20 Ekim 2011 Perşembe

BLOGUMA HOŞGELDİNİZ

MY FRIEND hosgeldiniz gifleri 3 hosgeldiniz gifleri
Yeni yılın sağlık, mutluluk, başarı, ve huzur getirmesi dilekleriyle..

The new year of health, happiness, success, and wishes to bring peace of mind ..
Nice Senelere-Nice Birthday
GELİN BİR ve BERABER OLALIM
5000 yıllık tarihiyle, 1400 yıllık Türk-İslam Medeniyeti ile ve 82 yıllık Cumhuriyet birikimiyle Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk Milleti, Avrupa ve Asya kıtalarının kesiştiği en tarihi ve stratejik bölgede yer almaktadır. Siyasi, ekonomik ve sosyal çatışmaların merkezinde ve hedefinde olduğu halde, tarihinden ve inancından aldığı güçle dimdik ayaktadır ve aynı zamanda tüm Türk-İslam dünyasının ve dünyanın mazlum milletlerinin son umududur. Var olduğu günden bu yana Türk Milleti, kendisini yükselten ve yücelten tarihi misyonuna sahip çıktığı dönemlerde insanlığa adaleti ve insan haklarını doya doya yaşatmış, teknolojiyi ve medeniyeti öğretmiştir. 21. yüzyıl Ulusal Egemenlik kavramının değiştiği bir yüzyıldır. Nitekim küreselleşmenin ideologlarından John Naisbitt şu yaklaşımı sergiliyor:?Büyük şirketlerin özerk ve küçük ünitelere bölünerek, daha iyi çalışabileceklerini görüyoruz. Aynı durum, ülkeler için de geçerlidir. Eğer dünyayı tek pazarlı bir dünya haline getireceksek, parçaları küçük olmalı??Asırlar boyu sinsi bir şekilde yürütülen siyasi,kültürel ve sosyal faaliyetlerin sonucunda yok olma tehlikesi ile karşı karşıya gelen Milletimiz, verdiği İstiklal Savaşı neticesinde Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde Kuvay-ı Milliye ruhu ile kendine dönmüş, bağımsızlığına kavuşmuş ve özgürlük mücadelesi veren milletlere örnek olmuştur.Atatürk, 1 Mart 1922?de yaptığı Meclis açılış konuşmasında şöyle diyordu: ?Her şeyden önce milli amacımız olan bağımsızlığımızı sağlamaya ulaşmaktan başka bir şey düşünemeyiz. Bu nedenle de bizce önemli olan mali gücümüzün, bu sonucu sağlamaya yeterli olup olmayacağıdır. …Memleketimizin gelir kaynakları, milli davamızın güvenle sonuçlandırılmasına yeterlidir. Yoksunluklar içinde olsa da milli gücümüz, bugüne kadar olduğu gibi, dış devletlerden borç almadan memleketi yönetecek ve amacına ulaştırabilecektir.?Mustafa Kemal, yeni kurulan devletin ?tam bağımsız? olabilmesi için ?ekonomik bağımsızlığın? şart olduğunu özellikle vurgulamış, kapitülasyonları kaldırmıştır. 1923′te İzmir’de İktisat Kongresi düzenleyerek Milli ekonomiyi canlandırmaya çalışmıştır. Kongrede, ulusal bağımsızlık ilkesi?nden kesinlikle vazgeçilmeyeceği ve bu ilke içinde kalkınmanın gerçekleştirileceği kararlaştırılmıştır.Yani bağımsızlık ile kendi ayakları üzerinde durabilen bir ekonomi arasında direkt bir bağ vardır.
Prof BAŞ : Kardeşliği Sağlayacak Formul Bu... BTP_VoLKaNDevletimizin kurucusu Atatürk’ün döneminde, yani 1938′e kadar çeşitli sahalarda kalkınma plan ve projeleri uygulanmış ve çok büyük başarılar elde edilmiştir.Bu dönemde kalkınmada uygulanan Milli Model ile ülkemiz Belçika?ya uçak ihraç edecek seviyeye ulaşmıştır. Fakat Atatürk’ten sonra ülke tekrar siyasi, kültürel, ekonomik vs. topyekün bir kuşatma altına alınmış; Batılı devletler, Mustafa Kemal döneminde hayata geçiremedikleri SEVR projesini AB ve IMF yoluyla gerçekleştirmeye başlamışlardır.Uluslar arası şirketlerin devletimizin bütçesine yön verdiği IMF ve Dünya Bankası kıskacında ülkemizin kaynaklarının ve her türlü imkanlarının kullanıldığı, özelleştirmenin, KİT?lerin satışının, Uluslar arası Tahkim?in, tahdit kanunlarının ve AB?ye uyum adı altında çıkarların yasaların hayata geçirildiği bir süreçte Türkiye, hakikatte ?bu küçük parçalara ayrılma projesi?ni yaşamaktadır.

