20 Şubat 2011 Pazar

Amerika Deyince Tir tir Titreyenler!

ABD'nin son Ergenekon tutuklamalarına tepkisi yeni gelişmelere gebe. Amerika cephesinden ilk tepki Ankara Büyükelçisi Francis Ricciardone’den geldi. Büyükelçi şaşırtıcı bir açıklama yaptı.

ABD Büyükelçisi Ricciardone, Oda TV'ye yapılan baskınla ilgili olarak, "Türkiye’de hükümet özgür basını desteklediğini söylüyor. Bir taraftan özgür basından söz ediliyor diğer taraftan gazeteciler gözaltına alınıyor, bunu anlamıyoruz" dedi.

Hükmet cenahından anında cevap geldi. Hüseyin Çelik ve Bülent Arınç "İçişlerimize karışamazsınız” buyurdular! Bugüne kadar "Biz ABD’nin doğal müttefikiyiz" diyenler, onların Ortadoğu'yu yoketme projesinin eşbaşkanı olmakla övünenler, adamlara "içimizi dışımızı, en mahrem yerlerimizi" teslim edenler, şimdi kalkmış "Neden içişlerimize karışıyorsunuz?" diye tepki gösteriyor?

Ben size "Amerika emretti ve bunlar yaptı!"nın yüzlerce örneğini veririm. Amerika'ya eğitimden ekonomiye, savunmadan dış politikaya kadar hangi konularda 'içimize müdahale'ye izni verdiklerini delilleriyle anlatırım.

Ama; inanın bunların umurunda değil "içişlerine müdahale!"

Siz, AB'ye üye olmak için çırpınmıyor musunuz?

AB’ye üye olunca başta meclisiniz olmak üzere her şeyinize müdahale edilmesini kabul etmediniz mi?

AB’ye üye olunca "İç işleriniz mi kalacak?"

Ancak; hazretler ABD büyükelçisinin tepkisini "bireysel bir tepki" olarak algıladılar. Ama; bir gün sonra bu kez ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Philip Crowley konuştu. Crowley, ABD’nin Ankara Büyükelçisi Francis Ricciardone’nin sözlerinin arkasında olduklarını bildirerek, "Türkiye’de gazetecilere muameleler konusundaki gidişattan mevcut kaygılarımız var. Bu konuyu genel anlamda Türk hükümeti nezdinde dile getiriyoruz ve yakından izliyoruz" dedi.

İnanın, AKP şu anda tir tir titriyordur. Oda TV gözaltılarının Amerika'yı bu kadar rahatsız edeceğini, ‘gazetecilere muamelelerden kaygı duyduklarını’ ifade edeceklerini rüyalarında görse inanmazlardı.

Siz bu yazıyı okurken Oda TV baskını hakkında hükümetten hem de Başbakan düzeyinde Amerika’nın hoşuna gidecek açıklamalar geleceğini rahatlıkla ifade edebilirim. (Bu yazıyı iki gün önce gönderdiğimi hatırlatayım.)

Aslında bu olası dönüşümün ilk sinyalini Cumhurbaşkanı Abdullah Gül verdi. Gül, Soner Yalçın ve arkadaşlarının gözaltına alınmalarına ABD Büyükelçisinin gösterdiği tepki üzerine "Bana bu konuyu sormayın!" cevabını verdi.

“Bu konuyu sormayın!”

Neden?

Bu konu tehlikeli..

Baksanıza bu konuda ABD ile karşı karşıya gelmek var.

Abdullah Gül böyle bir riski göze alır mı?

ABD cephesinden gelen ve daha da geleceği belli olan açıklamalar Ergenekon davasını da etkileyecek kuşkusuz. Sadece haber yaptıkları için cezaevinde olan insanların, varlığını dahi henüz ispatlayamadığınız “yasadışı bir örgütün üyesi, yardımcısı, yatakçısı gibi ağır suçlarla karşı karşıya bırakılmasına” bugüne kadar hükümet “pek memnun” göründü.

Ama; artık karşılarında ABD var.

Amerika, AKP'yi karşısına almak pahasına girmiyor bu yola.

Ne gazeteciler ne içerdeki generaller umurunda.

"Seçimler yaklaşıyor, sakın çizgiden çıkma, yeni taleplerime itiraz etme yoksa seni en hassas yerinden Ergenekon’dan vururum" diye mesaj gönderiyor.

Göreceksiniz; ABD Büyükelçisine "içişlerimize karışma" diye tepki gösterenler işin ucunda Washington'un olduğunu görünce nasıl dut yemiş bülbüle dönecekler..
M.Bayraktar-TUNALIM...

0 yorum: