acımasız küresel politikalar karşısında ezildiği günümüz konjonktüründe; sosyal, ekonomik, politik sahalardaki görüş ve tezleriyle önemli bir isim ön plana çıkarak bu haksız küresel oyun ve projeleri bozuyor.&lt;br /&gt;Bu tanıdık isim: 5000 yıllık Türk tarihinden, 1400 yıllık Türk–İslam Medeniyetinden ve yaklaşık 100 yıllık Cumhuriyet birikiminden beslenen, “Milli Ekonomi Modeli” ve “Sosyal Devlet–Milli Devlet” tezlerinin sahibi, ilim, fikir ve siyaset adamı: Prof. Dr. Haydar Baş’tır..&lt;br /&gt;Prof. Dr. Haydar Baş, Türkiye’yi ve bölgesini ilgilendiren jeopolitik konularda yaptığı tespit ve öngörüleri her defasında hayat bulan, ortaya koyduğu bilimsel tezleriyle Türkiye ve Dünya gündemine damgasını vuran, Türkiye’nin son dönemde yetiştirdiği saygın bir lider, bilge bir şahsiyet.&lt;br /&gt;Prof. Baş’ı ilgi odağı haline getiren ve isminden sıkça bahsedilmesine asıl neden olan çalışması ise, Nobel Ödülü’ne aday gösterilen, Türkiye ve Dünya’dan yüzlerce bilim adamı ve akademisyenin tebliğleri ile gerçekleştirilen ve 7 kez Uluslararası Kongre ile Türk Milletine ve tüm insanlığa deklare edilen “Milli Ekonomi Modeli” adlı iktisat teorisi ve bu teorinin uygulama biçimi olan “Sosyal Devlet–Milli Devlet” tezidir.&lt;br /&gt;Türkiye’yi ve Türkiye gibi kaynakları dış güçleri tarafından sömürülen tüm mazlum ülkelerin kurtuluşu, işte bu modeller ve bu modellerin uygulayıcısı Prof. Dr. Haydar Baş’tır. Bu modeller olmadan küresel oyunların tuzağından kurtulmak mümkün olmayacağı gibi, Prof. Dr. Haydar Baş bey olmadan da bu modellerin uygulanması mümkün değildir... &lt;br /&gt;O.Köroğlu-TUNALIM...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-7028438120054532858?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/7028438120054532858/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=7028438120054532858' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/7028438120054532858'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/7028438120054532858'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2011/06/kuresel-oyunlar-bozacak-tek-lider-prof.html' title='Küresel oyunları bozacak tek lider: Prof. Dr. Haydar Baş'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-upbkgGe_qSs/Te-QFpbaKtI/AAAAAAAAHCU/I7FJQ_au6R0/s72-c/phpBmTV9g.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-29280222221296756</id><published>2011-05-25T00:52:00.001-07:00</published><updated>2011-05-30T03:23:01.507-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='seçim'/><title type='text'>Ülkeyi bölenlerin oylarını bölmek boynumuzun borcudur.</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-RpVvVDsHZyk/Tdy1SiAIB-I/AAAAAAAAG9k/nt7TkYm1Lic/s1600/thumb_big_103_1267.jpg" imageanchor="1" style="clear:left; float:left;margin-right:1em; margin-bottom:1em"&gt;&lt;img border="0" height="320" width="212" src="http://1.bp.blogspot.com/-RpVvVDsHZyk/Tdy1SiAIB-I/AAAAAAAAG9k/nt7TkYm1Lic/s320/thumb_big_103_1267.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıllardır hemen her seçimde karşımıza çıkan ve kitlelere ezberletilmiş olan bir cümledir; "oyları bölmeyelim". &lt;br /&gt;Bu cümle ile kastedilen de aslında bellidir; şu anda bir iktidar var, yine buna verelim ve iktidar devam etsin demek istiyorlar. &lt;br /&gt;İktidar partisinin kullandığı "istikrar sürsün" sloganının halk dilindeki ifade biçimidir. &lt;br /&gt;Kim tarafından ve nasıl sokulmuşsa hacı amcanın zihnine sokulmuş, "oyları bölmeyelim" nakaratını tekrarlayıp duruyor. &lt;br /&gt;Hacı amca, bu cümle ile oy toplamaya çalıştığı iktidar partisinin, ülkeyi bölünme aşamasına getirdiğinin farkında değil. &lt;br /&gt;Eşkıyayı ülkenin ve milletin başına hükümdar yaptığını göremiyor. &lt;br /&gt;Binlerce yıldır kardeşçe yaşamış olan Türk ve Kürt halkının arasına nifak soktuğunu idrak edemiyor. &lt;br /&gt;Küresel işgal güçlerinin maşası olan teröristlerle bu ülkenin asli unsuru olan Kürt halkını bir birine karıştırdığını göremiyor. &lt;br /&gt;İslam coğrafyasında adım adım yürüyen BOP'un ne büyük cinayetlere sebep olduğunu, ne derin yaralar açtığını fark edemiyor ve savunduğu partinin liderinin eş başkanlığını savunuyor. &lt;br /&gt;Hacı amcam; "oyları bölmeyelim" derken kendisine oy topladığı AKP'nin, terörü sıfır noktadan alıp bu günki azmanlaşmış haline getiren bir parti olduğunu düşünemiyor, ya da işine gelmiyor. &lt;br /&gt;Bütün bu tehlikeleri dikkate alarak deriz ki, ülkeyi bölünme noktasına getirmiş olan iktidar partisinin oylarını bölmek bir vatandaşlık vazifesidir. &lt;br /&gt;Ülke bölünmesin diye canlarını feda eden şehitlere bir vefa borcudur. &lt;br /&gt;Ülke bölünmesin diye ciğer parelerini feda eden ve "vatan sağ olsun" diyen şehit ailelerine bir vefa borcudur. &lt;br /&gt;Ülkeyi bölenlerin oylarını bölmek çocuklarımıza ve torunlarımıza karşı ebeveynlik ve dedelik vazifemizdir. &lt;br /&gt;İstiklalimize ve istikbalimize düşkünlüğümüzün bir göstergesidir. &lt;br /&gt;Cennet vatanımızı, küresel eşkıyalarla onların içimizdeki taşeronlarının oyun alanı haline getirenlerin oylarını bölmek, ihanet planlarını parçalamaktır. &lt;br /&gt;"İstikrar sürsün" diyenler hangi istikrardan söz ediyorlar? &lt;br /&gt;İstikrarlı bir biçimde tırmanan terörden mi? &lt;br /&gt;İstikrarlı bir biçimde soyulan ve soydurulan halktan mı? &lt;br /&gt;İstikrarlı bir biçimde yükünü tutan küresel tefecilerden mi? &lt;br /&gt;Hangi istikrar? &lt;br /&gt;Hangi mantıkla "oyları bölmeyelim" nakaratı? &lt;br /&gt;Ülkeyi bölenlerin oylarını bölmek boynumuzun borcudur, vatan borcudur, millet borcudur, ecdat borcudur ve torunlarımıza olan borcumuzdur. &lt;br /&gt;Hacım, aklını başına, başını da iki elinin arasına al ve cümle bölücülerin oylarını nasıl böleriz diye derin derin düşün. &lt;br /&gt;A.Karaca-TUNALIM....&lt;object width="425" height="349"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube-nocookie.com/v/4tDCiHuJbmk?fs=1&amp;amp;hl=en_US"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube-nocookie.com/v/4tDCiHuJbmk?fs=1&amp;amp;hl=en_US" type="application/x-shockwave-flash" width="425" height="349" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-29280222221296756?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/29280222221296756/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=29280222221296756' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/29280222221296756'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/29280222221296756'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2011/05/ulkeyi-bolenlerin-oylarn-bolmek.html' title='Ülkeyi bölenlerin oylarını bölmek boynumuzun borcudur.'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-RpVvVDsHZyk/Tdy1SiAIB-I/AAAAAAAAG9k/nt7TkYm1Lic/s72-c/thumb_big_103_1267.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-8676569061608305252</id><published>2011-05-12T05:42:00.000-07:00</published><updated>2011-05-13T13:36:21.907-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='seçim'/><title type='text'>AKP, ABD’li şirketlerle anlaştı!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-NCpQSrji0Kw/TcvV40vWuhI/AAAAAAAAG8A/KgNQCNplzkA/s1600/11326.jpg" imageanchor="1" style="clear:left; float:left;margin-right:1em; margin-bottom:1em"&gt;&lt;img border="0" height="136" width="220" src="http://3.bp.blogspot.com/-NCpQSrji0Kw/TcvV40vWuhI/AAAAAAAAG8A/KgNQCNplzkA/s320/11326.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DP Genel Başkanı Zeybek, memleketi Bayburt’ta AKP iktidarına yüklendi. Hükümetin bilmeden ülkeyi bölmek için çaba harcadığına işaret eden DP Genel Başkanı Zeybek, AKP’nin belirli sözler verdikten sonra ABD ve güçlü şirketler tarafından kurulduğunu söyledi &lt;br /&gt;Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Namık Kemal Zeybek, memleketi Bayburt'ta AKP iktidarına yüklendi. Hükümetin bilmeden ülkeyi bölmek için çaba harcadığına işaret eden DP Genel Başkanı Zeybek, AKP'nin belirli sözler verdikten sonra ABD ve güçlü şirketler tarafından kurulduğunu söyledi. Mitingin yapılacağı Cumhuriyet Caddesi'ne at üzerinde gelen DP Genel Başkanı Zeybek, yaklaşık 10 bin kişiye seslendi. Türkiye'nin beklediği DP iktidarının çok yakın zamanda gerçekleşeceğini belirten Zeybek, "Biz bu bekleyiş bir an önce olsun, gecikmesin diyerek bizim gibi düşünen ve söyleyen, bağımsızlıktan, birlikten, milli, manevi ve insani değerlere bağlılıktan bahseden partileri ittifaka çağırdık. Birleşelim diyenler daha sonra sözlerini tutmadılar. Böylece sınıfta kaldılar. Söylediklerinde samimi olmadıkları ortaya çıktı. Samimi olsalardı bizim yanımızda olurlardı. Sadece Trabzon'dan çıkarak dünya çapında ekonomi kitapları yazan Prof. Dr. Haydar Baş'ın partisi, Bağımsız Türkiye Partisi, bizimle yola devam etti. İnşallah en kısa zamanda Türkiye, Demokrat Parti iktidarına kavuşacak" diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerçek rakip DP&lt;br /&gt;Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ilk mitingini Bayburt'ta yapmasının bir anlamı olduğunu ifade eden Zeybek, "İktidarın başı RTE, biliyor ki gerçek rakibi Namık Kemal Zeybek'tir. Onun için ilk mitingini burada yaptı. Demokrat Parti'nin Genel Başkanı olduğum zaman beni takip etmesi için bir bakanı görevlendirdi. O bakanın yanındaki arkadaşlar bana haber verince bakanı geri çekti. Şimdi iki bakanla beni takip ediyorlar. Namık Kemal Zeybek'i izlemekten sorumlu iki bakan var, hayırlı olsun. Gittiğim her yerde engeller çıkarmaya çalışıyorlar. Hangi TV'ye çıkarsam o bakanlar TV sahiplerni korkutmaya çalışıyor. Ne yaparlarsa yapsınlar engelleyemecekler. Firavun Hz. Musa'nın gelmesini engellemek için yüzlerce çocuğu öldürdü ama engelleyemedi. RTE'de bizi engeleyemeyecek. Allah'ın takdiri neyse o olacak" diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AKP, ABD'li şirketlerle anlaştı&lt;br /&gt;"Size tarihi bir sırrı açıklıyorum" diyerek Bayburtlular'a seslenen Zeybek, "Hoca Ahmet Yesevi Üniversitesi'ndeyken ABD Büyükelçiliği'nin siyasi müsteşarı beni ziyarete gelmek istediğini söyledi. Heyetle geldi. Üniversiteyle ilgili sorular sordu, cevaplar verdim. Sanki bunun için gelmiş gibi yaptı ama asıl amacı başkaydı. O zaman AKP diye bir parti yoktu, rahmetli Bülent Ecevit'in Başbakan olduğu 57'nci hükümet vardı. Bir saat sonra AKP gibi bir partiyi tarif etti. 'Böyle bir parti kurulursa nasıl olur' dedi. 'İyi olmaz' dedim ve sebeplerini anlattım. 'Biz bunu destekleyeceğiz, siz de yer alır mısınız' dedi? Türkiye Cumhuriyeti'nde kurulacak bir parti de ABD'nin ve onun siyasi müsteşarının ne işi var? ABD'nin, global kapitalizmin yani büyük şirketlerin kurduğu bir partiden ülkeye bir fayda gelir mi? Ben bu sırrı açıklamak için çok düşündüm ama sonunda bunu içimde saklamanın doğru olmadığına karar verdim. AKP'yi kuran kadro 28 Şubat'tan sonra gitti ABD'deki şirketlerle anlaşma yaptı. 'Biz sizi satmayacağız, ne derseniz onu yapacaz. Bizi iktidara getirin' dediler. Buna göre görev verildi ve ona göre iktidara geldiler. Benim bu feryadım duyulsun, insanlarımız uyansın. Tüm dünyayı ele geçirmek, kendi malları için her yeri pazar haline getirmek isteyen dev şirketler var. Bunlar önce ABD'de Bush diye bir adamı, sonra da RTE'yi iş başına getirdiler. Kıbrıs'tan vazgeçin dediler Kıbrıs'ı verdiler, Rumlar'ın açgözlüğü yüzünden Kıbrıs hala var." "Türkiye'yi RTE'den, onu da kendinden kurtarmak lazım" diyen Zeybek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Çünkü sonu Kaddafi, Saddam ve Mübarek gibi olabilir. Onları kullanımı sona erince başlarından attıkları gibi onu da atarlar. Ey RTE bak sesimi duy ve Demokrat Parti'nin seni de kurtaracağını bil. Sen böyle gidersen bu azgınlıkla, doymayan nefisle kendine artık Cumhurbaşkanlığı'nı, Başkanlığı az görüp Halifeliği yakıştıran halinle sonun çok iyi olmaz. Sana sesleniyorum gel DP'ye oy ver. Yanındakiler de 'DP'ye oy versinler ki seni de kurtarsınlar." Bir ülkede orta direğin olmaması halinde o ülkede milli, manevi, insani değerlerin ve demokrasinin sahibinin de olmayacağını anımsatan Zeybek, "Çok açık söyleyeceğim. Gününü, sadece hayatını sürdürebilmek için çalışarak geçiren insanların sayısı 13 milyona ulaştı. Milyonlarca insan çöplerden topladıklarıyla karınlarını doyurmaya çalışıyor. Bu insanlar milli, manevi ve insani meselelerle uğraşmaya vakit bulamazlar. Çünkü onların tek derdi karınlarını doyurmak haline getirildi. Bu kadar işsizliğin çoğaldığı bölgede terör örgütü PKK kolayca kendine yandaş bulacak. PKK içinde evli barklı insan bulamazsınız. Onlar işsiz güçsüz insanları buluyor, sana yemek verecez diyorlar. Demek ki terörü önlemenin birinci yolu Güneydoğu'da ve tüm ülkede işsizliği önlemektir" şeklinde konuştu.&lt;br /&gt;TUNALIM...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-8676569061608305252?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/8676569061608305252/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=8676569061608305252' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/8676569061608305252'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/8676569061608305252'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2011/05/akp-abdli-sirketlerle-anlast.html' title='AKP, ABD’li şirketlerle anlaştı!'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-NCpQSrji0Kw/TcvV40vWuhI/AAAAAAAAG8A/KgNQCNplzkA/s72-c/11326.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-372290549830694652</id><published>2011-05-12T05:40:00.000-07:00</published><updated>2011-05-13T13:36:22.709-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='seçim'/><title type='text'>Kargaların peşinde gelinen nokta</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-qgQPNnDeFmI/TcvVXBw-ZLI/AAAAAAAAG74/-idn0LpPbN0/s1600/thumb_big_103_1267.jpg" imageanchor="1" style="clear:left; float:left;margin-right:1em; margin-bottom:1em"&gt;&lt;img border="0" height="320" width="212" src="http://4.bp.blogspot.com/-qgQPNnDeFmI/TcvVXBw-ZLI/AAAAAAAAG74/-idn0LpPbN0/s320/thumb_big_103_1267.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ey millet geldiğin, getirildiğin noktaya bak ve arkasına takıldığın kılavuzların kalitesini anla.&lt;br /&gt;Seçime giderken getirilip tam da başında yapayalnız bırakıldığın korkunç uçurumun yüksekliğini hesap et, korkunçluğunu tahmin et ve hem küresel kılavuzların hem de onların yerli taşeronlarının kime hizmet ettiklerini anla.&lt;br /&gt;Aziz milletim!&lt;br /&gt;Türk mahkemelerinde yargılanmış, idama mahkum edilmiş ve sonra da cezası müebbet hapse çevrilmiş ve " isterlerse devletime hizmet etmeye hazırım" diyerek tir tir titreyen bir bebek katilinden dokuz sene içinde nasıl bir canavar oluşturulduğunu iyi düşün ve geçirdiğin iki genel seçimde de arkasına takıldığın kılavuzlarının "hizmet" kalitesine not ver.&lt;br /&gt;Ey milletim!&lt;br /&gt;Dokuz seneden beri tek başına iktidar olan bir partinin nasıl da küresel tefecilere kılavuzluk yaptığını, seni nasıl soydurduğunu, bin yıldan beri senin olan kaynakları onların heybelerine hangi hilelerle aktardığını tefekkür et ve ona göre kararını ver.&lt;br /&gt;Sevgili hacım, değerli hocam!&lt;br /&gt;Geçen bütün seçimlerde İslami kavramları kullanarak senin oyunu alan mevcut iktidar kadrosunun nasıl da İslam’ı kullandığını ama sadece kullandığını iyi hatırla.&lt;br /&gt;Her seçimde istismar ederek senin oyunu aldığı başörtüsü meselesinde, bütün ipleri eline geçirdiği halde bir tane dahi başörtülü aday koymayarak böyle bir derdi olmadığını ortaya koymadı mı?&lt;br /&gt;İlk defa bunların iktidarında haçlıların safında yer alınarak İslam coğrafyasına karşı savaş açılmadı mı?&lt;br /&gt;Irak işgalinde bir buçuk milyon masum insanı katleden haçlı askerlerinin sağ salim evlerine dönmeleri için dua eden arkasına takıldığınız sayın Erdoğan değil mi?&lt;br /&gt;İslam coğrafyasını hallaç pamuğu gibi atmaya devam eden BOP’un eş başkanı olduğunu defalarca ağzından duymadınız mı?&lt;br /&gt;İlk defa bunların iktidarında domuz eti kasaplık hayvanlar listesine alınmadı mı?&lt;br /&gt;Bunların döneminde zina suç olmaktan çıkarılmadı mı?&lt;br /&gt;İlk defa bu kadro tarafından "ya Allah bismillah"  denilerek kilise kurdeleleri, dinler bahçesi kurdeleleri kesilmedi mİ?&lt;br /&gt;Bütün bunlar son din İslam’da zulüm kapsamında değil mi?&lt;br /&gt;Zulme rıza zulüm, küfre rıza küfür değil miydi?&lt;br /&gt;Zalimlere meylederseniz size ateş dokunur ikazı Kur’an’da yer almıyor mu?&lt;br /&gt;Peki hacım, Allah ve Resulü ile savaş anlamına gelen faiz bunların döneminde toplumun bütün katmanlarına yayılmadı mı?&lt;br /&gt;Peki hacım, birilerini, bir ekibi, bir gurubu kılavuz seçerken neye, hangi ölçüye göre seçiyorsun?&lt;br /&gt;Ülkenin haline bak, insanımızın haline bak, bölgemizin haline bak ve seçtiğin kılavuzların kalitesini anla.&lt;br /&gt;İşte halimiz, tehlikededir istiklalimiz, pek karanlıktır istikbalimiz.&lt;br /&gt;Hesap gününü de mi unuttun?  &lt;br /&gt;A.Karaca-TUNALIM...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-372290549830694652?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/372290549830694652/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=372290549830694652' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/372290549830694652'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/372290549830694652'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2011/05/kargalarn-pesinde-gelinen-nokta.html' title='Kargaların peşinde gelinen nokta'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-qgQPNnDeFmI/TcvVXBw-ZLI/AAAAAAAAG74/-idn0LpPbN0/s72-c/thumb_big_103_1267.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-5756530123981896169</id><published>2011-05-02T06:23:00.000-07:00</published><updated>2011-05-02T06:23:20.418-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='seçim'/><title type='text'>Demokrat mayası tutuyor</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-VwcHiHoJytM/Tb6wOJEUmQI/AAAAAAAAG4I/5brq063ZYIc/s1600/genelbaskan.jpg" imageanchor="1" style="clear:left; float:left;margin-right:1em; margin-bottom:1em"&gt;&lt;img border="0" height="123" width="170" src="http://1.bp.blogspot.com/-VwcHiHoJytM/Tb6wOJEUmQI/AAAAAAAAG4I/5brq063ZYIc/s320/genelbaskan.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Demokrat Parti(DP) ile Bağımsız Türkiye Partisi(BTP) arasında oluşan Milli Mutabakat İttifakı, Milletimizin gönlünde taht kurarak ülkenin her karış toprağında heyecan meydana getirmiştir. Görünen o ki Demokrat mayası tutmuştur. &lt;br /&gt;Peki bizleri bu kanaate vardıran şey nedir? &lt;br /&gt;Gerek BTP gerekse de DP teşkilatlarının birlikte yaptıkları çalışmalarda yaşanan manzaralardır elbette…&lt;br /&gt;AKP nin baskın siyaset anlayışı ve elde ettikleri kontrolsüz güç sayesindeki şımarık davranışları vatandaşı bezdirmektedir. Bu görüntüler karşısında vatandaş bilenmekte, bulduğu her fırsatta şikayetlerini bir birlerine de olsa dile getirmektedirler.&lt;br /&gt;Daha açık bir ifadeyle vatandaşın gönlünde AKP ye tepkiler artmaktadır. &lt;br /&gt;Buna karşılık, daha önce vatana millete hizmet yarışında fedakârca hizmetler ortaya koymuş ama değişik sebeplerle siyasetten uzaklaşmış siyasetin duayenleriyle yapılan görüşmelerde alınan neticelerde bizi Demokrat mayasının tuttuğuna inandırmaktadır. &lt;br /&gt;Memleketin her yanında eskimeyen, ama bir kenara çekilmiş, yada yaşlanmış Demokrat Türkiye sevdalıları, yapılan Milli Mutabakat ittifakı neticesinde gördükleri lüzum üzere onlarda duruma el koymanın gereğini dile getirmektedirler.&lt;br /&gt;Yaşlı bir siyaset duayeninin kullandığı şu ifadeler gerçekten çok çarpıcı ifadelerdir; &lt;br /&gt;“Son yıllarda yaşanan ve gelinen nokta göstermektedir ki devleti yönetmekte olan bu hükümet kadrosunun sayesinde ülkemizin tarihten gelen hiçbir kırmızı çizgisi, hiçbir kuralı kalmamış, yabancıların talimatlarıyla yönetilen bir ülke haline geldik. Milleti aç ve sefil ettiler. O da yetmez gibi milleti bölünme noktasına getirdiler. Rahmetli Bayar’la başlayan, rahmetli Menderesle doruğa varan, Demirel’le, rahmetli Özal’la, Çillerle devam eden gelenekten geleceğe hizmet çizgisinin eksikliği her geçen gün maalesef ağır faturalar olarak önümüze çıkmaktadır. &lt;br /&gt;Devlet geleneğinden ve devlet siyasetinden yoksun, ülkeyi yönetmekte acemilikleri iyice meydana çıkan zihniyetten ülkemizi kurtarmak için tekrar meydana çıkmanın gereğine inanıyoruz. Madem Ülkemizin tekrar eski kudret ve şecaatine kavuşması, milli mutabakattan geçiyor. O zaman bize durmak yakışmaz, bizde elimizden gelen her gayreti ortaya koymak zorundayız.” &lt;br /&gt;Bu ve benzeri manzaralara ülkenin her yerinde rastlanmaktadır. &lt;br /&gt; Bu ifadeyi kullanan eskimeyen siyaset duayenleri, sadece sözde değil özde de böyle davranmaktadırlar. Yerlerinden kalkıp, raflardaki tozlu dosyalarından eski dava arkadaşlarının adreslerini, telefon numaralarını gözden geçirip, kendilerince bir çalışma rotası belirleyerek destek vermeye başlamışlardır.&lt;br /&gt;İşte bende bunlara şahit olduğum için rahatlıkla demokrat mayası tutmuştur diyebilmekteyim. Vatana millete hayırlı olsun. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;U.Kepekçi-TUNALIM...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-5756530123981896169?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/5756530123981896169/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=5756530123981896169' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/5756530123981896169'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/5756530123981896169'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2011/05/demokrat-mayas-tutuyor.html' title='Demokrat mayası tutuyor'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-VwcHiHoJytM/Tb6wOJEUmQI/AAAAAAAAG4I/5brq063ZYIc/s72-c/genelbaskan.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-735162100581875605</id><published>2011-05-02T06:21:00.000-07:00</published><updated>2011-05-02T06:21:43.279-07:00</updated><title type='text'>TOPUNA BEDEL MÜTTEFİK...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-MY4opZtTMVk/Tb6v3Ijz9TI/AAAAAAAAG4A/uTJgxRQLTyM/s1600/11289.jpg" imageanchor="1" style="clear:left; float:left;margin-right:1em; margin-bottom:1em"&gt;&lt;img border="0" height="136" width="220" src="http://4.bp.blogspot.com/-MY4opZtTMVk/Tb6v3Ijz9TI/AAAAAAAAG4A/uTJgxRQLTyM/s320/11289.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PKK’yı savunanlar var&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Hükümetin Türkiye’yi yabancı şirketlere pazar haline getirdiğini söyleyen Demokrat Parti Genel Başkanı Namık Kemal Zeybek, “Dev yabancı şirketlere pazar açmak için Türkiye’de milli üretimi bitirdi” diye konuştu.  &lt;br /&gt;Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Namık Kemal Zeybek, Olay TV’de Mehmet Çatakçı’nın sorularını cevaplandırdı. Zeybek, “Türkiye bölünmek üzere, çok açık söylüyorum, son safhaya geliniyor artık. Türkiye’yi bu iktidardan kurtarmak lazım” dedi. “Bugün Meclis’te bulunan partilerden iktidar partisi, Türkiye’yi tanzim ediyor ve global kapitalin çıkarları doğrultusunda icraat yapıyor” diye konuşan DP Lideri Namık Kemal Zeybek şunları söyledi: “Global kapitalin doğrultusunda icraat yapmak demek, dünyayı bu büyük dev sermayenin çıkarlarına göre oluşturmak yani Türkiye’yi oluşturmak demek. Türkiye’yi oluşturmak ne demek? Türkiye’yi global kapitalin büyük şirketlerin, dev şirketlerin, uluslararası şirketlerin malları için uygun pazar haline getirmek. Onun için milli üretimi ortadan kaldırmak. Milli üretimi ortadan kaldıracaksınız ki dev şirketlere pazar açasınız ve kaynakları istedikleri gibi kullanmak. Amaç bu ve dünyayı tanzim etmek isteyen dev şirketler topluluğu nasıl Libya’da bir şeyler yaptıysa ve yapa geliyorsa, Mısır’da başka yerlerde yapıyorsa Türkiye ile de planları var. Türkiye ile ilgili planın en acil ve konuşulması gereken konusu şu. Çünkü artık son safhaya geliniyor. Alıştıra, alıştıra artık buraya gelindi. Toplumun geldiği şu noktaya bir bakın. Neler oluyor Türkiye’de? Terör örgütü mensuplarının, taraftarlarının partisi çok açıkça PKK’cılar, PKK’lı değil artık, PKK’yla birlikte PKK’cılar sanki Türkiye’ye el koymuş gibiler.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PKK’yı savunanlar var&lt;br /&gt;“Kapitalizmin uşaklığını yapan bir takım kalemler, PKK’nın doğrudan doğruya savunmasını yapıyorlar. Son olayda da görüldü bu ve Başbakan da bütün bunlara hizmet ediyor” diyen DP Lideri Zeybek konuşmasını şöyle sürdürdü: “Şimdi Türkiye’yi bu halden kurtarmak lazım. Türkiye bölünmek üzere. Bak çok açık söylüyorum. Son safhaya geliniyor artık. İnsanların uyanması için bunu söylüyorum. Dolayısıyla bu oyunu bozmak lazım. Bu oyunu bozmak için de bir sağ gücün, aklıselim sahibi, sağ duyu sahibi bir gücün Meclis’e girmesi lazım. Bunun için yola çıktık ve gireceğiz inşallah ama daha güçlü bir şekilde girebilmek için ittifak çağırılarımız oldu. Bizim çağırdığımız siyasi partiler olan biteni ya anlayamadılar yada işlerin içinde bilmediğimiz başka şeyler de var.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Topuna bedel müttefik&lt;br /&gt;Açıklamalarında ittifak konusuna da  giren Demokrat Parti Genel Başkanı Zeybek, “Birçok partiyle milli ittifak için görüştük. Bağımsız türkiye Partisi’yle topuna bedel bir ittifak yaptık” dedi. Namık Kemal Zeybek şöyle konuştu: “MHP ile ittifak yapmak istedik. MHP mecliste grubu olan bir parti. Madem ki milliyetçilik iddiasında bunlar insanların meydana getirdiği bir parti, barajın altında mı, üstünde mi tartışmaları var, biz ona bir güç verelim ve MHP çatısı altında ittifak yapalım dedik. Bunu derken de ‘biz bir şey talep etmiyoruz’ dedik. Ben Namık Kemal Zeybek olarak aday da olmam. Çünkü bu projeden Başbakan çıkar. Yüzde otuzları filan aşar. Bu göründü. Dolayısıyla başkan da kim oluyorsa o olsun. Yani sayın Bahçeli, Başbakanlığı filan istemiyor. Önüne fırsat geldiği zaman reddediyor. Kendisine göre haklı sebepleri olabilir. Partisinden bir başkasını çıkarıp onu Başbakan yapabilirdik. Bu Türkiye’yi kurtarma projesiydi.&lt;br /&gt;Ben talepte bulundum randevu bile gelmedi. Devlet Bahçeli bir kere daha sınavı kaybetti. Saadet Partisi, ‘hocamızın vasiyeti’ diye tutturdu gelmedi. Efendim Türkiye Partisi, Saadet Partisi dedi gelmedi. Neticede öyle bir müttefik geldi ki ısrarla söylüyorum. Bağımsız Türkiye Partisi, Prof. Dr. Haydar Baş. Bilim adamı, ekonomi konusunda dünyada ses getiren, Milli Ekonomi Modeli’nin yazarı. Milli Devlet, Sosyal Devlet kitabının yazarı. Orta Asya ‘da dolaştığım yıllarda Orta Asya’dan, Türki Cumhuriyetlerinden bana gelen ekonomi profesörlerinin takdir ettiklerini gördüğüm bir insan.&lt;br /&gt;Doğru bir model. Modeliyle, kadrolarıyla, imkanlarıyla bizim çatımız altına geldi. Ben Demokrat Parti’liyim dedi. Demokrat Partili bir ailenin zaten çocuğuyum dedi. Biz Demokrat Partiliyiz dedi ve topuna bedel.. Bakın söylüyorum topuna bedel bir ittifak oldu ve onun için söylüyorum ki artık Sur’da bir gedik açtık. Mukaddes mi mukaddes. Ey kahpe rüzgar artık ne yandan esersen es. Türkiye kuşatılmıştır Sur’la. Biz Sur’daki gediği açtık ve inşallah bu gedikten yürüyerek Türkiye kurtarılacaktır Demokrat Parti çatısı altında.” TUNALIM...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-735162100581875605?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/735162100581875605/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=735162100581875605' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/735162100581875605'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/735162100581875605'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2011/05/topuna-bedel-muttefik.html' title='TOPUNA BEDEL MÜTTEFİK...'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-MY4opZtTMVk/Tb6v3Ijz9TI/AAAAAAAAG4A/uTJgxRQLTyM/s72-c/11289.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-7490929859943992139</id><published>2011-04-25T02:52:00.001-07:00</published><updated>2011-04-25T02:53:02.166-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='seçim'/><title type='text'>GERÇEKLER SANDIĞA NE ZAMAN YANSIR?</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-sppp3d8PQhg/TbVEXv6C3YI/AAAAAAAAG08/GBGkKVIS9ys/s1600/thumb_big_103_1267.jpg" imageanchor="1" style="clear:left; float:left;margin-right:1em; margin-bottom:1em"&gt;&lt;img border="0" height="320" width="212" src="http://4.bp.blogspot.com/-sppp3d8PQhg/TbVEXv6C3YI/AAAAAAAAG08/GBGkKVIS9ys/s320/thumb_big_103_1267.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Seçime katılacak siyasi partiler adaylarını kamuoyuna tanıttı. Yavaş yavaş seçim vaatlerini de açıklamaya başladılar. Yakında da meydanlara inilecek, Televizyonlara çıkılacak, propagandalar bütün hızıyla seçime kadar devam edecek. Umuyoruz ki seçmen her geçen gün daha da bilinçlensin daha da aklıselim davransın. Ve gerçekler sandığa yansısın…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu güne kadar seçim sandıklarının toplumsal gerçeklerden çok farklı farklı etkenlerden dolayı hakikati yansıtmadığını söylemeden geçemeyeceğim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şunu peşinen söyleyelim ki benim ifade etmek istediğim şey seçim sandıklarından çıkan oyların rengiyle sayısıyla oynanarak değişiklik falan yapıldığı değildir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşanan her olayın bir görünen cephesi vardır, bir de görünmeyen, yani hazırlayan sebepler vardır. Gerçekleşen sonuçların çoğu  zaman niyetlerle bile bağdaşmadığını görürüz. Bu tamamen sosyolojik bir hadisedir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dilerseniz biraz daha açalım konumuzu:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanların genel durumuna baktığımız zaman genel bir fakirleşme, sağlıksız bir hayat ve dolayısıyla mutsuzluk tablolarının arttığına şahit oluruz. Sosyal hayattaki bu dengesizliğin, gelir dağılımındaki adaletsizliğin, yönetenler tarafından gerçekleştiğini aklı olan herkes bilir. Bu duruma sebep olanların da kendi elleriyle seçtikleri yöneticiler olduğunu, onlara verdiği oy desteğini sürdürdüğü taktirde  bu durumun asla değişmeyeceğini de bilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gün olur devran döner, değişim ve çözüm için önüne konan seçim sandığına giderken, (bazı psikolojik etkenler tarafından) 4-5 yıl çektiği acıları bir anda unutur, kendini mutsuz kılanları tekrar seçer. Buna bir mana vermekte zorlanılır ama aslında yaşanan olay tamamen psikolojiktir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanoğlu genellikle peşini sever, yani geçmiş ve gelecekten çok, yaşadığı o ana göre o anki duygu ve düşüncelerine göre davranır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu davranış biçimi yanlış olmasına rağmen, millet olarak bizde genel bir karakter yapısını oluşturmuş. Bu halimizi bilen toplum mühendisleri ve etki ajanları milletimizi etkilemenin yollarını etüt etmişler, uzun uzun araştırmışlar…Ve toplumu ona göre yönlendirmektedirler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mesela; uzun zaman karnı bir parça ekmeye doymayan bir insan düşünün…Ona aç olduğu bir anda bir parça ekmek verene karşı kalbinde bir sevgi oluşur ve ona tabi olur. Ekmek veren o el de onu istediği gibi yönlendirir. Tok olduğu o kısa süre içinde de oyunu, karnını doyuranlara vermiştir. Gelecekte kendi zararına da olsa… Karnı tekrar acıktığında iş işten geçmiştir.  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Duygularıyla hareket eden toplumlar da çoğu zaman başkalarının oyun ve oyuncağı olmaktan kurtulamamışlardır. Yukarıda işaret etmek istediğimiz, sandıktan çıkan oyların çoğu zaman gerçeği yansıtmadığı tespitinde anlatmak istediğimiz işte budur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kısır döngünün mutlaka bir yerde kırılması, duygu ile davranışın bir bütün hale gelmesi için, yaşanabilir bir toplum yapısına kavuşabilmenin yolu; milletimizi bu ve benzeri tehlikelere karşı uyarmak, en kısa zamanda iş ve aş sorununu çözmektir. Böylece toplumumuz daha bilinçli ve daha aklı selim davranacak, sandıklara da gerçekler yansıyacaktır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;U.Kepekçi-TUNALIM...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-7490929859943992139?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/7490929859943992139/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=7490929859943992139' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/7490929859943992139'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/7490929859943992139'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2011/04/gercekler-sandiga-ne-zaman-yansir.html' title='GERÇEKLER SANDIĞA NE ZAMAN YANSIR?'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-sppp3d8PQhg/TbVEXv6C3YI/AAAAAAAAG08/GBGkKVIS9ys/s72-c/thumb_big_103_1267.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-8516032989324119085</id><published>2011-04-14T01:06:00.000-07:00</published><updated>2011-04-14T01:06:15.055-07:00</updated><title type='text'>BÜYÜK İTTİFAK GERÇEKLEŞTİ</title><content type='html'>AKP'NİN BARAJI YIKILIP GİTTİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bağımsız Türkiye Partisi ile Demokrat Parti, fakirliğin tarih olacağı, milli birliğin ve beraberliğin tesis edileceği, dış politikanın Ankara’da oluşturulacağı, yeraltı zenginliklerimizin Türk halkının istifadesine sunulacağı bir Türkiye için ‘Milli Mutabakat İttifakı’nı kurarak güçlerini birleştirdi. Kurulan ittifak iktidarın en güçlü adayı olarak da öne çıkıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YENİ PARTİLER BEKLENİYOR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gazetecilerin ittifak için çağrılan başka partiler olup olmadığını sormaları üzerine DP Lideri Zeybek, ‘’Çağırdığımız partiler var. İttifaka girmeye bir adım kalmış partiler var. Kesinleşince açıklayacağız. Biz Türkiye’nin bölünmemesini isteyen, milli birlikten, vatanın birliğinden yana tüm partileri bu kutlu, mutlu, bu milli ittifaka çağırıyoruz” dedi. Açıklamaların ardından Celal Bayar Köşkü önünde toplanan BTP ve DP’liler ittifak lehinde sloganlar attı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Namık Kemal Zeybek ile Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, 12 Hazirandaki milletvekili genel seçimlerinde DP çatısı altında ‘Milli Mutabakat İttifakı’nı tesis etti. Zeybek ile Prof. Dr. Haydar Baş, önceki gün Ankara’da tarihi Celal Bayar Köşkü’nde ortak basın toplantısı düzenleyerek, kurulan ‘ittifak’ı kamuoyuyla paylaştı. Toplantıda konuşan Zeybek, bugün ‘çok hayırlı’’bir iş yaptıklarını, Prof. Dr. Baş ile birlikte DP çatısı altında seçime girme kararı aldıklarını bildirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘Milli duruş sahipleri’ biraraya geldi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Demokrat Parti Genel Başkanı Namık Kemal Zeybek, ortak basın topalntısında şu tarihi konuşmayı yaptı: “Yıllardan bu yana bunu ifade etmeye çalışıyorum. Türkiye büyük bir tehdit ve tehlike ile karşı karşıyadır. Türkiye bölünme sürecine doğru sokulmaktadır. Türkiye’de ne yazık ki, orta sınıf yok edilmekte ve aşırı zenginlerle sefalet içinde işsiz ve yoksul insanların meydana getirdiği tehlikeli bir bölünme vardır. Çok zenginler arasında mesela İshak Alaton gibi birileri de, yine Cem Boyner gibi başka biri de Türkiye’nin bölünmesi için hazır olduklarını ifade eden sözler ortaya koymaktadırlar. AKP iktidarı da bütün bunların müsebbibidir. Ortaya atılan başkanlık sistemi, Amerikanvari başkanlık sistemi tasarısı ve teklifi de sonunda federasyon haline ülkeyi getirip Türkiye’yi bölünme sürecine sokacak projenin son adımıdır. Dolayısıyla böyle bir durumda milli duruş sahibi; milli, manevi ve insani değerlere bağlı, Türkiye’nin birlik ve beraberliğinden yana olan siyasi partilerin bir ittifak yaparak Meclise büyük bir güç şeklinde girmeleri ve bunu da bir iktidar projesi olarak ortaya koymaları gerektiğini ifade edip duruyoruz. Değerli Hocamız, benim gençlikten beri arkadaşım, hürmet ettiğim bir insan, hem alim, hem maneviyat büyüğü, hem de profesör doktor, ekonomi konularında da bütün dünyada yankılar uyandıran Milli Ekonomi Modeli adlı kitabın yazarı, değerli, büyük insan, çok güçlü bir partinin genel başkanı olan, ismiyle müsemma, Bağımsız Türkiye Partisi’nin Genel Başkanı olan değerli dostumuz bu çağrımıza bizden daha önce ve bizden etkili bir şekilde karşılık verdi ve bugün şu anda tarihi bir an inşallah gerçekleşiyor. Dolayısısyla Celal Bayar Köşkü’nde bu ittifak ilanını yapıyoruz. İnşallah Demokrat Parti bayrağı altında, zaten demokrasi mücadelesi veren değerli Hocamızla ve kadrolarıyla birlikte seçime girme kararı aldığımız ilan ediyoruz. Allah hayırlı etsin.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prof. Dr. Baş: Tarihi bir gün&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş da, ortak basın toplantısında yaptığı konuşmada, yeni bir İstiklal Mücadelesinin başlatıldığını belirterek, şu şekilde konuştu: “Çok Kıymetli Genel Başkanım, Yüce Milletim, Siz Kıymetli Dostlarım ve Arkadaşlarım. Hakikaten bugün burada bir tarih yazılıyor. Öyle bir kutsal mekanın önündeyiz ki, burası İstiklal ücadelesini veren Merhum Celal Bayar’a ait, onun adını taşıyan bir bina. Herhalde bundan olacak ki, yeni bir İstiklal Mücadelesinin başlangıç kararı ittifak çalışmasıyla şu anda burada veriliyor. Yüce Milletimin çok iyi bilmesi gereken bir husus var. Muhterem Bakanım, Sayın Genel Başkanımın ifade ettiği üzere ülkemiz gerçekten bölünme tehdidiyle karşı karşıyadır. Başkanlık sisteminin ne olduğunu bilenler, mutlak surette devletin federasyon yapısına kavuşması gerektiğini de rahatlıkla bileceklerdir. Federatif yapıdan oluşan federasyonun başkanlığa gitmesi üniter yapılı bir milletin ve devletin hezimetidir. Bütün devletlerin nihai hedefi, üniter yapılı bir bütünlüğe kavuşmaktır. Bu bizim hayatımızın tarzı iken kalkıp ülkeyi parça parça haline getirmek hiçbir siyasinin akıllıca vereceği bir karar değildir. Gel gör ki iktidar partisi Genel Başkanı, Sayın Başbakanımız başkanlık sistemine gideceğini, daha seçime gitmeden bütün dünyaya deklare etti. Bu ‘Ey millet, Türkiye mutlak surette bölünecektir’ mesajıdır. İşte biz bu tehdidi görerek Sayın Başkanımın ve arkadaşlarının çağrısına, benim de daha evvel hukukum olduğu Orman Bakanımız Hasan Ekinci beyin tavsiyesiyle düşündük, arkadaşlarımızın önüne bu meseleyi koyduk. Tek başına bir partinin bugün Meclis’e girebilme ihtimalinin az olduğu ama iki ya da üç partinin ciddi bir sinerji oluşturacağı, hele sağlam bir programla çıkarsa iktidarın mutlak surette rakibi olacağı düşüncesine vardık. Bunun üzerine kıymetli Genel Başkanımın davetine iştirak ettik ve bu Milli Mutabakat İttifakına ‘evet’ dedik. Allah Milletimiz için hayırlı, uğurlu ve mübarek etsin. Bakınız burada şunu ifade edeceğim. Türkiye tarımda, hayvancılıkta, ormancılıkta, ticarette, sanayide bitmiştir. Yeraltı varlıklarımız ecnebi güçlere peşkeş çekilmiştir. Artık bunlara ‘Yeter, Söz Milletindir’ diyerek, Merhum Menderes’in sloganıyla dur demenin zamanı gelmiştir. Bu ittifak iktidara namzet oluştur. Milletimize hayırlı ve uğurlu olsun. Diğer partili kardeşlerimi bu ittifaka burada Genel Başkanımın müsaadesiyle davet ediyorum.” TUNALIM...&lt;br /&gt;Haberin videosu için lütfen tıklayınız.erç&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=lu_aGoIGIYw"&gt;http://www.youtube.com/watch?v=lu_aGoIGIYw&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-8516032989324119085?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/8516032989324119085/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=8516032989324119085' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/8516032989324119085'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/8516032989324119085'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2011/04/buyuk-ittifak-gerceklesti.html' title='BÜYÜK İTTİFAK GERÇEKLEŞTİ'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-8658969165979957935</id><published>2011-04-05T05:49:00.000-07:00</published><updated>2011-04-05T05:49:15.151-07:00</updated><title type='text'>Basiret esintisi kasırgaya dönüşürse</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-15vLu2GfIB4/TZsPvi6cdkI/AAAAAAAAGsc/Nyc4c9tFP3U/s1600/bayrakinmez6lq.jpg" imageanchor="1" style="clear:left; float:left;margin-right:1em; margin-bottom:1em"&gt;&lt;img border="0" height="283" width="320" src="http://4.bp.blogspot.com/-15vLu2GfIB4/TZsPvi6cdkI/AAAAAAAAGsc/Nyc4c9tFP3U/s320/bayrakinmez6lq.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Canım ülkemin, cennet vatanımın candan insanları olup bitenleri sorgulamaya başladılar.&lt;br /&gt;Söz konusu basiret dalgasının işaretlerini yakın çevremizde hissedebiliyoruz artık.&lt;br /&gt;Dış politikada tamamen haçlı dünyasının dümen suyuna girildiği artık yüksek sesle çay ocaklarında konuşuluyor.&lt;br /&gt;"NATO’nun Libya’da ne işi var?" balonunun sadece on beş gün içinde patlamış olması vatandaşın beyninde bomba gibi patladı.&lt;br /&gt;"Bu zikzakların, bu ani dönüşlerin sayısını unuttuk" diyenlerin sayıları her geçen gün çığ gibi büyüyor.&lt;br /&gt;Bizim tarihimizde, örfümüzde ve geleneğimizde haçlı ile beraber olup Müslüman’a vurmak yoktu, bunlar icat ettiler tarzındaki cümleler her sokakta artık kulağımıza çalınan cümlelerden.&lt;br /&gt;"Bizim kitabımızda zulmü alkışlamak, zalimlerle iş tutmak yazmaz, bunlar hangi kitaba göre amel ediyorlar?" sorusu komşu esnafların karşıdan karşıya birbirlerine sordukları sorular zincirinden.&lt;br /&gt;Sokağın teröre, teröriste teslim edildiği, devletin itibarının yerlerde süründürüldüğü, bu yoksul milletlin vergileri ile maaşları ödenen millet vekillerinin devletin polisini tokatladığı, kamu araçlarını taşladıkları vatandaşın canını fena halde sıkmış vaziyette.&lt;br /&gt;Vatandaşın canını bundan daha fazla sıkan ise, herkese laf yetiştiren, herkesle laf yarıştıran iktidar kadrosunun sokaktaki terör karşısında dut yemiş bülbül rolünü oynamaları.&lt;br /&gt;Vergiler, vergi cezaları, faizler, faiz borçlarının faizleri, her geçen gün kabaran faturalar, akar yakıta, dolayısıyla hayatın tamamına gün aşırı gelen zamlar…&lt;br /&gt;Atama bekleyen yüz binlerce vatan evladı öğretmen adayları ile alay edercesine yurt dışından öğretmen ithal edileceği söylentileri ve kararları…&lt;br /&gt;Daha sayfalarca yazabileceğimiz olumsuzlukları, çevrilen dolapları ve düzenbazlıkları artık yandaş medyanın da saklayacak gücü kalmadı.&lt;br /&gt;Paspas gazeteleri dolma gibi manşetlerle "iyi yoldayız" dolmasını yutturmaya çalışsalar da artık vatandaş yaşadıklarına bakıyor, kasasına bakıyor, kesesine bakıyor, köydeki, kentteki, mahalledeki ve sokaktaki asayişe huzura bakıyor.&lt;br /&gt;Yavaş yavaş basiret esintileri başlamış vaziyette.&lt;br /&gt;Esmeye başlayan basiret yelleri bir de kasırgaya dönüşürse, dokuz senedir milletin anasını ağlatanlar, memleketin çivilerini sökenler sandığa gömüleceklerdir.&lt;br /&gt;Yalancının mumu daha ne kadar yanacak ki?...  &lt;br /&gt;A.Karaca-TUNALIM&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-8658969165979957935?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/8658969165979957935/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=8658969165979957935' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/8658969165979957935'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/8658969165979957935'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2011/04/basiret-esintisi-kasrgaya-donusurse.html' title='Basiret esintisi kasırgaya dönüşürse'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-15vLu2GfIB4/TZsPvi6cdkI/AAAAAAAAGsc/Nyc4c9tFP3U/s72-c/bayrakinmez6lq.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-2220954709513859134</id><published>2011-03-29T05:33:00.000-07:00</published><updated>2011-03-29T05:33:53.779-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='seçim'/><title type='text'>ÇÖZÜMÜ OLMAYANLAR DEMAGOJİ YAPIYOR</title><content type='html'>Acil çözüm bekleyen sorunların çözümsüz kaldığına dikkatleri çeken Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, "milli çözümü olmayan partilerin tek yapacağı iş demagojidir" dedi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12 Haziran seçimleri yaklaştıkça sorunların çözümüne dair ülkede atılan bir adım yine yok. Bu konuda Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'tan dikkat çekici değerlendirmeler geldi. Prof. Dr. Haydar Baş milli çözümü olmayan partilerin tek yapacağı iş demagojidir" dedi. Prof. Dr. Baş şöyle konuştu: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Ekonomi konularında insanlarımızın veya partilerimizin konuşabilmeleri için mutlak surette bir hazırlıklarının olması lazım. Sizin şimdi hiçbir hazırlığınız yok neyi konuşacaksınız ki. Dolayısıyla siyasilerimizin partilerini kurma aşamasında 'ben bu insanlara ne verebilirim, yani vatandaşıma ne verebilirim' bunun hazırlığını yapıp dosyalar haline getirmesi ve kendi anlayışına göre bir tez oluşturması lazım. Ama bakıyoruz siyasi partilerimize ki basmakalıp Amerika'dan, Avrupa'dan duyduklarını gördüklerini Türkiye'ye taşıyorlar, sanki oranın şartları burada varmışçasına meseleleri olduğu gibi konuşmaya çalışıyorlar. Üç yıl geçiyor, beş yıl geçiyor vatandaşın beklentileri tamamen havada kalıyor."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seçmen plana programa bakmalı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vatandaşın oy verdiği partinin kendi sorunlarına yönelik bir planı, projesi var mı, yok mu diye sorması gerektiğini söyleyen BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş şöyle konuştu: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Vatandaşımız bakacak, eğer tarımla uğraşan bir çiftçi ise diyecek ki; 'benim ekmemde, biçmemde, pazarlamamda, tohumu almamda, tarlamı sürmemde bu adamın bana kazandıracağı bir şey var mı?' Bu işin sahibi o olduğuna göre 'şunların, şunların olması lazım' diyecek. Bunların kaçta kaçını veriyor, kaçta kaçını vermiyor? Bunu sorduğu zaman görecek ki yüz meselesi varsa, yüz meselesinin hiçbir tanesine cevap bulamaz. Şimdi geliyor bu kardeşimiz yüz probleminden bir tanesine bile çözüm getirmeyen o insanla sandıkta buluşuyor ve beraber oluyor. Ondan sonra diyor ki; 'üzümüm satılmadı, çayım satılmadı, tütünüm satılmadı, buğdayım satılmadı, mısırım para etmedi.' Elbette zarar edersin, oy verdiğin partiler sana bu hazırlıkla gelmedi ki, sana bir defa bundan bahsetmedi ki. Onun için bizim bu olayı çok iyi görmemiz lazım."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüketimi desteklemek işlerine gelmiyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'nin içinde bulunduğu sorunlardan çıkmasının Milli Ekonomi Modeli'nin tüm yönleriyle uygulanmasıyla mümkün olabileceğini ifade eden BTP Genel Başkanı bugüne kadar dünya üzerinde uygulanan iktisat sistemlerinin fakiri, fukarayı düşünmediğini söyledi. Prof. Dr. Haydar Baş konuşmasını şöyle sürdürdü: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Bugüne kadar dünya, işine gelmediği için tüketimi devreye koymamıştır. Devamlı üretim mantığı üzerinden yola çıkmıştır. Niye? Kazanan daha fazla kazansın diye. Hiç kimse fakiri, fukarayı, garibi düşünmedi. İşte biz bütün bunları yıkma noktasında dedik ki, 'hayır bu yanlış' sürekli büyüme olması için mutlaka tüketimin olması lazım. Tüketimin olduğu yerde mutlaka üretim olur. Niye? Adam pazar buldu. İmal etti geldi sattı, ikincisini yapacak, üçüncüsünü yapacak. Ama şimdi imal ediyor geliyor pazara müşteri almıyor, elinde kalıyor, bu sefer iflaslar başlıyor. Bunun sona ermesi için modelimizin sadece Türkiye'de değil, bütün dünyada hâkim olması lazım. Onun için dikkat ederseniz bütün devletler bizim modelimizden görüş alıyorlar artı bendeki programı, projeyi, tezi kendi aralarında pay ediyorlar uygulamaya çalışıyorlar. Türkiye'de de bunu yapmaya başladılar sağ olsunlar ama ben onların yerinde olsam kaynağını gösteririm derim ki; 'işte bu filancanındır teşekkür ediyoruz'. CHP'li arkadaşımıza bu Haydar hocanın projesidir dendiği zaman 'tabi o bizim hocamız' dedi. Elbette bunu söyledikleri zaman biz de mutlu oluyoruz. Niye? Ben milletime hizmet ettim diye. Ben isterim ki, IMF'ye gitmesinler elbette bana gelsinler. Avrupa Birliğine, Amerika'ya gidip el açmasınlar bana gelsinler bizim istediğimiz bu zaten."TUNALIM...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-2220954709513859134?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/2220954709513859134/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=2220954709513859134' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/2220954709513859134'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/2220954709513859134'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2011/03/cozumu-olmayanlar-demagoji-yapiyor.html' title='ÇÖZÜMÜ OLMAYANLAR DEMAGOJİ YAPIYOR'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-6214942961936192789</id><published>2011-03-07T23:32:00.000-08:00</published><updated>2011-03-07T23:32:10.750-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='politika'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='iktidar'/><title type='text'>SİZ İKTİDARDA İKEN....</title><content type='html'>İş sahibi işini aş sahibi de aşını kaybetmişse… &lt;br /&gt; Milletin önüne koyduğunuz çorbadan çıkan taşlar yüzünden diş sahibi dişini, yaşattığınız hayal kırklıkları nedeni ile düş sahibi de düşünü kaybetmişse… &lt;br /&gt; Alabora ettiğiniz kültürel hayat nedeni ile, korkunç bir girdaba dönüştürdüğünüz ekonomik şartlar sebebi ile yuvalar yıkılmış, boşanmalar artmış ve yüz binler, nice yüz binler eşini kaybetmişse… &lt;br /&gt; Topluma musallat ettiğiniz modern günah yolları nedeni ile, yediden yetmişe yaygınlaştırdığınız faiz bataklığı sebebi ile nice yüz binler, nice milyonlar ibadet aşkını, ibadet hazzını ve huşuunu kaybetmişse… &lt;br /&gt; Bin yıldan beri bu topraklarda Tevhid akidesinin bayraktarlığını yapmış olan bu milletin arasına “dinler arası diyalog, İbrahim’de  buluşalım” türünden fitne fesat tohumlarının ekilmesi yüzünden nice milyonlar Sıratı Müstekim’i  bulacak ışığını yitirmişse… &lt;br /&gt; Küresel tefecilerin değirmenine su taşıyacak tarzda uyguladığınız ekonomik politikalar nedeni ile bu toprakların gerçek sahibi olan bu millet hem pilavından hem de kaşığından olmuşsa… &lt;br /&gt; Siz iktidarda iken… Bölücüler bayram etmiş, bölücülerin başları göğe yetmiş, bölücülük de ciddi ciddi para etmişse… &lt;br /&gt; Anadolu coğrafyasının hazineleri tırlar ile, trenler ile dışarıya gitmiş,götürülmüş ise… &lt;br /&gt; Uçsuz bucaksız Anadolu yaylalarında, mümbit ve sulak ovalarında hem tarım ürünlerinin, hububat çeşitlerinin hem de koyun ve sığır sürülerinin nesli kurutulmuş ise… &lt;br /&gt; Ektiğinden biçtiğinden, büyütüp beslediğinden hep zarar eden köylüye çiftçiye sonunda tarlası çayırı sattırılmış ise… &lt;br /&gt; Siz iktidarda iken… &lt;br /&gt; Tarih boyunca hiçbir dönemde onurundan, gururundan, şeref ve haysiyetinden asla taviz vermemiş olan bu aziz millete, yanlış dış politikalar yüzünden nice tarifsiz acılar tattırılmış ise… &lt;br /&gt; Acı üstüne acı yaşatılan milletimize her acısı yeni bir acı ile unutturulmuş ise… &lt;br /&gt; Nice mutlak ayıplar, mutlak kayıplar, mutlak zarar ve hezimetler modern sihirbazlar aracılığı ile zafer diye yutturulmuş ise… Elinize mikrofonu alıp kameralara karşı da dönerek; “Neredeeeeen Nereye…” naranızı ata bilirsiniz. Kızarmak mı? Ne kaldı ki kızaracak? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;A.Karaca-TUNALIM....&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-6214942961936192789?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/6214942961936192789/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=6214942961936192789' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/6214942961936192789'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/6214942961936192789'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2011/03/siz-iktidarda-iken.html' title='SİZ İKTİDARDA İKEN....'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-264209055384281210</id><published>2011-03-04T00:15:00.001-08:00</published><updated>2011-03-04T00:15:40.802-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='libya'/><title type='text'>DEVRİM’ DEĞİL, PAYLAŞIM SAVAŞI!</title><content type='html'>Hala tarafım Trablus’dan evlenmiş. Libyalı akrabalarımız var.  İçim yanarak ekrandaki görüntülere bakıyorum… BBC, Bingazi’den,   parçalanmış vücutları ekrana taşıyor.  Kanla yıkanmış insanların çıplak bedenleri özel teknikle saklanıyor… El Cezire de CNN de öyle yapıyor..Hani izleyenleri rahatsız etmemek adına!   Ne kadar insanca!!! &lt;br /&gt;Önce  bir ülkeyi başından ayağına kendine bağlayacaksın. Yıllarca tüm kılcal damarlarına yerleşip neyi var neyi yok el koyacaksın.  Eğitip şekillendirdiğin ve hertürlü zülmüne  destek verdiğin  diktatörleri karabasan gibi o ülkelerin başında tutacaksın. &lt;br /&gt;Kaddafi gibileri önce bombalayıp sonra yola getirecek, petrol anlaşmalarıyla işine bakacaksın. &lt;br /&gt;2008’de  165 milyon dolarlık silah satacaksın. (ABD- General Dynamics) &lt;br /&gt;2010’da 200 milyon dolarlık silah daha kakalayacaksın. (İngiltere) &lt;br /&gt;Tüm Afrika’ya yaydığın  Blackwaters ya da Xee firmalarında ‘çalıştırdığın’ aç işsiz Afrikalılardan PARALI  ORDULAR kurup ‘gereken yerlere’ yollayacaksın! &lt;br /&gt;Kaddafi’nin her biri  kendine özel orduya sahip oğullarından Hamis, kendi halkını kana boğarken, Beyda kentinde,   Uganda ve Zimbabwe’den getirtilen paralı askerlerden de yardım aldığı ajanslara düştü. &lt;br /&gt;*-*-* &lt;br /&gt;Bizim ekranlarda birileri, ‘dış politika uzmanı’ meslekdaşlar ‘devrim’den sözediyor.  Ortada sokaklara dökülmüş  halklar var. 30-40 yıldır aç bırakılmış ve baskı altındalar.  Ve bir anda sokaklara çıktılar. Ve ardı ardına Kuzey Afrika ülkeleri tek tek düğmelerine basılmışcasına patlamaktalar… &lt;br /&gt;Ekranlardan ‘live’ (canlı) yayınla devrim! Habere mi meraklısınız, izleyin! 24 saat. &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Bunun adı: ‘Demokrasi ihracati’! &lt;br /&gt;Yahu bunlar değil miydi, Mübarek’i, Kaddafi’yi, Bin Ali’yi, Prens Salih’i  ve daha nicelerini abad eden? &lt;br /&gt;Bir anda mı ‘DEMOKRASİ’ akıllarına geldi.. Tüm batı odakları Libyalılar kan kırmızıya dönerken, yarım ağız ‘Yeter ama  kandökülmesin!’ diyor. Konuşurlarken ağızlarından her kelime zar zor çıkıyor. Akıllarında ‘nüfus kontrolü! Ne de olsa Afrika çok doğurgan, açlık bile nüfus artışını durduramıyor! &lt;br /&gt;Bizimkiler dut yemiş bülbül! Hepsi ‘Big Brother’ın konuşmasını bekliyor!. &lt;br /&gt;Biz biliyoruz! Bu daha bir başlangıç… Daha çok kan dökülecek, şimdiye kadar destekledikleri diktatörler deliğe süpürülecek,  silahlar satılacak, paralı ordular kıyım yapacak. Aç aça öldürtülecek, haritalar değişecek, sonra ‘demokrasi’ gelecek. &lt;br /&gt;Deli  diktatörlerin sonu geldi. Arap ülkelerini artık   akıllı bankerler yönetecek.  ‘Türkiye modeli’  demiyorlar mı? Onların dilinde bu, ‘çağdaş ’ sömürü sistemlerine ‘entegre’ olmak demek. &lt;br /&gt;Küresellerin hesaplaşması &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Düğmeye basıldı. Çünkü kumar ekonomisi zorda! Para bitti. Ekonomi batakta. Amerikan halkı Wisconsin’de sokaklara döküldü,  Libya yanıyor bir şey mi?! &lt;br /&gt;Şimdi  küresel sermaye için paylaşım zamanı! . &lt;br /&gt;Kuzey Afrika’da halklar ölürken  aslında küresel sermaye gırtlaklaşıyor… &lt;br /&gt;Kumar ekonomisiyle ve savaş çıkararak  dünyaya hakim olmaya çalışan Washington, İngiltere’yi suçluyor. ‘2007’den beri bir yığın ticari anlaşmayla Kaddafi’yi sen meşrulaştırdın!’ diyor. &lt;br /&gt;İngiltere sessiz ve derinden yaptığı hazırlıkların meyvalarını alırken, dışişleri bakanı William Hague,  timsah gözyaşlarıyla Kaddafi’nin İngiltere’de okuyan  oğlunu arayıp, ‘kaygılarını’ iletiyor! &lt;br /&gt;Dünyayı paylaşan iki güç odağı Kuzey Afrika ve Ortadoğu üzerinden paylaşım savaşında. &lt;br /&gt;Kullanılan Afrika’nın fakir halkından derlenmiş paralı askerler! Hepsi küresel şirketlerin bordrosunda! &lt;br /&gt;Ölenler, sokağa dökülen , Tunuslu, Faslı,  Mısırlı, Yemenli, Bahreynli, Ummanlı, Libyalılar! &lt;br /&gt;Gelecek ne yazıkki,  yeni Iraklar, yeni Filistinler, yeni Afganistan Pakistanlar!  &lt;br /&gt;Bu daha bir başlangıç.  Malum ‘Fas’dan Pakistan’a  karışacaktı’ ya  ortalık…Chevron’un memuru Condolezza Rice Dışişleri bakanı olunca öyle demişti… &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Bu mu devrim dalgası? &lt;br /&gt;‘Bu bir devrim dalgası!’ diyen arkadaşlar, nerede bu devrimlerin liderleri? &lt;br /&gt;Nerede örgütlenmiş işçi köylü kitleler? Nerede ‘Tam bağımsızlık’ sloganı? Nerede ufkun ötesini görenler? &lt;br /&gt;Nerede  kanlı diktatörlerin iplerini tutan ABD ve İngiliz emperyalizmine lanet okuyanlar? &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Mısır zonkladı, kanadı, günlerce Tahrir meydanında yattı Mısırlı.  Şimdi evinde. Yine aç, yine 30 dolar maaşı. Tabii alabilirse.  İktidar koltuğunda Mübarek yok artık. Kaddafi’nin saray/çadırı da geçmişte kaldı. Tunus’da Zeynel Bin Abidin’in koltuğu  ABD damgalı  generallerin altında! &lt;br /&gt;Oysa devrim değiştirir. Hem de kökünden. Olan,  geçen yüzyılın ilk yarısında dünyanın hakimi olan İngiltere merkezli küresel sermayenin , ABD merkezli küresel çeteyle hesaplaşmasıdır. Yeniden paylaşım savaşıdır.. &lt;br /&gt;Güç çatışması İzlanda’dan başlamış, Baltık, Karadeniz, Kafkasya,  Ortadoğu, Kuzey Afrika’ya dayanmıştır. &lt;br /&gt;Artık bir gün  bir yıl gibidir!  Güç merkezi vahşi batıdan kuzey Avrupa’ya doğru geçmektedir. Artık Washington’dan çok Londra’nın sesi gürleyecektir. &lt;br /&gt;Yıllarca işkence altında yaşayan ve şimdi de kanayan bu ülkelerde son yıllarda istihbarat merkezlerinin dağıttığı yüzlerce milyon doları takip edin.. Gerçeği bulacaksınız… &lt;br /&gt;Küresel  çetenin akıl hocası Z. Brezezinski  yol haritasını çizmişti! ‘Küresel politik uyanış’ (Global Political Awakening) sağlanacak, bu iletişim teknolojileri kullanılarak önce eğitimli kesimde yankı bulacaktı. Aynı anda hem iktidar hem muhalefet şekillendirilecekti. Televizyondan twittera kadar milyonlar yönlendirilecek, gerisini  muhalif gruplar, liderler, ABD patentli öğrenci grupları , STK’lar halledecekti. ‘Demokratikleşme’ ana slogan olacaktı. &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Arap ulusları ‘özgürleşecek’ ve  DEMOKRATİKLEŞECEKti. &lt;br /&gt;AMA Dünya Bankası’na bağımlılıkları daha da pekişecek şekilde…Bunun için ne gerekirse yapılacaktı. &lt;br /&gt;Ilımlı islam seçeneğinden, hristiyan çağdaşlığa kadar uzanan bir yelpazede! &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;*-*-* &lt;br /&gt;Yazımın sonuna geldiğimde BBC ekranında sırıtan  Libya BP temsilcisi! ‘Yetkililer değişir, kimin kim olduğunu anlamak zaman alır ama iş devam eder!’ diyor… &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Banu AVAR     &lt;br /&gt; banuavar@superonline.com&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-264209055384281210?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/264209055384281210/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=264209055384281210' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/264209055384281210'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/264209055384281210'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2011/03/devrim-degil-paylasim-savasi.html' title='DEVRİM’ DEĞİL, PAYLAŞIM SAVAŞI!'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-8256523847931697607</id><published>2011-02-20T02:53:00.000-08:00</published><updated>2011-02-20T02:53:05.314-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ekonomi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='siyaset'/><title type='text'>TUNALIM DİYOR Kİ:</title><content type='html'>"Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) lideri Haydar Baş'ın çözüm reçeteleri hep ilgi çekicidir.. BTP ve liderine matbuat tarafından sistemli bir perdeleme uygulanıyor, söyledikleri duyurulmuyor.. Buna rağmen BTP lideri birebir konferanslarla önemli kalabalıklara hitap ediyor..&lt;br /&gt;Kendisine en çok sorulan da elbette ki ekonomik çözümleri..&lt;br /&gt;BTP lideri konferanslarında, ekonomik sunum olarak diyor ki:&lt;br /&gt;“Devletlerin yıllık muhasebesi vardır, bu yıllık muhasebede devletlerin kazancının adına gayri safi milli hasıla denir, yani yıllık kazancı denir. Türkiye'nin aşağı yukarı bir kaç yıldan beri kazandığı servet 1 trilyon ve onun üzerinde bir serveti var ama bu kazandığımız servet elimizde nakit para değil, emtia mal. İşte devletler, bunun karşılığında bağımsız olan devletler bu gelirin karşılığında yıl sonunda para basma hakkını elde ederler. Bu kazandığı paranın, servetin % 35'ini en az ekonomi kurallarına göre basmaya hak kazanırlar. Amerika gibi devletler bunu % 100 nispetinde basar, % 300 basar ne kazandı 10 trilyon, 20 trilyon para basar hiç kimse de kalkıp niye sen bastın bu parayı diyemez. Şimdi Amerika'nın bu çapta para basmasının nedeni o. Para basmayan devletler kendi gelirinin karşılığında, para basmayan devletlerin kârını kendi kârı gibi görür. Onların karşılığında işte o fazlalık olan parasını basar, atıyorum bundan 50 milyar dolar, 70 milyar dolar neyse ne kadar isterse Türkiye'ye verir, Türkiye bunu kasasına koyar, hazinesine koyar. Ne var hazinede 70 milyar dolar bu kadar para basma hakkına sahip olur. Kim? Türkiye... Doları kasaya koyacağız, onun karşılığında parayı basacağız, bu ne demektir; adam bizim emeğimize, üretimimize karşılık bize borç verdi, biz kasamıza koyduk bu kadar serveti de ona bedava verdik onun kağıdına karşılık servetimizi verdik. Onun için Türkiye'nin kalkınması mümkün değil, sen her sene kazandığını bedava ikram ediyorsun. Türkiye'de şu anda uygulanan para politikası müstemleke politikasıdır, esir bir devlet politikasıdır...”&lt;br /&gt;Bu sözlere itirazı olan ne diyebilir?.."TUNALIM&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-8256523847931697607?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/8256523847931697607/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=8256523847931697607' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/8256523847931697607'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/8256523847931697607'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2011/02/tunalim-diyor-ki.html' title='TUNALIM DİYOR Kİ:'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-8824355536149868168</id><published>2011-02-20T02:29:00.001-08:00</published><updated>2011-02-20T02:29:48.961-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ekonomi'/><title type='text'>BTP İKTİDARINDA,DEVLET MİLLETE ÇALIŞACAK</title><content type='html'>BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, Bağımsız Türkiye Partisi’nin Milli Devlet anlayışında devletin vatandaşa çalışacağını ifade etti &lt;br /&gt;Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, partisinin projelerinin çıkış noktası olan temel prensipleri anlatarak, “Bizim devlet anlayışımız, mantığımız ne kapitalizme, ne de sosyalizme uyar” dedi. Prof. Dr. Baş, şunları söyledi: “Sosyalizm de millet devlete çalışır. Devlet de işine geldiği kadar millete dağıtır. Kapitalizm ise 5 - 10 kişiye çalışır. Devletin topladığı vergileri o 5 - 10 kişi yer. Bağımsız Türkiye Partisi’nin Milli Devlet anlayışında ise devlet vatandaşa çalışır. Anlaşıldı mı? Peki devlete kim çalışacak? Bütün mülk onun... İnsanlar da, arazi de, vatan da onun... O bunları çalıştırmasını biliyorsa, dünyanın en zengin varlığı da odur. Biz bunu çalıştırmasını bilen bir ekibiz. Bunda hiçbirinizin kuşkusu olmasın. Bu dediklerimizin tamamını da Allah nasip ederse hayata geçireceğiz.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açılım politikası ülkeyi bölünmeye sürükledi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prof. Dr. Haydar Baş, Hükümetin hayata geçirdiği açılım politikalarının Türkiye’yi bölünmeye sürüklediğini bildirerek, “Hükümet açılımla Güneydoğu problemini çözeceğini söylüyor. Onlar bu işi bilmiyor, bu işten de anlamazlar. Yaptıkları şey, imtiyaz tanımaktır. İmtiyaz tanıma olayı ise ülkeyi böler, Allah korusun millet birbirini kırar. Bu olmazsa da, ayrı ayrı devletçikler ortaya çıkar. Şimdi bu işin arkasında ABD var, Avrupa Birliği ülkeleri var. Siyaset bunu görsün, ona göre adımlarını tedbirli atsın. Bu ana kadar yaptığı yanlışlardan geriye dönsün.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte terörü çözecek reçete&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, ‘terör sorunu nasıl çözülür’ sorusuna da cevap verdi. Milli Ekonomi Modeli’nde yer alan başta vatandaşlık maaşı olmak üzere diğer sosyal devlet uygulamalarıyla vatandaşlarımızı terör örgütünün istismar etmesinin önüne geçeceklerini vurgulayan Prof. Dr. Baş, şöyle konuştu: “Biz Allah nasip ederse, bilhassa Güneydoğu’da bu uygulamayla birlikte dağa çıkan gençliği artık kendi bölgesinde, kendi köyünde ya da mahallesinde tutacağız. Niye? Dağa çıkmaya vakti olmayacak ki... İşi olacak, aşı olacak, maaşı olacak. Anasının, babasının, kardeşinin kısaca hepsinin geliri olacak.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsteyen herkes üniversiteli olacak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, vatandaşlık maaşının ardından teröre çözüm olarak eğitim politikasına dikkat çekerek, şunları söyledi: “Yüksekokul okumak, üniversiteye gitmek isteyen herkese Allah nasip ederse üniversite kapıları açık olacak. Şimdi duyuyorum ki, YÖK’te bazı üyeler bazı meslekler hariç üniversiteye başvuranların tamamına yüksek eğitimin kapılarının açılması gerektiğini söylüyor. Ben bu sözü söylediğim zaman ‘nereden öğretim görevlisi bulacaklar, nereden binayı bulacaklar?’ diye soruyorlardı. Haydar Hoca ne kadar güçlü bir eğitimci, görüyor musunuz? Sağ olsunlar, anladılar, amel edecekler ama siyaset müsaade etmiyor. Beni beklesinler?” TUNALIM...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-8824355536149868168?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/8824355536149868168/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=8824355536149868168' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/8824355536149868168'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/8824355536149868168'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2011/02/btp-iktidarindadevlet-millete-calisacak.html' title='BTP İKTİDARINDA,DEVLET MİLLETE ÇALIŞACAK'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-1608773785893002818</id><published>2011-02-20T02:06:00.000-08:00</published><updated>2011-02-20T02:06:41.975-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='politika'/><title type='text'>Amerika Deyince Tir tir Titreyenler!</title><content type='html'>ABD'nin son Ergenekon tutuklamalarına tepkisi yeni gelişmelere gebe. Amerika cephesinden ilk tepki Ankara Büyükelçisi Francis Ricciardone’den geldi.  Büyükelçi şaşırtıcı bir açıklama yaptı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ABD Büyükelçisi Ricciardone, Oda TV'ye yapılan baskınla ilgili olarak, "Türkiye’de hükümet özgür basını desteklediğini söylüyor. Bir taraftan özgür basından söz ediliyor diğer taraftan gazeteciler gözaltına alınıyor, bunu anlamıyoruz" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hükmet cenahından anında cevap geldi. Hüseyin Çelik ve Bülent Arınç  "İçişlerimize karışamazsınız” buyurdular! Bugüne kadar "Biz ABD’nin doğal müttefikiyiz" diyenler, onların Ortadoğu'yu yoketme projesinin eşbaşkanı olmakla övünenler, adamlara "içimizi dışımızı, en mahrem yerlerimizi" teslim edenler, şimdi kalkmış "Neden içişlerimize karışıyorsunuz?" diye tepki gösteriyor?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben size "Amerika emretti ve bunlar yaptı!"nın yüzlerce örneğini veririm. Amerika'ya eğitimden ekonomiye, savunmadan dış politikaya kadar hangi konularda 'içimize müdahale'ye izni verdiklerini delilleriyle anlatırım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama; inanın bunların umurunda değil "içişlerine müdahale!"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siz, AB'ye üye olmak için çırpınmıyor musunuz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AB’ye üye olunca başta meclisiniz olmak üzere her şeyinize müdahale edilmesini kabul etmediniz mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AB’ye üye olunca "İç işleriniz mi kalacak?"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak; hazretler ABD büyükelçisinin tepkisini "bireysel bir tepki" olarak algıladılar. Ama; bir gün sonra bu kez ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Philip Crowley konuştu. Crowley, ABD’nin Ankara Büyükelçisi Francis Ricciardone’nin sözlerinin arkasında olduklarını bildirerek, "Türkiye’de gazetecilere muameleler konusundaki gidişattan mevcut kaygılarımız var. Bu konuyu genel anlamda Türk hükümeti nezdinde dile getiriyoruz ve yakından izliyoruz" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnanın, AKP şu anda tir tir titriyordur. Oda TV gözaltılarının Amerika'yı bu kadar rahatsız edeceğini, ‘gazetecilere muamelelerden kaygı duyduklarını’ ifade edeceklerini rüyalarında görse inanmazlardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siz bu yazıyı okurken Oda TV baskını hakkında hükümetten hem de Başbakan düzeyinde Amerika’nın hoşuna gidecek açıklamalar geleceğini rahatlıkla ifade edebilirim. (Bu yazıyı iki gün önce gönderdiğimi hatırlatayım.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında bu olası dönüşümün ilk sinyalini Cumhurbaşkanı Abdullah Gül verdi. Gül, Soner Yalçın ve arkadaşlarının gözaltına alınmalarına ABD Büyükelçisinin gösterdiği tepki üzerine "Bana bu konuyu sormayın!" cevabını verdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Bu konuyu sormayın!”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neden?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu konu tehlikeli..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baksanıza bu konuda ABD ile karşı karşıya gelmek var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Abdullah Gül böyle bir riski göze alır mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ABD cephesinden gelen ve daha da geleceği belli olan açıklamalar Ergenekon davasını da etkileyecek kuşkusuz. Sadece haber yaptıkları için  cezaevinde olan insanların, varlığını dahi henüz ispatlayamadığınız “yasadışı bir örgütün üyesi, yardımcısı, yatakçısı gibi ağır suçlarla karşı karşıya bırakılmasına” bugüne kadar hükümet “pek memnun” göründü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama; artık karşılarında ABD var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amerika, AKP'yi karşısına almak pahasına girmiyor bu yola.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne gazeteciler ne içerdeki generaller umurunda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Seçimler yaklaşıyor, sakın çizgiden çıkma, yeni taleplerime itiraz etme yoksa seni en hassas yerinden Ergenekon’dan vururum" diye mesaj gönderiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Göreceksiniz; ABD Büyükelçisine "içişlerimize karışma" diye tepki gösterenler işin ucunda Washington'un olduğunu görünce nasıl dut yemiş bülbüle dönecekler..&lt;br /&gt;M.Bayraktar-TUNALIM...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-1608773785893002818?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/1608773785893002818/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=1608773785893002818' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/1608773785893002818'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/1608773785893002818'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2011/02/amerika-deyince-tir-tir-titreyenler.html' title='Amerika Deyince Tir tir Titreyenler!'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-7099972171015996029</id><published>2011-02-14T12:15:00.000-08:00</published><updated>2011-02-14T12:15:18.350-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kutlu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dogum'/><title type='text'>HZ MUHAMMED (SAV) SEVGİSİ VATANIMIZIN TEMİNATIDIR.</title><content type='html'>Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş yayınladığı mesajla tüm İslam aleminin mübarek Mevlid Kandili’ni tebrik etti. Prof. Dr. Haydar Baş kandil mesajında şunları ifade etti:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Bu gece, Kainatın Efendisi Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (SAV) dünyayı şereflendirdiği bir gecedir. Duaların ve ibadetlerin kabul olduğu, ruhların cûşa geldiği, dostlukların pekiştirildiği, kırgınların barıştığı, yakınların ziyaret edildiği, şüheda başta olmak üzere tüm ölülerimizin hatırlandığı maneviyat yüklü bu gece, hepimiz için çok önemli bir fırsattır. Özellikle ülke olarak kritik bir dönemden geçtiğimiz şu günlerde, yüce milletimizin bu önemli fırsatı en güzel şekilde değerlendireceğinden şüphemiz yoktur.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kandil mesajında Türk Milleti’nin Hz. Muhammed (SAV) aşkına da vurgu yapan Prof. Dr. Baş,&lt;br /&gt;“Türk Milleti, Peygamber aşığı yüce bir millettir. Bu sevdamızı yüreklerimizde diri tutalım, ne pahasına olursa olsun asla kaybetmeyelim. Zira Hz. Muhammed’e (SAV) olan sevdamızı yitirirsek, imanımızı, kimliğimizi, vatanımızı ve medeniyetimizi yitiririz. İnsanlık tablosu içinde Türk milletinden başka, askerine, Peygamberi Hz. Muhammed’inin (SAV) adını Mehmetçik olarak veren bir başka millet yoktur. Bu soylu haslete ve asalete bir başka millette rastlamak mümkün değildir. Milletimizin gözünü kırpmadan uğruna can verdiği Şehadet rütbesi, o kutlu Elçi’nin, Yüce Allah’tan bize getirdiği en büyük rütbelerden biridir. O rütbe ile, o sevdayla Çanakkale’yi ecnebiye geçilmez kıldık; o rütbe ve o inançla kurtuluş destanları yazdık. O rütbeye ve o inanca olan sevdasıyla, bu yüce millet, gerektiğinde daha nice destanlar yazar”&lt;br /&gt;ifadelerini kullandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Baş, kandil mesajını şöyle noktaladı:&lt;br /&gt;“Bugün yüce milletimizi, ‘dinler arası diyalog’ ve ‘medeniyetler arası ittifak’ senaryolarıyla, işte bu hakk olan inançtan, bu yüce rütbeden ve bu Peygamber sevdasından kopartmak isteyenler, gerçekte vatanımıza, bayrağımıza, devletimize, namusumuza, medeniyetimize ve tüm yer altı ve yerüstü kaynaklarımıza göz dikenlerdir, Bu mukaddesatımızı ecnebilere peşkeş çekmeyi misyon edinmiş olan pervasız taşeronlardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mevlid Kandili münasebetiyle Yüce Milletimiz’e bu önemli gerçeği tekrar hatırlatmayı hayati bir görev kabul ediyorum. Bu duygularla, yüce milletimizin ve İslam âleminin Mevlid Kandili’ni tebrik ediyor; birliğe, beraberliğe, esenliğe ve berekete vesile olmasını ve tüm insanlığa güzellikler getirmesini Cenab–ı Hak’tan niyaz ediyorum.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TUNALIM...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-7099972171015996029?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/7099972171015996029/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=7099972171015996029' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/7099972171015996029'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/7099972171015996029'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2011/02/hz-muhammed-sav-sevgisi-vatanimizin.html' title='HZ MUHAMMED (SAV) SEVGİSİ VATANIMIZIN TEMİNATIDIR.'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-8957101880612389104</id><published>2011-02-09T09:42:00.001-08:00</published><updated>2011-02-09T09:43:18.871-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ekonomi'/><title type='text'>BÜTÜN DÜNYA TÜRKİYE'Yİ BEKLİYOR</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_CsAcUpzmaxU/TVLSC-QncMI/AAAAAAAAGfE/xCOaGNAmMoc/s1600/10882.jpg" imageanchor="1" style="clear:left; float:left;margin-right:1em; margin-bottom:1em"&gt;&lt;img border="0" height="136" width="220" src="http://3.bp.blogspot.com/_CsAcUpzmaxU/TVLSC-QncMI/AAAAAAAAGfE/xCOaGNAmMoc/s320/10882.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adil paylaşım unutuldu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm dünyada adil paylaşım kavramının unutulduğunu söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş, “İnsanların içindeki problemler çözülmeyince külleniyor ama yok olmuyor. Bu şekilde Tunus’ta ve Mısır’da olduğu gibi patlama noktasına geliniyor” dedi&lt;br /&gt;Trabzon’da düzenlenen Ekoanaliz programına katılan Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, Tunus’ta başlayıp Ortadoğu’da birçok ülkeyi etkisi altına alan halk hareketlerini değerlendirdi. Konuşmasında yaşanan olayların altında yatan asıl nedenin bu ülkelerdeki gelir dağılımında yaşanan adaletsizlik olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Haydar Baş, “eğer halkın taleplerine cevap verilmez ve gelir dağılımında adalet sağlanmazsa Avrupa’da da Türkiye’de de bu tip olayların yaşanması kaçınılmazdır uyarısında” bulundu. Prof. Dr. Haydar Baş olayların BOP projesinin uygulanması sonucu ortaya çıkmadığını ama sonuçta BOP mikroplarının ekilmesi için uygun bir zemin sağlandığına dikkatleri çekti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adil paylaşım unutuldu &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BTP Genel Başkanı yaşanan isyan ve büyük tepkinin arkasında yatan asıl nedenin bu ülkelerdeki gelir dağılımında yaşanan adaletsizlik olduğuna dikkat çekti. Prof. Dr. Baş şunları söyledi: “Maalesef dünya adil paylaşım kavramını unuttu. Bir tarafta bir tanesi milyar kazanıyor, bir tanesi bir dolara talim ediyor. Gelir dağılımında öyle bir dengesizlik var ki bu dengesizlik insanları tahrik ediyor. Her insanın bir talebi, isteği vardır. Eğer bunu verme makamında olan devletse mutlak suretle bunu vermesi lazımdır. Ha devlet bunu bir yıl geciktirir, iki yıl geciktirir, on yıl geciktirir ama bu talepler gittikçe artar. Fakat baskı rejimlerinde bunların üzeri örtülür. İnsanların içindeki problemler sindirile sindirile külleniyor ama yok olmuyor. O talep cevap bulmayınca işte Tunus’ta ve Mısır’da olduğu gibi patlama noktasına geliniyor.” &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye ne yapmalı? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer halkın taleplerine cevap verilmez ve gelir dağılımında adalet sağlanmazsa Avrupa’da da Türkiye’de de bu tip olayların yaşanması kaçınılmazdır uyarısında bulunan BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, “Türkiye bu olayları yaşamayacak kaynaklara sahiptir” dedi ve Başbakan Erdoğan’a şöyle seslendi: “Eğer Türkiye’de bu taleplere cevap verilmezse burada da böyle olacak. Ama Türkiye’nin çok ciddi imkânları var. Türkiye asla böyle olaylar yaşamaya layık bir ülke değildir. Yani bizim bilhassa iktisadi açıdan müthiş kaynaklarımız var. Buradan ben Sayın Başbakan’a da sesleniyorum; getirsin ekonomisini düzelteyim. Ama o değil beni oraya getirmek, benimle konuşmaya bile korkar. Niye? Türkiye öyle bir hale geldi ki, biri birinin adamı – kimseyi itham etmek istemem- diğeri de bir başkasının adamı.” &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olayları BOP başlatmadı ama çıkarına kullanabilir &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki, Ortadoğu’yu kasıp kavuran son olayların ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesiyle bir ilgisi var mı? Prof. Dr. Haydar Baş bu konuda da şöyle konuştu: “Acaba Büyük Ortadoğu Projesi’nin (BOP) burada bir etkisi var mı? Benim görebildiğim kadarıyla olay, BOP projesinin uygulanması sonucu ortaya çıkmış bir hastalık değil. Bu isteklerden, bu ihtiyaçlardan, yıllarca baskı gören bu anlayıştan halk, ‘artık bıktık, öleceksek bir defa ölelim’ dedi. Şimdi ortaya öyle bir manzara çıktı ki, bu BOP’un sahibi olan devletin bir projesi var, önce kaos… Yani vatandaş istemeden o kaosu yaşar duruma geldi. Dolayısıyla mikroplarını ekebilecek bir zemin hazırlandı.” &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başbakan proje sunmalı &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyük Ortadoğu Projesinin eşbaşkanı olan Başbakan Erdoğan’ın Mısırdaki olaylarla ilgili yaptığı açıklamaları ve görüşmeleri de değerlendiren BTP Genel Başkanı, Türkiye’nin yapması gerekenleri şöyle sıraladı: “Şimdi Sayın Başbakan BOP’un eşbaşkanı olarak oraya mikrop salmak yerine proje sunması lazım. Efendim, Mübarek’e çek git demek kolay. O mikrop ordusunun adamını o koltuğa oturtmamaktır asıl mesele… Senin buna karşı hangi tedbirin var? Bunu söyle bakalım. Sayın Başbakan’a bu düşer. Niye? Biz 22 İslam ülkesine baş olmuş büyük bir milletiz ve devletiz. Ne Amerika’ya düşer ne şuna ne de buna. Obama’yla görüşmene gerek yok, Haydar Hocayla görüş kafi.” &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün dünya Türkiye’yi bekliyor &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prof. Dr. Haydar Baş, istesinler Mısırı da Ortadoğu’yu da kurtaracak projeler hazırlayabileceklerini söylerken “çözüm tüm dünyanın uygulamaya soktuğu Milli Ekonomi Modeli’dir” diye konuştu. BTP Genel Başkanı şunları söyledi: “Allah’ın izniyle onları da kurtarırız. Gece gündüz çalışırız, ciddi projeler ortaya koyarız. Mısır’da kaynak yok mu? Tunus’ta kaynak yok mu? Var. Bütün dünyayı kurtaracak olan proje Milli Ekonomi Modeli’dir. Şimdi bütün çözümler Türkiye’yi bekliyor.  TUNALIM...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-8957101880612389104?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/8957101880612389104/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=8957101880612389104' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/8957101880612389104'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/8957101880612389104'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2011/02/adil-paylasm-unutuldu-tum-dunyada-adil.html' title='BÜTÜN DÜNYA TÜRKİYE&apos;Yİ BEKLİYOR'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_CsAcUpzmaxU/TVLSC-QncMI/AAAAAAAAGfE/xCOaGNAmMoc/s72-c/10882.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-7398779213364935673</id><published>2011-01-31T17:40:00.000-08:00</published><updated>2011-01-31T17:42:09.889-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='politika'/><title type='text'>MİLLETİN FERASETİ OYUNLARI BOZAR</title><content type='html'>&lt;object width="425" height="344"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube-nocookie.com/v/4KPGDFuUcAo?fs=1&amp;amp;hl=en_US"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube-nocookie.com/v/4KPGDFuUcAo?fs=1&amp;amp;hl=en_US" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="425" height="344"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;Meltem TV’de yayınlanan Ekoanaliz programında yaşanan provokasyon olayını değerlendiren Prof. Dr. Haydar Baş, “Yüce milletimizin feraseti bu kadar basit oyunları da elhamdülillah görebilecek noktadadır” dedi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş Meltem TV’de yayınlanan Haftanın Sohbeti programına katıldı. Programa Ekoanaliz programı sunucusu Selim Kotil, Araştırmacı Yazar Dr. Ahmet Hamdi Kepekçi, Strateji Uzmanı İlhan Gültekin, Hukukçular Oktay Doğan, Hakan Güler, İbrahim Berk ve Ahmet Erimhan katıldı. Programda geçtiğimiz hafta sonu yayınlanan Ekoanaliz programında yaşanan ve bazı medya kuruluşlarının çarpıtarak yayınladığı provokasyon olayı etraflıca değerlendirildi. BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş’ın ortaya koyduğu Milli Ekonomi Modeli tezi üzerine gerçekleştirilen ve her biri dünya çapında ses getiren kongreleri hiç ekranlara getirmeyen bazı medya kuruluşlarının Ekoanaliz programında yaşanan bu küçük olayı büyük puntolarla manşetlere taşımaları ve ana haber bültenlerinde çok geniş yer vermelerinin altında yatan gerçekler masaya yatırıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunların yaptığı gazetecilik değil&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Programda olay çıkaran seyircinin böyle şeyler yapacak karakterde bir insan olmadığını söyleyen BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş şöyle konuştu: “Benim hayatım insanlarla diyalogla geçti. Biz insan sarrafı olduk. O çocuk bu işleri yapacak karakterde değil. Ses tonu bile ben bu değilim diyor. Bunu birileri doldurdu. Ben de bunu gördüm. ‘Oğlum ben seni ikna edeceğim, merak etme’ dedim. Sırf bunun için söyledim. O bakımdan ben Oktay Bey’i gönderdim ki yarın Allah korusun bu çocuğa zarar verirler, başımız kalır belaya. Ondan sonra anlatmaya da anlatamazsın. Ben bunu Kanal D’de hem de Mehmet Ali Birand gibi adamın programında izledim. Allah Allah sanki biz isyan etmişiz. Bu provokasyon karşısında ortaya koyduğumuz tavırdan dolayı takdir edilmemiz gerekirken adam neredeyse bizi suçlu pozisyonuna sokacak. Bu gazetecilik değil. Adamlara üç tane yumurta attılar diye üniversitede harp ilan ettiler. Esasen bunun rövanşı bu. Haydar Hoca’ya bunu diyelim bakalım ne der. Biz ne dedik? ‘Oğlum ben seni ikna edeceğim’ dedim. Esasen bu provokatörü buraya gönderenler öldürtmek için göndermiş olabilirler. Sen kalkıyorsun, ‘dinsiz kafir, şeytana uydun’ diyorsun. Bunun cevabı fiili bir müdahale olsun bekleniyor. Ama baktılar ki biz, ‘yapmayın, etmeyin, ben onu ikna ederim’ diyor. Oyun burada.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunlar bir organizmanın parçası&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Bazı caniler eşkıyalık yapar adam öldürür. Ondan sonra da gelir yakınlarıyla birlikte ağlar. Bu işi organize edenler bu tip adamlar. Bu işi yapanlar bu işin failleri. Şimdi siyasetçisi konuşuyor, televizyoncusu konuşuyor. Bunlar hep bir organizmanın parçalarıdır. Bunu hiç unutmayın. Bize elbette böyle oyunlar oynanacak ama Allah bunların oyunlarına kesinlikle müsaade etmez. Yüce milletimizin de feraseti bu kadar basit oyunları da elhamdülillah görebilecek noktadadır. Bunda da tereddüdümüz yoktur.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Basın suçüstü yakalandı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Basının bu olayda gerçek yüzünün ortaya çıktığını söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş şöyle konuştu: “Basın suçüstü yakalandı. Basın olayı haber vermiyor kurguladığı haberi verdi. Hakarete uğrayan ben olduğum halde benim hakkım gündeme getirilmiyor. Ona bir fiske vurulduğunu kimse görmemiş. Yani hukuki manada yüzde bin haklı olmamıza rağmen ve de mağdur olan taraf olmamıza rağmen en usta gazeteciler bile en büyük cinayeti işliyor. Bugüne kadar bize zerre kadar yer vermeyen 190 internet sitesi allayarak pullayarak Haydar Hoca’yı tanıtıyorlar. Ama ben burada bir güzellik seziyorum Şimdi hangi gayeyle olursa olsun bizim adımızı anmaları onların gönlünde bir mutlaka kırıntı oluşturacak, belki de irşatlarına vesile olacaktır.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avukat Oktay Doğan: Medya gerçekleri çarpıttı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olaydan sonra provokasyon yapan kişiyle görüşen Avukat Oktay Doğan çarpıcı açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Haydar Baş’ın kendisini arayarak provokasyon yapan kişinin birilerinin maşası olduğunu, bu çocuğun başına iş getirebileceklerini söyleyerek korumamız yönünde talimat verdiğini söyledi. Oktay Doğan şunları söyledi: “Kanal D’nin muhabirleri bu provokatörün patronuyla görüştüler. Silivri’deki hastaneye gittiler çocuğun durumunu gördüler. Ona rağmen haber bülteninde gerçekle yüzde yüz zıt olan bir bilgi verdiler.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hukukçu Hakan Güler: Gazeteciliği katlettiler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Programa katılan Avukat Hakan Güler provokasyon olayının basında yer alma şekline dikkatleri çekti. Güler şöyle konuştu: “Prof. Dr. Haydar Baş dünya çapında onlarca ödül aldı. Bunları bir kelime bile vermeyenler bugün mal bulmuş mağribi gibi üzerine atlıyorlar. Kanal D’de Mehmet Ali Birand ve Haber7.com gibi siteler haber yapıyor. Haberi çarpıtmak ancak bu kadar olabilir ve bence basın yayın okullarında bu haber ders olarak okutulabilir. Bir haber nasıl 180 derece çarpıtılır, bunun örneğini ortaya koydular.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hukukçu Ahmet Erimhan: Prof. Baş’ı provoke edemezler &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Prof. Dr. Haydar Baş sonuna kadar şeffaf bir insan. Sonuna kadar açık bir insan ve halkın içinde yaşayan bir insan” diyen Erimhan ise şöyle konuştu: “Prof. Dr. Haydar Baş, kamera önüyle kamera arkasında bir santimetre farkı olmayan bir insan. Prof. Dr. Haydar Baş’ın bir önemli özelliği de söylediği her şeyi zerrelerine kadar hisseden bir insan olmasıdır. Türkiye başta olmak üzere diyalogcu zihniyetle birlikte Peygamber Efendimize ilgili bir saldırı varsa Prof. Dr. Baş her türlü dünyevi kaygının çok ötesinde olmak üzere peygamberine yapılan saldırıyı hisseden ve bunu konuşurken de sonuna kadar yaşayan bir insan. Prof. Dr. Haydar Baş’ın provokasyona açık olduğunu zannedenler çok yanılıyorlar. Türkiye bu olay vesilesiyle bunu bir kez daha gördü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hukukçu İbrahim Berk: Türkiye farkı gördü&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Program katılımcılarından Hukukçu İbrahim Berk şöyle konuştu: “Türkiye bu olay vesilesiyle çok büyük bir farkı gördü. Normalde böyle protestolarda bizim insanımız 4–5 bin polisle korunan siyasileri protesto eden vatandaşların yaka paça götürüldüğü durumları hatırlıyor ya da ananı da al git manzarasını hatırlıyor. Ama burada Prof. Dr. Haydar Baş, bir müslümana, hele toplumun önünde ona yapılabilecek en büyük hakarete son derece sakin ve vakarlı bir şekilde bir tavır ortaya koymuştur. Bu örnek alınacak bir davranıştır. Bunu her insan yapamaz her lider yapamaz.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ekoanaliz yapımcısı Selim Kotil: Mehmet Ali Birand bize sormadı &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Bu olayın hemen ardında önce Kanal 7 Haber veriyor. Ondan sonra Samanyolu veriyor. Sonra Samanyolu grubundan giden bir genel yayın yönetmeninin idaresindeki Radikal Gazetesi ve Kanal D ve Milliyet. Bu arada Meltem TV’ye kimse bir şey sormuyor. Şahsına en büyük hakaret edilen Prof. Dr. Haydar Baş’a hiç kimse bir şey sormuyor. Mehmet Ali Birind’a sesleniyorum, ‘Sen gazeteciyim diye ekranlarda geziyorsun. Gazeteciliğin en temel kuralı bir haber olduğunda iki tarafı da dinlemektir. Ne olup bittiğini sormaktır. Bilgi almak için Silivri’ye kadar adam yolluyorsun da neden gelip bana sormuyorsun? Korktun mu benden. Ben anlatayım sana. Ben bu olayın canlı şahidiyim. Çağır beni yarın Kanal D’ye ben sana olayı anlatayım. Ama belki de bu olay olmadan önce sen bu olayın ne olduğunu zaten biliyordun.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Strateji Uzmanı İlhan Gültekin: Hedef milli bütünlüğü bozmak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Stüdyoda sürekli bağırmak için talimat almış bir provokatör var. Bir de hiç durmadan saldırmak üzere emir almış birileri var. Tanınmayan, dışarıdan gelen kimsenin tanımadığı insanlar bu olayı tertip ediyorlar. Burada münferit olay esnasında bu delikanlının ‘’ iddiası var. Prof. Dr. Haydar Baş, peygamberimiz görmezden geliniyor, yok sayılıyor. Yok mu Peygamberimize sahip çıkacak insan, diye ararken peygambere saygı göstermemekle itham ediliyor. Devamında Prof. Dr. Haydar Baş’a karşı kim saf tutuyor? Türkiye’de dinini yok pahasına satan, dine, kültüre ve bütün manevi değerlere savaş açanlar var. Yani olayın milli bütünlüğümüz ve menfaatlerimiz üzerine olduğunu görüyoruz.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dr. Ahmet Hamdi Kepekçi: BOP hizmetçileri rahatsız&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“BOP ekseninde hizmet edenler Prof. Dr. Haydar Baş’ın çalışmalarından rahatsız oluyorlar. Bu projelerin önünde Prof. Dr. Haydar Baş duruyor. Bundan rahatsız olanlar işte böyle ucuz oyunlara başvuruyorlar. Bu olaylar Prof. Dr. Haydar Baş’ın büyüklüğünün ve güzelliklerini ortaya çıkmasına sebep olacaktır.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TUNALIM...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-7398779213364935673?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/7398779213364935673/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=7398779213364935673' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/7398779213364935673'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/7398779213364935673'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2011/01/milletin-feraseti-oyunlari-bozar.html' title='MİLLETİN FERASETİ OYUNLARI BOZAR'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-4950503833159120416</id><published>2011-01-30T10:10:00.000-08:00</published><updated>2011-01-31T12:19:19.481-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bütünlük'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='birlik'/><title type='text'>Atatürk - Sarı Saçlım Mavi Gözlüm</title><content type='html'>&lt;object width="425" height="344"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube-nocookie.com/v/MYtlNtnP8-Q?fs=1&amp;amp;hl=en_US"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube-nocookie.com/v/MYtlNtnP8-Q?fs=1&amp;amp;hl=en_US" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="425" height="344"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;ATATÜRK'Ü ANLAMAK...&lt;br /&gt;Recep Tayyip Erdogan ve ATATÜRK arasindaki fark &lt;br /&gt;&lt;object width="425" height="344"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube-nocookie.com/v/Q3o2pHPtglQ?fs=1&amp;amp;hl=en_US"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube-nocookie.com/v/Q3o2pHPtglQ?fs=1&amp;amp;hl=en_US" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="425" height="344"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;İnsan, Değerlerine Kıymet Verdiği ve Bu Yönde Emek Verdiği Kadar Büyüktür ve İyi Niyet, Samimiyet, Dürüstlük, İnanca Saygı, İnsan ve Vatan Sevgisi Gibi Niteliklere Sahip Olduğu, Gerçeği Anlatma Adına Tüm Sıkıntıları Göze Aldığı Derecede Sevilmeye, Sayılmaya, Anılmaya ve Anlaşılmaya Layıktır. Atatürk de Bu Bağlamdaki İcraatleri Ne﻿ Kadar Zirvede İse O Kadar Büyük Bir Liderdir ve O Kadar Sevilmeye, Sayılmaya Layıktır. Diyoruz ki; Bizimle Aynı Şerefi Paylaşmak Her Vatan Evladına Nasip Olmaz.. İnancımıza Hakaret Etmeyen, Vatana İhanet Düşünmeyen Herkes Kardeşimiz Olmaya Adaydır... Bağımsız Türkiye Partisi  BTP &lt;a href="http://www.flixya.com/video/62399/Sehit-Murat-Evgin-featHulya-Kocyigit?sms_ss=blogger&amp;amp;at_xt=4d4715f20b29064b%2C0"&gt;&amp;#39;Sehit&amp;#39; Murat Evgin feat.Hulya Kocyigit&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;KADRIYE LATIFOVA - Alişimin kaşları kare :&lt;object width="425" height="344"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube-nocookie.com/v/FXCtO8peZNw?fs=1&amp;amp;hl=en_US"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube-nocookie.com/v/FXCtO8peZNw?fs=1&amp;amp;hl=en_US" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="425" height="344"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-4950503833159120416?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/4950503833159120416/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=4950503833159120416' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/4950503833159120416'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/4950503833159120416'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2011/01/ataturk-sar-saclm-mavi-gozlum.html' title='Atatürk - Sarı Saçlım Mavi Gözlüm'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-6127309331358086313</id><published>2011-01-30T09:43:00.000-08:00</published><updated>2011-01-30T09:43:45.311-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='devrim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='darbe'/><title type='text'>SOROS DARBELERİNİ HALK DEVRİMİ SANMAK!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_CsAcUpzmaxU/TUWjJ6eCzRI/AAAAAAAAGeY/AjU10N8yaHE/s1600/120.jpg" imageanchor="1" style="clear:left; float:left;margin-right:1em; margin-bottom:1em"&gt;&lt;img border="0" height="112" width="80" src="http://1.bp.blogspot.com/_CsAcUpzmaxU/TUWjJ6eCzRI/AAAAAAAAGeY/AjU10N8yaHE/s320/120.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘Kuzey Afrika  halkları ayakta!’ ‘Tunus 23 yıllık iktidara son verdi!’ &lt;br /&gt;   &lt;br /&gt;Başkan Obama durumu değerlendirdi:: ‘ Tunus halkı gurur ve cesaretini gösterdi!’ &lt;br /&gt;Ardından H. Clinton ekledi: ‘Tunus halkının kararlı mücadelesi, diğer Ortadoğulu liderlere bir uyarı niteliğinde!’ &lt;br /&gt;Derken Mısır karıştı. Batı basını iri puntolarla yazdı: &lt;br /&gt;‘Mısır halkı Mübarek’i def’etmek üzere!’ &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Batı basını büyük gümbürtüyle Tunus ve Mısır’ı manşetlere taşıyor. ‘Kendiliğinden bir halk hareketi’ (Spontan) oluşunun üzerine basıyor… &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Türkiye’de birçok aydın, wiki sızıntılarda olduğu gibi olanları HAYRA YORUYOR! &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Tek Dünya Devletçiler’i derinden memnun eden  Kuzey Afrika ve Ortadoğu ülkelerindeki bu kargaşa  nasıl oluyor da HAYRA yoruluyor? Biz ŞER kısmına bakalım.. &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Şablona bakın! Yasemin Sedir, Gül, Lale! &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Gürcistan, Sırbistan, Ukrayna, Polonya, derken şimdi de  Tunus ve Mısır… &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Hepsi aynı adımları izledi.. şablon hiç değişmedi.. &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Tunus’daki ayaklanmaya verilen ad bile, Soroscu bir darbenin izi. &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Yasemin, Sedir, Gül, Lale vs vs ‘devrimleri’! &lt;br /&gt;Bunlar, Amerika’nın milli istihbarat teşkilatına bağlı hedef ülkeleri ayaklandırma, kaos yaratma ve fonlama  merkezi NED (National Endowment for democracy)  ve Soros’un Açık Toplum Vakfı (Open Society Foundation) imzalı… &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Turuncu şablon, her ülkede KAOS YAPILANDIRMA  operasyonuyla gelişti… &lt;br /&gt;KAOS  önce ekonomiye yerleşecek, kör topal giden karma ekonomide devletin yeri yokedilecek, tüm KİT’ler özelleşecek, İMF Uluslararası para Fonu Stand –by larla hedef ülkelerin gırtlağına çökecekti. &lt;br /&gt;Mısır’da da Tunus’da da diğer bölge ülkelerinde de tüm   fabrikalar küresel sermayenin eline geçecek,üretim azalacak, fiyatlar rekor seviyeye çıkacak,  işsizlik tavan yapacaktı. &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt; Ekonomik KAOS yapılandırmak, hedefe giden yolda ÖN ŞARTTI: &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Hedef ülkelerde Batıya bağlı yönetimler  ve yönlendirici elit aşırı zenginleşecek, halk giderek açlıktan ölecekti.. &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Soroscu ‘sivil ağlar’ sendika, medya ve eğitim sistemine sızacaktı… Halk 90’lardan beri  hedef ülkelerin kılcal damarlarına girecek, batı işbirlikçisi hükümetlerce tüm milli kurumları tahrip eden bir süreç başlayacaktı… &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Bu sürecin en  bariz yanı, işsiz, aç yoksul  yığınlara SADAKA dağıtılması, ve üst tabakanın SATIN ALINMASIYDI. Son on yılda Tunus’da ve Mısır’da ve  benzer ülkelerde  İNSAN HAKLARI AKTİVİSTLERİ ve  ‘sol’ görünümlü ‘muhalif’den geçilmiyordu. Hepsi batı tarafından fonlanıyordu… &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Belge mi? Tunus’dan geliyor. &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt; DOLAR’ı takip edin! &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Özgür Düşünce için El Cahid Forumu (AJFFT) 2009’da 131.000 Dolarlık NED fonu &lt;br /&gt;Kendini ‘demokrasi kültürü’nü Tunus gençliği arasında yaymakla yükümlendiren bu grup &lt;br /&gt;İslam üzerine konferanslar düzenliyor, ‘liderlik’ kursları veriyor, ‘yerel gençlik projelerine’ maddi destek sunuyordu! &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Eğitimi Güçlendirme Derneği (APES): 2009’da 27.000 dolarlık NED desteğine mazhar olmuştu. Tunus’da İlk öğretim öğretmenlerine ‘demokrasi’ kültürü aşılamıştı! &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Muhammed Ali Eğitim, Araştırma merkezi (CEMAREF)  Aynı yıl NED’den 33.500 dolar fon almıştı. Genç Sivil grubun  10 kişilik çekirdek kadrosunu eğitmiş,  yaşları 20-40 arasında değişen 50 kişilik ‘aktivist’in yerel gezilerini desteklemişti. &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Benzer şekilde Tunuslu gazeteciler, akademisyenler, hukukçular, sendikacılar, insan hakları dernekleri, Tutuklular için Af dernekleri her yıl yüzlerce bin dolar fonla ödüllendirilmişlerdi. &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;(BKZ: http://www.ned.org/where-we-work/middle-east-and-northern-africa/tunisia) &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Son 10 yılda  tüm Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerinde Ortadoğu işbirliği Girişimi  (Middle East Partnership İnitiative),   ‘Amerikan demokrasisi’ni yaymak için resmi ve sivil, gizli ve açık ajanlarıyla  harıl harıl çalışmaktaydı. &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Vakit gelince  aç yoksul ve kafası karıştırılmış insanlar, ‘eğitilmiş’ liderlik kurslarından geçmiş yerel birimler tarafından yönlendirilecek, halkın öfke ve isyanı, küresel çıkarlar çerçevesinde değerlendirilecekti.. &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Yoksa neden tüm CFR medyası teneke çalıp oynasındı ki! &lt;br /&gt;Obama , Clinton ve Soros’un yüzünde neden güller açıyordu? &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Neden Şimdi!? &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Bu ülkelerde yıllardır kıyamet kopuyordu. &lt;br /&gt;Aralık  2006’dan  beri  sayıları  yüz  binleri  bulan    bir  işçi  hareketi    Mısır’ı  sarsıyor  ve  dünya  basını  bundan  hiç  sözetmiyordu.  Haberler tek bir satırla bile BBC, CNN de yeralmamıştı.  &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;TRT’de Sınırlar Arasında programı için Kahire’deyken,  ABD istihbaratı ve Vatikan ile ilintili hem ‘gazeteci’ (daha önce Sudan’da bir kilise aktivisti!) Liam  Stack ile röportaj yapmıştım: Görüşü  ilginçti:  Eğer grev dalgası  Ortadoğu’daki  diğer  ülkelere  sıçrarsa  bu  felaket  olurdu…O nedenle batılı haberciler sessizdi. &lt;br /&gt;Konuştuğum grevci işçiler, ne batıdan, ne sendikalardan ne de Müslüman kardeşler’den en ufak bir destek alınmadan işçi hareketinin olgunlaştığını söylemişlerdi.. (Bkz: Böl ve Yut: Mısır bölümü) &lt;br /&gt;Çoğu derhal içeri atılmış, dışarıdaki işçi liderleri,  her an başlarına bir şey gelebileceği için grev ve yürüyüş filmlerini bana teslim etmişlerdi. Sınırlar Arasında’da  yayınlamıştık. &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Benzer durum, Ürdün, Yemen, Cezayir, için de geçerliydi. &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Halk ayaktaydı. Büyük yürüyüşler, grevler, sokak çatışmaları oluyor, batılı siyasiler ve medya    üç maymunu oynuyordu… &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt; 2011’e  adım atarken düğmeye basıldı!  İri puntolarla   Tunus, Cezayir, Mısır, Yemen, Ürdün manşetlerde! &lt;br /&gt;Bu ülkelerin her birinde ABD’nin 20-30 yıldır desteklediği baskıcı liderler var. Orduları ABD’den büyük maddi destek alıyorlar… &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;ILIMLI İSLAM teorisyeni Daniel Pipes Washington Post’da yazıyor: ‘Tunus’daki gibi nispeten  kansız, kolay bir darbe, diğer İslam ülkelerinde diktaların yıkılmasına yardımcı olabilir!’ &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Acaba  bu coğrafya için ‘Tek çözüm Ilımlı İslamdır!’ diyen  Pipes, geleceğe dair ipuçları mı sunuyor? &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;‘Yeni Ortadoğu’ inşası &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Göya ‘kendiliğinden’ halk hareketleri ile ABD  2006’da Lübnan’da açıkladığı YENİ ORTADOĞU’yu mu inşaa ediyor? &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Bu aşamada sorulan soru: Suudi Arabistan’a sığınan  Tunuslu Bin Ali, Mısır’da sadece tek ayağı üzerinde duran Mübarek  30 yıldır  ABD ve AB’nin ekonomik ve siyasi emir ve desteğiyle halklarına cehennemi yaşatmıyorlar mıydı?  Şimdi ne değişti? &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Şimdi ‘terörle savaş’ bahanesinin ‘Amerikan demokrasi’ dalgasıyla yumuşatılması zamanı geldi… &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Bunun ipuçlarını hem Soros hem Kemal Derviş 2 yıl once vermişti.  ‘Daha çok sosyal demokrasi!’ demişlerdi! &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;ABD eski dışişleri bakanı Rice 2005’de : ‘Fas’dan Pakistan’a 22 ülkenin sınırları değişecek!’ dememiş miydi!Bunun anlamı: ‘Ülkeler küçük parçalara bölünecek, şehir devletler, küresel sermaye gruplarının hakimiyetine girecek. Daha çok yerelleşme, daha az ulus devlet formülü yerleştirilecek.’ idi. &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Anti Amerikan hissiyatın çok güçlü olduğu bu coğrafyada,  patlamaya hazır işsiz ve yoksul kitlelerin gazının alınarak değişime itilmesi zamanı geldi.  &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;AMA bu iki taraflı işleyen süreçtir. &lt;br /&gt;İlk petrol savaşında, 1900’lerin başında, benzer paylaşım süreçlerinden geçen coğrafyanın genetik hafızası,  kutuplaşan dünyada beklenmedik bir çıkışa imza atabilir… Batının  büyük korkusu işte bu minvaldedir! &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Banu AVAR &lt;br /&gt;banuavar@superonline.com  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TUNALIM&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-6127309331358086313?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/6127309331358086313/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=6127309331358086313' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/6127309331358086313'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/6127309331358086313'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2011/01/soros-darbelerini-halk-devrimi-sanmak.html' title='SOROS DARBELERİNİ HALK DEVRİMİ SANMAK!'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_CsAcUpzmaxU/TUWjJ6eCzRI/AAAAAAAAGeY/AjU10N8yaHE/s72-c/120.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-4716905861516401022</id><published>2011-01-27T00:00:00.001-08:00</published><updated>2011-01-27T00:00:28.010-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tarım'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tohum'/><title type='text'>Tohum yasası mı, toplumu imha yasası mı?</title><content type='html'>Belki hatırlayan bile kalmadı, tasarı halinde meclise sunulduğu zaman yüzeysel bir şekilde tartışıldı ve konu kapandı. &lt;br /&gt;Tohumculuk kanunu adı ile ve 5553 numara ile Kasım 2006’da kabul edilen bu yasanın önümüzdeki Ekim ayı itibariyle yürürlüğe gireceği söyleniyor. &lt;br /&gt;Geçiş sürecinin tamamlanması için beklenmiş. &lt;br /&gt;Tarımın, tarım ürünlerinin insan hayatındaki önemini kavrarsak ve tohumların da tarım ürünleri için ne manaya geldiğini idrak edersek özellikle kanunun 12. maddesini tüylerimiz ürpererek, “eyvah” çekerek okumamız kaçınılmazdır. Bu konuda çalışmış, oldukça hacimli kitaplar yayınlamış uzmanların beyanına göre bu yasa Türk toplumunu, Türk tarımını, tarımın ana kaynağı olan tohumculuk açısından küresel soyguncu şirketlere mahkum ve mecbur etmenin diğer bir adıdır. &lt;br /&gt;Hangi vicdanla, nasıl bir iz’an ve idrakle hazırlandığını ve hangi insafla bu yasaya el kaldırıldığını anlamak mümkün değil. Uzmanların izahına göre, köylü Mehmet amca tarlasını ekti de, bir teneke tohumu eksik geldi ve komşu Hasan amcaya gitti bir teneke tohumluk satın aldı ve diğer bir komşu da bunu ihbar etti, işte felaket orada başlıyor. Aşağıda okuyacağınız maddeyi iyice anladıktan sonra, bu madde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde mi oylanmış, bizim seçtiğimiz vekiller mi bu yasaya “evet” demiş diye uzun uzun başınızın döneceğini tahmin ediyorum. Kasım 2006’da bu yasayı getirip meclisten geçiren AKP, hangi yüzle 2007 seçimlerinde milletin huzuruna çıkmış ve bu millet hangi basiretle bu partiye oy vermiş diye hayıflanıp duracaksınız. &lt;br /&gt;Buyurun: &lt;br /&gt;MADDE 12 – 4 üncü madde gereğince kayıt altına alınan çeşitlere ait tohumlukları; &lt;br /&gt;a) Sertifikasyon işlemine tâbi tutulmadan ve standart tohumluk şartlarına uygun olarak kontrol edilip tohumluk analiz raporu alınmadan, &lt;br /&gt;b) Bakanlıkça belirlenmiş asgarî tohumluk standardının altına düşürülmüş olarak veya tağşiş edilerek, &lt;br /&gt;c) Yönetmeliğe uygun şekilde ambalajlamadan veya etiketlemeden ya da taklit ambalajlar veya taklit etiketlerle isim ve marka taklidi yaparak veya isim ve marka dışında da olsa iltibasa mahal verecek şekilde ibareler kullanarak, &lt;br /&gt;d) Yönetmeliğine uygun hazırlandığı ve ilaçlandığı bilindiği halde, amacı dışında yemlik veya yemeklik olarak, &lt;br /&gt;e) Sertifika işlemine tâbi tutulmadığı veya kontrol edilmediği hâlde, sertifikalandırılmış veya kontrol edilmiş gibi göstererek, &lt;br /&gt;f) Çeşidin kayıt altına alınmasında belirlenen niteliklere uygun olmayacak şekilde yanıltıcı tanıtım ve reklam yaparak, &lt;br /&gt;Satanlar, dağıtanlar, satışa ve dağıtıma arz edenler veya şahsî ihtiyacından fazlasını ticarete konu olacak kadar elinde bulunduranlara on bin Yeni Türk Lirası idarî para cezası verilir. Fiilin tekrarı halinde beş yıl süreyle faaliyetten men edilir. Bu tohumluklara Bakanlık tarafından el konulur ve bu tohumlukların müsaderesine sulh ceza mahkemesince karar verilir. Müsadere edilen tohumlukların imha edilmesine karar verildiği takdirde, imha işlemi masrafları bu fiilleri işleyenlere ait olmak üzere, Bakanlık tarafından gerçekleştirilir. &lt;br /&gt;Bakanlıktan yetki almadan tohumluk yetiştiren, işleyen, satışa hazırlayan, dağıtan veya satan kişi veya kuruluşlara, on bin Yeni Türk Lirası idarî para cezası verilir. Fiilin tekrarı halinde para cezası iki kat olarak uygulanır. Bu tohumluklara Bakanlık tarafından el konulur ve bu tohumlukların müsaderesine sulh ceza mahkemesince karar verilir. Müsadere edilen tohumlukların imha edilmesine karar verildiği takdirde, imha işlemi masrafları bu fiilleri işleyenlere ait olmak üzere, Bakanlık tarafından gerçekleştirilir. &lt;br /&gt;Bakanlıkça gerekli izni verilmeyen ve kontrolleri yapılmayan tohumlukları, ithal ve ihraç edenler ile ithal ve ihraç işlemlerinde gerçeğe aykırı bilgi ve belge verenler veya belgeler üzerinde tahrifat yaptıkları tespit edilenlere, yirmi beş bin Yeni Türk Lirası idarî para cezası verilir. Fiilin tekrarı halinde beş yıl süreyle faaliyetten men edilir. Bu tohumluklara Bakanlık tarafından el konulur ve bu tohumlukların müsaderesine sulh ceza mahkemesince karar verilir. Müsadere edilen tohumlukların imha edilmesine karar verildiği takdirde, imha işlemi masrafları bu fiilleri işleyenlere ait olmak üzere, Bakanlık tarafından gerçekleştirilir. &lt;br /&gt;Bakanlıkça belirlenen tohumluk özel üretim alanları sınırları içerisinde kurallara uymadan tohumluk veya bitkisel ürün yetiştiren kişilere üç bin Yeni Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bu ekilişler, masrafları üretimi yapanlara ait olmak üzere, Bakanlıkça söktürülür ve gerektiğinde imha edilir. &lt;br /&gt;A.Karaca-TUNALIM&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-4716905861516401022?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/4716905861516401022/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=4716905861516401022' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/4716905861516401022'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/4716905861516401022'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2011/01/tohum-yasas-m-toplumu-imha-yasas-m.html' title='Tohum yasası mı, toplumu imha yasası mı?'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-15274711516908125</id><published>2011-01-23T02:00:00.000-08:00</published><updated>2011-01-23T02:00:21.275-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='seçim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='politika'/><title type='text'>AKP’nin seçim enstrümanları</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_CsAcUpzmaxU/TTv8GgMhyRI/AAAAAAAAGeA/oUHsulvBNzg/s1600/Akparty_Main.jpg" imageanchor="1" style="clear:left; float:left;margin-right:1em; margin-bottom:1em"&gt;&lt;img border="0" height="126" width="320" src="http://1.bp.blogspot.com/_CsAcUpzmaxU/TTv8GgMhyRI/AAAAAAAAGeA/oUHsulvBNzg/s320/Akparty_Main.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Kendisini işbaşına getiren vatandaşının hiçbir derdine derman bulamayan, en temel iş ve aş meseleleri başta olmak üzere hiçbir meselesini halledemeyen bir iktidardan seçim sürecinde de elbette bir çözüm veya bir proje beklenmez. &lt;br /&gt;Bu sebeple AKP’den de kimse bir şey beklemiyor! &lt;br /&gt;8-9 yılda devlet ve millete bir arpa boy yol aldırtmayan hükümetin, sandığa giderken millete söyleyeceği bir sözü olamaz, şu projeyi yapacağım diye bir vaatte de bulunamaz… Şayet böyle bir söz ve vaat içine girerse; akl-ı selim sahipleri, öğleden sonra günaydın, 2 dönemden beri tek başına iktidarda olan sen bugüne kadar nerdeydin, der. Balonunu söndürür. &lt;br /&gt;Türkiye’nin işsizlik tablosuna, vatandaşın yokluk ve yoksulluk haline, köylünün-çiftçinin, işçinin-memurun, imalatçının-sanayicinin harap haline bakıldığında; AKP’nin toplum nezdinde balonunun gerçekten sönük olması gerektiğini herkes kanaat getirir. &lt;br /&gt;AKP, sönük balonunu şişirme sürecine girdi. &lt;br /&gt;Fak-Fuk-Fon manevrasının ötesinde klasik siyasal ve sosyal seçim enstrümanlarını devreye sokuyor. &lt;br /&gt;Temel strateji ve taktikler geçmişin aynısı: &lt;br /&gt;İncir çekirdeğini doldurmayacak konularda muhalefet ve devlet kurumlarıyla dalaş, asker ve yüksek yargı ile kapışma numarası, gölge boksu ve mağduriyet tiyatrosu… Ve milletimizin “duygusal zaafiyeti”ni de çeşitli yöntemlerle istismar ederek sandıktan sağsalim çıkma stratejisi! &lt;br /&gt;Son zamanlardaki çıkışlar ve tartışmalar, bu “istismar sürecinin” demirbaşları: &lt;br /&gt;Danıştay 8. Dairesi, Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi’nin (ÖSYM) yaptığı sınavlara başı açık olarak girme şartını kaldırdı. AİHM’ne “başörtüsü yasağı devam etmeli” savunmasını veren hükümet, Danıştay’a karşı hindi gibi kabarıyor, kabaracak! &lt;br /&gt;Devlet ve milletin en ciddi problemi, geçmişte olduğu gibi yine “başörtüsü kapışması”dır artık! &lt;br /&gt;Başörtüsü enstrümanı kullanılır da İmam-Hatip enstrümanı unutulur mu? Hükümet, ÖSYM’nin yapısına ilişkin kanun teklifinde İmam Hatip Lisesi mezunlarına polis meslek yüksek okullarına gitme yolunu açacak bir düzenleme yapıyor. &lt;br /&gt;Devlet ve milletin en hassas meselesi, budur artık! &lt;br /&gt;Silah kullanma yaşını av ve pompalı tüfeklerde 18, diğer silahlarda 21 yapan Hükümet, içki kullanma yaşını 24’e çıkartıyor. Ortalık ayağa kalkıyor. Ankara Barosu devreye giriyor; Danıştay’da dava açılıyor. Başbakan R. T. Erdoğan, “tıksırıncaya kadar içiyorlar, sekiz yıldan beri kime ne dedik” çıkışıyla yapacağını yapıyor. Daha da yapacak, ayran kabartacak. &lt;br /&gt;Devlet ve milletin en acil derdi, “içki kullanma yaşıdır” artık! &lt;br /&gt;Kars’ta yapılan “İnsanlık anıtı”nı fark eden Erdoğan, “O heykel ucube; yıkılacak!” diye çıkışıyor. Kapışmalar başlıyor. Kültür Bakanı Ertuğrul Günay bile “günaydın” vaziyetine düşüyor. Erdoğan, Katar’da “Ucube kelimesini gecekondular için değil, heykel için söyledim” diyerek tartışmayı alevlendirecek türden yineleme yapıyor. &lt;br /&gt;Devlet ve milletin en acil derdi heykeldir artık! &lt;br /&gt;Kandil’den şehre kırmızı halılar üzerinde yürütülüp indirilen PKK terör örgütü elemanlarının ayağına “seyyar mahkeme” namıyla devletin savcı ve hakimlerini getirten hükümet, Hizbullah’ın tahliyesini “hükümet-yargı” kapışmasına dönüştürüyor. Lübnan’da ise Hizbullah lideri Hasan Nasrallah ile görüşüp Hariri’yi kurtarma operasyonunda vazife üstleniyor. &lt;br /&gt;Devlet ve milletin en önemli hukuk problemi Hizbullah eksenli bu kapışma oluyor artık! &lt;br /&gt;Açılım-saçılım furyasının milletimiz nezdinde “bölücü bir müflis politika”ya dönüştüğünü fark ederek çark eden hükümet, “demokratikleşme” eksenli yeni Anayasa tartışmalarını başlatarak seçim enstrümanı yapmak istiyor! &lt;br /&gt;Bu son süreçteki seçim enstrümanları klasik, basit ve verimli oy hasılatına imkan vermeyecek seviyede olunca,  &lt;br /&gt;Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, devreye giriyor. Hatırlayın, sayın Arınç, Genelkurmay’ın gece yarısı sanal notasının, AKP’ye yüzde 15’lik ek oy kazandırdığını çok iyi bilen ve kamuoyuna deklare eden bir isim. &lt;br /&gt;Arınç, askere, “Otur oturduğun yerde. Sen benim emrimde bir memursun!” çıkışıyla oy devşirmeyi deniyor. &lt;br /&gt;Devlet ve milletin, en önemli gündemi bu çıkıştır artık! &lt;br /&gt;Akıl-ı selim sahipleri, 28 Şubat’ta süt dökmüş kedi gibi politik vaziyet alanlar, ne hikmettir ki, seçim öncesinde aslan kesiliyorlar, bu ne iş, demekten kendini alamıyor elbette! &lt;br /&gt;Kimse hükümetten, CIA’nın işkence uçaklarını İncirlik’e indirip kaldıran ABD’ye karşı bir çıkış yapmasını beklemiyor. WikiLeaks belgelerinde, AKP’ye ilişkin ifşaatlara ve Amerikancı vaziyete kulak asan yok… İşgalci Amerika’nın karşısında BOP ortakçısı olarak hizmet sunan hükümet erbabı, aynı anda Türk askerine “otur oturduğun yerde, sen benim memurumsun” diyerek kendi vahim ahvalinin üstüne üfürükten şal çekiyor! &lt;br /&gt;Milletin kulağına da bunlar üfürülüyor, seçim sürecinde kesintisiz üfürülecek… &lt;br /&gt;Seçim sürecinde artık en temel tartışmalar, “incir çekirdeğini doldurmayan istismar enstrümanları” ekseninde yapılacak, Karagöz-Hacivat tiyatrosunun temaları bunlar olacak: İçki yaşı ve yaşam tarzı, asker, yargı, ucube heykel ve heykeller, başörtüsü, İmam-Hatiplere polis okulu yolu görünmesi, Hizbullah tahliyesi, çok dilli bölünme ve Anayasal açılım… vs. &lt;br /&gt;Cambaza bak oyunları bu eksende oynanacak; millet bunlarla oyalanacak. Oylar bu seviyedeki tartışmalarla toparlanacak! &lt;br /&gt;İşsizlik, yoksulluk, yokluk, yolsuzluk, sosyal buhran, gelir dağılımında adaletsizlik, dar gelirlinin açlık sınırı altındaki yaşam mücadelesi, toplumun yüzde 80’ini aşkın kesiminin yoksulluk ve açlık sınırının altında hayatla cebelleşmesi, millet ve devletin en kârlı işletme ve yer altı kaynaklarının karşılıksız banknotlarla ecnebilere peşkeş çekilmesi, millet evladının temel insan haklarından mahrum bırakılarak AİHM kapılarında hak ve adalet dilenmeye mahkum edilmesi… vs. &lt;br /&gt;Bunları konuşan yok. Bu acil ve temel meselelere çözüm üreten de yok! Hakkı teslim edelim; BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş müstesna… Topluma çare ve çözüm üreten tek Genel Başkan odur. &lt;br /&gt;İktidar ve muhalefet “yukarıda değindiğimiz sanal istismar enstrümanları”yla seçim sürecini geçirmeye mahkumdur. Devlet ve milletin temel ve asıl problemlerini gündeme getiremezler. Konuşamazlar. Çünkü bu illetler, bu temel problemler hem onların eseridir, hem de siyasi icazet ve akıl aldıkları küresel ağabeylerinin nemalanıp semirdikleri alanlar bu bataklardır. &lt;br /&gt;Şayet milletimiz, “cambaza bak” oyununa aldanmaz, bu gerçeği idrak ederek adım atar, millet ve devlet meselelerimize yerli çözümleri ve milli projeleri olana sahip çıkar, işbaşına getirirse, herkes kurtulur. Aksi halde görünen köy kılavuz istemez. O zaman gör milletin ve devletin başına gelecekleri…  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;M.E.Koç-TUNALIM...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-15274711516908125?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/15274711516908125/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=15274711516908125' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/15274711516908125'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/15274711516908125'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2011/01/akpnin-secim-enstrumanlar.html' title='AKP’nin seçim enstrümanları'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_CsAcUpzmaxU/TTv8GgMhyRI/AAAAAAAAGeA/oUHsulvBNzg/s72-c/Akparty_Main.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-8649391723887935373</id><published>2011-01-23T01:58:00.000-08:00</published><updated>2011-01-23T01:58:08.052-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='universite'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gençlik'/><title type='text'>Üniversiteli gençler neden isyanda?</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_CsAcUpzmaxU/TTv7lj2BM3I/AAAAAAAAGd4/lvxALuPqvvg/s1600/iu26.jpg" imageanchor="1" style="clear:left; float:left;margin-right:1em; margin-bottom:1em"&gt;&lt;img border="0" height="72" width="320" src="http://1.bp.blogspot.com/_CsAcUpzmaxU/TTv7lj2BM3I/AAAAAAAAGd4/lvxALuPqvvg/s320/iu26.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üniversiteli gençler, siyasilerimizi değişik ortamlarda protesto ediyor. &lt;br /&gt;Herhangi bir kesimden bahsetmiyoruz, eğitimin en zirvesine ulaşmış, yıllarca Milli Eğitime bağlı okullarda okumuş, siyasilerin belirlediği müfredatlara göre eğitim görmüş ve hepsini başarmış, yaşanan gelişmeleri toplumun her kesiminden daha iyi okuma kapasitesine sahip üst düzey bir kesimden bahsediyoruz. &lt;br /&gt;Peki, onlar niçin hallerinden memnun değiller? Yaşadıkları sorunlar nelerdir? &lt;br /&gt;Öncelikle şunu belirtmeliyiz ki, yıllarını eğitim ve öğretime ayırmış olan bir gencin en fazla istediği, öğrendiklerini pratik olarak uygulayabileceği onurlu bir meslektir. Esasen bu onun en doğal hakkıdır. Fakat maalesef siyasilerimiz üniversite mezunlarına böyle bir imkanı sunamamaktadır. &lt;br /&gt;Üniversite mezunlarının durumunu göstermesi açısından gerçekleri tam olarak yansıtmasa da şu resmi rakamlar oldukça önemlidir: &lt;br /&gt;İşkur verilerinden derlenen bilgilere göre, 2010 yılının genelinde aralarında önlisans, lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin de bulunduğu 200 bin 140 üniversite mezunu İşkur vasıtasıyla iş aramış. Bunlardan yalnızca 15 bin 538’i herhangi bir işe yerleştirilmiş. Bu oran yüzde 7,76’ya tekabül ediyor. &lt;br /&gt;Gençlik yıllarca ilk, orta, lise eğitimleri, ardından üniversite ve daha üstü eğitim için kapı kapı dolaşıyor, dirsek çürütüyor, sonunda iş için bir ümitle devlet kapısına varıyor ama yüzde 92’sinin umutları kararıyor. &lt;br /&gt;Şimdi bu manzarayı gören üniversite öğrencileri neden bu tabloya isyan etmesin? &lt;br /&gt;Siyasilerimiz bu tablonun sorumluluğunu önce yetiştirdikleri nesillerde değil, kendilerinde aramalıdır. &lt;br /&gt;Bu problemler çözülmeden, baskıyla, tehditle, susturmayla üniversite gençliğini sindirebilmek mümkün değildir. Ve problemler devam ettiği müddetçe yapılan baskılar, protestoların daha sert bir şekilde toplumun diğer kesimlerine sıçramasına neden olacaktır. &lt;br /&gt;Bunun örneklerini geçmişte çok yaşadık. Muhataplarınız robot ya da köle değildir, düşünen, doğruyu yanlışı ayırt edebilen, ancak çözümle ikna olabilecek insanlardır. &lt;br /&gt;Siyasi iradenin bundan sonraki süreci daha zordur. Bir tarafta millete rağmen AB, ABD ve İsrail’e verilen tavizler, bu bağımlılıktan ve işbilmezlikten dolayı uygulanan yanlış politikalar, diğer tarafta ise artık problemlerin farkında olan, çözüm arayan ve hesap sorma potansiyeli gittikçe artan eğitimli geniş halk kitleleri… &lt;br /&gt;Devletin mahkemelerinde yargı kontrol altına alınarak yapılan yanlış icraatlar bir nebze örtülebilir ama milletin mahkemesinde, özellikle de millet yargılama kararı aldığı zaman kaçacak hiçbir delik yoktur. &lt;br /&gt;Üniversiteliler iş istiyor, güvenli bir gelecek istiyor, yıllarca öğrendikleri bilgileri uygulayabilecekleri sahalar istiyor. Ama görüyor ki bu sahalar her geçen gün ecnebilerin kontrolüne geçiyor. Gençlik geleceğini karanlık görüyor, Türk siyasilerin yaşanan her gelişmede acziyetini fark ediyor. “Benim geleceğim tehdit altında” diyor ve bu tabloyu oluşturanlara isyan ediyor. &lt;br /&gt;Siyasi irade bunu doğru okumalıdır. Eğer milli bir çözümü varsa onu derhal hayata geçirmelidir, yoksa inat etmemelidir, iş bilen siyasilere emaneti teslim etmelidir. &lt;br /&gt;Bugün sadece üniversite gençliğinin değil, bütün kesimlerin her türlü problemine çare olabilecek bir model mevcuttur. O da Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş’ın ortaya koyduğu Milli Ekonomi Modeli’dir. &lt;br /&gt;Bu çözümün üstünü örtmek, sadece ülke olarak içinde bulunduğumuz durumu zorlaştırır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;M.Çabas-TUNALIM...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-8649391723887935373?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/8649391723887935373/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=8649391723887935373' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/8649391723887935373'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/8649391723887935373'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2011/01/universiteli-gencler-neden-isyanda.html' title='Üniversiteli gençler neden isyanda?'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_CsAcUpzmaxU/TTv7lj2BM3I/AAAAAAAAGd4/lvxALuPqvvg/s72-c/iu26.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-2309188398637339190</id><published>2011-01-16T16:49:00.001-08:00</published><updated>2011-01-16T16:49:59.715-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='seçim'/><title type='text'>SEÇİMDE TÜRKİYE’NİN BAĞIMSIZLIĞI OYLANACAK</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_CsAcUpzmaxU/TTOSI2aJQSI/AAAAAAAAGdU/VIiJc5fzbvk/s1600/9934_150878437832_112538832832_2620.jpg" imageanchor="1" style="clear:left; float:left;margin-right:1em; margin-bottom:1em"&gt;&lt;img border="0" height="296" width="320" src="http://2.bp.blogspot.com/_CsAcUpzmaxU/TTOSI2aJQSI/AAAAAAAAGdU/VIiJc5fzbvk/s320/9934_150878437832_112538832832_2620.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş, önümüzdeki seçimde Türkiye’nin bir numaralı konusunun ‘ülkenin bağımsızlığı’ olduğunu vurgulayarak, “Türkiye’yi bölen haritalar herkese dağıtılıyor. Onun için Türkiye bağımsızlığına kavuşmalı” dedi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, 12 Haziran’da yapılması planlanan genel seçimlerde başlıca gündemin “Türkiye’nin bağımsızlığı” olduğunu ifade etti. BTP Genel Başkanı, “Türkiye dağılma sürecine sokuldu. İktidar Türkiye’nin Türkiye’nin dağılma sürecine sokulduğunun hala daha farkında değil” dedi. Türkiye’yi bölme projelerinin sinsice devam ettiğini söyleyen BTP Lideri, şöyle konuştu: “Yola çıkarken istediklerini elde edebilmek için ecnebilere teslim oldular. Dediler ki: Biz Türkiye’de iktidar olmak istiyoruz. Siz ne derseniz, onu yapacağız. Bundan sonra da beraber olacağız. Ecnebiler zannettiler ki, Türkiye üzerinde sadece kendi menfaatlerini hayata geçirecekler, Türkiye’nin geleceği hakkında bir sözleri olmayacak. Beraber oldukları ekipler, Türkiye’nin coğrafyası üzerinde asırlardan bu yana hesabı olan ülkeler. Onun için kültür ve siyasi anlayış manasında bizim siyasetin bir derinliği yok.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bölme projesinin arkasındakiler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, Geçmişte Kürt Teali Cemiyeti ile başlayan Türkiye’yi parçalama faaliyetinin genel bir özetini yaparak, bölme projesinin arkasında ABD ile Avrupa Birliği’nin bulunduğunu ifade ederek, şunları kaydetti: “Türkiye üzerinde hesabı olanların mantığı ne? Sultan Abdülhamit döneminden başlayan bir Kürtçülük hareketi var. Bunun başını o günün şartlarında İngilizlerin talimatıyla Kürt Teali Cemiyeti’ni kuranlar çekmiştir. Bu insanların çok yakınları bugün siyasette rol almaktadırlar. Kürt Teali Cemiyeti’nin bugün arkasındaki güç ABD ve Avrupa Birliği’dir. Şimdi Türkiye coğrafyasında bunu hayata geçirmek istiyorlar. Bizim arkadaşlar da –bizim diyoruz, inşallah ayıkacaklar– güya Müslümanların insan haklarını temin edebilmek için bunların önünde rehber olmuşlar.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki kritik sorun&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye’yi açlık ve kıtlığın beklediğini belirten Prof. Dr. Baş, milleti göreve çağırarak, şunları söyledi: “Önümüzde çok ciddi açlık, kıtlık ve yokluk var. Her türlü sıkıntı var. Bir de üstüne bu bölünme ve parçalanma projeleri var. Bugünün siyasileri bu iki meseleye (açlık ve parçalanma) çare olmaları lazım. Bizim dışımızda da bu işi bilen vallahi yok. Çare üreten de yok. Onun için millet başını duvara vurduğu zaman, eğer önünde, arkasında, yanında Haydar Hoca yoksa milleti koruyup kurtarmak hiç mümkün olmayacaktır.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İSLAM BİZİM MİLLİ DİNİMİZDİR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, “Bu milleti bir arada tutan en büyük harç İslam’dır. İslam, milletimizi Türk yapan unsurdur. O mayayı Muhammediyi atan Ehl–i Beyt’tir” dedi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, Ortadoğu’da gelinen son durumun analizini yaptı. BTP Genel Başkanı, “Türkler bölgede hâkimiyeti kaybedince Ortadoğu için zor günler başladı” diye konuştu. Çoğu İslam ülkesinin yönetiminde Batılı ülkelerin güdümünde olan idareciler olduğunu söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş, geçmişte Arap dünyasını Osmanlı’dan ayıran oyunların bir benzerinin şimdi de Türkiye’nin üzerinde oynandığına işaret etti. Konuşmasında dinlerarası diyalog, ılımlı İslam ve medeniyetler ittifakı gibi projelere de dikkat çeken Prof. Dr. Haydar Baş, bu projelerle dışı Müslüman ama içi Müslüman olmayan kitleler oluşturulmak istendiğini söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ortadoğu’yu parça parça ettiler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ortadoğu Türk milletinin hâkimiyeti altındayken huzur dolu bir coğrafya olduğunu söyleyen Prof. Dr. Baş, Batılıların bu huzurlu coğrafyayı dağıtıp, parçaladıklarını dile getirdi. BTP Genel Başkanı şöyle konuştu: “Türk milleti bu coğrafyada baş iken inancı bir, kıblesi bir, kitabı bir topluluk vardı. Bu topluluk gene aynı. Ama gelmiş batılılar bunu kendi değer ölçülerine göre bölüp dağıtmışlar. Şimdi onların bu ölçülerine göre ülkelerinde siyaset yapan güdümlü insanlar var. Kendi milletinin değerlerine ters düşmüş, onların verdiği değer ölçülerine göre hayat yargılarını oluşturmuşlar. Nerede? Ortadoğu’nun tamamında. Başka nerede? Türkiye’de…”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Liderlerin çoğu güdümlü&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İslam ülkelerinin büyük bir bölümünün batı güdümlü liderler tarafından yönetildiğini ifade eden Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Baş şöyle konuştu: “Sen bu kadar müthiş bir geçmişe ve medeniyete sahip olan bir milletin yapılanmasını kendi tarihinden kaynaklanan değerler üzerine bina etmeyeceksin, onu değişim adı altında kalkacaksın ruhuyla, siyasetiyle, kültürüyle, diniyle değiştirmeye çalışacaksın.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizi bin parçaya bölmek istiyorlar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Geçmişte Arap dünyasını Osmanlı’dan ayıran oyunların bir benzeri şimdi de Doğu ve Güneydoğu Anadolu üzerine oynanıyor” diyen Prof. Dr. Haydar Baş, son günlerde yeniden gündeme oturan federasyon taleplerine de dikkat çekti. BTP Genel Başkanı şöyle konuştu: “Sen doğuya git, aynı kültür. Batıya git, aynı kültür. Niye kalkıp bunu bin tane parçaya ayırıyorsun? Bunun cevabını ver bakalım. Bunu ayırmak istemelerinin tek nedeni, insanları kendi istedikleri kalıba koyup bu ülkelerdeki müthiş kaynakları bir yerlere aktarmaktır. Şayet o insanları bir kalıba koyup da istediğin gibi yönetemezsen o zenginliği de istediğin yere aktaramazsın. Bizim yıllardan beri anlatmaya çalıştığımız olay da budur.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haçlı yılanları cirit atacak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prof. Dr. Haydar Baş, konuşmasında dinlerarası diyalog, ılımlı İslam ve medeniyetler ittifakı gibi projelere dikkat çekti. Bu projelerin amacının Müslümanları ruhsuz bırakmak olduğunu söyleyen BTP Genel Başkanı şunları söyledi: “Dinlerarası diyalogla dışında insanları Müslüman yapalım ama içini de öyle bir boşaltalım ki, Haçlı yılanları içinde cirit atsın. Ve boşaltıyorlar herkesi de Müslümanın en mukaddes kabul ettiği yerlere sorgusuz sualsiz sokuyorlar.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türklerin direncini kırmak istiyorlar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“İslam Türklerin milli dinidir” diyen BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, tarih boyunca batılın karşısında kale gibi duran Türklerin direncini kırmak için; İslam’ı diğer dinlerle aynı kefeye koyan, tahrif edilmiş dinleri de tıpkı İslam gibi hak din gösteren dinlerarası diyalog projesinin Müslüman görünen, ancak batı adına hareket eden gruplar tarafından hayata geçirildiğini söyledi. BTP Genel Başkanı şöyle konuştu: “Esasen İslam, Türk milletinin milli dinidir. O’nu O’ndan kopardığınız zaman Türklüğü diye bir şeyi kalmaz. Bu milleti bir arada tutan en büyük harç İslam’dır ve milletimizi Türk yapan unsurdur. O mayayı Muhammediyi atan Ehl–i Beyt’tir. Biz onların nefesiyle konuşuyoruz. Onların sözüdür bizim sözümüz, bize ait olan bir şey yok, yanlış anlamayın. Şimdi adamlar sözümona İslam adına yola çıktılar en büyük savaşı buraya ilan ettiler. Bizi birbirine bağlayan unsurlarımız çok güçlüdür. Bu manevi unsurlar maddeye kültür olarak yansıdı. Buna Tür–İslam kültürü diyoruz. Kimliğimiz bu kültürdür. Şimdi bu kimlik duvar gibi batılın karşısında bir virgül taviz vermedi. Ne yapacaksın? Bu şahsiyeti yok edeceksin. Ilımlı dedikleri o menem şeyin adı bu. O kimliği yok etmek. Onu yok etmek için seninle savaşıyor. Kültürünle, medeniyetinle, siyasetinle savaşıyor. Önce dinini hallediyor ki bunları ardından tek tek alabilsin. Ve nitekim de böyle oluyor. Büyük Ortadoğu Projesi ve İslam dünyasında oynanan oyunun adı Müslümanların birbirine girerek tamamen mefluç hale gelmesi ve bu ülke üzerinde hesabı olanların da bu memleketi onlara meydan etmesi gayreti ve çalışmasıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vazife millete düşüyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prof. Dr. Haydar Baş konuşmasının sonunda “tüm bu oyunları boşa çıkarma vazifesi milletindir” dedi ve şu önemli uyarıyı yaptı: “Yine burada yüce milletime büyük bir vazife düşüyor. İnşallah ayıkır ve ülkeyi bu noktaya taşıyanlara hesap sormanın zamanı geldiğini anlar ve de bu hesabı hep beraber sorarız.”&lt;br /&gt;TUNALIM&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-2309188398637339190?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/2309188398637339190/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=2309188398637339190' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/2309188398637339190'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/2309188398637339190'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2011/01/secimde-turkiyenin-bagimsizligi.html' title='SEÇİMDE TÜRKİYE’NİN BAĞIMSIZLIĞI OYLANACAK'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_CsAcUpzmaxU/TTOSI2aJQSI/AAAAAAAAGdU/VIiJc5fzbvk/s72-c/9934_150878437832_112538832832_2620.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-6256679502439216074</id><published>2011-01-15T03:59:00.001-08:00</published><updated>2011-01-15T03:59:59.824-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='din'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='inanç'/><title type='text'>Birliğimizin en büyük harcı: İslam</title><content type='html'>“İslam Türk milletinin milli dinidir”&lt;br /&gt;İslam ile Türk milleti arasındaki tarihi bağ ancak bu kadar güzel ifade edilebilir.&lt;br /&gt;Bu tarihi ifadeyi Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş Haftanın Sohbeti programında söyledi.&lt;br /&gt;Prof. Dr. Baş, konuşmasının devamında, “Türk milletini İslam’dan kopardığınız zaman Türklüğü kalmaz. Bu milleti bir arada tutan en büyük harç İslam’dır ve milletimizi Türk yapan unsurdur. O mayayı Muhammedi’yi atan Ehli Beyt’tir” ifadelerini kullandı.&lt;br /&gt;Evet, Türklerin İslam’ı kabullenişi ve yaşayış tarzı Ehli Beyt’in attığı temellerledir. &lt;br /&gt;Türkler Ehli Beyt anlayışını en iyi hayatlarına geçirdiklerini dönemlerde en zirve dönemlerini yaşamışlardır. Hatta öyle bir noktaya gelinmiştir ki, Türk denince İslam, İslam denince de Türk akla gelmiştir. &lt;br /&gt;Türkİslam kültürünün ve medeniyetinin nasıl oluştuğu konusunda da Prof. Dr. Baş şunları söyledi:&lt;br /&gt;“Bizi birbirine bağlayan unsurlarımız çok güçlüdür. Bu manevi unsurlar maddeye kültür olarak yansıdı. Buna Türkİslam kültürü diyoruz. Kimliğimiz bu kültürdür. Bu kimlik duvar gibi, batılın karşısında bir virgül taviz vermedi.”&lt;br /&gt;İşte ülkemiz ve milletimiz üzerinde hesabı olanların odaklandıkları nokta bu kültürün mayası manevi unsurlar olmuştur.&lt;br /&gt;Türk milletini etkisiz hale getirmenin yolunun işte bu sağlam harcı bozarak, Türk ile İslam arasını açarak ancak mümkün olabileceğini görmüşler ve asırlardır bunu sağlayacak projeler üzerinde çalışmışlardır.&lt;br /&gt;Vatikan tarafından ortaya atılan ve AB, ABD ve İsrail tarafından da kabul gören dinler arası diyalog, medeniyetler arası ittifak gibi projelerin hedefinde de Türkleri bu kimlikten uzaklaştırma çabaları vardır. &lt;br /&gt;Batı ülkeleri savaşarak Türkleri kimliklerinden uzaklaştıramayacaklarını anlamışlardır, hatta savaş Türklerin kimliklerine daha fazla sarılmalarına neden olmaktadır.&lt;br /&gt;Batı Türk milletine dışarıdan müdahalenin de tutmayacağın görmüş ve dışı Müslüman, hoca görünümlü içi ise Batı sevdasıyla dolu kişileri devreye koyarak manevi değerleri tarumar etmeye çalışmıştır.&lt;br /&gt;Gelinen noktada inancımız tartışma konusu olmuştur, ibadetlerin içi boşaltılmıştır, tahrif olmuş dinler hak din olarak kabul ettirilmeye çalışılmıştır, dini konularda milletimizin kafası ve gönlü karıştırılmıştır.&lt;br /&gt;Bugün dine yapılan saldırıların direkt milletimizin birlik ve beraberliğini hedef aldığını görmeliyiz. Prof. Dr. Baş, “Dini bütünlüğümüz milli bütünlüğümüzün teminatıdır” derken boşuna söylemiyor.      &lt;br /&gt;Milletimizi bir ve beraber tutan İslam harcı bozulursa, Türk milleti darmadağın olacaktır. Bu kaçınılmazdır. Maalesef düşmanlarımız bu konuda çok ciddi yol kat ettiler.&lt;br /&gt;Dün Ehli Beyt ölçülerine sımsıkı sarılıp kahramanlık destanları yazan millet, Ehli Beyt’e sırtını dönen, Onları yalnız bırakan Kufe halkı gibi bir halka dönüverdi.&lt;br /&gt;Ve maalesef bugün İslam coğrafyasına karşı Haçlı safında yerini almış vaziyette…&lt;br /&gt;Milletimiz ayıkmalıdır. Bu gidişat hakkımızda hayırlı olan bir gidişat değildir.&lt;br /&gt;Bizi bugüne kadar bu coğrafyada tutan İslam harcıyla yoğrulmuş milli kimliğimizi asla terk etmemeliyiz. Bu kimliği oluşturan İslam harcını doğru anlamalıyız.&lt;br /&gt;Bu kimliği kaybettiğimiz takdirde –ki hızla kaybediyoruz emin olun ki bizi köle bile yapmazlar. &lt;br /&gt;M.Çabas-TUNALIM&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-6256679502439216074?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/6256679502439216074/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=6256679502439216074' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/6256679502439216074'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/6256679502439216074'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2011/01/birligimizin-en-buyuk-harc-islam.html' title='Birliğimizin en büyük harcı: İslam'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-3648466427831963362</id><published>2011-01-07T11:49:00.001-08:00</published><updated>2011-01-07T11:49:33.264-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='anket'/><title type='text'>'Türklere göre en büyük tehdit ABD'</title><content type='html'>Wall Street Journal'da yayınlanan bir ankete göre Türkler ABD'yi en büyük tehdit olarak görüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NEW YORK - ABD'de ekonomi çevrelerinin gazetesi Wall Street Journal (WSJ), ''Metropoll'' adlı stratejik ve sosyal araştırma merkezi tarafından yapılan ankete göre, Türkler'in, ABD'yi en büyük tehdit olarak gördüklerini yazdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gazetenin internet sitesinde ''Türkiye'nin En Büyük Tehdidi: Sam Amcaya Sorun'' başlığıyla çıkan yazıda, Metropoll tarafından aralık ayında 31 ilde 1,504 kişiye yöneltilen sorulara verilen yanıtlara göre, ankete katılanların yüzde 43'ünün, ABD'yi Türkiye'ye karşı en büyük tehdit olarak gördüğü, ikinci sırada yüzde 24 oranla İsrail'in yeraldığı belirtildi. Haberde, ankete katılanların sadece yüzde 3'ünün İran'ı büyük bir tehdit olarak algıladığı da kaydedildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Wall Street Journal'daki haberde, Türkiye'deki bu algılamanın yeni bir eğilim olmadığı, ABD'nin, Türkiye'nin stratejik müttefiki olmasına rağmen, Türkiye'de giderek artan biçimde gözden düştüğü, Metropoll anketinin, Türkiye'de Amerikan ve İsrail politikalarına duyulan antipatide keskin bir ivme yaşandığını ortaya koyduğu vurgulandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Metropoll'ün başkanı Profesör Özer Sencay, ABD'nin ankette bu kadar yüksek oranda tehdit ülke olarak algılanmasıyla ilgili olarak, ''Bu şimdiye kadar yaptığımız anketlerde çıkan en yüksek oran'' derken, bunda ''Irak işgalinden bu yana süren ABD politikasının, Afganistan'daki savaşın, ABD Kongresinde arka arkaya gelen Ermeni tasarılarının, Türk liderlerinin ABD ve İsrail hakkında yaptıkları olumsuz açıklamaların büyük rol oynadığı'' yorumunu yaptığı da aktarıldı.&lt;br /&gt;Haberde 9 Türk'ün hayatını kaybettiği İsrail'in Mavi Marmara saldırısının ardından, Türkiye'de, İsrail politikasına karşı düşmanlığın arttığı belirtilerek, ankete katılanların yüzde 63'ünün İsrail ile diplomatik ilişkilerin dondurulmasını istediği de yazıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YUNANİSTAN VE ERMENİSTAN TEHDİT OLARAK GÖRÜLMÜYOR&lt;br /&gt;Yazıda, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun izlediği ''komşularla sıfır politika'' neticesinde Türkiye'nin eski rakipleri Yunanistan, Ermenistan ve İran ile ilişkilerinin ısındığı, ankete göre Yunanistan ve Ermenistan'ı ulusal güvenliğe karşı en baş tehdit olarak görenlerin oranının, sırasıyla yüzde 2 ve yüzde 1'e düştüğü de vurgulandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haberde, Soğuk Savaş döneminde eski Sovyetler Birliğine sınırı olan NATO üyesi olarak ABD'nin sadık bir müttefiki konumundaki Türkiye'nin halen NATO'nun önemli bir üyesi olduğu ancak ''2002'den bu yana Türkiye'nin dış politika önceliklerinin önemli oranda kaydığı'' iddia edildi.   Kaynak: NTV Haber&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not;Bu da benim yorumum;yanlış anlaşılmasın Anketi dünya için yapmalıydılar ,aslında  dünya için tehdit ...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-3648466427831963362?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/3648466427831963362/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=3648466427831963362' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/3648466427831963362'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/3648466427831963362'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2011/01/turklere-gore-en-buyuk-tehdit-abd.html' title='&apos;Türklere göre en büyük tehdit ABD&apos;'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-5528241774389533054</id><published>2011-01-05T02:09:00.000-08:00</published><updated>2011-01-05T02:09:11.199-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='siyaset'/><title type='text'>MUHARREM BAYRAKTAR'IN YAZISI...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_CsAcUpzmaxU/TSRDORwfQ5I/AAAAAAAAGcI/6dd6E0PV7t4/s1600/logo.jpg" imageanchor="1" style="clear:left; float:left;margin-right:1em; margin-bottom:1em"&gt;&lt;img border="0" height="72" width="256" src="http://3.bp.blogspot.com/_CsAcUpzmaxU/TSRDORwfQ5I/AAAAAAAAGcI/6dd6E0PV7t4/s320/logo.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Bülent Arınç, Amerika yerine askere kükredi: "Biz toptan tüfekten korkmayız!” Haydaaa! Ortada top da yok tüfek de yok.Asker paşa paşa kışlasında oturuyor, hiçbir konuda ağzını açmıyor." &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bülen Arınç, “biz, toptan tüfekten korkmayız!” diye kükredi yine. Wikileaks  belgelerinde adı geçen AKP’lilerin, belgelerin sahibi olan ve AKP’ye hakaretler yağdıran Amerika’ya saldırmak yerine, “içerdeki” bir takım “güçlere!” saldıracağını bu sütunda şöyle anlatmıştık: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“…Ben sandım ki  Bülent Arınç esip gürleyecek, “Pentagon’un kozmik bürosuna girip ne olup bittiğini öğrenmememiz lazım!” diye haykıracak, ama nafile. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tık yok! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Göreceksiniz yarın AKP’den “Türk ordusunun ne kadar cuntacı, ne kadar antidemokratik” olduğuna dair beyanatlar gelecek yine. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“ABD’ye laf söyleyemiyoruz, orduya çakmaya devam edelim !” &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Haydi be Arınç! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Merakla bekliyoruz, bir açıklama daha patlat.” (Yeni Mesaj, 12.04.2010) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beklediğimiz açıklama tam da beklediğimiz gibi geldi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bülent Arınç, Amerika yerine askere kükredi: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Biz toptan tüfekten korkmayız!” &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haydaaa! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ortada top da yok tüfek de yok. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Asker paşa paşa kışlasında oturuyor, hiçbir konuda ağzını açmıyor, 3 general açığa alınmış yine sesini çıkarmamış, Öyle Sincan’da tank yürütme dönemi de geçti eee  nedir o zaman “biz toptan tüfekten korkmayız!” muhabbeti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hülasa şaşırmadık aslında. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arınç ABD’ye değil, askere tepki  gösterir demiştik. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beklediğimiz gibi oldu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MHP Grup başkan Vekili  Oktay Vural fena yakaladı Arınç’ı: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Ey Bülent Arınç. Ordunun topundan tüfeğinden korkacaklar düşmanlarımız olmalı. Sen orduyu düşman mı görüyorsun? Biz senin neyden korkup korkmayacağını da biliyoruz. 28 Şubat olduğu zaman partini bırakıp kaçanlardan biri de sen değil miydin? Milli görüşün nerede kaldı? Düşmanlar korksun bu ülkeyi bölmek isteyenler korksun. Asker üzerinden siyaset üretmek doğru değil.” &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hadi bakalım buna bir cevap verdin Arınç. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oflu Temel’in, dayanamayıp   hutbeyi uzattıkça uzatan imama “hoca, dane dane anlat, dane dane, daha çokk vakdimiz var!” demesi gibi biz de tane tane soralım: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Sayın Arınç, 28 Şubattan sonra Refah Partisi’nden neden ayrıldınız? Neden yeni bir oluşum kurma gereği duydunuz? Bunda topun, tüfeğin etkisi var mı?” &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sayın Arınç bu soruya ne cevap verecek merak ediyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama biz, Oktay Vural’ın açıklamalarında yer vermediği konuları biraz  irdeleyelim: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bülent Arınç, TBMM’ye 24 Kasım 1995 seçimlerinde Refah Partisi Manisa milletvekili olarak girdi. Ancak Refah Partisi’nin 15 Şubat 1998’de Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılması üzerine yeni kurulan Fazilet Partisi’ne geçti. Fazilet Partisi’nde 28 Şubat darbesinin depremiyle yeni bir oluşum süreci başlamış, “yenilikçi kanat” adlı yeni bir hareketin temelleri atılmıştı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arınç, 18 Nisan 1999 seçimlerinde tekrar milletvekili seçildi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yenilikçi hareket Abdullah Gül’ün önderliğinde şekilleniyor, yeni bir bayrak ele alınıyor, bu bayrakta “eskinin milli, AB karşıtı, Siyonizm karşıtı” söylemi terk ediliyordu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;28 Şubat darbesi Arınç ve ekibinin “çizgisine de darbe vurmuştu! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Askerin topu-tüfeği “milli görüş kahramanlarını!” darmadağın etmişti &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bülent Arınç, FP'nin "Yenilikçi Kanat" milletvekilleri arasında öne çıkan Kayseri Milletvekili Abdullah Gül  ile beraber hareket etti ve 14 Mayıs 2000’de toplanan FP 1. Olağan Büyük Kongresi'nde Genel Başkanlığa adaylığını koyan Gül'ü destekledi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;22 Haziran 2001’DE       Fazilet Partisi de kapatıldı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bülent Arınç ve diğer değişimciler  14 Ağustos 2001 tarihinde Recep Tayip Erdoğan’ın önderliğinde kurulan AKP’de birleştiler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında Arınç’a sorulması gereken soru şudur: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“28 Şubatta askerin topu-tüfeği olmasaydı bu değişim ve yenilik hareketine girişme gereği duyacak mıydınız? Eğer diyorsanız ki ‘bizim değişim ve dönüşümümüzün 28 Şubatla bir ilgisi yok, o halde neden post-modern darbe süreci sonucu bu değişimi yaptınız?  Daha önce zaman mı yoktu? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yok, eğer “içinizden ve sessiz sedasız da olsa’  “askerin topu-tüfeği aklımızı başımıza getirdi”  diyorsanız bu nasıl bir demokrasi anlayışı? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve dahi yakın tarih üzerine sosyo-politik bir araştırma yapan doktora öğrenci size böyle bir sorsa ne cevap verirdiniz? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve diğer soru: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Sayın Arınç, Allah aşkına neden size  bu değişim yolunu açan gerçek cuntacı Çevik Bir hakkında tek bir söz söylemiyor ve onun antidemokratik darbeci filleri için o çok güvendiğiniz hukuka baş vurmuyorsunuz?” &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve son soru: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Yahu Sayın Arınç! Şu Amerika’nın  zat-aliniz hakkındaki küstah belgeleri için bir açıklama yapmayacak mısınız?”  M.Bayraktar--TUNALIM...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-5528241774389533054?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/5528241774389533054/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=5528241774389533054' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/5528241774389533054'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/5528241774389533054'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2011/01/muharrem-bayraktarin-yazisi.html' title='MUHARREM BAYRAKTAR&apos;IN YAZISI...'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_CsAcUpzmaxU/TSRDORwfQ5I/AAAAAAAAGcI/6dd6E0PV7t4/s72-c/logo.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-3245370682974157043</id><published>2011-01-03T18:40:00.000-08:00</published><updated>2011-01-03T18:43:23.262-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ekonomi'/><title type='text'>DÜNYADA 2011: Ekonomide ciddi risklerin yılı</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_CsAcUpzmaxU/TSKJNh1ktqI/AAAAAAAAGb4/V1srzV5bzfI/s1600/79ddb132-b016-4389-a794-b7271f6e5426.jpg" imageanchor="1" style="clear:left; float:left;margin-right:1em; margin-bottom:1em"&gt;&lt;img border="0" height="132" width="200" src="http://3.bp.blogspot.com/_CsAcUpzmaxU/TSKJNh1ktqI/AAAAAAAAGb4/V1srzV5bzfI/s320/79ddb132-b016-4389-a794-b7271f6e5426.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Ekonomide odak Batı'dan Doğu'ya kayarken, ekonominin dümeni de yön değiştiriyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2011'e girilirken ekonomi konusunda endişeler ciddiyetini koruyor. Ancak sorunlar dünyanın bir bölgesinden diğerine değişiklikler gösteriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Economist dergisine bağlı analiz birimi Economist Intelligence Unit yöneticilerinden Robert Ward, uykusunu kaçıran riskler olduğundan söz ediyor ve "bunlar sizlerin de uykusunu kaçırmalı" diyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzmanlara göre şu anda dünyanın karşı karşıya olduğu başlıca risk, ekonomik güç odağının yavaş yavaş Batı'dan Doğu'ya kaymasıyla bağlantılı.&lt;br /&gt;Gelişmekte olan ülkelerin, özellikle de Çin'in sağladığı ilerleme Batı'daki, özellikle de ABD ekonomisindeki güç kaybıyla birleşince Ward'ın deyişiyle "küresel para sisteminin nasıl yönetilmesi gerektiği konusunda varolan uzlaşma anlayışı çöktü."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En basit ifadeyle Çin ekonomide sıkı denetimlerden yana, ABD ise çözümlerin serbest piyasada gelişmesinden yana. Ward "işte çalkantının nedeni de burada yatıyor" diyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu gerilim bir kur savaşına dönüştü, büyük ekonomiler kendi paralarının değerini düşük tutup ekonomilerinin daha rekabetçi olmasını sağlamaya çalıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çin bunu merkezi mali denetimle, ABD ise "daha önce görülmemiş ölçekte para basarak" yaptı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Euro gerçekten çökerse, Lehman Brothers'ın iflası yanında çay partisi gibi kalır.'' Robert Ward, Economist Intelligence Unit ... Bu da küçük ülkeler için hayatı güçleştirdi ve onların ülkelerindeki sermaye hareketlerine denetim getirmesi ile sonuçlandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buna ABD'de deflasyon riski de eklenince; ki bu da niceliksel gevşemenin (genel ifadeyle daha çok para basılmasının) devamına ve kur savaşlarının kızışmasına yol açabilir; Ward'a göre dünya ekonomisinin bunlarla ne derece baş edebileceği konusunda kaygı duymak için nedenler var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Asya'da enflasyon riski&lt;br /&gt;Bir diğer risk unsuru, Çin ve Asya'nın geri kalanında enflasyon artışına yol açabilecek baskılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ward, "Çin'de enflasyonun kontrolden çıkması riski yüksek" tahmininde bulunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Asya piyasaları Çin'deki gelişmeleri izleyecek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Simsarlık ve takas kuruluşu MF Global'ın kıdemli analisti Edward Meir, enflasyonun bölgenin geneli için risk oluşturduğuna inanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Merkez Bankaları, özellikle de Asya'dakiler enflasyon baskısını gidermek için sıkı uygulamaları yoğunlaştırmak durumunda kalacak" yorumunu yapıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ward ise para politikalarında kemer sıkmaya gidilirse, Çin ekonomisinde ortaya çıkabilecek yavaşlamanın tüm dünyayı etkileyecek kadar büyük olmasından endişeli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2011'de amacın çalkantıları aşmak olacağını söyleyen Ward, "Geçen yıl Çin'in ekonomiye kattığı değer, İrlanda, Yunanistan ve Portekiz'in toplamından büyüktü" diyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pekin yönetimi ayrıca konut piyasasında aşırı şişmeyi önlemeye yönelebilir, bu ise orta sınıftakilerin mali tablosuna etki edebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Capital Economics adlı kuruluşa göre, hem Çin hem de Asya'nın geri kalanı için başlıca hedefler "enflasyonu kontrol altında tutmak ve hızlı sermaye girişlerinin makroekonomik eşitsizliklere yol açmasını ve/veya varlık fiyatlarında mali istikrarı bozacak türden bir balon oluşmasını önlemek" olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Economist Intelligence Unit'ten Robert Ward, "Çin'in rayından çıkmasının olası iç etkilerini düşünmek bile güç" diyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avrupa piyasaları kasvetli&lt;br /&gt;Yunanistan ve İrlanda'nın ekonomilerini milyarlarca euro tutarında kurtarma paketleri ile yüzdürdüğü, Portekiz'in yardımsız sorunları aşmayı ne derece başaracağının tartışıldığı bir yılın ardından, pek çokları İspanya'daki sıkıntılar büyürse, işlerin daha da kötüye gidebileceğinden endişe duyuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MF Global'dan Edward Meir "Avrupa'da kriz bizim için bir diğer endişe kaynağı" diyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu görüşe destek veren Ward, "Asıl büyük olan İspanya ve gerçekten de (ekonomisi) hasta" diye ekliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"İspanya sarsılır ve çökerse bu sadece Avrupa'da değil; dünyanın her yerinde herkes için çok kötü bir haber olur" diyen Ward, bu gibi bir durumun euro'nun çöküşünün yolunu açabileceğini düşünüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Euro gerçekten çökerse, Lehman Brothers'ın iflası yanında çay partisi gibi kalır. Bu Euro bölgesi ekonomisini buhrana sürükleyebilir" diyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yılın modası: Sıkı kemerler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kemer sıkma önlemleri tüketicileri vurabilir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ABD, Asya ve Avrupa'daki makroekonomik sorunlar tüm gözlerin ekonomide olduğu İngiltere'de de moralleri bozuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ücretler yerinde sayarken fiyatların yükseleceği bir enflasyon tablosu, uzmanları meşgul eden başlıca endişe unsuru.