Ekonomik bağımsızlığın, devletlerin bağımsızlığında gün geçtikçe daha belirleyici bir esasa dönüştüğü bir dünyada yaşıyoruz.

Anadolu topraklarının altında kefensiz yatan sayısız şüheda ecdadımızın kemiklerinin sızlatıldığından dolayı rahatsız olanlar ve uykuları kaçanlar bir daha düşünün.
Anadolu topraklarının içine saklanmış, ilahi kudret tarafından yerleştirilmiş olan eşsiz maden yataklarımızın,milli hazinelerimizin kapılarının; Müslüman Türk milletine kapatılmasından, bu milletlin ve bu vatanın düşmanlarına ardına kadar açılmasından ötürü rahatsız olup uykularını terk edenleri sağ duyulu olmaya davet ediyorum.

Yine bu eşsiz güzellikler ve özellikler taşıyan,cennet vatanımızın sahiplerinin, çilekeş vatandaşlarımızın emeklerinin ve alın terlerinin toplanıp haçlılara peşkeş çekilmesinden ötürü acı ile kıvranan vatanperverleri bir daha aklı selimle düşünmeye davet ediyorum.
Vatanperver vatandaşlarımızın vatan namustur satılmaz feryadına rağmen, vatan topraklarının altındaki madenleri ile birlikte, altındaki şehit mezarları ile birlikte ecnebilere satılmasından ötürü vicdan azabı çekenler,çaresizlik içinde kıvrananlar, vatan namustur satılmaz ilkesinde ısrar edenler,bir de Prof Dr. Haydar Baş beyi dinlemeye gayret edin.

Vatan için,bayrak için, sonraki nesillerin istiklalini temin için canlarını ve kanlarını sebil eden şehitlerimiz hakkında kelle ifadesini kullanmaktan utanmayanların,sıkılmayanların defterlerini dürmek isteyenleri BTP saflarına davet ediyorum.
Bebek katiline sayın diyerek ve şehitlerimize de kelle diyerek bütün bir milletimizin bağrında derin yaralar açtığı halde hala ortalarda yalancı doktor edasıyla dolaşanlara, sandık başında sayın baylar güle güle demek için Prof.Dr. Haydar Baş’ın liderliğinde dalgalanan BTP bayrağı altında toplanmaya davet ediyorum.
Minareler süngü kubbeler miğfer şeklinde şiir okuyarak kahraman olup milletin oylarını aldıktan sonra, altı buçuk yıllık iktidarı süresince misyonerlerin ve misyonerliğin önünü açanlara, dinler bahçesi adı altında kurdele kesenlere,haçlıların isteği doğrultusunda düzenlemelerle on binlerce kilise açanlara sandık başında hesap sormak isteyenleri saflarımıza davet ediyorum.
Bin yıldır bu topraklarda tevhid bayrağını dalgalandıran Müslüman Türk milletinin oyları ile iktidar koltuğuna oturduktan sonra,bu milletin inanç sistemi ile oynayanları,tevhid cümlesinden Muhammedürresulüllah kısmını silenleri,attıkları her adımla bu milleti haçlı limanına biraz daha yaklaştıranları yüksek sesle protesto etmek isteyenler,bu kötü gidişattan ötürü uykuları kaçanlar bize buyurun. Bebek katiline sayın şehitlerimize kelle denilmesinden rahatsız iseniz bize buyurun.
Vatan topraklarımızın bağrındaki şehit mezarları ile birlikte vatan düşmanlarına satılmasında ötürü uykunuz kaçıyorsa bize buyurun.

Emeğimizin,alın terimizin,servet ve sermayemizin haçlı siyonist tefecilerin elinde heba edilmesinden ve ettirilmesinden dolayı vicdan azabı çekiyorsanız bize buyurun.
Ecdat yadigarı camilerimiz,medreselerimiz dökülürken bizim paramızla kiliselerin tamir ettirilmesinden ve hayırlı olsun denilerek hizmete açılmasından ötürü uykunuz kaçıyorsa bize buyurun.

Müslüman Türk çocuklarının on iki yaşından önce Kur-an’la temasını yasaklayan yasa devam ettirildiği halde yine Müslüman Türk çocuklarının üç yaşından itibaren kiliselere,papazların kucağına taşınmasından rahatsız olanlar,uykusu kaçanlar bize buyurun.
AKP iktidarı altı buçuk yıldır AB ye girmek uğruna, onlardan gelen her talimatı milletimize dayattı,verilmedik taviz,satılmadık kurum bırakmadı, buna rağmen bir elli sene daha bekle talimatını aldı ve oturdu.AB nin ellinci yıl dönümü programına bile çağrılmadı.

AKP iktidarı teslimiyetçi ve tavizkar haliyle AB kapılarında kör topal yürümeye çalışırken,BTP lideri Prof. Dr. Haydar Baş,AB nin lokomotif ülkelerinden Almanya’da,tüm Avrupa üniversitelerinden gelen ilim adamlarına elini öptürdü.Tamamı profösör olan katılımcılar iki gün boyunca sayın Haydar Baş’ın Milli Ekonomi Modeli tezinin orjinalliğini,tüm ülkeler için bir çare bir çıkış formulü sunduğunu anlata anlata bitiremediler.

Daha mecliste dahi olmayan bir partinin lideri olarak Avrupanın ilim çevrelerine elini öptüren Haydar Baş’ın yarın iktidar olunca neler yapabileceğini varın siz hesap edin.
Anadolu topraklarını altında yatan yer altı zenginliklerini haçlı tefeciler değil,yabancı şirketler değil, yine bu ülkenin insanı Müslüman Türk milleti kullanmalıdır diyen, Vatandaşlık maaşı vadeden, Ev hanımlarına işçi statüsü kazandırıp emeklilik vadeden,
Sınavsız üniversite ve okuyan her çocuğa eğitim bursu vadeden,
Bekarlara faizsiz evlilik kredisi vadeden,
Devlet babadır ya vatandaşına iş bulur ya da aşını verir ilkesi doğrultusunda projeler geliştiren,
Köylü ve çiftçi gerçekten efendi olacak ve bizim iktidarımızda altın çağını yaşayacak diyen BTP iktidarında buluşmak üzere Saygılarımla ..
_________________
.
T U N A L I M
Bağımsız Türkiye Sevdalısı Olmak Şereftir!
Tohum Saç, Bitmezse Toprak Utansın! Hedefe Varmayan Mızrak Utansın! Hey Gidi Küheylan.. Koşmana Bak Sen! Çatlarsan, Doğuran Kısrak Utansın! ...
Mehmet Tunabaş:BTP Biga İlçe Başkanı….
http://www.google.com/sky/ (GOOGLE SKAY ile uzayı izleyin)

İşte AKP'nin Açılımının Türkiye'yi getirdiği nokta...

25 Mehmetçik şehit oldu

Hakkari Yüksekova ve Çukurca’daki saldırılarda 25 Mehmetçik şehit oldu, 18 askerimiz ise yaralandı.