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;IHS Global Insight kuruluşunun başekonomisti Howard Archer, "Fiyatı yükselenler elektrik, su, gaz faturası; gıda ve giyim gibi temel ihtiyaç malzemeleri" diyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BGC Partners strateji uzmanı Howard Wheeldon da aynı noktanın altını çizerken, tüketicileri zor bir yılın beklediği tahmininde bulunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buna hükümetin kamu harcamalarındaki kesintilerinin etkisi de eklenince, İngiltere ve diğer Batılı ülkelerde yılın zorlu geçeceği aşikar hale geliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Simsarlık ve yatırım bankacılığı kuruluşu Redmayne-Bentley's "2011'deki tehlikelerden biri de hükümetlerin bütçe açıklarını kapatmak için geniş kapsamlı kemer sıkma önlemlerine başvurmasıyla ortaya çıkabilecek siyasi sorunlar" değerlendirmesinde bulunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuruluşun tahminlerinde "Bu gibi bir durum toparlanma eğilimini sekteye uğratarak, zengin dünyanın zayıf bir ekonomik toparlanme ve işsizlikle başa çıkmaya çalıştığı, gelişmekte olan ülkelerin ise dört kat hızlı büyüdüğü bir yıl yaratabilir" deniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Jorn Madslien&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BBC News, Ekonomi Muhabiri&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-3245370682974157043?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/3245370682974157043/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=3245370682974157043' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/3245370682974157043'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/3245370682974157043'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2011/01/dunyada-2011-ekonomide-ciddi-risklerin.html' title='DÜNYADA 2011: Ekonomide ciddi risklerin yılı'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_CsAcUpzmaxU/TSKJNh1ktqI/AAAAAAAAGb4/V1srzV5bzfI/s72-c/79ddb132-b016-4389-a794-b7271f6e5426.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-4808406737115054336</id><published>2010-12-31T17:14:00.000-08:00</published><updated>2010-12-31T17:14:51.019-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bütçe'/><title type='text'>2011 YILI VERGİ VE ZAM BÜTÇESİ</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_CsAcUpzmaxU/TR5_8S1wOWI/AAAAAAAAGbo/_UxeSoOz9LI/s1600/mem.jpg" imageanchor="1" style="clear:left; float:left;margin-right:1em; margin-bottom:1em"&gt;&lt;img border="0" height="200" width="205" src="http://2.bp.blogspot.com/_CsAcUpzmaxU/TR5_8S1wOWI/AAAAAAAAGbo/_UxeSoOz9LI/s320/mem.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Meclis’te kabul edilen 2011 yılı bütçesini değerlendiren BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, “Bu bütçe rakam olarak ne olursa olsun Türkiye artık tam bir vergi dönemine girmiştir” dedi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş Meclis’te kabul edilen 2011 bütçesinin vergi ve zam bütçesi olduğunu söyledi. Partisinin Başkanlık Divanı toplantısında bütçe rakamlarını değerlendiren Prof. Dr. Baş dikkat çekici açıklamalar ve uyarılar yaptı. Konuşmasında kar getiren bütün kurumların siyasiler tarafından bedava denebilecek fiyatlarla satıldığını söyleyen BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, “bu haraç mezat satışlarla Türkiye 70 milyar liralık vergi gelirini kaybetmiştir” dedi. Bugün vatandaşı inleten zam ve vergilerin daha da artacağına dikkatleri çeken Prof. Dr. Haydar Baş, Türkiye’nin bundan sonra tam olarak zam ve vergi dönemine girdiğini söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu bütçe vergi bütçesidir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş Meclis’te kabul edilen 2011 yılı bütçesini “bu bütçe vergi bütçesidir” şeklinde değerlendirdi: Prof. Dr. Baş şöyle konuştu: “Bu bütçe vergi bütçesidir. Kamu İktisadi Teşekkülleri yani eski deyimle KİT’ler Türkiye’nin kar getiren kurumlarıydı. Türkiye bir yılda 70 milyar bu kurumlardan vergi alıyordu. Şimdi bunlar elimizden çıktı. Şu anda bütçe 312 milyar, 70 milyarı oradan gelecekti. Topladığında ne ediyor? 382 milyar olması gereken bütçe bugün 312 milyar. Bu gelirler ne oldu? Bunlar elimizden çıktı heba oldular. Bedavaya verdiler. Yahu dünyada bu kadar bozuk bir denklem olabilir mi? Servetin elinden çıkıyor, elinde bir kuruş kalmıyor. Bir kuruş borcun azalmıyor.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zam ve vergi hükümeti&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Devletin en önemli gelir kaynakları arasında olan KİT’lerin bir bir özelleştirme yoluyla satıldığını söyleyen BTP Genel Başkanı, “hükümetin memurun, emeklinin maaşını verebilmesi için zam ve vergiden başka çaresi yok” dedi. Prof. Dr. Haydar Baş şunları söyledi: “Niye benzin 4 lira oldu, diyorlar. Şükredin, daha fazla olacak. Siyasiler her şeyi sattı geriye bir şey bırakmadı. Bu vergi milletin devlet eliyle boğulmasıdır, soyulmasıdır. Bunları yaşayacağız. Bu bütçe rakam olarak ne olursa olsun Türkiye artık tam bir vergi dönemine girdi. Bana inanmayanlar olabilir. O zaman ben soruyorum, hadi göster bakayım gelir kaynağını? Nereden ne alacaksın söyle bakalım bana? Elimizde kalan bir şey gösterebilir misiniz? Daha ne zaman uyanacağız.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütçe geçen yıla göre çok düşük&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2011 bütçesinin geçen yılın bütçesinden sadece 26 milyar dolar fazla olduğunu belirten Prof. Baş, enflasyona dikkat çekti, enflasyon farkı dikkate alındığında bu seneki bütçenin geçen yıldan bile düşük olduğunu söyledi. BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, “Enflasyon farkını ortaya koyduğunuz zaman bu bütçenin asgari olarak 314 milyar olması lazım. Yani geçen yıla nispetle 2011 yılı mali olarak Türk milletinin zararına olacak” şeklinde konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tarıma bir lokma bile vermediler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütçeden tarım kemsine ayrılan payda hiçbir artış olmadığına değinen Prof. Dr. Haydar Baş, “Tarım kesimine bir lokma bir şey vermemişler” dedi. BTP Genel Başkanı şöyle konuştu: “Tarım kesimine bir lokma bir şey vermemişler. Bu bütçede de bir şey vermiyorlar. Geçen yıl ne verdiyse bu yıl da aynısını veriyor. Tarımla iştigal eden kardeşlerim iyi bilsinler ki, her yıl geriye gidiyorlar, bu yıl daha da geriye gidecekler. Şu ana kadar geçimleri çok zordu, bundan sonra çok daha zor olacak.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tarım köylüsü ayağa kalkmalı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçimini topraktan sağlayan vatandaşların izlenen bu politikalarla her geçen gün daha ağır şartlarla karşılaşacağını söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş şu dikkat çekici uyarıları yaptı: “Onların dünyasında Türkiye’nin köylüsü bitmiştir, tarıma yer yoktur. Niye? Avrupa diyor ki; ‘Benimle olacaksan tarımına son vereceksin.’ Onlar da Avrupa’ya söz verdiler. Şimdi Avrupa’nın pazarı Türkiye’dir. Bunu kafamıza koyalım. Ama Hocam benim bağlarımı, bahçelerimi bilmiyor musun? Yüz dönüm zeytinliğim var.’ Yüz bin dönüm toprağın da olsa seni aç bırakacaklar haberin olsun. Onun için tarıma bağlı kardeşlerim ayağa kalkacak, hem sanayiciyi hem tüccarları, hem kadınını hem de erkeğini ikna ederek, Bağımsız Türkiye Partisi’ni tek başına iktidara taşıyacaklar. Kurtuluşumuzun tek yolu budur.”&lt;br /&gt;TUNALIM   :http://www.btp.org.tr/index.php?sayfa=icsayfa&amp;sirano=2195&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-4808406737115054336?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/4808406737115054336/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=4808406737115054336' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/4808406737115054336'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/4808406737115054336'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2010/12/2011-yili-vergi-ve-zam-butcesi.html' title='2011 YILI VERGİ VE ZAM BÜTÇESİ'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_CsAcUpzmaxU/TR5_8S1wOWI/AAAAAAAAGbo/_UxeSoOz9LI/s72-c/mem.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-6943139852037979865</id><published>2010-12-28T10:19:00.000-08:00</published><updated>2010-12-28T10:19:03.805-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dışpolitika'/><title type='text'>Dış politikada yaşanan iflaslar</title><content type='html'>Kıbrıs Güney Rum Kesimi’nin Akdeniz’de kendisini Kıbrıs’ın tek hakim unsuru kabul ederek yaptığı ikili anlaşmalar Türkiye’nin dış politikadaki zafiyetini gösteren en önemli delillerdir. &lt;br /&gt;Malum, Rum Kesimi geçtiğimiz günlerde İsrail ile “münhasır ekonomik alan” anlaşması imzaladı. Bu anlaşma ile Akdeniz’in İsrail ile Kıbrıs arasındaki bölgesinde her türlü kaynakların bulunması ve işletilmesi hakkını elde ediyorlar. Hatta bu alanda suni ada dahi yapma hakkını kendilerine veriyorlar. &lt;br /&gt;Rum Kesimi buna benzer anlaşmaları Mısır ve Lübnan ile de yaptı. Bugünlerde ise Suriye ile görüşmeler devam ediyor ve Rum basınının haberlerine göre anlaşma konusunda son aşamaya gelinmiş. &lt;br /&gt;Dilerseniz bölgemizde yaşanan bu gelişmelerden yola çıkarak Türkiye için bir durum değerlendirmesi yapalım. &lt;br /&gt;Türkiye’nin Kıbrıs politikası iflas etmiştir. Çünkü resmen tanımadığımız Rum Kesimi bizden evvel AB üyesi olmuş ve bugün Türkiye yokmuş gibi davranarak Türkiye’nin de hakkı olan Akdeniz’in zenginliklerini paylaşmaktadır. &lt;br /&gt;Türkiye’nin AB politikası iflas etmiştir. Çünkü Güney Rum Kesimi’ne bu cesareti veren onu Ada’nın tek hakim gücü olarak öne süren AB’dir. Türkiye’nin de her şeye rağmen hala AB’ye girme konusunda ısrar etmesi Rum Kesimi’nin elini güçlendirmektedir. &lt;br /&gt;Türkiye’nin İsrail politikası iflas etmiştir. Çünkü İsrail, Türkiye’nin hiçbir hareketini caydırıcı olarak görmemektedir. Türkiye’ye rağmen Güney Rum Kesimi’ni Ada’nın tek hakimi olarak kabul etmektedir ve de resmi anlaşmalara da imza atmaktadır. Türkiye’nin haklı olarak gösterdiği tepkilere de “küstahlık” yakıştırması yapmaktadır. &lt;br /&gt;Türkiye’nin ABD politikası iflas etmiştir. Çünkü İsrail’in bu kadar cesaretli bir şekilde hareket etmesi, bölgede Türkiye yokmuş gibi davranması ABD’den aldığı cesaretledir. Esasen bu durum ABD nezdinde kimin stratejik müttefik olduğunun da en bariz göstergesidir. &lt;br /&gt;Türkiye’nin Mısır ve Lübnan politikaları da iflas etmiştir. Bu ülkeler de Türkiye’nin her türlü tepkilerine rağmen Rum Kesimi’ni Ada’nın tek hakim gücü olarak kabullenmişler ve de anlaşma yapmışlardır. &lt;br /&gt;Türkiye’nin Suriye politikası da iflas etmiştir. &lt;br /&gt;İşte bu noktada biraz durmak gerekir. Çünkü AKP Hükümeti Suriye gibi komşu ülkeleri örnek göstererek “sıfır sorun” politikası konusunda hava atmaktadır. Nasıl bir sıfır sorun ki, Suriye Türkiye’ye rağmen Rum kesimi’yle resmi ilişkilere girip anlaşma noktasına gelebiliyor. Hem de anlaşılan alan KKTC’nin ve Türkiye’nin sahasına daha çok giriyor. &lt;br /&gt;Esasen Suriye’nin bu şekilde davranması normal… Neden mi? Eğer siz kalkıp da İsrail adına Suriye ile pazarlık masasına oturursanız, İsrail sizin hava sahanızı kullanarak Suriye’deki tesisleri vurursa ve siz ses çıkarmazsanız, Suriye ile yaptığınız her görüşmede hep ABD ve İsrail’in emir ve taleplerini iletirseniz olacağı budur. Doğal olarak Suriye de Türkiye’ye güvenini kaybedecektir ve Türkiye yokmuş gibi davranıp kendine yeni bir yol haritası çizecektir. &lt;br /&gt;Diğer önemli bir nokta da şu: Kendi topraklarının altında bulunan madenleri ağırlıklı olarak İsrail kökenli şirketlere haraç mezat pazarlayan Türkiye, Akdeniz’deki madenler konusunda nasıl hak iddia edebilecek? &lt;br /&gt;Sizler baştan teslim olmuşsunuz, bundan sonra feryat etmenin hiçbir mantığı yok. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;M.Çabas-TUNALIM...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-6943139852037979865?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/6943139852037979865/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=6943139852037979865' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/6943139852037979865'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/6943139852037979865'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2010/12/ds-politikada-yasanan-iflaslar.html' title='Dış politikada yaşanan iflaslar'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-1002967540536796977</id><published>2010-12-18T10:49:00.000-08:00</published><updated>2010-12-18T10:51:04.218-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tilki'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='politika'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tavuk'/><title type='text'>BÜLBÜL KAFESTE,KARGA BAĞLARDA</title><content type='html'>Binbir çeşit hile ve desiselerle, şeytana bile parmak ısırtacak kadar akıl almaz entrika ve iftiralarla bülbülü demir kafese hapsetmişsiniz, sonra da durup bahçelerden, bağlardan neden karga sesleri geliyor diye şikayet ediyorsunuz.&lt;br /&gt;Bülbüller demir kafese hapsedilince meydanın kargalara kalacağını bilemiyorsanız cehaletinize yanın.&lt;br /&gt;Aslanların demir kafeslere hapsedilmesi halinde meydanın çakallara ve tilkilere kalacağını kestiremiyorsanız idraksizliğinize yanın.&lt;br /&gt;Hayatın her hangi bir alanında her hangi bir işi ehil olmayanlara vermeniz halinde o noktada kıyameti hazırladığınızı fark etmiyorsanız akıl kıtlığınıza yanın.&lt;br /&gt;Kamuya ait, yani tüyü bitmemiş yetimlerin haklarının da içinde bulunduğu her hangi bir değeri, bir hazineyi, sorumlu olduğunuz makamda en az kendi öz malınız kadar korumuyor, kendi malınıza titrediğiniz kadar onun üstüne de titremiyorsanız, cehennem ateşinin üzerinde titreyeceğiniz günlere yanın.&lt;br /&gt;Milletin yönetim emanetini üzerinize aldığınız halde, geçen süre içinde sizin servetinizin lahana misali katlanarak artmasına karşılık millet sürekli fakirleşmişse, siz kalınlaşmışsanız ve millet de günden güne incelmişse, sırtlandığınız kul haklarının ağırlığından burnunuzun üstüne sürüneceğiniz anlara yanın.&lt;br /&gt;Velhasıl…&lt;br /&gt;Bülbülün demir kafeslerde çürümesi için destek vermişseniz kulaklarınızın zarını patlatacak olan karga seslerinden şikayet hakkınız yoktur.&lt;br /&gt;Sürekli kendi kasalarını ve keselerini düşünen bencil insanları seçip başınıza dikmişseniz, onları alkışlayıp şımarmışsanız, aç ve açıkta kalmaktan, işsiz ve aşsız kalmaktan şikayet etme hakkınızı kaybetmişsiniz demektir.&lt;br /&gt;Tilkiyi kümese bekçi yapıp sonra da “ne oldu bu tavuklara” demek ne kadar akıllıca bir iştir? &lt;br /&gt;A.Karaca-TUNALIM..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-1002967540536796977?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/1002967540536796977/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=1002967540536796977' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/1002967540536796977'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/1002967540536796977'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2010/12/bulbul-kafestekarga-baglarda.html' title='BÜLBÜL KAFESTE,KARGA BAĞLARDA'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-8666575037692045760</id><published>2010-12-15T13:43:00.000-08:00</published><updated>2010-12-15T13:43:42.204-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kurum'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dinamik'/><title type='text'>[BTP] MİLLETİ AYAKTA TUTAN KURUMLAR‏</title><content type='html'>MİLLETİN DİNAMİKLERİ TEK TEK TIRPANLANIYOR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aile, ordu, din ve devletin milleti ayakta tutan temel unsurlar olduğunu ifade eden BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, “Milleti ayakta tutmak istiyorsak bu kurumları korumaya mecburuz” dedi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Meltem TV’de her hafta pazartesi günü yayınlanan Haftanın Sohbeti programında konuşan Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş toplumsal bir analiz yaptı. Aile, ordu, din ve devletin milleti ayakta tutan temel unsurlar olduğunu ifade eden BTP Genel Başkanı “ahlaki yozlaşmayı normal gibi gösteren dizilerle aileyi, kişisel hataları kullanarak da ordu yok etmek istiyorlar” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Milleti ayakta tutan kurumlar &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Milleti ayakta tutan kurumların mutlaka korunması ve kollanması gerektiğine işaret eden Prof. Dr. Haydar Baş şöyle konuştu: “Milleti ayakta tutmak istiyorsak bu kurumları korumaya mecburuz. Devlete bir tırpan attık. Zaten televizyonlarda yayınlanan dizilerle aile kurumuna çoktan tırpan atılmış. Aile mahremiyeti ortadan kaldırılmış. Edep, hayâ ve irfan bunlar yok olmuş. Ordu kurumu her yönüyle birlikte tartışmalı hale gelmiş. Biz de bunları söylediğimiz zaman ‘vay Haydar Hoca hem derin devletin adamı, hem de askerin adamı’ dediler.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Darbe planlayanlar beni içeri alacaklardı &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Programda Türk Silahlı Kuvvetleri’ni yıpratma faaliyetlerine özel bir vurgu yapan Prof. Dr. Haydar Baş kendisiyle ilgili ortaya atılan iftiralara şöyle dikkat çekti: “Balyoz Darbe Planı iddiası sözüm ona benim teşvikimle yapılmış, burada benim düşüncelerim merkez olmuş. Ondan sonra da bu hareketin önündekiler içeri atacakları on kişiden biri olarak beni tercih etmişler. Kim? Asker. Bu kadar saçma bir şey olur mu?”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Asker düşmanlığı asla yapmadım &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12 Eylül ve 28 Şubat dönemlerinde de hukuk dışı baskılara maruz kaldığını, üzerine haksız bir şekilde gelenleri hukuk önünde mağlup ettiğini ifade eden BTP Genel Başkanı “ben her şeye rağmen asker düşmanlığı yapmadım” dedi. Prof. Dr. Baş şunları söyledi: “Siyasete irade koyan, siyasette devam eden istese de istemese de bu düşünceye malik olması gereklidir. Olmadı, Allah’ın selameti başına olsun deyip ayrılması gerekir. Şimdi sen kalkıyorsun asırlar boyu kurulmuş bir sisteme, yani eski köye yeni kanun getiriyorsun. Sen bir kurulu yok ediyorsun. Yok, ettiğin zaman koruma zırhından mahrum oluyorsun. İstiklal mücadelesi vermek durumunda kaldığında seni kim koruyacak? Sen kim muhafaza edecek? Bunun içinde delisi var, yoldan sapanı, hakkı bilmeyeni var, Hakk’a karşı olanı var. Ha bizim maksadımız üzüm yemekse bağcıyı dövmek değilse o zaman bu gidişatımız yanlış. Ne yapacağız? Yapmamız gereken o kurumu ayağa kaldırmaktır.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Boşluğu ideolojiler dolduracak &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu değerlendirmelerin ardından sözü 3 generalin görevden alınmasına getiren Prof. Dr. Haydar Baş, “hükümet kendi anlayışını Türk silahlı kuvvetlerine kabul ettirmeye çalışıyor” dedi. BTP lideri şöyle konuştu: “Türkiye’de bir sürü ideoloji var. Herkes kendi aklının kurallarını, faraza askeri siyasete hâkim kılmaya çalışırsa, askeri hayata hâkim kılmaya çalışırsa senin kabul ettiğini ben etmem, benim kabul ettiğimi sen etmezsin. O zaman bu kurum curcunaya döner.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Askerlik mesleğini bilmiyorlar &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Askeri yargıyı lağvedip, askerlerin de sivil mahkemelerde yargılanması yönündeki hazırlığın da yanlış olduğunu ifade eden BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş şöyle konuştu: “Sivil hayatla ilgisi ve alakası olmayan bir düzenlemenin bir manada adı askerliktir. Sen şimdi bu düzenleme bu kadar sivil hayata tersken sivil hayatın hukukuyla bunu yargılamaya kalkman ne askerlik mesleğini ne de sivil hayatı tanımadığını gösterir.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BTP kadroları tertemiz bir kadrodur &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kritik değerlendirmelerin ardından Prof. Dr. Haydar Baş’ın son sözü, “çözüm vatanını dinini, ordusunu milletini seven Bağımsız Türkiye Partisi kadrolarındadır” şeklinde oldu. BTP Lideri şöyle konuştu: “Vatanperver, milletini, devletini ve dinini seven tertemiz bir kadrodur bunu iyi bilesiniz. Bu kadro öyle gelişigüzel bir kadro değildir. Yüce milletimiz bunun farkına varsın. Millet bu kadroyla bir ve beraber olduğunda –yeminle konuşuyorum– güneş çok farklı doğacaktır. Karanlık gecelerin nurlu sabahı mutlaka olacaktır.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TUNALIM...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-8666575037692045760?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/8666575037692045760/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=8666575037692045760' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/8666575037692045760'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/8666575037692045760'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2010/12/btp-milleti-ayakta-tutan-kurumlar.html' title='[BTP] MİLLETİ AYAKTA TUTAN KURUMLAR‏'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-1367950104243722197</id><published>2010-12-06T00:23:00.000-08:00</published><updated>2010-12-06T00:23:37.378-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='news'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='haber'/><title type='text'>Wikileaks ABD için hassas tesislerin listesini yayımladı</title><content type='html'>.Amerikan Dışişleri Bakanlığı'nın gizli yazışmalarını yayımlayan internet sitesi Wikileaks, son olarak bu ülkenin ulusal güvenliği için büyük önem atfettiği, dünya genelindeki tesislerin listesini içeren bir belgeye yer verdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ABD'li diplomatların, zarar görmesi halinde, Amerikan çıkarlarının tehlikeye gireceğini söylediği tesisler arasında yüzlerce petrol tesisi, boru hattı, denizaltı kabloları ve fabrikalar var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;, Amerika Birleşik Devletleri&lt;br /&gt;BBC diplomasi muhabiri Jonathan Marcus, bunun muhtemelen Wikileaks'in şimdiye kadar yayımladığı en tartışmalı belge olduğunu söylüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ABD Dışişleri Bakanlığı Şubat 2009'da, tüm dış temsilciliklerden, ülkenin ulusal güvenliği için önem arzeden tesislerin listesini çıkarmasını istemişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Listede, Kongo'daki bir kobalt madeninden, Avustralya'da panzehir üreten bir fabrikaya, Danimarka'da insülin imal eden bir laboratuvara kadar pek çok tesis var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Times gazetesine göre güvenlik uzmanları, bu listeyi 'Terör örgütleri için bir hediye paketi' olarak niteledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'Suudiler terörün baş destekçisi'&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Clinton, Suudi yönetiminin ikna edilmesi için daha fazla çaba harcanması gerektiğini söylüyor&lt;br /&gt;Bu arada, Wikileaks'e göre, ABD Yönetimi, Suudileri, El Kaide, Taliban ve Leşker-i Tayyibe gibi Sünni militan grupların en büyük mali destekçisi olarak görüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gizli belgelere göre, ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Suudi yetkilileri militan gruplara para akışını engelleme konusunda ikna etmekte zorlandıklarını belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;30 Aralık 2009 tarihli belgede Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Kuveyt'in militanlarla mücadelede pasif kaldıkları da öne sürülüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hillary Clinton, açıklamasında radikal İslamcı örgütlere mali destek konusunda Suudi hükümetini suçlamıyor; 'Suudi kaynaklar'dan söz ediyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Clinton, "El Kaide, Taliban ve Leşker-i Tayyibe, Hac dönemi ve Ramazan'da her yıl Suudi kaynaklardan muhtemelen milyonlarca dolar topluyor" diyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'Assange, bazı belgeleri tutuklanırsa yayımlayacak'Bu arada, Wikileaks'in kurucusu Julian Assange'ın avukatı Mark Stephens BBC'nin sorularını yanıtladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Stephens, Assange'ın bazı önemli bilgileri, sitenin ya da kendisinin başına kötü bir şey gelmesi durumunda yayınlamak üzere beklettiğini söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Stephens müvekkili hakkında İsveç'de yürütülen cinsel taciz soruşturmasının da siyasi içerikli olduğunu savundu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avukatına göre eğer Assange, bulunduğu ülke tarafından İsveç'e iade edilirse, İsveç de kendisini Amerika Birleşik Devletleri'ne gönderecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsveç polisi, Ağustos ayında bu ülkeye gitmiş olan Assange'ı, İsveç'te bulunduğu süre içerisinde iki kadına cinsel tacizde bulunduğu suçlamaları nedeniyle sorgulamak istiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsveç Yüksek Mahkemesi Assange'ın gözaltına alınması kararını onaylamıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İngiltere'de gizli bir adreste kaldığı belirtilen Assange ise, bu suçlamaları reddediyor ve iddiaların, yayınladığı belgeler nedeniyle kendisini karalamak isteyenler tarafından ortaya atıldığını söylüyor. &lt;br /&gt;BBC Türkçe haber&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-1367950104243722197?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/1367950104243722197/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=1367950104243722197' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/1367950104243722197'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/1367950104243722197'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2010/12/wikileaks-abd-icin-hassas-tesislerin.html' title='Wikileaks ABD için hassas tesislerin listesini yayımladı'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-2520293217743260197</id><published>2010-12-03T13:37:00.000-08:00</published><updated>2010-12-03T13:37:36.309-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ittifak'/><title type='text'>MİLLİ İTTİFAK ŞART..</title><content type='html'>&lt;lj-embed id="32"&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="425" height="344"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/ylIoypeSlE4?fs=1&amp;amp;hl=en_US&amp;amp;color1=0x234900&amp;amp;color2=0x4e9e00"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/ylIoypeSlE4?fs=1&amp;amp;hl=en_US&amp;amp;color1=0x234900&amp;amp;color2=0x4e9e00" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true" width="425" height="344"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;/lj-embed&gt;BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş, Türkiye’nin bekasının tehlikede olduğuna işaret ederek, “Maneviyatı, kültürü, siyaseti, medeniyeti bir ve beraber olan arkadaşlarımızın, kanaat önderlerimizn, düşünürlerimizin, partilerimizin biraraya gelmesi lazım” dedi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, Türkiye’nin içinde bulunduğu şartları değerlendirdi. Bugün Türkiye’nin artık sağ – sol ve Alevi – Sünni kavgalarını geride bıraktığına işaret eden BTP Lideri, olayın mandacılılarla ulusalcıların kavgasına dönüştüğünü vurguladı. Prof. Dr. Baş, şunları söyledi: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Mandacılar ellerine geçirdikleri imkanlarla Türkiye’nin siyasetini, kültürünü, maneviyatını ve dinini maalesef yoketmeye çalışıyor. İlaveten bu mandacılar ABD’nin verdiği talimatla birlikte Türkiye üzerinde vatanın bölünmesi de dahil hiçbir girişime tepki göstermiyorlar. ‘Bunda bir rahmet, bereket vardır’ gibi İslam’la uzaktan ve yakından alakası olmayacak tarzda bir Deccal tavrı ortaya koymaktadırlar. Bunlar iktidardadır, muhalefettedir, oradadır, şuradadır... Ben bir kurumdan bahsetmiyorum. Bir zihniyetten bahsediyorum. Türkiye maalesef bu zihniyetin işgal sürecine girmiştir.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapılması gerekenler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye’nin içinde bulunan durumu bu şekilde özetleyen Haydar Baş, ne yapılması gerektiği konusunda ise şunları söyledi: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Bu zihniyetin işgal sürecinden Türkiye’yi koruyacak olan siyaset mekanizmasıdır. Maneviyatı, kültürü, siyaseti, medeniyeti bir ve beraber olan arkadaşlarımızın, kanaat önderlerimizn, düşünürlerimizin, sivil toplum kuruluşlarımızın, partilerimizin biraraya gelmesi lazım. Bunlar biraraya geldiği zaman çok ciddi bir netice ortaya çıkacaktır. Barajı aşmak değil, iktidar olmak gibi bir neticeyle bu birliktelik karşı karşıya kalacaktır. Bunda kimsenin kuşkusu olmasın!”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2011’de birlik olunmalı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Partiler 12 Eylül referandumunda ortaya koydukları tavrı, 2011 seçimlerinde de ortaya koymalı” diyen BTP Lideri Prof. Dr. Baş, kişisel çıkarların bir tarafa bırakılarak memlekete hizmet mantığı ile hareket edilmesi gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Baş, şunları söyledi: “Elimizde bir netice var. Halkın yüzde 42’si HAYIR dedi. Yüzde 58’e gelince, halkın bir bölümü sandığa gitmediği için görüntü o şekilde ortaya çıkmıştır. Onları da ‘hayır’ cephesine dahil ettiğimiz zaman, yüzde 58 hayır, yüzde 42 evet’tir. 12 Eylül’de oluşan cephe ortaya konulduğunda, bu birliktelik sağlandığında ortaya çıkacak olan ittifak en az 10 puan farkla Türkiye’nin iktidarına namzet olacaktır. Onun için partilerimiz, sağduyulu arkadaşlarımız, kanaat önderlerimiz bir araya gelip bu ittifakı kurmaya mecburdur. Burada ufak tefek takıntılara yer vermemek gerekir. ‘Ene–benlik’leri bir tarafa bırakmak gerekir çünkü Türkiye’nin varlığı, bekası, ekonomisi, devletinin iradesi sözkonusu olduğu için bu birlikteliğe hepimiz destek vermeliyiz.”..TUNALIM...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-2520293217743260197?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/2520293217743260197/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=2520293217743260197' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/2520293217743260197'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/2520293217743260197'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2010/12/milli-ittifak-sart.html' title='MİLLİ İTTİFAK ŞART..'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-1371868969266819756</id><published>2010-11-30T12:20:00.000-08:00</published><updated>2010-11-30T12:20:15.041-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gizli'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='belge'/><title type='text'>TÜRK BASININDA WIKILEAKS DEPREMİNİN YANKILARI</title><content type='html'>ABD Dışişleri Bakanlığı'na ait gizli yazışmaların WikiLeaks internet sitesinde yayınlanması Türkiye basınında geniş yer buldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gazeteler haberi birinci sayfada manşetten verdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte gazetelerin Wikileaks'le ilgili manşetleri: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HÜRRİYET &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artçıları korkutuyor &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uluslararası siyaset WikiLeaks’e kilitlendi. Şu ana kadar 251 bin 287 belgeden 243’ü yayımlanan internet sitesinin açıklayacağı yeni kriptolar dünyayı tedirgin ediyor. Suriye ve Suudi Arabistan siteye girişi yasakladı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SABAH &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüksek yargının darbe girişimi &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Wikileaks'in sızdırdığı ABD belgelerinde AK Parti için açılan kapatma davası böyle yorumlandı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MİLLİYET &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En sert yorumlar Edelman’dan &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyükelçiliği döneminde Ankara’yla çok sıkıntılı dönemler yaşayan Eric Edelman ABD’ye ağır raporlar geçmiş &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HABERTURK &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkler kendilerini Rolls Royce sanıyor &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnternete saçılan ABD gizli belgeleri dünyayı çalkalıyor. Eski Ankara Büyükelçisi James Jeffrey’in 20 Ocak 2010 tarihli belgesinde, Türk dış politikasına yönelik eleştiriler getiriliyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;VATAN &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gizli belgelerde Türkiye &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;WikiLeaks internet sitesinin yayınladığı gizli ABD Dışiişleri yazışmaları hem Türkiye hem dünyada büyük yankı yarattı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ZAMAN &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amerika’nın gizli belgeleri başkentleri sarstı &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Wikileaks internet sitesinin yayınladığı onbinlerce gizli Amerikan belgesi, ilgili dünya başkentlerinden yankılandı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;RADİKAL &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki isim konuştu &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vecdi Gönül: Demedim &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eric Edelman: Yazmadım &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;WikiLeaks’in sızdırdığı ABD kriptolarında Davutoğlu için ‘tehlike’ dediği öne sürülen Gönül iddialara karşı çıktı. Dönemin Abd büyülelçisi ise “imzamın olması, benim yazdığım anlamına gelmez” diyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CUMHURİYET &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yanıt bekleyen iddialar &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En çok mesaj Ankara’dan WikiLeaks tarafından açıklanan belgelerde Başbakan Tayyip Erdoğan ve bazı bakanlar hakkında çok ciddi ve yanıt bekleyen iddialar yer alıyor. Ankara’daki ABD Büyükelçiliği’nden Washington’a gönderilen mesajlar bütün belgeler içinde en büyük grubu oluşturuyor. 15 bin gizli belge, 101 bin çok gizli belge ve 133 bin bu iki sınıfa da girmeyen açık mesaj bulunuyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TARAF &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erdoğan’ın İsviçre’de sekiz gizli hesabı var &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;WikiLeaks belgeleri arasındaki, ABD’nin eski Büyükelçisi Edelman imzalı telgrafta Başbakan’ın İsviçre’de sekiz hesabı olduğu öne sürüldü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AKŞAM &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Skandalın merkez üssünde sıcak dakikalar &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dış ilişkiler tarihinin en sarsıcı bilgi sızması olayı Amerika'yı vuruyor. Artık 'WikiLeaks'ten öncesi-sonrası' var. Dışişleri Bakanı Davutoğlu ve diplomatlar, olayın patlak verdiği dakikaları, skandalın kalbinde, Washington’da yaşadılar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YENİ ŞAFAK &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oklahoma’lı Sarmusak ABD'nin karizmasını çizdi &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Askerlik öncesi pizzacılık yapan 22 yaşındaki Bradley Manning, 28 Şubat sürecinde darbecileri deşifre eden Onbaşı Kadir Sarmusak gibi ABD'nin kirli çamaşırlarını ortaya döktü. Oklahoma’lı Sarmusak, ABD diplomasisinin, dünya liderlerini aşağılayan çirkin bakış açısını deşifre etti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak:ntvmsnbc&lt;br /&gt;TUNALIM...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-1371868969266819756?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/1371868969266819756/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=1371868969266819756' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/1371868969266819756'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/1371868969266819756'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2010/11/turk-basininda-wikileaks-depreminin.html' title='TÜRK BASININDA WIKILEAKS DEPREMİNİN YANKILARI'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-6609320750782865039</id><published>2010-11-30T10:58:00.001-08:00</published><updated>2010-11-30T10:58:46.050-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='belgeler'/><title type='text'>ABD-AKP İŞBİRLİĞİ WIKILEAKS’LE ÇIRILÇIPLAK</title><content type='html'>WikiLeaks’in yayımlamaya başladığı belgelerin ilk partisi, ABD-AKP işbirliğini çırılçıplak ortaya sermiş vaziyette. Kürt Açılımı’ndan AB sürecine, İsrail’le ilişkilerden AKP’nin yolsuzluklarına kadar pek çok şey “belgeli” olarak artık kanıtlanmış durumda…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KÜRT AÇILIMI&lt;br /&gt;Örneğin, Eski ABD Büyükelçisi James Jeffrey, Kürt Açılımı konusunda şöyle diyor: “Büyükelçiliğimiz, bizim verdiğimiz istihbarat desteğiyle PKK’ya karşı kazanılan askeri başarının, sivillere bu açılımı yapmak, Mesut Barzani ve diğer Kürtler ile doğrudan ilişki kurmak için siyasi alan yarattığına inanıyor”. Kürt Açılımı tam da bu işte: AKP üzerinden Türkiye’ye Barzani’yi ve devletini kabul ettirme… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İRAN&lt;br /&gt;Örneğin, AKP’nin İran-İsrail-Suriye ilişkilerinin tamamen ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi’ne uyumlu olduğu da ortaya çıktı. ABD adına Ortadoğu’da görev üstlenen AKP, sözde İsrail karşıtı görüntü sergileyip, hem Arap ülkelerinin liderliğine soyunuyor hem de İran’ı yalnızlaştırıyordu. İşte bu gerçek, ABD Büyükelçisi James Jeffrey’in ağzından belgeye şöyle yansıyordu: “Eğer Türkler, Suriye’yi İran’dan ayırmak konusundaki isteklerinde ciddilerse, bu konuda telefon defteri değerinde tartışmalı protokoller imzalamak yerine, gerçek başarılar elde etmeye başlamaları halinde, bu hepimizin çıkarına olur...”