Bugüne kadarki en büyük terör saldırısında yaralanan askerler arasında durumu ağır olanlar var. Şehit sayısının artmasından korkuluyor
Yüksekova ve Çukurca’daki hain saldırılarda 25 askerimiz şehit olurken 18 askerimiz ise yaralandı. Yüksekova İlçe Emniyet Amirliği ile bazı askeri birliklere dün sabaha karşı terör örgütü PKK üyeleri tarafından uzun namlulu tüfek ve roketatarlarla eş zamanlı saldırılar yapıldı. Güvenlik güçlerinin anında karşılık vermesi üzerine sıcak temas sağlandı. PKK’lı teröristlerle güvenlik güçleri arasındaki çatışmalar devam ederken, Hakkari’den de takviye ekiplerin istenmesi üzerine Hakkari İl Emniyet Müdürlüğü harekete geçti. Dağ ve Komando Tugay Komutanlığı’na da bilgi verilmesi üzerine ilçeye helikopterler gönderildi. Gece 01.00’de başlayan çatışmalar iki ayrı bölgede, Yüksekova ve Çukurca’da yoğunlaştı. Çatışmalar sabah 05.00’e kadar sürdü. Teröristlerin Çukurca bölgesinde aynı anda 8 ayrı hedefe saldırı düzenlendiği ifade edildi. Hakkari Valisi Muammer Türker, saldırının eş zamanlı gerçekleştiğini söyledi. Saldırının polis ve askeri noktalara aynı anda yapıldığını belirten Vali Türker, güvenlik güçlerinin de anda karşılık verdiğini bildirdi. Saldırıya uğrayan askeri birliklerin çoğu sınıra yakın bölgelerde bulunuyor. Teröristlerin saldırıyı gerçekleştirdikten sonra Irak’a kaçtığı ifade ediliyor. Saldırının ardından Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel ve Kuvvet Komutanları bölgeye hareket etti.

Yardım gelecek noktalara pusu kurdular
Ağırlıklı olarak tugaya dönük saldırı sırasında yardım gelmemesi için tüm askeri ve polis noktaları da ateş altında tutuldu. Olay Türkiye’nin gündemine bomba gibi düştü. Genelkurmay Başkanı Kuvvet Komutanları ile bölgeye gitti. Öte yandan Hakkari ile İran ve Irak’a sınırı olan Şemdinli İlçesi’nde de yoğun hava hareketliliği yaşandı. Hakkari ve Şemdinli’nin Derecik Beldesi’den geçen uçaklar, Irak sınırına doğru gitti. Askeri hareketliliğin yoğun sürdüğü bölgede dün de devam etti.
AKP hükümeti terörle müzakere ettiği ortaya çıktığında yalanlanmadı. Hükümet PKK terörüyle müzakre ettikçe terör her geçen gün daha da azdı. İran ise PKK’ya bağlı PJAK terör örgütüne düzenlediği kararlı saldırılarla teröristleri pes ettirmişti. Şimdi merak edilen konu AKP’nin müzakereye devam edip etmeyeceği...

Dış geziler iptal edildi
Saldırı sonrasında Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Kazakistan gezisi iptal edildi. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da dış gezilerini iptal etti. İçişleri Bakanı, Jandarma Genel Komutanı ve Milli Savunma Bakanı dün acil bir toplantı yaptı.

Türk askeri Irak’a girdi

Hakkari’deki hain saldırı, ‘Sınır ötesi harekat olur mu?’ sorusunu ortaya çıkardı. Türkiye bu konuyu bir süredir zaten tartışıyordu. Saldırı sonrası yaşanan askeri hareketlilik sınır ötesi harekatın an meselesi olduğunu gösteriyor. Diğer taraftan Reuters haber ajansı, Türk askerlerinin sıcak takiple Kuzey Irak’a girdiğini duyurdu. Mesaj Haber

12 Ekim 2011 Çarşamba

ABD'nin hali Titanik'e benziyor!


Nevada Üniversitesi Sosyoloji Profesörü Berch Berberoğlu, eşitsizlik ve işsizliğin, küresel krizden çıkışı zorlaştırdığını belirterek, "Özellikle kapitalizmin kalesi ABD'nin bugünkü hali Titanik gemisinin durumuna benziyor. Yukarıdakiler eğlenirken, aşağıdakiler boğuluyor" dedi.İstanbul İktisatçılar Derneği (İKDER) ve İstanbul Üniversitesiİktisat Fakültesi tarafından gerçekleştirilen "3. Uluslararasıİstanbul İktisatçılar Zirvesi"nde konuşan Berberoğlu, global kriz ortamında girişimcilik ve inovasyon konusunu değerlendirdi. İnavosyon ve girişimciliğin, kar odaklı büyük şirketlerin çıkış noktası olarak sunulduğunu söyleyen Berberoğlu, “Büyük ABDşirketleri yenilikçilikten ziyade, tekelleşmeye odaklıdır. Çünkü tekel olursa gücü elinde tutacaktır. Bu yönüyle küresel sermaye için önümüzdeki 10 yıl zorluklarla doludur. Bu bakımdan inovasyon ve yenilikçilik güzel ama insanların ihtiyacı olan eşit ve adil paylaşımdır” dedi.

Küresel krizden çıkışı ise eşitsizlik ve işsizliğin zorlaştırdığının altını çizen Berch Berberoğlu, “Özellikle kapitalizmin kalesiABD’nin bugünkü hali Titanic gemisinin durumuna benziyor. Yukarıdakiler eğlenirken, aşağıdakiler boğuluyor. Refahtan bugün ABD halkının yüzde 40’ı yararlanabiliyor. Onlarda imtiyazlı ve zengin bir sınıf olarak karşımıza çıkıyor. BugünABD’de insanlar Wall Street’e yürüyorlar. Bunlar refahtan pay alamayan çoğunluklardır” diye konuştu.

HACI BOYDAK: YUNAN MÜŞTERİLERİMİZE DESTEK VERDİK
Boydak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hacı Boydak ise yaptığı konuşmada, şirketlerinin inovasyonu önemseyen bir yapısı olduğunu söyledi. Kanepedeki açığı yıllar öncesinden gördüklerini, bugün yıllık 30 milyon doların üzerinde Ar-Ge yatırımı gerçekleştirdiklerini vurgulayan Boydak, "ABD ve Çinli firmaların taklit ettiği bir marka haline geldik" yorumunu yaptı. Yunanistan krizine de değinen Hacı Boydak, "Biz Avrupalı şirketlerin aksine Yunanlı müşterilerimizin limitlerini yükselttik, vadelerini uzattık.Onların yanında olduk" dedi.

Rekabetçi ortamda kalıcı olmak için inovasyon içeren atılımlar yapmak gerektiğine dikkat çeken yemeksepeti.com CEO’su Nevzat Aydın ise, doğru zamanda doğru yerde olmanın önemine değindi. Aydın, “İnternete internet bile denilmediği zamanda şirketimi kurdum ve 2000 yılında ABD’denTürkiye’ye döndüm. Benimkisi yeni bir işti, bilinmeyen bir işti ama farklı bir şeyi yakalamıştım" ifadelerini kullandı. (ANKA)

11 Ekim 2011 Salı

BU ÜLKE ANAYASASINI ÇANAKKALE'DE YAZMIŞTIR


BTP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Erimhan, hükümetin bölücülük ile iktidarı arasındaki tuzaklı yol için bu Anayasayı ülkeye dayattığına ve ülkeyi feda ettiğine işaret ederek, “Çözüm arayanlar, kardeşlik isteyenler, ülkeyi bir ve beraber etmek isteyenler adreslerini Çanakkale’de bulabilirler” dedi

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Erimhan, bu ülkenin Anayasasının Çanakkale’de yazıldığını kaydetti. Anayasa tartışmalarına değinen Erimhan, “Türkiye’nin son 150 yılı Anayasa tartışmaları ile geçmiştir. 1856 Islahat Fermanı’ndan başlayarak günümüze kadar ülkemizin temel mesaisi hep Anayasa üzerine olmuştur. 150 yıldır sonu gelmeyen Anayasa değişikliklerine rağmen ne ilginçtir ki ülkemizin ‘Anayasaya olan ihtiyacı’ hiç bitmemiştir!” dedi.

Anayasa talepleri dışarıdan

Türkiye’nin anayasa geçmişini analiz eden Erimhan, şu tespitlerde bulundu: “Bu garip ve normal olmayan 150 yıllık Anayasa döneminin 3 temel özelliği olmuştur:

1- Anayasa değiştirme talepleri hep ‘yabancı’ kaynaklıdır.
2- Ülke İdarecileri yabancılarının taleplerini ‘Anayasa değişikliği’ olarak örtülemiştir.
3- Hükumetler iktidar olmalarını Anayasa değişikliklerini realize edebilmekte görmüştür.”