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İSRAİL&lt;br /&gt;İsrail’le izlenen kontrollü gerilim de Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu ile ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Burns arasındaki ikili temasta gün yüzüne çıkıyor. Buna göre, Sinirlioğlu, yaşanan gerilime rağmen, Erdoğan’ı Netenyahu ile bir araya getirmeyi arzuladıklarını beyan ediyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;FÜZE KALKANI&lt;br /&gt;AKP’nin sözde füze kalkanına karşıymış gibi davranmasının da, tamamen tabanından gelecek tepkilere karşı planlandığı belgelerde ortaya çıktı. ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi James Jeffrey, Washington’a yazdığı bilgi notunda, AKP hükümetinin füze savunma sistemini kendi kamuoylarına anlatabilmek için, “NATO ile bağlamaya ihtiyaç duyduklarına” dikkat çekiyor ve şu gerçeğin altını çiziyor:  “Başbakan Erdoğan, Türkiye’nin bu füze sistemine katılımının, ileride bir İran saldırısına karşı İsrail’e savunma sağlamasından endişeli...”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AZERBAYCAN&lt;br /&gt;Belgeler sayesinde, AKP’nin ABD için Kafkasya’da uyguladığı politikaların, Azerbaycan’ın çıkarlarına aykırı olduğu da kanıtlanmış oldu. Aliyev belgelerde, açıkça “Erdoğan hükümetinden hazzetmediğini” ifade ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AB ÜYELİĞİ&lt;br /&gt;Yine belgelerde, aslında Türkiye’nin AB’ye asla üye olamayacağı da sergileniyor. Türkiye’nin AB kapısına, üye yapılmamak üzere bağlandığı gerçeği, belgelerle somutlanıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YOLSUZLUK&lt;br /&gt;İsviçre’de sekiz ayrı banka hesabı; ihale yolsuzlukları; İran doğal gazından pay alımları; Trabzon belediyesini CHP’den alabilmek için Bakan Faruk Nafiz Özak’ın önce Trabzonspor başkanı yapılması, ardından da kulübe para akıtılması; Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in, vatandaşı olduğu İngiltere’de bir grup yatırımcıya, “Doğan hisselerinizi satın, çünkü onlar gidici” demesi; Hikmet Balduk, Cüneyd Zapsu ve Mücahit Arslan’ın ihalelerde etkin olduğu; Aksu ve Tüzmen gibi bakanlarla, Müezzinoğlu gibi parti yöneticilerinin yolsuzluklara bulaştığı; AKP’li Bakan Abdülkadir Aksu’nun eroin işine bulaşmakla suçlanması, Emine Erdoğan’ın Tayyip Erdoğan’ı “Allah’a inanan ama Allah’a güvenmeyen” şeklinde tanımladığının bir belgede yer alması… &lt;br /&gt;Bakanların ilişkileri, düşkünlükleri gibi ayrıntılara ise basın-yayın ilkeleri gereği hiç girmiyoruz…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SONUÇ&lt;br /&gt;251 bin 287 belgeden henüz çok azı bu denli kirli ilişkiyi ortaya çıkardığına göre, bakalım belgelerin tamamı yayınlandığında nasıl bir tabloyla karşı karşıya olacağız?!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mehmet Ali Güller                                                                                  TUNALIM...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-6609320750782865039?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/6609320750782865039/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=6609320750782865039' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/6609320750782865039'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/6609320750782865039'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2010/11/abd-akp-isbirligi-wikileaksle.html' title='ABD-AKP İŞBİRLİĞİ WIKILEAKS’LE ÇIRILÇIPLAK'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-3203418810290268666</id><published>2010-11-30T04:50:00.001-08:00</published><updated>2010-11-30T04:50:12.916-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='belge'/><title type='text'>FLAŞ BELGELERİN DÜNYA SİYASETİNE YANSIMASI (BBC-NEWS us canada )</title><content type='html'>Wikileaks release of embassy cables reveals US concerns  &lt;br /&gt;Whistle-blowing website Wikileaks has released extracts from secret messages sent by US embassies which give an insight into current global concerns.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;They include reports of some Arab leaders - including Saudi Arabia's King Abdullah - urging the US to attack Iran and end its nuclear weapons programme.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Other concerns include the security of Pakistani nuclear material that could be used to make an atomic weapon.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;The widespread use of computer hacking by China's government is also reported.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;The US government condemned the release of the documents, which number in the hundreds of thousands, saying they put the lives of diplomats and others at risk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;The founder of Wikileaks, Julian Assange, countered by saying the US authorities were afraid of being held to account.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;The leaked US embassy cables, published at length in newspapers including the New York Times and the UK's Guardian, also reportedly include accounts of:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;US officials were told to spy on the UN's leadership &lt;br /&gt;Iran attempting to adapt North Korean rockets for use as long-range missiles&lt;br /&gt;Corruption within the Afghan government, with concerns heightened when a senior official was found to be carrying more than $50m in cash on a foreign trip&lt;br /&gt;Bargaining to empty the Guantanamo Bay prison camp - including Slovenian diplomats being told to take in a freed prisoner if they wanted to secure a meeting with President Barack Obama&lt;br /&gt;Germany being warned in 2007 not to enforce arrest warrants for US Central Intelligence Agency officers involved in an operation in which an innocent German citizen with the same name as a suspected militant was abducted and held in Afghanistan&lt;br /&gt;US officials being instructed to spy on the UN's leadership by Secretary of State Hillary Clinton&lt;br /&gt;The very close relationship between Russian PM Vladimir Putin and his Italian counterpart Silvio Berlusconi&lt;br /&gt;Alleged links between the Russian government and organised crime&lt;br /&gt;Yemen's president talking to then US Mid-East commander General David Petraeus about attacks on Yemeni al-Qaeda bases and saying: "We'll continue saying the bombs are ours, not yours"&lt;br /&gt;Criticism of UK politicians including Prime Minister David Cameron&lt;br /&gt;Faltering US attempts to prevent Syria from supplying arms to Hezbollah in Lebanon&lt;br /&gt;The leaked embassy cables are both contemporary and historical, and include a 1989 note from a US diplomat in Panama City musing about the options open to Panamanian leader Manuel Noriega and referring to him as "a master of survival" - the author apparently had no idea that US forces would invade a week later and arrest Noriega.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;In a statement, the White House said: "Such disclosures put at risk our diplomats, intelligence professionals, and people around the world who come to the United States for assistance in promoting democracy and open government.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"President Obama supports responsible, accountable, and open government at home and around the world, but this reckless and dangerous action runs counter to that goal."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Earlier, Wikileaks said it had come under attack from a computer-hacking operation.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"We are currently under a mass distributed denial of service attack," it reported on its Twitter feed.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;No-one has been charged with passing the diplomatic files to the website but suspicion has fallen on US Army private Bradley Manning, an intelligence analyst arrested in Iraq in June and charged over an earlier leak of classified US documents to Mr Assange's organisation.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Wikileaks argues that the site's previous releases shed light on the wars in Afghanistan and Iraq.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Have you seen anything in the documents you would like to share with the BBC? Contact us using the form below&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Analysis&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Jeremy Bowen BBC Middle East editor &lt;br /&gt;--------------------------------------------------------------------------------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;The fact that the Saudis, Jordanians and others are deeply suspicious about Iran's intentions is well known. What has not been known until now is how strongly they have been pressing for American military action.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;The leaks do not tell the Iranians anything they did not suspect, or perhaps have already picked up themselves.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;But they will sharpen the debate over Iran's nuclear plans, and about the chances of military action by the Americans - or the Israelis.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;The leaks are deeply embarrassing for the Americans, and will infuriate Arab leaders whose remarks have been quoted.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TUNALIM&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-3203418810290268666?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/3203418810290268666/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=3203418810290268666' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/3203418810290268666'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/3203418810290268666'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2010/11/flas-belgelerin-dunya-siyasetine.html' title='FLAŞ BELGELERİN DÜNYA SİYASETİNE YANSIMASI (BBC-NEWS us canada )'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-7305646442559904333</id><published>2010-11-30T04:48:00.000-08:00</published><updated>2010-12-30T13:01:09.996-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ekonomi'/><title type='text'>TÜRK EKONOMİSİNİN SON DURUMU..</title><content type='html'>Dış açık ikiye katlandı&lt;br /&gt;Dış ticaret açığı yüzde 136,4 artışla 6 milyar 328 milyon dolara ulaştı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstanbul 30 Kasım (Reuters) -&lt;br /&gt;Emtia fiyatlarındaki yükseliş ve ithalattaki artışa paralel dış ticaret açığı Ekim ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 136.4 artışla 6.33 milyar dolar, Ocak-Ekim'de ise bir önceki yıl aynı döneme göre yüzde 83.1 artışla 55.11 milyar dolar oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan verilere göre ihracat Ekim'de yüzde 8.8 artışla 10.98 milyar dolar, Ocak-Ekim'de yüzde 11.4 artışla 92.71 milyar dolar olarak gerçekleşti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İthalat ise Ekim'de yüzde 35.5 artışla 17.31 milyar dolar, Ocak-Ekim'de yüzde 30.5 artışla 147.82 milyar dolar oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emtia fiyatlarındaki yükselişe bağlı olarak ara malı ithalatındaki artış ile sermaye malı ithalatındaki yükselişin dış ticaret açığını genişleten ana unsurlar olduğunu söyleyen TSKB ekonomisti Başar Yıldırım, "Dış ticaret açığı 12 aylık rakamlar toplamında 63.8 milyar dolar ile Ocak 2009'dan bu yana en yüksek seviyeye yükseldi. İhracat yaptığımız bölgeler içerisinde yüzde 55'in üzerinde paya sahip olan Avrupa bölgesine yönelik belirsizlik, ihracat kapsamında risk unsuru olmaya devam ediyor" dedi ve şöyle devam etti:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Emtia fiyatlarındaki yükseliş (petrol fiyatlarının 80 doları aşması) ve ithalat iştahında gözlenen artış ile birlikte dış ticaret açığının önümüzdeki dönemde artmaya devam edeceğini bekliyoruz. Bu noktada önümüzdeki yıl cari açık ve finansmanı konusunun yeniden gündemi meşgul edeceğini düşünüyoruz."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TÜİK verilerine göre ihracatın ithalatı karşılama oranı Ekim ayında geçen yılın aynı dönemindeki yüzde 79 seviyesinden yüzde 63.4'e, Ocak-Ekim döneminde ise yüzde 73.4 seviyesinden yüzde 62.7'ye geriledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen yıl Ekim ayında yüzde 50.2 olan Avrupa Birliği'nin (AB) ihracattaki payı 2010 Ekim ayında yüzde 47.6'ya geriledi. AB'ye yapılan ihracat, 2009 yılının aynı ayına göre yüzde 3 artarak 5.22 milyar dolar olarak gerçekleşti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AB'ye yapılan ihracat Ocak-Ekim döneminde ise yüzde 12.9 artışla 42.9 milyar dolar olarak gerçekleşti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ekim ayında en fazla ihracat yapılan ülke Almanya oldu. Bu ülkeye yapılan ihracat 2009 Ekim ayına göre yüzde 23 artarak 1.21 milyar dolar olurken, Almanya'yı sırasıyla 762 milyon dolar ile İngiltere , 656 milyon dolar ile İtalya, 557 milyon dolar ile Irak ve 524 milyon dolar ile Fransa takip etti. İthalatta ise, Rusya Federasyonu ilk sırada yer aldı. Bu ülkeden yapılan ithalat yüzde 18.4 artarak 1.92 milyar dolar olarak gerçekleşti. Rusya Federasyonu'nu sırasıyla 1.63 milyar dolar ile Çin, 1.59 milyar dolar ile Almanya ve 1.04 milyar dolar ile ABD izledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fasıllar düzeyinde en büyük ihracat kalemi, 1.38 milyar dolar ile motorlu kara taşıtları olurken; bu fasılı 966 milyon dolar ile demir ve çelik, 883 milyon dolar ile kazanlar, makine ve cihazlar, aletler ve bunların aksam-parçaları, 784 milyon dolar ile elektrikli makine ve cihazlar, bunların aksam-parçaları ve 711 milyon dolar ile örme giyim eşyası ve aksesuarları izledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ekim ayında; en yüksek ithalatı olan fasıl 3.56 milyar dolar ile mineral yakıtlar ve yağlar olurken, bu fasılı 1.88 milyar dolar ile kazan makine ve cihazlar, aletler ve bunların aksam-parçaları, 1.47 milyar dolar ile motorlu kara taşıtları ve 1.4 milyar dolar ile demir ve çelik izledi. Kaynak:ntvmsnbc ve Ajanslar&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-7305646442559904333?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/7305646442559904333/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=7305646442559904333' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/7305646442559904333'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/7305646442559904333'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2010/11/turk-ekonomisinin-son-durumu.html' title='TÜRK EKONOMİSİNİN SON DURUMU..'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-8108637635524144374</id><published>2010-11-28T08:34:00.001-08:00</published><updated>2010-11-28T08:34:56.682-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='açıklama'/><title type='text'>BAĞIMSIZ TÜRKİYE PARTİSİ İSTANBUL İL BAŞKANLIĞI BASIN AÇIKLAMASI</title><content type='html'>Dün gece, haber ajanslarının verdiği bilgilere göre, Beyoğlu İlçesinde parti binamızın önünde şöyle bir olay yaşandı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okmeydanı'nda toplanan maskeli yaklaşık 25-30 kişilik grup, yolda lastik yakıp (BTP) Bağımsız Türkiye Partisi'ni protesto etti; grup, ilçe binası yanındaki bir kadın kuaförü kepenklerine “Cephe” yazılı pankart asıp kaçtı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PKK veya “Cephe” adlı aşırı sol ile ilişkilendirilen olay, olayla ilgili veriler değerlendirildiğinde, ilişkilendirilen adreslerle alakasının olmadığı görülen acemice tezgahlanmış bir provokasyondur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PKK veya öncüsü olarak Mahir Çayan’ın adı geçen “Cephe” adlı örgüt, Türk devletine karşı bile maskeli olarak meydan okumuyor. Türk askerine karşı dahi maskeli olarak meydan okumuyor ki… Artık maskeye filan ihtiyaçları yok! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Devlete ve askere karşı yaptıkları meydan okumayı ve protestoları güpe gündüz, apaçık yapıyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hal böyle iken, adı olay yerine bırakılan örgütün, her vatandaşına “vatandaşlık maaşı” vereceğini taahhüt eden Prof. Dr. Haydar Baş’a ve Bağımsız Türkiye Partisi’ne karşı “maskeli” olarak protesto yaptıklarını iddia etmek, olayı tezgahlayanların maskesini düşürmektedir, olayı tezgahlayanların kimler olduğu hakkında bilgi vermektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne PKK’nın, ne de Çayan’ın kurucusu olduğu belirtilen Cephe’nin, bugüne kadar BTP ve Prof. Dr. Baş’a yönelik bir husumeti bugüne kadar olmamıştır, bundan sonra da olmayacaktır... Zira Prof. Dr. Baş, her Türk vatandaşına onurlu bir yaşamı Milli Ekonomi Modeli ile garanti eden, her ferde “vatandaşlık maaşı” bağlayacağını deklare eden, hatta dağdaki eşkıyayı bile Sosyal devlet projeleriyle aşağı indireceğini ilan eden bir siyaset ve model adamıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hükümet, bu olayın asıl faillerini acilen bulmakla mükelleftir. Hiçbir maske, olayın asıl faillerini örtemeyecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olayın failleri, maskeli çocuklar değil; Prof. Dr. Baş’ın ve BTP kurmaylarını Ergenekon dosyasına sokuşturmaya çalışanlardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olayın failleri, Prof. Dr. Baş’ı, Balyoz davasına iliştirmeye yeltenenlerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olayın failleri, Prof. Dr. Baş’ın ve BTP kurmaylarının Azerbaycan’daki samimi hizmetlerinden rahatsızlık duyan CIA’nın İslamcı kılıklı emir erleridir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olayın failleri, Prof. Dr. Baş’ın ve BTP kurmaylarının Suriye’deki dürüst ve iyiniyetli çalışmalarından rahatsızlık duyan CIA’nın dinci kılıklı emir erleridir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bölgemiz üzerinde BOP operasyonlarını gerçekleştiren Amerika’nın kucağına kapak atarak, oralardan Türkiye’yi karıştırmaya ve kapıştırmaya çalışan salya-sümüklü zavallılardan akıl alanlardır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olayın failleri, Antakya Kapalı Spor Salonu’nda, toplumumuzun Alevî-Sünnî tüm kesimlerini Ehl-i Beyt sevdasında buluşturan, Prof. Dr. Baş’tan rahatsızlık duyarak son anda “kardeşlik ve birlik” programına iştirak etmekten vazgeçenlerde aranmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olayın failleri, Antakya’da yetmiş iki buçuk milleti Hz. Ali’nin sevgisiyle cem edip birlik ve kardeşlik mayasıyla yoğuran Prof. Dr. Baş’ın programa onur konuğu olarak iştirak etmesinden duyduğu rahatsızlığı, bürokratlarını ve mülki erkanı “kardeşlik ve birlik” programına iştirak etmekten son anda geri çekenlerde aranmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güvenlik ve asayişten sorumlu hükümetin vazifesi, olayın faillerini, yukarıda ipuçlarını verdiğimiz adreslerde arayıp ortaya çıkarmaktır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiçbir maske, olayın gerçek faillerinin yüzünü örtemez, saklayamaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kamuoyuna saygıyla arz ederiz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-8108637635524144374?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/8108637635524144374/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=8108637635524144374' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/8108637635524144374'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/8108637635524144374'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2010/11/bagimsiz-turkiye-partisi-istanbul-il.html' title='BAĞIMSIZ TÜRKİYE PARTİSİ İSTANBUL İL BAŞKANLIĞI BASIN AÇIKLAMASI'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-1876840190465889465</id><published>2010-11-23T07:03:00.000-08:00</published><updated>2010-11-23T07:03:54.589-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='birlik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adalet'/><title type='text'>SOSYAL ADALET SAĞLANMADAN MİLLİ BİRLİK SAĞLANAMAZ</title><content type='html'>Türkiye’de milli ve dini bütünlüğünü bozmak için çok çeşitli oyunlar sahnelendiğini söyleyen Prof. Dr. Baş, “Milli Ekonomi Modeli’nde yer alan projelerle sosyal adalet sağlanacak ve tüm oyunlar bozulacak” dedi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş Türkiye’nin yaşadığı sorunları ve bu sorunların çözüm yolları üzerine önemli açıklamalar yaptı. Konuşmasında vatandaşın durumunun içler acısı olduğuna dikkatleri çeken Prof. Dr. Haydar Baş, “işçi mağdur, emekli mağdur, çiftçi mağdur, esnaf mağdur. Bu uygulanan ekonomi anlayışı ile herkes mağdur” dedi. Milli Ekonomi Modeli’nde yer alan sosyal devlet projeleriyle ülkeyi refaha kavuşturacaklarını söyleyen Prof. Dr. Baş, “Sadece batağa giden paraları kurtarıp millete versek bu iş olur. Bu millet bizden bir bardak su istiyor, biz okyanusu veriyoruz. Bizim dışımızda hiçbir sistem tüketim analizli bir model ortaya koyamadı” diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maaş almayan kimse kalmayacak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Nasip olursa vatandaşlık maaşı almayan bir tek vatandaş bırakmayacağız” diyen Prof. Dr. Haydar Baş şunları söyledi: “Türk ekonomisi, sahip olduğu değerler itibariyle bizi kıyamete kadar bakabilir. AKP iktidara gelene kadar Türkiye bakire maden rezervlerine sahipti. Şimdi kaynaklarımız dış güçlere teslim ediliyor. Bizim modelimizde bu madenleri milletimizle ortaklaşa işleteceğiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sosyal adaleti biz sağlarız&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konuşmasında Türkiye’nin milli ve dini bütünlüğünü bozmak için sahnelenen oyunlara da dikkat çeken Prof. Dr. Haydar Baş, “Milli Ekonomi Modeli’nde yer alan projelerle sosyal adalet sağlanacak ve tüm oyunlar bozulacak” dedi. Prof. Dr. Baş şunları söyledi: “Biz Altaylardan geldik. Bir dedenin evladıyız. Biri o, biri ben. Biri o, biri Laz. Biri o, biri Çerkez. Hepimiz bir şemsiyenin, bir dedenin evlatlarıyız. Dinimiz bir, milliyetimiz bir, medeniyetimiz bir. Kültürümüz, örfümüz, âdetimiz ve geleneğimiz bir. Bu kadar birlikteliğimiz varken fitnenin aramıza girip bizi bölmesine asla izin vermeyiz.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyük Türk milletinin modeli&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Milli Ekonomi Modeli’ni fakiri–fukarayı, İşçiyi, memuru, emekliyi düşünerek yazdığını söyleyen Prof. Dr. Baş, “Milli Ekonomi Modeli’nde herkes kendinden bir şeyler bulur. Bu model büyük Türk milletinindir” dedi. Bu kitabı yazarken ilk başta sokaktaki hamalı düşündüğünü belirten Prof. Dr. Haydar Baş şunları söyledi: “Fakiri–fukarayı, İşçiyi, memuru, emekliyi düşünerek yola çıktım. Ben bu işi yaparım. Bunda hiç kimsenin zerre kadar şüphesi olmasın.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ETNİK DÜZENLEME BÖLÜNMEYE GÖTÜRÜR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, “Vatandaşlık kavramı yerine etnik kökene göre yapılan bir düzenlemenin sonu bölünme olur” uyarısında bulundu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, günümüzde geçerli olan hukukta etnik grup gibi bir kabulün olmadığını ifade ederek, “Anayasa’da Türk vatandaşlığı ve azınlık kavramları vardır” dedi. BTP Genel Başkanı, şunları kaydetti: “Geçerli olan hukukta bugün etnik kimlik yoktur. Türk vatandaşlığı ve azınlık kavramları var. Lozan’da Türkiye’de ne kadar etnik grup varsa bunların tamamına Türk vatandaşı denmiştir. Kürdüydü, Lazıydı, Çerkeziydi ve Arabıydı Müslüman olan bu insanların tamamının adına Türk vatandaşı denmiştir. Bir de Müslüman olmayan vatandaşlar var, bunlara da azınlıklar adı verilmiştir.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İmtiyaz yasaları çıkarılacak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Vatandaşlık kavramı yerine etnik kökene göre yapılan bir düzenlemenin sonu bölünme olur” uyarısında bulunan Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş şöyle konuştu: “Bu anlayış imtiyaz yasalarının çıkmasına sebep olacaktır ki, benim öteden beri üzerinde hassasiyetle durduğum konu budur. Eğer imtiyaz yasaları çıkarsa etnik gruplar bağımsızlık iddiasıyla ortaya çıkacak ve bir anda Türkiye darmadağın olacak. Türkiye bu sürece o zaman Müslüman Türk kimliğinin hakkı ne olacak, bunu adama sorarlar.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘Kürt sorunu’ sözü en büyük hata…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açılım sürecinde yapılan en büyük hatanın PKK terörüne etnik bir kimlik yükleyerek Kürt sorunu demek olduğunu belirten Prof. Dr. Haydar Baş son derece dikkat çekici açıklamalar yaptı. BTP Genel Başkanı şunları söyledi: “Bilerek yahut da bilmeyerek işlenen bir cinayet var. O da şudur; PKK terörünün Kürt meselesi olduğu kanaatini kamuoyuna kabul ettirmek. Yani sanki ‘PKK Kürtlerin meselesini gündem ediyor ve Kürtler adına iş görüyor. Kürtler de bu gündemi kabul ediyor ve bununla birlikte amel ediyor’ verilmek istenen hava bu. Bu az evvel ifade ettiğim gibi bir takım imtiyaz yasalarının ortaya çıkmasına sebep olacak, bu hak vermekten ziyade bölünmeyle sonuçlanacak.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İmtiyaz yasaları Türkiye’yi böler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türk Cumhuriyeti vatandaşı olan herkesin eşit haklara sahip olduğunu söyleyen Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, “Yasalarda haklar verilmiş ama siyasi zihniyetler belki de olayı bu neticeye taşımak için bu hakların yaşanmasına engel oluyor” şeklinde konuştu. Prof. Dr. Baş şunları söyledi: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Hak, Türkiye vatandaşlığı adı altında herkese verilmiştir. Yani bir bölgenin insanına verildi de diğer bölgenin insanına verilmedi gibi bir şey yok. Yasalarda bütün haklar verilmiştir. Ne demiştik biz, yasalarda haklar verilmiş ama siyasi zihniyetler buna engel oluyor. Belki de olayı bu neticeye taşımak için bu uygulamaları yapıyorlar. Haklar hukuken var. Binaenaleyh yeni bir anlayışla devletin yapılanmasını ele almak Türk toplumunu paramparça eder ki, burada Batı dünyasının kabulüne göre 36 tane etnik grup var, 36 etnik devletin kuruluş gerekçesi manasına gelir. İmtiyaz yasalarıyla birlikte Türkiye darmadağın olur gider. Onun için terörün Kürt vatandaşlarımızla alakası yoktur. Peki, nedir bu yapılanlar? Kürt vatandaşlarımıza bunu kabul ettirip onların iddialarıyla birlikte vatandaşlarımızı sokağa dökmektir.” &lt;br /&gt;TUNALIM...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-1876840190465889465?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/1876840190465889465/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=1876840190465889465' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/1876840190465889465'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/1876840190465889465'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2010/11/sosyal-adalet-saglanmadan-milli-birlik.html' title='SOSYAL ADALET SAĞLANMADAN MİLLİ BİRLİK SAĞLANAMAZ'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-168836905932557537</id><published>2010-11-15T19:07:00.001-08:00</published><updated>2010-11-15T19:07:28.129-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bayram'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dini'/><title type='text'>KURBAN BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN</title><content type='html'>Mübarek Kurban Bayramınızı Tebrik Eder, Cenab-ı Allah'tan Hayırlara Vesile Olmasını ve Ailenizle, Yakınlarınızla ve Tüm Sevdiklerinizle Nice Mutlu, Sağlıklı, Huzurlu Bayramlar Yaşamanızı Niyaz Ederim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm İnananların Mutlu Olması Lazım Gelen Bu Mübarek, Kutlu Günlerde Kalbini Kırdığınız, Haksızlık Ettiğiniz Kimseler Var İse Mutlaka Gönlünü Alın, Helallik Dileyin ve Herkesle Çok Daha İyi Geçinmeye Gayret Edin..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Ne Olursan Ol Gel.." Diyen Aşıklar Sultanı Hz. Mevlana'nın,&lt;br /&gt;"Bir Olalım, İri Olalım, Diri Olalım" Diyen Hacı Bektaş-ı Veli'nin, &lt;br /&gt;"Yaratılan'ı Severim Yaratan'dan Ötürü" Diyen Yunus Emre'nin, &lt;br /&gt;"İnsan Gönüldür Gönül.." Diyen Liderimiz Haydar Baş'ın İzinde Yürümek Ne Güzeldir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gönül Eri Yunus Emre Ne Mükemmel İfade Etmiş:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hak Cihana Doludur,&lt;br /&gt;Kimseler Hakkı Bilmez. &lt;br /&gt;O'nu Sen Senden İste, &lt;br /&gt;O Senden Ayrı Olmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünyaya Gelen Geçer, &lt;br /&gt;Bir Bir Şerbetin İçer, &lt;br /&gt;Bu Bir Köprüdür Geçer, &lt;br /&gt;Cahiller Onu Bilmez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelin Tanış Olalım, &lt;br /&gt;İşin Kolayın Tutalım, &lt;br /&gt;Sevelim Sevilelim; &lt;br /&gt;Dünya Kimseye Kalmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yunus Sözün Anlar İsen, &lt;br /&gt;Mani'sini Dinler İsen, &lt;br /&gt;Sana İyi Dirlik Gerek,&lt;br /&gt;Bunda Kimseler Kalmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;----------------------------------------------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kopenhag Kriterlerini ve Vatanımızın, İnsanımızın Geleceğini Tehdit Eden Tüm Oluşumları, Ülkeleri Reddediyoruz! Çünkü; Biz, Dünyayı "Ankara Kriterleri" İle Titretmek İçin Varız! Geçmişin Dersi,&lt;br /&gt;Geleceğin Sesi, Gerçeğin Ta Kendisi Olan Siyasi Hareketimize desteğinizi bekliyorum.Saygılarımla&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-168836905932557537?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/168836905932557537/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=168836905932557537' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/168836905932557537'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/168836905932557537'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2010/11/kurban-bayraminiz-kutlu-olsun.html' title='KURBAN BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-1033522130929773739</id><published>2010-11-11T13:25:00.001-08:00</published><updated>2010-11-11T13:25:55.826-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Atatürk'/><title type='text'>ATATÜRK'Ü ANMAK VE ANLAMAK...</title><content type='html'>Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Vefatının 72.Yıldönümüne Tevafuk Eden Zaman Dilimi İçinde Bulunmaktayız...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsan, Değerlerine Kıymet Verdiği ve Bu Yönde Emek Verdiği Kadar Büyüktür ve İyi Niyet, Samimiyet, Dürüstlük, İnanca Saygı, İnsan ve Vatan Sevgisi Gibi Niteliklere Sahip Olduğu, Gerçeği Anlatma Adına Tüm Sıkıntıları Göze Aldığı Derecede Sevilmeye, Sayılmaya, Anılmaya ve Anlaşılmaya Layıktır. Atatürk de Bu Bağlamdaki İcraatleri Ne Kadar Zirvede İse O Kadar Büyük Bir Liderdir ve O Kadar Sevilmeye, Sayılmaya Layıktır. Eğer ki, Gazi Bu Gerçeği En Mükemmel Manada Yaşadı ve Yaşatmaya Gayret Gösterdi İse Bugün Vurguladığım İnsani Özelliklerle Aynı Paralelde Hareket Eden Tek Siyasi Oluşum Olan Bağımsız Türkiye Partisi Kainatın Doruk Noktasındaki Bir Türkiye İçin "Atatürkçü" Olarak Lanse Edilen CHP ve Diğer Batı'nın Bize Dayattığı "Sağ ve Sol" İfadesine Ömrünü Hapseden "Sol Tandaslı" Olarak Adlandırılan Hareketlerin de Başvurması Lazım Gelen Tek Adrestir. Zamanın En Büyük Siyasi, İktisadi, İnsani Hakikatleri Yazdıklarımız ve Yazacaklarımızdır..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peygamberler Hariç Bütün İnsanlar Günah İşlemeye Elverişli Varlıklardır. Bu İlahi Bir Gerçektir. Atatürk'ün Bazı İcraatleri Konusunda Çekinceleri Olan İnsanlar Mevcuttur. Batı'nın, Bölücülerin Hoşlanmadığı Atatürk'ün Hudut Boylarında Vatanı Savunma Adına Verdiği Mücadele ve "Tam Bağımsızlık", "Milli Ekonomi" İdealine ve Kuva-yı Milliye Ruhuna Yaptığı Liderliği Görmemezlikten Gelmek Doğru mudur?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Atatürk İlahi Gerçeğin Farkına Varanlardandır. Zira; Şöyle Demektedir: "Bütün Dünyanın Müslümanları, Allah'ın Son Peygamberi Hz.Muhammed'in Gösterdiği Yolu Takip Etmeli ve Verdiği Talimatları Tam Olarak Tatbik Etmeli. Tüm Müslümanlar Hz. Muhammed'i Örnek Almalı ve Kendisi Gibi Hareket Etmeli; İslamiyet'in Hükümlerini Olduğu Gibi Yerine Getirmeli. Zira Ancak Bu Şekilde İnsanlar Kurtulabilir ve Kalkınabilirler."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mevcut Hükümet Üzerinden Bir İnsanın Olmazsa Olmazı Olan İslam'a ve Dini Ritüellere Hakaret Eden Bazı Şahsiyetsizler Ne Kadar Sapık Bir Yol Takip Ettiklerinin Farkına Varmalıdırlar! Çünkü; Maneviyat Bir Milletin Ruhudur. Ruhun Ayrıldığı Bir Beden Nasıl Cesete Dönüyorsa Manevi Değerlerine Cephe Alan Toplulukların Er veya Geç Yok Olması Muteberdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Osmanlımız'a İhanet Ederek Topraklarını Satan ve Bugünkü Üzücü Duruma Gelen Filistin, Yanlış Bir Politika İzleyen Irak ve Diğer Ezilmeye Mahkum Hale Gelen Toplumların, Ülkelerin Birçoğu Dışa Bağımlılık ve Basiretsiz İcraatlerinin Kurbanları Olmuşlardır. Allahu Teala, Ülkemizi, Milletimizi Korusun, Onlara da Kurtuluş Nasip Eylesin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Atatürkçü Olduğunu İfade Eden AB, ABD, IMF Yanlısı Zevat Atatürk'ün 1 Mart 1922'de Yaptığı Meclis Açılış Konuşmasını İyi Anlamalı ve Adeta Bu Konuşmanın Prof. Dr. Haydar Baş'ı ve Bağımsız Türkiye Partisi'ni İşaret Ettiğini Gerektiğince İçlerine Sindirmeliler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gazi Mustafa Kemal, 1 Mart 1922'de Yaptığı Meclis Açılış Konuşmasında Şöyle Diyordu: "Herşeyden Önce Milli Amacımız Olan Bağımsızlığımızı Sağlamaya Ulaşmaktan Başka Bir Şey Düşünemeyiz. Bu Nedenle de Bizce Önemli Olan Mali Gücümüzün Bu Sonucu Sağlamaya Yeterli Olup Olmayacağıdır.. Memleketimizin Gelir Kaynakları, Milli Davamızın Güvenle Sonuçlandırılmasına Yeterlidir. Yoksunluklar İçinde Olsa da Milli Gücümüz, Bugüne Kadar Olduğu Gibi, Dış Devletlerden Borç Almadan Memleketi Yönetecek ve Amacına Ulaştırabilecektir."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son Olarak Diyoruz ki; Bizimle Aynı Şerefi Paylaşmak Her Vatan Evladına Nasip Olmaz.. İnancımıza Hakaret Etmeyen, Vatana İhanet Düşünmeyen Herkes Kardeşimiz Olmaya Adaydır... Bağımsız Türkiye Partisi (BTP&lt;br /&gt;TUNALIM...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-1033522130929773739?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/1033522130929773739/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=1033522130929773739' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/1033522130929773739'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/1033522130929773739'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2010/11/ataturku-anmak-ve-anlamak.html' title='ATATÜRK&apos;Ü ANMAK VE ANLAMAK...'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-5020635647764113847</id><published>2010-11-10T10:40:00.000-08:00</published><updated>2010-11-10T10:40:34.773-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ödül'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kraliçe'/><title type='text'>Kraliçe Elizabeth gözü açık gitmeyecek</title><content type='html'>100 yılda bir olan işlerden… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önemli günlerden geçiyoruz… &lt;br /&gt;Türkiye ile sadece ABD ilgilenmiyor! &lt;br /&gt;AB de yakından ilgileniyor. &lt;br /&gt;Batı dünyası son derece alakalı, bu günlerde… NATO öyle. &lt;br /&gt;İngilizler özellikle yanaklarımızdan öpüyor… &lt;br /&gt;İngiliz Kraliyet’i ödül veriliyor Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e. &lt;br /&gt;Chatham House, yılın devlet adamı seçmiş sayın Gül’ü… Kraliçe Elizabeth’in onur ödülü olan “cam kristal”, Gül’e takdim edilecek 9 Kasım’da! &lt;br /&gt;Gül, artık “cam kristal”de olacak! &lt;br /&gt;Bayram değil seyran değil, Kraliçe bizi niçin öptü diye sorun, sorma hakkınız var… Demokrasi var ülkemizde! &lt;br /&gt;Bunlar 100 yılda bir gerçekleşen diplomatik sürprizlerdir! &lt;br /&gt;   &lt;br /&gt;  *** &lt;br /&gt;Sevr’in House’u… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Chatham House’un mazisi 20 yüzyılın başlarına dayanır. &lt;br /&gt;İlk yöneticileri ise meşhur Sevr anlaşmasını hazırlayan ekipten şu iki önemli isim: &lt;br /&gt;İngiliz Propaganda Bakanlığı’dan Robert Cecil &lt;br /&gt;İngiliz Sömürgecilik Bakanlığı siyasi-istihbarat bölümünden Orta Doğu uzmanı Arnold J. Toynbee… &lt;br /&gt;Toynbee’nin pekçok eseri Türkçeye terceme edildi. &lt;br /&gt;Şu namlı Mavi Kitap’ın editörüdür… Ermeni soykırım iftiralarına dayanak yapılan kitap müsveddesinin editörü! &lt;br /&gt;Cecil ve Toynbee’nin Sevr’e katkılarını bilenler bilir.. Meşhur Paris Barış Konferansı’nda, Urfa, Antep ve Maraş’ın Fransızlara verilmesi, manda ve himayenin kabul edilmesi, Batı Anadolu’nun Yunan işgaline bırakılması dayatılmıştı. &lt;br /&gt;Bu ekip, aynı zamanda İsrail devletinin kuruluşuna öncülük eden, Osmanlı’yla, Orta Doğu’yu ilk parçalayan Sykes–Picot haritalarını çizen ve Sevr’i yapan bu masanın etrafındaki ekiptir. &lt;br /&gt;İngiliz Kraliyet’inin dış ilişkilerini koordine eden House’un mazisi bu! &lt;br /&gt;Bu House, Kraliçe Elizabet namına “cam kristal” ödülü verilmek üzere Cumhurbaşkanımız Gül’ü yılın devlet adamı seçiyor! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  *** &lt;br /&gt;Abdülaziz’e hayır getirmeyen madalya… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cumhurbaşkanı Gül ilk değil tabi… &lt;br /&gt;Dün hatırlatmıştım, İngiliz Kraliçesi’nin ilk madalya taktığı devlet büyüğümüz Pertevniyal Hatun’un oğlu Sultan Abdülaziz. &lt;br /&gt;Sultan Abdulaziz’in tahta çıkması, Avrupa ülkelerini sevindirdi. Çok iyi ilişkiler geliştirildi. Osmanlı toprakları masonlar için tam cirit alanı oldu. &lt;br /&gt;Abdülaziz döneminde masonluğun Türkiye’deki tarihi açısından kayda değer gelişmeler yalşandı; “Ser Locası” açıldı. &lt;br /&gt;Osmanlı’nın üst düzey erkanı Ser Locası’na kapak attılar, üye oldular: Sultan 5. Murad, Şehzade Nurettin Efendi, Şehzade Selahattin Efendi, Sadrazam Keçecizade Fuat Paşa, Sadrazam Tunuslu Hayrettin Paşa, Sadrazam İbrahim Hakkı Paşa, Berlin Büyükelçisi Sadullah Paşa, o dönemin ünlü gazetecisi ve edebiyatçı Şinasi Bey gibi bir çok yazar, devlet adamı, gazeteci ve zengin Osmanlı tüccarları bu mason locanın aktif üyesi oluverdiler. Dönemin en etkili mason devlet adamı ise Sadrazam Mustafa Reşit Paşa’ydı. &lt;br /&gt;Ancak Sultan Abdülaziz’i başını yine bu mason kadro yedi. &lt;br /&gt;İngiliz Kraliyet’inin madalyası, Sultan Abdülaziz’e hayır getirmedi: &lt;br /&gt;Kargaları büyüttü, gözünü oydular! &lt;br /&gt;Abdülaziz’in eceliyle ölmesini dahi bekleyemediler… Öncü masonlardan Mithat Paşa, Kayserili Ahmet Paşa ve Hüseyin Avni Paşa, padişahı tahtan indirip Topkapı sarayına hapsettiler. &lt;br /&gt;Birkaç gün sonra da “intihar süsü vererek” Abdülaziz’in bileklerini kestiler, bağırta bağırta öldürdüler!.. &lt;br /&gt;Payitahta ise Ser Locasına kayıtlı mason 5. Murat’ı oturttular... Koca Osmanlı devlet idaresinin şirazesi çıktı. &lt;br /&gt;Birkaç ay içinde öyle vahim suikastler yaşandı ki, olayları duyan/gören 5. Murad delirdi!.. Tahta çıktıktan doksan üç gün sonra, yerine 2. Abdülhamid Han geçti. &lt;br /&gt;İşte House’un ilk madalyasının serencamı! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  *** &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İngiliz Kraliyet’i adına Chatham House, son dönemde birkaç “yılın devlet adamı” ödülü verdi. &lt;br /&gt;Bunların hepsi “turuncu devrim”ciler… &lt;br /&gt;Ukrayna Devlet Başkanı Yuşçenko… Yuşçenko ödülünü Kraliçe Elizabeth’in elinden aldı. &lt;br /&gt;Mozambik Devlet Başkanı Chissano, Gana Devlet Başkanı Kufuor, Brezilya Devlet Başkanı Lula De Silva da ödüle layık görüldü. Ancak Kraliçe’nin elinde alma şerefine nail olamadılar. &lt;br /&gt;Cumhurbaşkanı Gül, turuncu devrimci Yuşçenko’dan sonra bizzat Kraliçe Elizabeth’ten ödülünü alacak. &lt;br /&gt;   &lt;br /&gt;*** &lt;br /&gt;Kraliçe’yi memnun eden açılımlar… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İngiliz Kraliyet’i Gül’den çok mennun ve razı… &lt;br /&gt;İngiliz Kraliyeti ve Kraliçe Elizabeth, Cumhurbaşkanı Gül’ün, &lt;br /&gt;Irak ekseninde yaptığı hizmetleri, &lt;br /&gt;Afgan ve Pakistan ekseninde yaptığı katkıları, &lt;br /&gt;Kıbrıs’ta attığı adımları, &lt;br /&gt;Ermenistan açılımlarını, &lt;br /&gt;Ne pahasına olursa olsun illa AB, illa AB demesini ve Türkiye’nin AB limanına demirlenmesine katkılarını, &lt;br /&gt;Hepsinden önemlisi Türkiye’deki sivil-demokratik açılımını, &lt;br /&gt;Unutamıyorlar. &lt;br /&gt;Çok razılar, çok memnunlar! &lt;br /&gt;100 yıl sonra “cam kristal” ödülünü vermeyi görev addetmişler! &lt;br /&gt;Türkiye’nin vaziyeti şu ki, Kraliçe Elizabeth, gözü açık gitmeyecek! &lt;br /&gt;İngiliz Kraliçesi’nin razı ve memnun olduğu bu süreçten Türk milleti de razı ve memnun kalacak mı?! &lt;br /&gt;Onu zaman gösterecek… &lt;br /&gt;Ancak ecnebilerin, ABD ve özellikle İngilizlerin rızası ve memnuniyeti istikametinde yol alan geminin akıbeti, çok da hayır üzere olmamıştır. &lt;br /&gt;Yarın bana, demedi, demeyin… M.Emin Koç-TUNALIM...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-5020635647764113847?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/5020635647764113847/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=5020635647764113847' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/5020635647764113847'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/5020635647764113847'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2010/11/kralice-elizabeth-gozu-ack-gitmeyecek.html' title='Kraliçe Elizabeth gözü açık gitmeyecek'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-5951192004800927512</id><published>2010-11-04T13:57:00.001-07:00</published><updated>2010-11-04T13:57:25.697-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ekonomi'/><title type='text'>TÜKETİCİ AYAĞA KALDIRILMALIDIR</title><content type='html'>BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, dünya genelinde yaşanan ekonomik krizin tüketim kesiminin zayıflaması sonucu ortaya çıktığına işaret ederek, “Bizim bugün yapacağımız iş, insanlık nereden darbe aldıysa onu o noktadan ayağa kaldırmaktır”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bağımsız Türkiye Partisi  (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, tüketimin &lt;br /&gt;önemi konusunda çarpıcı açıklamalarda bulundu. Dünyanın yaşadığı ekonomik &lt;br /&gt;krizlerin ‘tüketim kesimi’nin ihmalinden kaynaklandığına işaret eden Prof. Dr. &lt;br /&gt;Baş, şunları söyledi: “Her toplumda öne çıkan kesim tüketicidir. Bunlar işçidir, &lt;br /&gt;köylüdür, çiftçidir, memurdur... Bütün bunlar toplumda tüketen sınıftır. Ülkenin &lt;br /&gt;gelirinden üzerlerine yansıma olan insanlardır. Sadece ülkemizde değil, bütün &lt;br /&gt;dünyada tüketim kabiliyeti geriledi. İşçi, memur, emekli, tarım kesimi, besici &lt;br /&gt;kısaca herkes mağdur bir hayat tarzı içine girdi.  Bizim bugün yapacağımız iş, &lt;br /&gt;insanlık nereden darbe aldıysa onu o noktadan ayağa kaldırmaktır.” &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ABD’deki krizin de sebebi &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BTP Lideri, ABD’de yaşanan mortgage (tutsat) krizini de bu bağlamda &lt;br /&gt;değerlendirerek, şunları kaydetti: “ABD’de mortgage krizinin ortaya çıkış nedeni &lt;br /&gt;olarak bankaların batması gösteriliyor. Bu yanlış, evet bankalar battı ama &lt;br /&gt;bankadan borç alan vatandaş battığı için bankalar iflas etti.” &lt;br /&gt;Prof. Dr. Baş, &lt;br /&gt;toplumlara tüketim kabiliyetinin nasıl kazandırılacağı konusunda da şu &lt;br /&gt;tespitlerde bulunarak, devlete düşen göreve dikkat çekti: “Eğer sizin cebinizde &lt;br /&gt;para olursa, pazara gittiğinizde iyi bir alıcı olursunuz. Neye ihtiyacınız &lt;br /&gt;varsa, onu alırsınız. Vatandaşın cebinde para var, ticaret var... Para yok, &lt;br /&gt;ticaret yok! Vitrinlerde öyle muazzam mamüller var ki! İyi de, vatandaşın &lt;br /&gt;cebinde parası yok. Vatandaşa o gücü verecek olan devlet iradesidir. Devlet &lt;br /&gt;vatandaşa tüketim kabiliyeti verecek, vatandaş da gidip pazarda fonksiyonunu &lt;br /&gt;yerine getirecek. Eksiğini istediği gibi tamamlayacak. Vatandaşların çoğu ayda 1 &lt;br /&gt;kilo et evine alamıyor. Çünkü parası yok. Ona tüketim kabiliyeti kazandırılması &lt;br /&gt;lazım.” &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çare Vatandaşlık Maaşı &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, tüketimin &lt;br /&gt;canlanması için kendi eseri olan Milli Ekonomi Modeli’nde yer alan “Vatandaşlık &lt;br /&gt;Maaşı” projesini anlatarak, şunları söyledi: “Vatandaşlık Maaşı ile siyasete çok &lt;br /&gt;yeni bir kavram getirdim. Önce ‘nereden bulacak, nasıl yapacak?’ diyenler, ben &lt;br /&gt;500 verecektim, onlar 600 ya da 800 TL vereceklerini söylediler. Yani boynuz &lt;br /&gt;kulağı geçti. Demek ki, verilirmiş bu! Nasıl verilir? Ben her gittiğim ilde o &lt;br /&gt;ilin madenlerine temas ediyorum. Sadece madenler gelirlerimizden bir kalemdir. &lt;br /&gt;Türkiye’nin maden rezervi 3 katrilyon dolardır.” &lt;br /&gt;Baş, Vatandaşlık Maaşından &lt;br /&gt;bahsederken, annelere de özel bir yer ayırarak, şunları söyledi: “Her ay 1000 TL &lt;br /&gt;alacaksın. Çocuğun için 250 TL alacaksın. Okuyan çocuğun için burs alacaksın. Bu &lt;br /&gt;sana yetmiyor mu? Çalışan kardeşim 3 bin TL asgari ücret alacak.  Korkmayın &lt;br /&gt;Haydar Hoca bunu verecek. Veremedi mi? Ben kaçmıyorum. Başka vatan arayacak &lt;br /&gt;değilim. Gelin hesap sorun! Anlaştık mı?”  TUNALIM...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-5951192004800927512?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/5951192004800927512/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=5951192004800927512' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/5951192004800927512'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/5951192004800927512'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2010/11/tuketici-ayaga-kaldirilmalidir.html' title='TÜKETİCİ AYAĞA KALDIRILMALIDIR'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-3835869955650772229</id><published>2010-10-21T07:49:00.001-07:00</published><updated>2010-10-21T07:49:20.589-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='turk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='milleti'/><title type='text'>NE MUTLU TURKUM DIYENE</title><content type='html'>Türk milletine mensubiyet dünyanın en büyük şerefidir. &lt;div&gt;&lt;object width="512" height="322"&gt;&lt;param name="movie" value="http://d.yimg.com/static.video.yahoo.com/yep/YV_YEP.swf?ver=2.2.46" /&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true" /&gt;&lt;param name="AllowScriptAccess" VALUE="always" /&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#000000" /&gt;&lt;param name="flashVars" value="id=22559849&amp;vid=8445753&amp;lang=en-gb&amp;intl=uk&amp;thumbUrl=http%3A//l.yimg.com/a/p/i/bcst/videosearch/16931/116346342.jpeg&amp;embed=1" /&gt;&lt;embed src="http://d.yimg.com/static.video.yahoo.com/yep/YV_YEP.swf?ver=2.2.46" type="application/x-shockwave-flash" width="512" height="322" allowFullScreen="true" AllowScriptAccess="always" bgcolor="#000000" flashVars="id=22559849&amp;vid=8445753&amp;lang=en-gb&amp;intl=uk&amp;thumbUrl=http%3A//l.yimg.com/a/p/i/bcst/videosearch/16931/116346342.jpeg&amp;embed=1" &gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://uk.video.yahoo.com/watch/8445753/22559849"&gt;NE MUTLU TURKUM DIYENE&lt;/a&gt; @ &lt;a href="http://uk.video.yahoo.com" &gt;Yahoo! Video&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-3835869955650772229?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/3835869955650772229/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=3835869955650772229' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/3835869955650772229'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/3835869955650772229'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2010/10/ne-mutlu-turkum-diyene.html' title='NE MUTLU TURKUM DIYENE'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-2387167324433993935</id><published>2010-10-21T01:10:00.000-07:00</published><updated>2010-10-21T01:10:18.297-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ekonomi'/><title type='text'>KEMAL DERVİŞ'DE ''MİLLİ EKONOMİ'' DEDİ...</title><content type='html'>Yanlış okumadınız.&lt;br /&gt;Türkiye’ye koalisyon hükümeti zamanında kapitalizmin dayattığı politikaları getiren Kemal Derviş bugünlerde gerek Türkiye’ye gerekse diğer devletlere Milli Ekonomi Modeli’nin çözümlerini isim vermeden vazediyor.&lt;br /&gt;Bakın ne diyor Sayın Derviş:&lt;br /&gt;“Türkiye ve başka yerlerde sosyal demokratların, adil bir gelir dağılımıyla hızlı büyümeyi ve istihdam yaratmayı aynı anda başarabileceklerine güven ve umut vermeleri gerekiyor.”&lt;br /&gt;Adil gelir dağılımını sağlamak;&lt;br /&gt;Hızlı büyümeyi sağlamak;&lt;br /&gt;Ve istihdam yaratmak…&lt;br /&gt;Üstelik bunların hepsini aynı anda başarmak…&lt;br /&gt;Ekonominin temel hedefleri bunlar olmasına rağmen kapitalizm bu üç hedefi sağlamaya asla odaklanmamıştır.&lt;br /&gt;Kapitalizmde adil gelir dağılımını sağlamak imkansızdır ve zaten kapitalizmin özünde gelir adaletsizliği vardır.&lt;br /&gt;Kapitalizm bir grup zenginin varlığını devam ettirebilmesi için milyarlarca insanın sömürülmesini uygun görür.&lt;br /&gt;Yine kapitalizm sürekli ve sağlıklı bir büyümeyi asla başaramamıştır. Hatta Kapitalizm zaman zaman krizlerin olmasını, ekonomilerin allak bullak olmasını normal karşılar.&lt;br /&gt;Sürekli büyüme gelir dağılımındaki adaletle de doğru orantılıdır. Gelir dağılımındaki adaletsizliğin temel sebebi olan kapitalizm asla sürekli büyümeyi sağlayamaz.&lt;br /&gt;Kapitalizm tam istihdamı da oluşturamaz. Belirli bir işsizlik oranını normal karşılar, hatta çalışanlar üzerinde baskı kurabilmek için gerekli görür.&lt;br /&gt;Kapitalizm gelir adaletini, sürekli büyümeyi ve tam istihdamı ayrı ayrı da olsa gerçekleştiremezken, elbette ki üçünü bir aynı ayna gerçekleştirmesi beklenemez.&lt;br /&gt;O halde bugüne kadar kapitalist ekonominin temsilciliğini yapan, IMF başkanlığına dahi soyunan Kemal Derviş’in yukarıda bahsettiğimiz ifadeleri ile kapitalizmi tavsiye ettiğini söyleyemeyiz.&lt;br /&gt;Dünyada gelir adaletini, sürekli büyümeyi ve tam istihdamı ayrı ayrı ya da hepsini aynı anda gerçekleştirebilecek tek bir ekonomi modeli vardır, o da Milli Ekonomi Modeli’dir.&lt;br /&gt;Sayın Derviş bugüne kadar okuduğu ve duyduğu ekonomi modellerinde bu üç hedefe aynı anda ulaşılabileceğini öğrenmesi asla mümkün olmadığına göre, gizli gizli Milli Ekonomi Modeli’ni okuduğunu söyleyebiliriz.&lt;br /&gt;Her ne kadar bunu aşikar bir şekilde ilan etmese de yukarıdaki sözleri dillendirmesi bunu ispatlıyor.&lt;br /&gt;Hatta kapitalizmin temsilcisi Kemal Derviş bakın kapitalizmi nasıl eleştiriyor:&lt;br /&gt;“Krizin diğer boyutu gelir dağılımının daha da bozulması ve paranın tepede yoğunlaşması. İnsanlar bundan rahatsız. ABD’de kamuoyu finansal krizi atlatmak için Wall Street’e aktarılan kaynağı benimsemiş değil. Dünyanın farklı yerlerinde insanlar gelir dağılımındaki eşitsizliğin düzelmesini istiyor.”&lt;br /&gt;Anlaşılan Sayın Derviş de Bush gibi kapitalizmi kurtarmak için bir dönem kapitalizmin kurallarını rafa kaldırmış durumda…&lt;br /&gt;Sayın Derviş, gelin inat etmeyin, siz de uluslar arası MEM kongrelerine katılan 400’ü aşkın bilim adamı gibi gerçekleri açıklayın ve çözümün adresinin Milli Ekonomi Modeli ve Prof. Dr. Haydar Baş olduğunu dünyaya haykırın. M.Çabas-TUNALIM...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-2387167324433993935?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/2387167324433993935/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=2387167324433993935' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/2387167324433993935'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/2387167324433993935'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2010/10/kemal-dervisde-milli-ekonomi-dedi.html' title='KEMAL DERVİŞ&apos;DE &apos;&apos;MİLLİ EKONOMİ&apos;&apos; DEDİ...'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-7823553518187197893</id><published>2010-10-21T01:06:00.001-07:00</published><updated>2010-10-21T01:06:30.505-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ekonomi'/><title type='text'>PROF. DR. EYERCİOĞLU’NDAN EKONOMİ DERSİ</title><content type='html'>Adana da düzenlenen Ekoanaliz programından BTP kadroları göz doldurmaya, umut vaat etmeye devam ettiler. Gaziantep Üniversitesi Öğretim Üyelerinden BTP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Eyercioğlu, kamuoyunda estirilen yalan ekonomi rüzgarlarına gerçek tespitler getirerek bu konuda oynanan oyunu bozmaya yönelik önemli açıklamalar yaptılar…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sayın Eyercioğlu, özellikle Sayın Başbakanın konuşmalarında değindiği bir tespitin analizi yaptılar. Konuşmalarında şu ifadelere yer verdiler:&lt;br /&gt;“Sayın Başbakanın ekonomi ile ilgili yaptığı açıklamalarda (eğer bilerek değilse) bilgi eksikliğine sahip olduğunu görüyoruz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaptığı açıklamalarda “dünyadaki ekonomik krizin ülkemizi teğet geçeceğini söylemiştik, bizim tahminlerimizden de ucuz atlatarak dünyaya örnek olduk” demekte, sonrada bazı rakamsal açıklamalar yaparak tezini güçlendirmeye kalkışmaktadır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nedir Sayın Başbakanın bu konudaki tezi; iktidara geldiklerinde IMF nin 26 milyar dolar borcu varmış, kendileri bu borcu 7 Milyar dolara düşürmüşler. Merkez Bankası rezervleri tam takır iken şimdi 75 milyar dolar rezervimiz olduğunu, dünyada bankacılık sektörü batarken bizde en kârlı kurumlar haline geldiğini dile getiriyorlar… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Değerli arkadaşlar, yapılan bu açıklamalar rakamsal bilgi olarak doğrudur ancak eksik ve yanıltıcı bilgilerle doludur. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öncelikle yapılan bu yanlışı düzeltmeye çalışalım: IMF ye olan borcumuzun düşürülmesi doğrudur ancak borç kaynakları farklı adreslere kaydırılmış ve 2002 de 260 milyar dolar olan toplam borç tutarı 640 milyar dolara ulaşmıştır. Merkez Bankası rezervleri yükselmiştir ancak bizim olmayan ve başka borçlarla doldurulmuş rezervlerdir. Bununla övünmek ekonomi hakkında ne kadar bilgisiz olduklarının delilidir…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelelim bankacılık sektörünün kâr ettiğine: Bu da doğrudur ancak bir ülkede bankalar, finans kuruluşları kâr ediyorsa o ülkenin ekonomisinin bittiğinin delilidir. Çünkü bankalar, finans sıkıntısı çeken esnaf ya da iş adamının sırtından faiz kazancı elde eden tefeci kuruluşlardır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sayın Başbakan, vatandaşının sömürülerek tefecilerin kâr etmesini bir övünç vesilesi olarak anlatmaktadır. Bunu anlamak mümkün değildir… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunu bir örnekle açıklamaya çalışalım. Bir adamın farklı farklı kimselere borcu olsun. Bu adamın borçlarını ödeyecek ve artacak kadar bir başka yerden borç alıp bütün borçlarını ödeyerek üstüne de alacaklılarını toplayıp benim size borcum kaldı mı diye caka satması, onun başka kurumlara olan borcunu gizler mi, kapatır mı? Milletimiz şunu gayet iyi bilsin ki bu ülkede iyiye giden bir şey yok. Yapılan bazı göz boyamalarla vatandaşın aldatılmasıdır.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sayın Eyercioğlunun yaptığı bu tespitlere bakınca nasıl bir tiyatroyla karşı karşıya olduğumuz anlaşılmaktadır... Bizi bekleyen tehlikeli süreci, borç batağını, satılan toprakları, kurumları, madenleri düşündükçe; akılara durgunluk vermektedir. Allah sonumuzu hayreyliye..! U.Kepekçi-TUNALIM...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-7823553518187197893?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/7823553518187197893/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=7823553518187197893' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/7823553518187197893'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/7823553518187197893'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2010/10/prof-dr-eyercioglundan-ekonomi-dersi.html' title='PROF. DR. EYERCİOĞLU’NDAN EKONOMİ DERSİ'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-9212606925787614543</id><published>2010-10-11T16:34:00.001-07:00</published><updated>2010-10-11T16:34:49.050-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ekonomi'/><title type='text'>ÇÖZÜM BAĞIMSIZ TÜRKİYE PARTİSİNDE</title><content type='html'>BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş, parti olarak siyasetten ekonomiye, kültürden sanayiye her alanda hazırlık yaptıklarını ve milli projeler ortaya koyduklarını kaydederek, BTP dışında hiçbir partinin böyle bir tez ortaya koymadığını bildirdiBağımsız Türkiye&lt;br /&gt;Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, Eskişehir’de vatandaşlarla buluştu. Vatandaşların sorularını cevaplandıran Prof. Dr. Baş, “Asgari ücret 544 TL... İşverenler çalışanların sigortalarını eksik yatırıyor. Eskişehir’de 8 büyük tekstil fabrikası kapandı. Bir fabrikada sadece 2.500 işçi çalışıyordu, kapandı” şeklinde soru soran vatandaşa cevap verdi. Parti olarak siyasetten ekonomiye, kültürden sanayiye her alanda hazırlık yaptıklarını ve milli projeler ortaya koyduklarını kaydeden Prof. Dr. Baş, 7 ayrı uluslararası kongre ile dünyaya takdim ettikleri Milli Ekonomi Modeli’ne dikkat çekti. BTP Lideri, şunları söyledi: “Milli Ekonomi Modeli’ni yazdım. Yüzlerce ilim adamı bunu tartıştı. Bir de bu modeli nasıl bir sistemle uygulayacağımızı ortaya koyan ‘Milli Devlet – Sosyal Devlet’ eserini kaleme aldık. Kapı arkasına giderek, kulis yapmadık.”&lt;br /&gt;Başka yerde benzeri yok&lt;br /&gt;BTP dışında hiçbir partinin böyle bir tez ortaya koymadığını kaydeden Prof. Dr. Baş, “Diğer partiler çözüm üretmek yerine dedikodu ile gün geçiriyor” dedi ve referandum sürecinde mitinglerde gündeme gelen tartışmalara dikkat çekti: “Bugün Türkiye’de Bağımsız Türkiye Partisi kadroları gibi kadro, Cumhuriye ile yaşıt olan CHP de bile yok. Çok samimi konuşuyorum. Gördük işte referandumda. CHP ya da MHP ortaya bir gerekçe koyabildi mi? Kemal Bey, sağolsun Başbakan’ı boyundan, soyundan, endamından, havuzundan, villasından bahsederek eleştirdi. Sayın Bahçeli’ye gelince, o da ortaya somut bir görüş koyamadı. Biz ise Afyon’da 3 gün süren bir toplantı yaptık ve neden EVET, neden HAYIR denmesi gerektiğini tartıştık.”&lt;br /&gt;Önemli proje&lt;br /&gt;Milli Ekonomi Modeli’nin en önemli sosyal devlet projelerinden birinin ‘vatandaşlık maaşı’ olduğunu ifade eden Prof. Dr. Baş, bu projenin terör sorunun çözümünde de önemli bir argüman olacağını ifade etti.  BTP Lideri, şunları söyledi: “Şimdi vatandaşlık maaşı alan anne, dağda eşkiyalık yapan oğluna ‘aferin, devam et’ mi yoksa ‘bu devlet Baba Devlet, gel bakalım buraya’ mı der? Güneydoğu’nun problemi böyle halledilir. Güneydoğu’da federatif yapıyı savunrak, memleketi bölmek isteyenler var. Beni iyi dinlesinler! Ben Güneydoğu’da yaşayanlarla kardeşim. Onlarla bir masada oturup, yemek yerim. Onlarla hiçbir problemimiz yok. Onlar bizden geçim ve iş istiyor. Bizimkiler de, ‘PKK diyor ki, Güneydoğu’nun sorunu bölünmektir’ diyor. Milletin sesine değil, PKK2nın sesine kulak veriyor. PKK, AB ve ABD’nin adına konuşuyor. Millet de kendi adına konuşuyor. Kendi adına konuşarak, iş ve aş istiyor.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TUNALIM&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-9212606925787614543?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/9212606925787614543/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=9212606925787614543' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/9212606925787614543'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/9212606925787614543'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2010/10/cozum-bagimsiz-turkiye-partisinde_11.html' title='ÇÖZÜM BAĞIMSIZ TÜRKİYE PARTİSİNDE'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-6509412296865704468</id><published>2010-09-25T04:05:00.000-07:00</published><updated>2010-09-25T04:05:26.568-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='politika'/><title type='text'>PKK,HÜKÜMETLE AYNI SAFTA</title><content type='html'>&lt;a href="http://s316.photobucket.com/albums/mm355/tunalim/?action=view&amp;current=9934_150878437832_112538832832_2620.jpg" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://i316.photobucket.com/albums/mm355/tunalim/9934_150878437832_112538832832_2620.jpg" border="0" alt="btp"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş, referandum sürecinde terör örgütü PKK ile aynı safta gösterilmesi konusunda sert konuşarak, “Bu tam bir Deccal oyunudur. Bu Deccal’in vazifesi Müslümanı kafir, kafiri ise Müslüman göstermektir” dedi. &lt;br /&gt;Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, referandum sürecinde hükümet kaynakları ile bazı basın yayın organlarının partisini terör örgütü PKK ile aynı safta göstermeleri konusunda çarpıcı açıklamalarda bulundu. BTP Lideri, vatandaşa bedava dağıtılan yayınlarda PKK ile aynı safta gösterilmesine sert tepki göstererek, “Referandum kampanyası sırasında Trabzon’da yaptığım konuşmada, ‘Öcalan benimleyse, hiç merak etmeyin Müslüman olacak. Türkiye kurtardı ama ne gezer. Göreceksiniz seçim gecesi o bölgede HAYIR’ın çıkması mümkün olmayacak. Yüzde 10, yüzde 15 HAYIR çıktı, öpün başınıza koyun’ demiştim. Öyle de oldu.” &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PKK, hükümetle aynı safta &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12 Eylül gecesi referandumdan tam tersi bir tablo çıktı. Terör örgütünün etkili olduğu bölgelerde seçmen ya sandık başına gitmedi, gidenler de yüzde 95’e varan oranlarda EVEt oyu verdi. Bu bölgelerde HAYIR oyu yüzde 5’ler seviyesinde kaldı. Referandum sonrası avukatları vasıtasıyla İmralı’dan açıklama yapan Abdullah Öcalan da, “Biz isteseydik bu referandumu kesin kaybederlerdi. Biz ‘Hayır’ deseydik, bu değişiklik paketinin geçmesi imkânsız hale gelirdi. Erdoğan’a son bir şans verdik, bunu iyi görmesi gerekir” açıklamasını yaparak, PKK’nın bu süreçte hükümetle birlikte hareket ettiğini ortaya koymuştu. Partisinin Başkanlık Divanı toplantısında konuşan Prof. Dr. Haydar Baş, bu ayrıntıya dikkat çekerek, Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerindeki oranlarını tek tek açıklayarak, hükümetle PKK’nın aynı safta olduğunu söyledi: “EVET oranlarını aktarıyorum: Bingöl yüzde 95; Bitlis yüzde 93, Diyarbakır yüzde 94, Hakkari yüzde 94, Mardin yüzde 93, Muş yüzde 92, Siirt yüzde 95, Şanlıurfa yüzde 94, Van yüzde 94, Batman yüzde 94, Şırnak yüzde 90... Şimdi Apo nerede at koşturuyor? Bu sahada... EVEt tarafındaki kimlerle beraber? Apo ile... Demek ki, Apo ile Başbakan aynı saftalar...” &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tam bir Deccal oyunu &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Referandum sürecinde AKP Hükümeti ile PKK’nın aynı safta yer aldığını ifade eden BTP Genel Başkanı, bu kritik süreçte yaşananları da Deccal oyununa benzeterek, şöyle konuştu: “Bu tam bir Deccal oyunudur. Bu Deccal’in vazifesi neydi? Müslümanı kafir, kafiri ise Müslüman; hakkı batıl, batılı ise hak göstermek.” BTP Genel Başkanı, partisini terör örgütü ile aynı safta gösterenlere bu cevabı verirken, hükümet önceki gün terör örgütünün siyasi uzantısıyla çok önemli bir görüşme yaptı. Bu gidişatın ülkemizin hayrına olmadığını vurgulayan BTP Genel başkanı, Yugoslavya örneğini vererek, Türkiye’nin bölünüp parçalanacağı uyarısında bulundu. Prof. Dr. Haydar Baş, şunları söyledi: “Bu anayasa değişikliği ile yönetim tek bir iradenin eline geçecektir. Kuvvetler ayrılığı ilkesi yok olup kuvvetler birliği ilkesine dönüşecek ve böylece demokratik krallık rejimi ortaya çıkacak.  Bu anayasa değişikliği ile Türkiye, Yugoslavya’nın mazisini kader olarak yaşayacak.”&lt;br /&gt;TUNALIM...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-6509412296865704468?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/6509412296865704468/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=6509412296865704468' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/6509412296865704468'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/6509412296865704468'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2010/09/pkkhukumetle-ayni-safta.html' title='PKK,HÜKÜMETLE AYNI SAFTA'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-7731550149823150135</id><published>2010-09-24T01:38:00.001-07:00</published><updated>2010-09-24T01:38:46.632-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='olay'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ibret'/><title type='text'>SEYREDİYORUZ İBRETLE...!</title><content type='html'>Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete” diye bir söz vardır, makalelerimde sıkça kullandığım Bu sözü, kısa ve öz olarak halimizi net bir şekilde açıkladığı için beğeniyorum. Etrafımızda cereyan eden olaylara, yaşanılan değişim rüzgarlarına ayak uydurmanın, akıl erdirmenin neredeyse imkansız olduğu zamanlardan geçiyoruz… &lt;br /&gt;Dün, mücahit geçinenlerin bugünkü mütahitliklerini; hayatını davası uğruna tüketen nice dava erlerinin tel tel döküldüklerini görüyoruz, seyrediyoruz ibretle… &lt;br /&gt;İçinde domuz yağı endişesiyle yağlardan, bisküvilerden; bazı içeceklerden uzak duracak kadar takvacı davrananların bugün yetimin hakkını dahi höpür höpür yediklerini seyrediyoruz ibretle… &lt;br /&gt;Din adına en ufak bir olumsuz davranışı, (başörtüsü engellemelerini) cami çıkışlarında “tekbir; allahu ekber” nidalarıyla protesto edenlerin; zinanın suç olmasını kaldıranları, domuz etini serbest kılanları, kilise açanları, sessiz sedası ve tepkisiz karşılamalarını, seyrediyoruz ibretle… &lt;br /&gt;Önce Sümela manastırını, sonra da Akdamar Ermeni kilisesinin açılış ayinini; imanlarına, itikatlarına ve geçmişlerine sığdıranları seyrediyoruz ibretle… &lt;br /&gt;Biz çocukluğumuzdan bu yana şu inançla büyüdük: “insan; şerefi, namusu, vatanı ve imanı için yaşar” &lt;br /&gt;Şimdi bakınız Allah aşkına etrafınıza; bu değerlerin artık demode olduğunu, varsa yoksa menfaat ve çıkar ilişkilerinin daha önde olduğunu görüyoruz. &lt;br /&gt;Sümela manastırı sıradan bir dinsel yapı mıdır? &lt;br /&gt;"15 Ağustos" tarihi tesadüf bir tarih midir? &lt;br /&gt;Elbette ki hayır. 15 Ağustos, Sultan Fatih’in Trabzon’u fethettiği ve Pontus Rum imparatorluğunun hayatiyetine son verdiği gün olduğu için ille de o gün ayin düzenlediler ve bal gibi ecdadımızdan, tarihimizden öç aldılar. Sözde dindarların bırakın kıllarının kıpırdamasını, kalpleri bile ürpermedi… Fatih’in emanetine Fatih’in evlatları ihanet etti! &lt;br /&gt;Milletten ses yok… &lt;br /&gt;Akdamar Ermeni Kilisesi sıradan bir dinsel yapı mıdır? &lt;br /&gt;Elbette ki hayır. Ermenilerin en etkin olarak kullandıkları ve dinsel amaçlardan çok siyasi ideallerine hizmet etmiş ve en acısı ermeni çetelerin işgal yıllarında Müslüman kadınlara tecavüz amaçlı kullandığı bir kilise olmuştur. Dün bu milletin analarına bacılarına tecavüz eden ermeni çetelerinin yaptıklarına jest  uğruna bir de ödül verildi. Bu milletin parasıyla kiliseleri restore edildi ve, alın size hediye, kullanın, denildi. &lt;br /&gt;Milletten yine ses yok! &lt;br /&gt;Sokaklara çıkın, tepkiler ortaya koyun demiyorum ama, Allah rızası için Müslüman olduğunu iddia edenleri iman ve vicdan muhasebesine çağırıyorum. &lt;br /&gt;Neler oluyor? Nerelere gidiyoruz? Hangi dine, hangi millete hizmet ediyoruz? Birileri çıksın ve bunun açıklamasını yapsın… &lt;br /&gt;Biz, dün olduğu gibi bugün de aynı inançtayız Elhamdülillah; “insan;  şerefi, namusu, vatanı ve imanı için yaşar” &lt;br /&gt;U.Kepekçi-TUNALIM....&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-7731550149823150135?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/7731550149823150135/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=7731550149823150135' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/7731550149823150135'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/7731550149823150135'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2010/09/seyrediyoruz-ibretle.html' title='SEYREDİYORUZ İBRETLE...!'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-4924679022166918606</id><published>2010-09-22T01:57:00.001-07:00</published><updated>2010-09-25T05:20:08.139-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayat'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yaşam'/><title type='text'>DEVLETİN CANI EKONOMİSİDİR</title><content type='html'>“Bir insanı ayakta tutan gücün adına can denir. İşte milletlerin canı zahir planda ekonomisidir” diyen Prof. Dr. Haydar Baş, “Milli bir ekonomi sistemi lazım. Bu olursa Türk milleti, devleti ve ekonomisi dünyada ilk sırayı alır” de&lt;br /&gt;Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Haydar Baş tüm dünyayı globalleşme adı altında tek yerden yönetmek istendiğini söyledi. Bu bütünün parçası olmaya kabul eden ülkelerin globalleşmeyi ortaya koyan ülkelerin emrine girdiklerine dikkatleri çeken BTP Genel Başkanı şöyle konuştu: “Dünyayı global bütünün bir parçası haline getirmek istiyorlar. Sen o bütünden bir parça olursan kimin emrine amade olacaksın? Onun emrine amade olacaksın. O halde buna sırtını dönüp, ‘hayır’ diyeceksin ve milli devletini kuracaksın. Çünkü milli devlete sahip olmayan bir milletin ayakta kalmasının asla imkânı yoktur. Neden mi? Her zaman söylüyoruz Filistinliler çok cesur insanlar. Elinde taşla topun, tankın, merminin üzerine gidebilecek cesaret var o gençlerde. Büyük bir cesaretle bu mücadeleyi veriyor Filistinliler fayda etmiyor. Neden? Onu koruyan bağımsız bir milli devleti yok da ondan fayda etmiyor. Binaenaleyh olması gereken güçlü ve tam bağımsız bir milli devlettir.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Devletin canı ekonomisidir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsan vücudu için kanın ve canın ne kadar önemli olduğunu örnek veren Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, devletler için ekonominin de kan gibi önemli olduğunu dile getirdi. Prof. Dr. Haydar Baş şunları söyledi: “Bir insanı canlı bir şekilde hayatını sürdürmesine vesile olan gücün adına can denir. İşte milletlerin canı ve kanı zahir planda ekonomisidir. Milli bir ekonomi sistemi lazım. Bağımlı olmadan ve hiç kimseden destek almadan kendi ayakları üzerinde duran, kendi milletini beslediği gibi etrafındakilere de cömertçe ikram eden, gerekirse bütün dünyanın merkezi haline gelebilecek bir ekonomi sistemi lazım. Bana göre bu şartlar olursa Türk milleti, Türk devleti ve Türk ekonomisi dünyada ilk sırayı alır.”&lt;br /&gt;&lt;object width="425" height="344"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/YtDYwhOOyuk?fs=1&amp;amp;hl=en_US&amp;amp;color1=0x5d1719&amp;amp;color2=0xcd311b"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/YtDYwhOOyuk?fs=1&amp;amp;hl=en_US&amp;amp;color1=0x5d1719&amp;amp;color2=0xcd311b" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="425" height="344"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;Çözümün yegane adresi: BTP&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prof. Dr. Haydar Baş, bu kritik tespitlerin ardından tek yolun, tek çözümün tam bağımsız bir Türkiye ve Milli Ekonomi Modeli olduğunu söyledi. BTP Genel Başkanı şunları söyledi: “Tek yolumuz kaldı. Bağımsız, müstakil ve milletin menfaatini düşünen, her şeyini Allah için millete adayan ve milletin gerek iktisadi yapısını, gerek kültürel yapısını, gerek siyasi yapısının tamamını bilip, belli noktaya taşıyacak olan bir adrese ihtiyaç var bugün. Biz bu gerekçeyle ortaya çıktık.” TUNALIM…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-4924679022166918606?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/4924679022166918606/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=4924679022166918606' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/4924679022166918606'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/4924679022166918606'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2010/09/devletin-cani-ekonomisidir.html' title='DEVLETİN CANI EKONOMİSİDİR'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-2922530656767496828</id><published>2010-09-21T09:00:00.000-07:00</published><updated>2010-09-21T09:00:29.494-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='akıl'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='selim'/><title type='text'>AKL-I SELİM DÜŞÜNME VAKTİ</title><content type='html'>12 Eylül referandumu, evet tercihi ile sonuçlandı. Referandum sürecinde yaşanan olumsuzları bir tarafa bıkıp, vatandaşlar arasında oluşan kin ve nefret duygularının bir an önce tamir edilmesi, toplumsal barışın sağlanması için de herkes üzerine düşenleri yapması gerekmektedir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Referandum sonuçlarını değerlendirirken bile sağduyulu davranmak, ölçülü söz ve davranışlar sergilemek gerekmektedir. Oluşacak kırgınlıkların, toplumsal kırılmalara sebep vermesi halinde moraller bozulur ve mücadele heyecanı kaybolur. Düşmanlıklar derinleşir, bundan da bu topluma asla fayda sağlanmaz. Olsa olsa düşmanlar sevinir!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuçlar, başta ben ve diğer hayır diyenler tarafından pek de olumlu bir sonuç olarak değerlendirilmedi. Ancak, savaş kaybetmiş mağluplar gibi davranmanın açacağı yaralar, toplumda başka başka toplumsal olumsuzluklara sebebiyet vereceğinden, kimsenin moral bozukluklarına meydan vermeden, mücadele azminden hiçbir şey kaybetmeden mücadeleye devam etmesi sağlanmalıdır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Verilen mücadelede referandumda evet çıkması durumunda meydana gelebilecek olumsuzlukları, devletimizin bekasının zedeleneceğini, kurumlar arasında barışın değil savaşın kızışacağı, demokraside kuvvetler ayrılığı ilkesinin kuvvetler birliğine dönüşeceğini, dolayısıyla toplumsal kırılmaların yaşanacağını dile getirdik. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kaygılarımızı dile getirmemize rağmen vatandaşlarımızın evet tercihini kullanmasının toplumsal zararları mutlaka görülecek ama, zararın neresinden dönülse kârdır mantığı gereği, doğru bildiğimiz gerçekleri söylemekten yazmaktan başka çaremiz yoktur. &lt;br /&gt;Üzülsek de sevinsek de  bu vatan bizim, başka vatanımız yok ki! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mücadele zamanlarında akıldan çok duyguların öne çıktığı, dolayısıyla aklı selim düşünülemediği bir gerçektir. İnsanlar nefislerine hakim olamayınca iş çığırından çıkmaktadır.&lt;br /&gt;Referandum sürecinde söylenen sözlere yapılan yorumlara bakıldığında normal zamanlarda normal insanların birbirlerine söylemekten haya edeceği sözleri, taraflar birbirlerine söylemekten çekinmediler.&lt;br /&gt;“Bunu ispat edemeyen şerefsizdir… Boyum 1.85 al tepe tepe kullan… Boyu uzun ama aklı yok…Boya değil soya bak… Gibi, sıradan bir kimsenin bile ağzına yakışmayan sözleri devlet büyüklerinden ve parti liderlerinden duymak zorunda kaldık.  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Heyecan ve öfke zamanlarında kalbin ve duyguların halini İmam Gazali hazretleri çılgın dalgaların hakim olduğu bir zamanda yolculuk etmek isteyen geminin dümenine benzetmiştir. Kaptan en kadar mahir olursa olsun dalganın şiddetinden dolayı dümene hakim olmanın mümkün olmadığını, dolayısıyla öfke ve heyecan anında akla mantığa çok da hakim olunamayacağını dile getirmiştir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Madem ki şimdi ortam sakinleşmiş, sonuçların toplumsal yansımaları beklenmektedir. Şimdi herkes tercihlerini tekrar gözden geçirsin, neye evet dedi, neye hayır dedi; yada hangi gerekçelerle tercihini kullandı… Nefisinin çıkarlarına mı yoksa devletinin milletinin çıkarlarına mı hizmet etti. Bunu mutlaka kendi vicdanında sorgulamalıdır... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaptım oldu demek, yada yapılan tercihi bir kenara atmak kimseye bir fayda sağlamaz. Madem ki (ağır aksak da olsa)demokratik bir ülkede yaşıyoruz. Demokrasi için toplumsal bilincin oluşması için gayret edilmelidir. Yoksa demokratik mücadelelerde toplumsal bilince erişinceye kadar demokrasi de rayına oturmayacak ve olumsuzluklar asla düzelmeyecektir. Bilenler bildiklerini, görenler gördüğü tehlikeleri topluma usanmadan bıkmadan anlatmak zorundadır. Haydi herkes vicdan muhasebesine ve akl-ı selim düşünmeye!&lt;br /&gt;U.Kepekçi-TUNALIM..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-2922530656767496828?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/2922530656767496828/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=2922530656767496828' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/2922530656767496828'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/2922530656767496828'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2010/09/akl-i-selim-dusunme-vakti.html' title='AKL-I SELİM DÜŞÜNME VAKTİ'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-2027061092642534848</id><published>2010-09-18T06:07:00.000-07:00</published><updated>2010-09-18T06:07:22.487-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='siyaset'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='at.nal'/><title type='text'>Nalını tuttuğun atın süvarisi kim?..</title><content type='html'>Hayber Fatihi Hz. Ali’yi taşıyan Düldül’ün ayağındaki nalı tutan bir çivi isen bir değersin, bir işe yaradın demektir.&lt;br /&gt;Nalını tuttuğun atın süvarisi Hz. Ali gibi bir kahramandır çünkü.&lt;br /&gt;“Gökleri kapladı bir kara duman&lt;br /&gt;Dumanın içinde İmam görünür&lt;br /&gt;Abbas at üstünde vermiyor aman&lt;br /&gt;Yezid’in askeri yaman görünür”&lt;br /&gt;Dizelerinde ifade edildiği gibi, zalimin karşısında dik durmanın destanını yazan Hz. Hüseyin’in atının nalını tutan bir çivi oldu isen o eşsiz destanda senin de bir hissen var ve o hisse sana yeter.&lt;br /&gt;Çünkü nalını tuttuğun atın süvarisi Peygamber torunu, cennet gençlerinin Efendisi, Hz. Fatma’nın ciğerparesi İmam Hüseyin’dir.&lt;br /&gt;Sağında Akşemseddin, solunda Molla Gürani olduğu halde Topkapı surlarından şehre giren Fatih Sultan Mehmet’i taşıyan kır atın ayağındaki nalı tutan bir çivi oldu isen ne mutlu sana, şu fani dünyada bir işe yaradın demektir.&lt;br /&gt;Çünkü nalını tuttuğun atın süvarisi de dünya tarihinde eşsiz bir destan yazan bir er kişidir, kelimenin tam anlamıyla bir Türk delikanlısıdır.&lt;br /&gt;Gelgelelim, 21. yüzyılın ilk on yılını tamamlamak üzere olduğumuz şu zaman diliminde, şüheda yurdu olan Anadolu coğrafyasını dişlerinden kan sızan haçlı işgalcilere altın tepsi içinde sunmak için çırpınan Müslüman kılıklı adamların, hacı-hoca takının, Pensilvanya mukimlerinin atlarının nalının tutuyorsan binlerce defa yazıklar olsun sana.&lt;br /&gt;Paslı bir demir parçasından farksızsın demektir.&lt;br /&gt;Bugüne kadar yazdıklarımız son halk oylamasından sonra daha iyi anlaşıldı ya da anlaşılacak diye ümit ediyoruz.&lt;br /&gt;Paspas gazetelerinden birine ya da bir kaçına abone olanlar, sam amcayı taşıyan atın ayağına nal ya da nalı tutan çivi vazifesi yapıyorlar dediğimizde bize hafiften darılanlar ne demek istediğimizi şimdi daha iyi anladılar her halde.&lt;br /&gt;“İktidar için papaz cübbesi dahi giyerim” diyen ve “Ankara’nın şerrinden Brüksel’in şefaatine sığındık” vecizesini icad eden ve Amerika’yı kastederek “Büyük devletler özür dilemez” zokasını millete hazmettirmeye çalışan bir zihniyet iktidarının elini güçlendiren “evet”ler nerden gelmiştir?&lt;br /&gt;Bu sorunun cevabı, sayın Başbakan’ın; “ Bu sürece katkı sağlayan Okyanus ötesindeki kardeşlerime teşekkür ederim” cümlesinde gizlidir?&lt;br /&gt;“Bu sürece katkı sağlayan…” cümlesinden sadece Pensilvanya sakinini anlarsanız yanılmış olursunuz.&lt;br /&gt;Okyanus ötesinde bu teşekkürü hak eden daha niceleri var.&lt;br /&gt;“Evet”lerin fazla çıkmasından ötürü zil takıp oynayan küresel tefecilere bakıyorum da kimlerin altına at, kimlerin atına nal, kimlerin atının nalına mıh olduğunu ayan-beyan görüp senin adına üzülüyorum. &lt;br /&gt;A.Karaca--TUNALIM...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-2027061092642534848?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/2027061092642534848/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=2027061092642534848' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/2027061092642534848'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/2027061092642534848'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2010/09/naln-tuttugun-atn-suvarisi-kim.html' title='Nalını tuttuğun atın süvarisi kim?..'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-786608521445237172</id><published>2010-09-17T11:31:00.001-07:00</published><updated>2010-09-17T11:31:35.422-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='politika'/><title type='text'>BÜYÜK OLMAYI UNUTTUK...</title><content type='html'>Okyanus ötesinden talimatlı bir dış politika, AB talimatlı iç siyaset ve IMF ve küresel patronlar tarafından yol&lt;br /&gt;haritası çizilen bir ekonomi yönetiminin bizi nasıl bir kaosa sürüklediği gün be gün ortaya çıkmaktadır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;20–30 yıla erişen uzun bir zamandan beri ülke, millet ve medeniyet meselelerimize dikkat çekerken, etrafımızı sarmış olan ve gittikçe de daralan “ateş çemberi”ne vurgular yaptık, bu badirelerden çıkış ve çözüm yolları gösterdik ve de göstermeye devam ediyoruz.&lt;br /&gt;Dış politikamız ABD’ye iç politikamız AB’ye, ekonomimiz ise IMF’ye bağımlı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün de bugün de bu uyarıları yaparken maksadımız; hepimizi o günlerde ve gelecekte daha büyük sıkıntılarla baş başa bırakacak gelişmelere karşı milletimizi ve yetkilileri uyarmak, akl–ı selim ve basiretli davranmalarını sağlamaktı.  Ne yazık ki, uyarılarımızı “felaket tellallığı” veya komplo teorileri diye niteleyenler, yaşananlar karşısında haklılığımızı gördüler; her ne kadar bunu itiraf edemeseler de…&lt;br /&gt;Daha önce de söyledik ve yazdık; bizim haklı çıkmamızın bir önemi yok… Önemli olan şu ki; yüce medeniyetimizi inşa edip asırlar boyunca üzerinde yaşadığımız mukaddes vatanımız, milletimizin altındaki zemin hızla kaymaktadır. Nitekim Okyanus ötesinden talimatlı bir dış politika, AB talimatlı iç siyaset ve IMF ve küresel patronlar tarafından yol haritası çizilen bir ekonomi yönetiminin bizi nasıl bir kaosa sürüklediği gün be gün ortaya çıkmaktadır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türk milletinin mensup olduğu yüce medeniyet&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her zaman vurguladığımız bir gerçeği yeri gelmişken yine hatırlatalım: Türk Milleti çok büyük bir millettir. Tarih sahnesine çıkışından itibaren, yaşadığı çetin tecrübeler, geçirdiği zor imtihanlar sürecinde ortaya koyduğu asalet ve muvaffakiyetle bu sıfatı haklı olarak elde etmiştir. Üç kıtaya yayılan geniş coğrafyasında, gölgesi altında topladığı insan topluluklarına yaşattığı müreffeh ve adaletli hayat bunun göstergesidir. ‘Baba Devlet’ anlayışıyla hayata geçirilen siyasi ve sosyal nizamat, insanlık tarihinin altın harflerle kaydettiği, akl–ı selim sahipleri tarafından hakkı verilen bir yönetim başarısıdır. &lt;br /&gt;Bu tespitlere eklenecek daha çok şeyler vardır. Ama bu kadarı dahi milletimizin kimliğini ve mayasını keşfetmek için yeterlidir sanırım. Bu maya ‘büyüklük’ mayasıdır, “asalet”tir. Bu büyüklükte; tevhid vardır, adalet vardır, merhamet vardır, hak vardır, hürriyet vardır, emniyet vardır, samimiyet vardır, insanlık vardır, ahlak vardır, mazlumu koruyup–kollama vardır…  &lt;br /&gt;İşte Türk milletinin mensup olduğu yüce medeniyetteki bu büyüklük; sonsuz nimetlerle dolu bu dünyayı, kendi arka bahçeleri haline getirmek isteyen Haçlı ve ‘sömürgeci karakterli” milletler ve devletler tarafından hep kıskanılmış, kendi çirkin hesaplarını boşa çıkaran bu ‘büyüklüğü’ yok etmek için ellerinden gelen her şeyi yapmışlardır. Bu bir hak ve batıl mücadelesidir; dün olduğu gibi, elbette bugün ve yarın da devam edecektir.&lt;br /&gt;Haçlı dünyasının sömürgeci taarruzları ve muhteris entrikaları neticesinde, başta üç kıtada at koşturduğumuz topraklarımız olmak üzere çok şey kaybettiğimiz doğrudur. Fakat hala henüz kaybetmediğimiz bir şey vardır; o da; mayamızı oluşturan ‘büyüklük’tür, “onurlu ve asil olmak”tır, “medeniyet hasletleri”mizdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye’yi bölünmenin eşiğine getiren sebepler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşadığımız ve tüylerimizi ürperten güncel gelişmelere bir de bu perspektiften bakmakta faydalar vardır. &lt;br /&gt;Bizi bölünmenin eşiğine getiren terör belası, devletin temelini oluşturan kurumlar arasındaki çatışmalar, en fazla güvenilmesi gereken kurumlarımıza karşı yürütülen karalama kampanyaları, gittikçe büyüyen işsizlik ve yoksulluk, bunun neticesi olarak ortaya çıkan parçalanmış aileler ve tabii ki gittikçe ayrışan milletimiz, dağılan sosyal hayat… Bu vahim tablo karşısında geçtiğimiz günlerdeki bir konuşmamızda yaptığımız uyarıyı yeniden yapalım: “Kendisini koruyan zırhtan mahrum olan bir milletin bekasını devam ettirmesi mümkün değildir.” &lt;br /&gt;Elbette kimse kusursuz ve noksansız değildir. Ancak bu bağlamda gerçek şu ki, Türk ordusuna yönelik dahili ve harici taarruzların tamamı, bizzat Türk milletine ve medeniyetini hedef almaktadır. Bu yolla Türk milletine ve medeniyetine kastedilmek istenmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Devlet ve milletimizin birlik ve beraberliğini sağlamak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vakıa şu ki; milletimizin ve medeniyetimizin bekasını sağlayan zırhımız hedef alınmış ve oldukça tahrip edilmiştir. Bu konuda sorumluluk kademesinde olanların büyük zafiyetleri vardır. Maalesef milletimizin iradesinin ve taleplerinin tersine hareket etmişler ve tarihten beri üzerimizde hesabı olanların dümen suyunda hareket etmişlerdir.&lt;br /&gt;Milletimizi ayakta tutan temel unsurlar olan “aile, ordu, din, adalet mekanizması ve devlet”le Türkiye’de bilinçli bir şekilde oynandığını hepimiz büyük bir üzüntüyle görmekteyiz. İçeriden ziyade dışarıda tasarlanan ve ülkemizdeki taşeronlar tarafından hayata geçirilen entrikalar ve sömürgeci planlar, adeta devlet ve milletimizi başta olmak üzere her şeyimizi kasıp kavurmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çözüm, Milli Ekonomi Modeli ve Sosyal Devlet tezlerimizde&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ülkemizin bir an önce bu badireden çıkması şarttır. Aksi takdirde bir girdap gibi devlet ve milleti içine çeker, milletimizi ve medeniyetimizi yok eder. &lt;br /&gt;Öyleyse, yapılması gereken iş ve çözüm ortadadır. Çözüm, aslında sorunu tespit ederken gün gibi açığa çıkmaktadır. Bizi ‘büyük’ yapan değerler ne kadar tahrip ediliyorsa çözülme de o kadar çabuk olmaktadır. Yapılacak iş; devlet ve milletimizin birlik ve beraberliğini sağlayacak adımları acilen atmak, böylece çözülmenin ve bağbozumunun önüne geçmektir.&lt;br /&gt;Biz, ‘Milli Ekonomi Modeli’ ve ‘Sosyal Devlet–Milli Devlet’ tezlerimizde bunu nasıl hayata geçireceğimizi bütün detaylarıyla ortaya koyduk. Milletimizle buluştuğumuz bütün platformlarda ve 400 aşkın bilim adamının iştirak ettiği uluslararası bilimsel kongrelerde bunları izah ettik, yazdığımız makalelerde, katıldığımız televizyon programlarında akıllara takılan sorulara cevap vererek net bir şekilde açıklığa kavuşturduk. Kısaca, çözüm konusunda anlaşılmayan hiçbir şey bırakmadık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz vazifemizi yaptık, yapmaya devam ediyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye’nin gelip dayandığı bu kavşakta, asıl büyük vazife yüce milletimize düşmektedir. İdari makamlarda olanlar, bir takım siyasi ikbal hesaplarıyla zaafiyete düşerek ortaya koyduğumuz model ve çözümlere kulak tıkayabilirler. Ama milletimizin böyle bir lüksü yoktur… Zira asıl çileyi çeken milletimizdir. Evlat kaybeden, aile kaybeden, açlık ve yoksulluk çeken, geleceğinden endişe eden milletimizidir. &lt;br /&gt;Dolayısıyla çözüm, gün gibi ortadayken, buna duyarsız kalmak milletimizin mayasında bulunan ‘büyüklüğe’ de terstir.&lt;br /&gt;Haydi o zaman, gelin elele verelim, “büyüklüğümüzü hatırlayalım” ve hep beraber ülkemizi hakkı olan onurlu ve müreffeh yere getirelim… Hem milletimiz kazansın, hem de insanlık! Prof.Dr.Haydar Baş .BTP Gnl.Başk.   TUNALIM...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-786608521445237172?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/786608521445237172/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=786608521445237172' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/786608521445237172'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/786608521445237172'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2010/09/buyuk-olmayi-unuttuk.html' title='BÜYÜK OLMAYI UNUTTUK...'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-5208050662816353840</id><published>2010-09-04T06:37:00.001-07:00</published><updated>2010-09-04T06:37:47.749-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='politika'/><title type='text'>Oku Türk evladı oku...</title><content type='html'>Başbakan medya aracılığıyla açıklama yapmış;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Krizden kurtulmak için yerli malı kullanın!"&lt;br /&gt;* * *&lt;br /&gt;Ben de... dedim ki amenna, başbakanımız doğru söylemiş...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başbakanı cepten arayıp tebrik edeyim dedim...&lt;br /&gt;Meğerse Turkcell'in bir kısmına el koyup, Finliler'e Ruslar'a satmışlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Telsim'den arayayım dedim...&lt;br /&gt;El koyup İngilizler'e satmışlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AVEA'dan arayayım dedim...&lt;br /&gt;Lübnanlı'ya satmışlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ev telefonundan arayayım dedim...&lt;br /&gt;Araplar'a satmışlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;E bari internetten e-posta yollayayım, maksat yerli malı kullanmak&lt;br /&gt;olsun... O da Araplar'a gitmiş...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne diyelim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arab...&lt;br /&gt;Sen bizi kurtar Ya Rab...&lt;br /&gt;* * *&lt;br /&gt;Bari dedim bineyim otomobile, başbakanın yanına gidip öyle tebrik edeyim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzun yola çıkma dan önce araç muayenesi yaptırayım dedim... Araç muayene&lt;br /&gt;işlerini Alman'a vermişler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sigortasını yaptırayım dedim...&lt;br /&gt;Başak Sigorta'yı Fransa'ya vermişler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benzin alayım desem...&lt;br /&gt;Zaten direk Irak'a dolaylı olarak ABD'ye gidecek param...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ondan da vazgeçtim...&lt;br /&gt;* * *&lt;br /&gt;Madem dedim, başbakanı yerli malı kullanma sevdasından dolayı tebrik&lt;br /&gt;edemedik.. E bari gidip bir bankadan kredi çekeyim de yüzde yüz Türk&lt;br /&gt;sermayeli bir iş kurayım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maksat, başbakanın gözüne girmek...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TEB'e gittim, Fransızlar kapmış...&lt;br /&gt;Deniz Bank'a gittim Danimarkalılar almış...&lt;br /&gt;Oyak Bank'a gittim, Hollandalı oturuyor patron koltuğunda...&lt;br /&gt;Finans Bank'ı da vermişiz Yunan'a...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hani, Türk Bankası olduğu için Ziraat Bankası'nın Atina'da şube açmasına&lt;br /&gt;izin vermeyen Yunanistan.. .&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama Allah'ı var sayın başbakanımızın, Garanti Bankası'nın hepsini değil&lt;br /&gt;sadece yarısını vermişiz Amerikalılar' a...&lt;br /&gt;Valla tebrikler...&lt;br /&gt;* * *&lt;br /&gt;Dedim ki kendi kendime, bu da olmadı, en iyisi mi açayım bir radyoyu da&lt;br /&gt;kafamı dinleyeyim.. .&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açtım... Süper FM...&lt;br /&gt;Kanadalı'ya satmışlar...&lt;br /&gt;* * *&lt;br /&gt;Valla nasıl olur bu iş dedim kendi kendime...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne var ne yok elin ecnebisi kapmış...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cep delik tava delik... Nokta nokta nokta üstelik...&lt;br /&gt;* * *&lt;br /&gt;Hemen bir 70'lik rakı açtım büyüğünden... Hani Türk içkisi ya. O bakımdan.&lt;br /&gt;Efkar dağıtmak için...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onu da Amerikalılar' a satmışlar meğerse...&lt;br /&gt;* * *&lt;br /&gt;Bir tek kömür madenlerini satmamışlar...&lt;br /&gt;Seçim zamanlarında işe yarıyor çünkü...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Demokraside devrim yaptık ya hani...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kömür demokrasi düzenine geçirdik ülkemizi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O bakımdan...&lt;br /&gt;* * *&lt;br /&gt;Hadi bakalım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Durmak yok yola devam...   Alıntıdır...TUNALIM...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-5208050662816353840?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/5208050662816353840/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=5208050662816353840' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/5208050662816353840'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/5208050662816353840'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2010/09/oku-turk-evlad-oku.html' title='Oku Türk evladı oku...'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-6016293206486510227</id><published>2010-09-04T06:34:00.001-07:00</published><updated>2010-09-04T06:34:41.334-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='referandum'/><title type='text'>KİM NEYE “EVET” DİYOR FARKINDA DEĞİL</title><content type='html'>Millet olarak öyle bir hal aldık ki; “bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete...”&lt;br /&gt;Kim ne demiş, kim ne düşünmüş, kim neye nasıl tavır almış belli değil. Hele de bir referandum süreci yaşıyoruz ki; milletin tel tel dökülmesinin resmi görüntüsü halini almış vaziyette…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun en bariz örneği AKP tarafından Tokat’ta düzenlenen mitingde yaşandı. Sayın Başbakan meydanda bulunan vatandaşlara soruyor; “bugünlerde CHP Genel Başkanı başörtüsü sorununu çözeceğini söylüyor inanıyor musunuz?  Vatandaş hep bir ağızdan cevap veriyor; “eveeet”…&lt;br /&gt;Başbakan şaşkın, şakın bakıyor kalabalıklara…&lt;br /&gt;Soruyu değiştirerek soruyor; “inanmıyorsunuz değil mi?”&lt;br /&gt;Vatandaş yine aynı heyecanla “eveeet” diye bağırıyor…&lt;br /&gt;Başbakan gayet memnun ve gururlu olarak “işte fark ortada” deyip durumu kurtarıyor…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelin siz karar verin Allah aşkına değerli okurlar, nedir bu kargaşa, bu kalabalıklar size neyi anlatıyor…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ramazanlarda minarelere asılan  “Hayırlı ramazanlar” mahyalarını dahi kaldıran, selamlaşmalarda hayırlı işler hayırlı günler, hayırlı cumalar, hayırlı bayramlar gibi terimleri bile kullanmaktan çekinen bir zihniyetin başına gelen bu hal aynı zamanda vatandaşın halini de yansıtmaktadır. Her şeye rağmen, kim neye evet diyor farkında değil…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Görünen o ki Ramazan kumanyaları, yaz kömürü uygulamaları, ulufe fitre zekat yardımları ve resmi izinli memurlar tarafından doldurulan meydanlardan bile doğru dürüst mesajlar gelmiyor. &lt;br /&gt;Millet canından bezmiş, ama maalesef kullanılmaya devam ediyor…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;Hele birde din bezirganları yok mu? Onlar insanı iyice çileden çıkarıyor…&lt;br /&gt;Esnaf bir dostumun yanına gitmiştim. Orada Hatice diye samimi ve inançlı bir kızacağız var. İlk defa oy kullanacak olmanın verdiği heyecanla bana şu soruyu sordu; “hocam ben referandumda hayır oyu kullanacağım ancak bir yakınım bana; sen nasıl hayır dersin, tevbe et yoksa Allah’a vereceğin hesaptan kurtulamazsın, dinsizler hayır diyor, Allah rızası için evet demek lazım diyor. Şimdi benim halim ne olacak…” &lt;br /&gt;Ben de ona “bırak bu masalları bunlar din bezirganı, asıl Yüce dinimizi bu hale düşürenler Allah’a vereceği hesaptan korksun. Bu bir referandumdur. Kişinin dini duyguları bu işlere alet edilemez” dedim. Hatice rahatlıyor…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hatice’nin yaşadığı bir örnek… Toplumda bunlardan çok sayıda var. Aslında bunlar yeni değil, zamanında Erbakan demez miydi; “seçim değil sayım yapıyoruz” diye… Bugün de evetçiler dinli, hayırcılar dinsiz, öyleyse dinli dinsiz sayımı yapıyorlar!&lt;br /&gt;Vatandaşları dün kamplara bölenlerle, bugün kamplara bölen zihniyet aynı zihniyettir. Yok aslında birbirlerinden farkları!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Referandumu bahane ederek din bezirganlığına soyunan zavallı şarlatanlara verilecek ders, sandıkta hayır demekle olmalıdır…&lt;br /&gt;Yunusun dediği gibi asıl hesap ahrette; “er kişi yarın hak divanda belli olur” U.Kepekçi-TUNALIM...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-6016293206486510227?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/6016293206486510227/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=6016293206486510227' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/6016293206486510227'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/6016293206486510227'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2010/09/kim-neye-evet-diyor-farkinda-degil.html' title='KİM NEYE “EVET” DİYOR FARKINDA DEĞİL'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-800190183724146585</id><published>2010-08-31T02:52:00.001-07:00</published><updated>2010-08-31T02:52:46.529-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='anayasa'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='referandum'/><title type='text'>ANAYASA'NIN ÜÇÜNCÜ MADDESİ HEDEF TAHTASINDA</title><content type='html'>Günümüzde yaşanan gelişmeleri değerlendirirken yüzeysel baktığınızda gerçekleri görebilmeniz pek mümkün değildir. &lt;br /&gt;Çünkü çoğu zaman görünen ya da gösterilen şey asıl niyetten çok farklı olabilir. &lt;br /&gt;Güncel olması hasebiyle 12 Eylül referandumunda önümüze konulan Anayasa değişiklik paketini bu çerçevede biraz değerlendirelim. &lt;br /&gt;Siyasi irade –ya da perde arkasında ABD, AB– niçin Anayasa Mahkemesi’nin yapısını kendi lehlerine değiştirmek istiyor? &lt;br /&gt;Anayasa Mahkemesi’nin yargıyla alakalı birçok önemli görevleri olduğu gibi Anayasa’nın temel hükümleri koruma gibi yine çok önemli bir misyonu vardır. &lt;br /&gt;Birileri kalkar da Anayasa’nın temel maddelerini değiştirmeye ya da kaldırmaya kalkarsa karşısında Anayasa Mahkemesi’ni bulur. &lt;br /&gt;Malum, Anayasa’nın dördüncü maddesine göre ilk üç maddesi asla değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez. &lt;br /&gt;Ülkemiz üzerinde hesabı olanlar için ilk iki madde çok fazla sorun teşkil etmiyor ama üçüncü madde üzerinde biraz durmak lazım. &lt;br /&gt;Anayasa’nın üçüncü maddesi: &lt;br /&gt;“Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir. Bayrağı, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır. Millî marşı “İstiklal Marşı”dır. Başkenti Ankara’dır.” &lt;br /&gt;Büyük Ortadoğu Projesi ve AB kapsamında Türkiye’den nasıl bir talep var? &lt;br /&gt;Türkiye’nin federasyonlara ayrılması isteniyor. &lt;br /&gt;Türk milletinin etnik kökenlere göre ayrılması isteniyor. &lt;br /&gt;Türkiye’nin dilinin sadece Türkçe olması istenmiyor. &lt;br /&gt;Türkiye’nin bayrağının sadece Türk bayrağı olması istenmiyor. &lt;br /&gt;Türkiye’nin milli marşının sadece İstiklal Marşı olması istenmiyor. &lt;br /&gt;Türkiye’nin başkentinin sadece Ankara olması istenmiyor. &lt;br /&gt;Dikkat ederseniz bu talepler özellikle AKP iktidarı döneminde fazlasıyla önümüze konuldu ve ülke içinde de dillendirilmeye, hatta tartışılmaya başlandı.  &lt;br /&gt;Bunların önündeki Anayasa engelini kaldırmak için Anayasa’da ciddi ve köklü bir değişikliğin yapılması gerekiyor. &lt;br /&gt;Peki, bunun önündeki en büyük engel ne? Tabii ki Anayasa Mahkemesi… &lt;br /&gt;Eğer yapılan ön bir değişiklikle Anayasa Mahkemesi’nin yapısı ABD ve AB taşeronu siyasilerin kontrolüne girecek şekilde değiştirilirse sonuç ne olur? &lt;br /&gt;ABD ve AB’nin yıllardır planladığı köklü değişiklikler için zemin hazırlanmış olur. &lt;br /&gt;Evet, “12 Eylül referandumunda “evet” çıkarsa ülke hızla bölünmeye doğru gidecektir” derken hayal kurmuyoruz, rüyalardan bahsetmiyoruz, komplo teorisi üretmiyoruz. &lt;br /&gt;Anayasa değişiklik paketini önümüze koyanların asıl hedefinde bu var.  &lt;br /&gt;Bunlar gerçekler. &lt;br /&gt;Gizli niyetleri bu olanlar, maalesef görünüşte bir takım süslerle, göz boyamalarla milletimizi kandırıp gerçekte milletimizin boynuna ipi geçiriyor, ayağının altındaki sehpayı da itiyor. &lt;br /&gt;Millet olarak gerçekleri göremezsek, yarın kendimizi geri dönülmesi güç olan bir girdabın içinde bulabiliriz. &lt;br /&gt;Ayık olalım ve bizi gerçekten ayıktırmaya çalışanlarla beraber olalım. &lt;br /&gt;TUNALIM...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-800190183724146585?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/800190183724146585/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=800190183724146585' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/800190183724146585'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/800190183724146585'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2010/08/anayasanin-ucuncu-maddesi-hedef.html' title='ANAYASA&apos;NIN ÜÇÜNCÜ MADDESİ HEDEF TAHTASINDA'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-8383872392019231285</id><published>2010-08-29T13:19:00.000-07:00</published><updated>2010-08-29T13:19:02.576-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='lider'/><title type='text'>LİDER OLUNMAZ, LİDER DOĞULUR!</title><content type='html'>"Mevzubahis vatansa gerisi teferruattır. " M.Kemal ATATÜRK        &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hani bir söz vardır “lider olunmaz, lider doğulur” diye. Gerçekten de liderlik sorunu asrın insanının en fazla ihtiyaç duyduğu bir konudur. Geçmiş tarihlerde dünyaya yön veren, çağ açıp çağ kapayan, insanlığa huzur ve saadet getiren, işgal ve zulümlere son veren, fetihlerle ele geçirilen yerlere, gönüllere, bereket getiren eşsiz liderler yetiştiren bir millet olduğumuz için şanslı bir milletiz…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama maalesef geçmişteki bu şansımızın devam ettiğini söylersek biraz abartılı konuşmuş oluruz. Dünyada olduğu gibi memleketimizde de son dönemlerde maalesef lider kıtlığı çekilmektedir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanlar yaratılış gayelerinin dışına çıktıkça, esastan uzaklaşmış, yüce davalardan uzaklaşmış, günü kurtarma felsefesine bürünmüş, kendi nefsinden başka hiç bir şeyi düşünmemeye alışmış, “ben” merkezli bir yaratık halini almıştır. Bütün olayları sadece kendi çıkarları doğrultusunda düşündüğünden, düşünce ufukları öteleri ve geleceği anlamaktan uzaklaşmış, bırakın öteleri kuşatmayı, bugünü değerlendirmekten, yarını hesap etmekten uzak bir hâl almıştır…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kadar kargaşa içinde bocalayan insanlar kendi kendine yeterlilik arz edemeyince, başkalarının akıllarıyla hareket etmek durumunda kalmıştır. Koca imparatorlukların yıkılış sebeplerine baktığımız zaman görmekteyiz ki, başkalarının akıllarıyla, tavsiye ve emirleriyle hareket eden sözüm ona liderlerin büyük rol oynağını görürüz…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başkalarından akıl alma süreci, batılılaşma sürecinde o kadar ileri gitti ki; bizi, bize ait olmayan fikirler doğrultusunda yönetmeye kalkışmak moda halini almıştır… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başkalarını takip etmeğe, özelliklede batı kültürü ile bütünleşmeye kalkışınca da kendi kültürümüzden ve inançlarımızdan uzaklaştırıldık. Neticede de yüce fikirlere ve davalara sahip bir millet, başkalarının oyun ve oyuncağı olmaktan kurtulamadı…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son dönemin bizi yönetmeye memur kılınan yöneticilerine bakınız… Ufuklarını, gördüklerini, göremediklerini kontrol ediniz, ne kadar acıklı hallere düştüğümüzü görüsünüz…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açılım diye yola çıkıyorlar, bir adım sonraki uçurumu, parçalanmayı göremiyorlar…&lt;br /&gt;Üstünde bir milletin mutabakata varamadığı, kamplaşmalara sebebiyet verdiği, hizmet değil hezimete yol açacak tuzakları bulunan anayasa paketleri hazırlıyorlar…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ecnebilerin akıllarıyla yürütülen iç ve dış siyaset tamamıyla tıkanmıştır. Gerek ekonomik, gerek siyasi, gerek kültürel, hemen her sahada devletin kurumları, milletin umutları tel tel dökülmekte, ne olduğu milletimiz tarafından belli olmayan projeler, pazarlıklar ve icraatlar sayesinde, milletimiz bölünme parçalanma sürecine doğru sürüklenmektedir…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Millet olarak sinesinden çok liderler çıkaran Türk milleti, muhtaç olduğu liderleri yine kendi bağrından çıkarmaya muktedirdir ancak, öncelikle yaratılış gayesini bilen, Hakk’a kulluk eden, bencillikten kurtulan, bir mantık içerisine girilmesi gerekmektedir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Halk bu mantığa bürününce, Hakk bu yönde tecelli eder;&lt;br /&gt;“İnsanı önünden ve ardından takip eden melekler vardır. Allah’ın emriyle onu korurlar. Şüphesiz ki, bir kavim kendi durumunu değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez. Allah, bir kavme kötülük diledi mi, artık o geri çevrilemez. Onlar için Allah’tan başka hiçbir yardımcı da yoktur.”(Ra’d suresi 11. Ayet) U.Kepekçi-TUNALIM&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8586667809174571462-8383872392019231285?l=tunalim-1950.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/feeds/8383872392019231285/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8586667809174571462&amp;postID=8383872392019231285' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/8383872392019231285'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8586667809174571462/posts/default/8383872392019231285'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tunalim-1950.blogspot.com/2010/08/lider-olunmaz-lider-dogulur.html' title='LİDER OLUNMAZ, LİDER DOĞULUR!'/><author><name>TUNALIM</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12941521396391642175</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img517.imageshack.us/img517/6193/canakkaleki5.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8586667809174571462.post-4394532513905407925</id><published>2010-08-20T13:35:00.001-07:00</published><updated>2010-08-20T13:35:55.426-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='referandum'/><title type='text'>ABD,AKP VE PKK "EVET" DİYOR.</title><content type='html'>Açıkca anlaşıldı ki PKK ve yandaşlarının ‘boykot’ manevrası Atlantik ötesinden kararlaştırılmıştı. İnce hesaplar yapılmıştı. ‘Boykot-Hayır’ cephesi bütünleştirilecek, Halk ‘Hayır’dan uzaklaştırılacaktı.&lt;br /&gt;ABD, AKP &lt;br /&gt;ve PKK &lt;br /&gt;‘EVET’ DİYOR! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açıkca anlaşıldı ki PKK ve yandaşlarının ‘boykot’ manevrası Atlantik ötesinden kararlaştırılmıştı. İnce hesaplar yapılmıştı. ‘Boykot-Hayır’ cephesi bütünleştirilecek, Halk ‘Hayır’dan uzaklaştırılacaktı. &lt;br /&gt;Şimdi alenen ortada ki: &lt;br /&gt;PKK ‘EVET’ diyor. &lt;br /&gt;APO ‘EVET’ diyor. &lt;br /&gt;BDP ‘EVET’ diyor. &lt;br /&gt;AKP yalanlıyor ama iktidarın, ‘evet’e yol hazırlamak için adımlar attığını PKK liderlerinden Karayılan açıklıyor. &lt;br /&gt;‘Ateşkes kararının devlet ile Öcalan arasında sağlanan temaslar sonucu alındığını’ söylüyor. ‘Görüşme talebinin Türkiye Cumhuriyeti devletinden geldiğini’ belirtiyor. &lt;br /&gt;Ve Güneydoğu Anadolu’da faaliyet gösteren STK’lar bir bir dökülüyor: Hepsi koro halinde ‘EVET’ diyorlar . Güneydoğulu işadamları da ekranlardalar. İmaj konusu düşünülmüş. Pek Amerikanca! Üstlerinde bir örnek beyaz gömlekleri var. &lt;br /&gt;‘EVET’ diyeceğiz!’ diyorlar. ‘Daha derin ve geniş kapsamlı bir değişim süreci başlayacak. Bu referandum aslında yepyeni bir anayasaya ön basamak olacak.’ &lt;br /&gt;Tercümesi ‘Güneydoğuya özerkliğin yolu açılacak!’ &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘Baba, oğul ve kutsal ruh’! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tablo net! Pazarlık ‘Sen bana Evet ver! Ben sana Özerklik!’ çerçevesinde gelişiyor. &lt;br /&gt;İktidar ve terör örgütü arkalarında Amerika, ‘Baba, oğul, ve kutsal ruh’ olarak, hristiyan üçlemesini tamamlıyorlar. &lt;br /&gt;Fener Patrikhanesi, Sümela’da Pontus’a ‘EVET’ çığlıklarıyla onlara eşlik ediyor. &lt;br /&gt;Dengeyi kaçırmamak için, Ermeni kilisesinin Akdamar’dan atacağı ‘EVET’! çığlıklarını, referandum sonrasına ertelediler. ‘Van Ermenidir!’ korosunun sahne alışını, 19 eylülde planlıyorlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baba, Oğul ve Kutsal Ruh, kararlı! Türkiye topraklarını BOP haritasına uygun biçimde bölmeye ‘EVET’ diyorlar! &lt;br /&gt;Her birinin değişik sebepleri var. Ama oyunun kuralını Baba koyar. ‘Baba’, dünyayı işgal eden küresel şirketler. ‘Baba’, yerli işbirlikçi ve taşeronlara tabii ki hak ettiklerini verecek. En önemlisi, görevlerini layığıyla yaptıkları takdirde, onları deliğe süpürmeyecek. &lt;br /&gt;Kutsal Ruha gelince, bu haçlı oyununda PKK’yı oynuyor. ‘Baba’ya yeni bir İsrail hediye etmek için çabalıyor. Görevi, en münbit maden ve petrol topraklarını Türkiye’den ayırıp dünyayı yönetme hevesindeki çetenin emrine sunmak.! Yeni kurulan devlet, devamlı kaos üreten bir makine olarak, Amerikan kılıcını, Ortadoğu’da sallayacak! &lt;br /&gt;Bush söylemişti. Türkiye Avrasya’nın kilidi! Türkiye’den Çin’e kadar uzanan Avrasya, tüm dünyadaki doğal zenginliklerin dörtte üçünün sahibi! &lt;br /&gt;Avrasya’ya açılan bu kilit kırılırsa, ‘tek dünya devleti’ne giden yol açılacak. Kaynakları giderek tükenen emperyalizmi, en az 100 yıl rahat yaşatacak ve savaştıracak, enerji ve madenler yağmalanacak! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elazığ- Dersim- Diyarbakır hattı! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu projenin önünde duran güç Türkiye’dir. Hükümetler tamamdır da halk ‘halledilememektedir! 100 yıldır tüm zaafları didiklenmektedir. &lt;br /&gt;Boşuna Rize’den İskenderun’a hatlar çizilmemiştir. &lt;br /&gt;Rize Çayeli Bakır yataklarından başlayın, Elazığ Maden’e, Palu’ya, Sivrice’ye oradan Diyarbakır Ergani’ye, İskenderun’a inin. &lt;br /&gt;DÜNYA ÇELİK TRÖSTLERİ O HATTAN BESLENİR. &lt;br /&gt;Almanya 2. dünya savaşına o bölgenin kromundan aldığı güçle girmiştir. &lt;br /&gt;Atatürk’ün vefatından bu yana, dünya tröstlerinin gözü maden diyarı Maden’de, Ergani’de, Bakır diyarı DİYARBAKIR’da, gümüş kapısı DER-SİM’de (bkz C. Özakıncı) ya da Tunç elleri Tunceli’dedir. Yani Elazığ- Dersim- Diyarbakır hattında 100 yıldır yaratılan kaosun nedeni bellidir. &lt;br /&gt;Lütfü Ergene dostumuz, muazzam arşivi ile bana ışık oluyor. Bakın ne diyor: &lt;br /&gt;‘Yıl 2010. Başta Almanya, İsveç ve Norveç olmak üzere dünyadaki çelik üreticisi ülkelerin yıllık ortalama bir milyon ton civarında ham Krom ihtiyacını karşılamaya devam eden Türkiye, bir çılgınlık sonucu hala Krom destekli -yani nitelikli- çelik üretememektedir. &lt;br /&gt;Türkiye'de Demir Çelik İşletmeleri diye boy gösteren fabrikalarda ise ne yazık ki neticede basit anlamda inşaat demiri üretilmektedir. &lt;br /&gt;Nitelikli çelik üretmek için gerekli olan ham Krom'u ferrokrom haline dönüştürme faaliyetinden, Elazığ Ferro Krom fabrikası özelleştirilip kapatılarak vazgeçilmiştir.’ &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tıpkı İskenderun Demir Çelik’in kuruluş aşamasında ABD, gizli raporlarla ‘Türkiye’deki bu gidişin durdurulması’ emrini verdiyse (Bkz. A. İlhan Hangi Atatürk), Ferro krom’un da akibeti farklı olmamıştır. Türkiye her ağır sanayi adımında engellenmiş, ‘Sen ham maden sat! Yoksa bedel ödetiriz!’ denmiştir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘EVET’ ile paylaşılacak Hazine! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kısacası bölge bir hazinedir. Küresel çete, ÖZERK KÜRDİSTAN aşamasında, bu hazineyi bölge ileri gelenleri, işadamları, örgüt yandaşlarıyla ‘paylaşacağı’ mesajını yaymaktadır. Aynı anda ‘işine bakmaktadır’! &lt;br /&gt;(Afganistan’da Irak’da da aynı mesajları vermişti. İşgal başladığında önce içerdeki yandaşlarını temizledi. ) &lt;br /&gt;Küresel çetenin en önemli işi, kucağında büyüttüğü siyasiler, ekonomistler hukukçularla önündeki tüm engelleri kaldırmak için bir Anayasa yapmaktır. &lt;br /&gt;Bunun ilk aşaması olan REFERANDUM yasadışı şekilde gündeme taşınmıştır. &lt;br /&gt;EVET için ‘Yedi düvel’ çalışmaktadır. Çünkü EVET, Ergani, Çayeli, Tunçeli, Maden kromu, altını bakırı gümüşü petrolü demektir. &lt;br /&gt;O nedenle, ABD ve Avrupalı büyükelçi ve konsoloslar, ‘EVET’ çığlıkları atarak yurdun dört bir yanını dolaşmaktadır.En çok ziyaret edilen bölge ne hikmetse (!) ELAZIĞ- ERGANİ hattıdır. (Dipnot 1) &lt;br /&gt;Onlar küresel şirketlerin memurlarıdır. 300 küsur yabancı şirket , ŞİMDİLİK, Danıştay ve Anayasa mahkemesi engelleriyle ‘uğraşarak’ bu servete el koyabilmektedir. Yeni Anayasa ile önlerindeki tüm engeller kalkacak, hazine ayaklarının dibine düşecektir! &lt;br /&gt;İşte bu nedenle dünyayı yöneten küresel şirketler koro halinde ‘EVET’çidir. &lt;br /&gt;EVET ile ele geçecek servet, Suriye sınırında 4 trilyon dolarlık petrol, (dipnot 2), güneydoğunun münbit topraklarında yatan bakıra yani altına, gümüşe, kroma, doğrudan el koyma imkanı.. Servetin boyutunu siz hesabedin! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Selim Kotil, küresel çetenin ,iktidarla üleşiminden örnekler veriyor: &lt;br /&gt;‘Örneğin İsrail devletini kurduran Rothschield ailesi ile Başbakanın damadının genel müdür olduğu Çalık Grubu, Anatolia Minerals firmasında % 50 şer ortaklar. Bu firma 4 milyon dönüm arazi kapatmış durumda. &lt;br /&gt;Fethullah Gülene yakınlığı ile bilinen Koza Grubu 6 milyon dönüm arazi ve 500 ruhsatla bu işin en önünde.’ &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;EVET için her şey mübah! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte bu üleşim nedeniyle, AKP hükümeti, Yabancılara Toprak Satışı Kanununu Yargıya takılmadan geçirmek zorunda. Tapu kanununu çıkarmak &lt;br /&gt;Yabancı Şirketlerin Taşınmaz Mal Edinmelerine izin vermek zorunda. &lt;br /&gt;Bunların önünde duran yargıyı ezip yoketmek zorunda. &lt;br /&gt;EVET çıkarsa, bu yağmaya karşı açılmış tüm davalar kapanacak. Küresel ‘Baba’ topraklara madenlere petrole el koyacak, ‘Oğul’ deliğe süpürülmeden koltuğunda kalacak ve hazineden pay alacak, ‘kutsal ruh’ kukla devletten pay kazanacak, saraylarda yaşayacak. Feodal ağalıktan krallığa sıçrayacak. Yöre halkı acından ölmeye devam edecek. Bugün Silvan’da iftarını açacak ekmeği olmadığı için kendini asan ‘Hacı’nın, iftar açmak için gideceği bir evi de olmayacak.Bu kabus gerçekleşirse, Güneydoğu Anadolu, Afganistan , Pakistan ve Irak halkının kaderini paylaşacak! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu bir yedi düvel oyunudur. Ve oyunun son perdesidir. &lt;br /&gt;Bu oyunda batının 300 küsur şirketi, ağzından salyalar akıtarak, diş geçirdikleri doğal zenginliklerimize el koymak için yeni Anayasa beklemektedir. &lt;br /&gt;Durum artık PARTİLER ÜSTÜ bir durumdur. Ne yazıkki gerçek bir muhalefet uzun yıllar önce budanmış ve yeri boş kalmıştır. Lider olabilecek kişiler öldürülmüş ya da içeri tıkılmıştır. EVET’in geçmesi halinde, ‘aydın’ sıfatlı pek çok kişi de aynı akibeti paylaşacaktır. Görev HALK’ındır! &lt;br /&gt;Hangi partiye yakın olunursa olunsun, Türkiye’nin Bekası için, bu milletin geleceği, varlığı, devamı için, emperyalist odakların son oyunu bozulmalıdır! &lt;br /&gt;HAYIR demek farzdır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Banu AVAR &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DİPNOT: &lt;br /&gt;Tarih: 28 Temmuz 2009 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konsolos Hallberg Elazığ'a geldi &lt;br /&gt;ABD Adana İkinci Konsolosu Kurt Hallberg, Elazığ Belediye Başkanı Süleyman Selmanoğlu'nu ziyaret etti. Konsolos Hallberg, Selmanoğlu'nun makamında gerçekleşen zi