“Yabancıların ya da azınlıkların talepleri için ‘yerine getirmezsiniz bölünürsünüz ya da biz size zorla kabul ettiririz’ yollu arka plan dayatmalar insanımıza bazen hürriyet, bazen değişim, bazen demokrasi bazen açılım diye ama ‘Anayasa’ adı ile yutturulmuştur” diyen Erimhan, şunları kaydetti:

“Yazık ki hiçbir Anayasa değişikliği ülkemize ne hürriyet, ne barış ne zenginlik ne de saadet getirmiştir. Samimiyetten uzak ‘milletin çıkarları’ yerine gerçekte ‘yabancılara ve azınlıklara’ ön açan Anayasalar ülkeyi 1 adım ileriye götürmek yerine hep geriye itmiştir. Yazık ki hükumetin gündeme taşıdığı ve Başbakan’ın Haziran 2012’ye kadar ömür biçtiği son anayasa değişikliği süreci de aynı tarihi kaderin izinden yürümektedir. Söz konusu değişiklikleri bu ülke insanı ilk defa Washington’da yapılan bir toplantıda duymuştur. Açılım Projesi ismi ile Hükumetin başlattığı sürecin devamı olan Anayasa değişikliği, CIA kontrol ya da etkisinde çalışan stratejist David L. Phillips’in 15 Ekim 2007 tarihinde hazırladığı Kürdistan İşçi Partisi’nin (PKK) Silahsızlandırılması, Dağıtılması ve Yeniden Entegre Edilmesi raporuna dayanmaktadır.”

Gayri milli bir Anayasa olacak

BTP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Erimhan, bu hali ile son Anayasa değişikliğinin de gayrı milli, yabancı merkezli olacağına işaret ederek, şu görüşleri öne çıkardı:

“Gerçekte bu Anayasa millete dayatılmaktadır. Dahası terörist ile yapılan pazarlıklar kamuoyuna yansımıştır. Ortada bırakınız silahını bırakmayı, silahını millete daha da doğrultmuş bir terör örgütü vardır. Bu şartlar altında ‘PKK ile pazarlığın sonucu olarak gözüken Anayasa değişikliği paketi’ kabul edilemez. Bırakınız ‘uzlaşma, uzlaşma’ dediklerine, yapılan uzlaşmanın Milletle hiçbir ilgisi yoktur. İktidarın uzlaşma adresi bellidir! Hükümet PKK ile AB ile ABD ile varılan uzlaşmanın millete onaylatılmasına Anayasa dememizi istiyor. Halkı kendilerine suç ortağı yapmayı hedefliyor. Bağımsız Türkiye Partisi bu sürecin dışındadır. Bu Anyasanın ülkeye huzur değil kavga, birlik değil ayrılık getireceğinden emindir. Çünkü ülkenin sorunu Anayasamızın yetersizliği değildir. Ülkenin sorunu idare ve zihniyet sorunudur. Milletin Kürd’e, Türk’e, Çerkes’e baba gibi şefkat gösteren bir lidere ihtiyacı var! Baba evladı için kötülük düşünmez. Evlad da babasına ihanet etmez. Bu akla ve imana aykırıdır. O nedenle Türkiye iktidarını millileştirdiğinde Kürt sorununu da çözmüş olacaktır.

Bu ülke Anayasasını İstiklal savaşında yazmıştır! Emperyalizme karşı Çanakkale’de koyun koyuna yatan Diyarbakırlı ile Edirneli, Vanlı ile Antepli Kürt ile Türk, Çerkez ile Arnavut Anayasalarını şehadet şerbeti ile şereflenerek kaleme almışlardır. Çözüm arayanlar, kardeşlik isteyenler, ülkeyi bir ve beraber etmek isteyenler adreslerini Çanakkale’de bulabilirler. Bu vesile ile belirtelim ki; Hükümet bölücülük ile iktidarı arasındaki tuzaklı yol için bu Anayasayı ülkeye dayatıyor ve ülkeyi feda ediyor! Anayasa değişikliği yalanının arkasına saklanmış Türk - Kürt ayrımcılığına hizmet eden yol ve yöntemler çıkmaz sokaktır. Milletimiz bu tuzağa düşmemelidir, ayık olmalıdır. Tarihi bir kırılmadan geçtiğimiz ve telafisi olmayan bu süreçte insanımız gelişmeleri yakından izlemeli, dayatılana - propaganda edilene değil hakka - hakikate kulak vermelidir. Çanakkale’de yatan şehitlerimizi unutmamalıdır!”
TUNALIM...