UNICEF 1951 yılından bu yana çocukların ve annelerin sağlığını ve esenliğini sağlamak amacıyla TÜRKİYE ile işbirliği yapmaktadır.TÜRKİYE'DE olsun ,dünyada olsun çocuklara her zaman yardım etmeliyiz.Çünkü çocuklarımız geleceğimizdir.2006 yılı Aralık ayında UNICEF tüm dünyada çocuklar için ve çocuklarla verdiği uğraşlarla dolu 60. yılını kutladı. Bunun elli yılında UNICEF Türkiye Milli Komitesi kuruluşun çalışmalarını gerek yurt içinde gerekse dışında kararlı biçimde destekledi ve tanıttı. Bu dönemin büyük bölümünde Milli Komite’nin başında Prof. Dr. İhsan Doğramacı bulunmaktaydı. Profesör Doğramacı, UNICEF Yönetim Kurulu eski başkanı, Dünya Sağlık Örgütü Anayasası’nın imzacısı, Uluslar arası Pediatri Derneği Onursal Başkanı ve uluslar arası Çocuk Merkezi Başkanı olarak, uzun ve seçkin mesleki kariyerini dünyanın neresinde olursa olsun çocukların ve gençlerin hizmetine adamış bir kişidir. Profesör Doğramacı’nın UNICEF’e ilişkin görüşleri: Çocuklara uygun bir dünya yaratmada 60 yıl.xxx In December 2006, UNICEF celebrated sixty years of working with and for children all over the world. For fifty of those years, the Turkish National Committee for UNICEF has tirelessly promoted and supported the activities of the organisation both at home and abroad, for much of that time under the presidency of Professor İhsan Doğramacı. As a Former Chairman of the UNICEF Executive board, signatory to the Constitution of the World Health Organisation, Honorary Chairman of the International Paediatric Association and President of the International Children’s Centre, Professor Doğramacı has devoted his long and distinguished career to the service of children and young people everywhere. Read Professor Doğramacı’s reflections on UNICEF: 60 years of building a world fit for children.xxx UNICEF ile Türkiye Cumhuriyeti Hükümetleri, çocuklara yönelik projeler ve hizmetlerin bu kesimin gereksinimlerine yanıt vermesini sağlamak için ortak çaba içindedir. Bu çalışmalarda gözetilen nokta, çocukların yaşamının, büyümelerinin, psiko-sosyal ve bilişsel gelişimlerinin birbiriyle ilişkili ve birbirine bağımlı olduğudur. UNICEF Türkiye’deki etkinliklerini 1951 yılından bu yana sürdürmektedir. UNICEF bu dönem içinde çocuk haklarının korunması amacıyla tanıtım-savunu görevleri üstlenmiş, çocukların temel gereksinimlerinin karşılanmasına yardımcı olmuş, her çocuğun potansiyelini eksiksiz biçimde gerçekleştirebilmesi için çeşitli fırsatlar yaratmaya çalışmıştır. UNICEF’in Türkiye’deki etkinliklerinin odak noktası ve kapsamı aradan geçen dönemde önemli değişiklikler geçirmiştir. Kuruluşun ülkedeki ilk etkinliği okullara ücretsiz süt dağıtımı iken, bugün UNICEF çocuk haklarını temel alan, çocukların yaşatılmaları, geliştirilmeleri ve korunmaları amacına yönelik daha bütüncü bir yaklaşımı benimsemiştir. xxxTHE ACTIVITIES IN TÜRKİYE OF UNICEF UNICEF and the Government of Turkey are working together to ensure that projects and services to benefit children reflect their needs as whole beings, whose survival, growth, psycho-social and cognitive development are intertwined and interdependent. UNICEF has been active in Turkey since 1951, advocating for the protection of children’s rights, helping to meet their basic needs and expanding opportunities for each child to reach their full potential. The focus and scope of UNICEF’s activities in Turkey have evolved greatly over the years, from its first project to distribute free milk to schools, to its current activities which are rights based and take a more holistic approach to child survival, development and protection.. xxx
21 gelişmiş ülke çocuklarının durumuna göre değerlendirildi. Çocukların durumu en iyi olan ülkeler Hollanda, İsveç ve Danimarka. ABD ve İngiltere listenin son iki sırasında yer aldı.Birleşmiş Milletler Çocuk Fonu UNICEF, ilk kez dünyanın zengin ülkelerindeki çocukların durumunu belirleyen bir araştırma yayınladı. 21 ülkedeki çocukların maddi olanaklarını, ruhsal durumlarını ve kendilerine sunulan fırsatları değerlendiren raporun en çarpıcı bulgusu, ABD ve İngiltere'nin listenin son iki sırasında yer almaları.UNICEF raporunda, dünyanın sanayileşmiş ve en zengin 21 ülkesindeki çocukların yaşam koşulları 6 kategoride inceleniyor.UNICEF uzmanları, gelişmiş ülkelerin çocuklarının maddi durumlarına, aileleri ve arkadaşlarıyla ilişkilerine, sağlık ve güvenlik durumlarına, eğitim olanaklarına, karşı karşıya oldukları risklere ve çocukların kendilerini nasıl hissetiklerine bakarak bir sıralama yapıyor.Rapora göre, eğitim ve sağlık olanaklarının en iyi olduğu, çocukların kendilerini en mutlu hissetiği ülkeler sırasıyla Hollanda, İsveç ve Danimarka.Ancak yine de incelenen 21 ülkede çocukların hala yoksullukla, maddi sorunlarla karşılaştığı, eğitim ve sağlık sorunlarını giderecek yatırımlar yapılmadığı görülüyor.Raporun en çarpıcı bulgusuysa ABD ve İngiltere'nin listenin son iki sırasında yer almaları. Kişi başına düşen gelirleri listedeki diğer ülkelerden daha yüksek olmasına rağmen her iki ülke de çocuklara sundukları fırsatlar açısından sınıfta kalıyor.Bu ülkelerdeki çocukların seks, alkol ve uyuşturucuyla çok erken yaşlarda tanıştığı, kendilerini mutsuz hissettiği, geleceklarını vasıfsız işlerde gördüğü belirlendi. Bu veriler, listenin son sırasındaki İngiltere'de büyük yankı uyandırdı. İngiliz yetkililer, raporun eski verilere dayanarak hazırlandığını ileri sürerken, İngiliz basını hükümetin politikalarını sert bir dille eleştirdi. UNICEF, Türkiye, Japonya, Güney Kore, Yeni Zelanda ve Avustralya gibi ülkelerdeki çocukların durumuna dair yeterli veri olmadığı için rapora dahil edilmediğini açıkladı.
xxxÇocuk hakları Çocuk demek varlık demektir. Gelecekte mevcudiyetin mümkün olması ancak çocukların iyi bir şekilde yetiştirilmesiyle mümkün olacaktır. Çocuklarının kıymetini bilmeyen ve onları geleceğe hazırlamayan toplumlar bunun bedelini çok ağır öderler.Her konuda olduğu gibi bu konuda da Resulullah Efendimiz(s.a.v.) öncülük ederek çocuklara gereken ihtimamın verilmesi konusunda açıklamalarda bulunmuştur. Köhnemiş ve ruhsuz batı toplumu basiretsizliğini bu konuda da sergileyerek çocukla, büyüğün; erkekle kadının birbirlerinden farklı olduğunu anlayamamış hepsine de aynı nazarla bakmış, objektif bir tutum sergileyememiştir. Eflatun Devlet adlı eserinde çocukların ana babalarını tanımalarına gerek olmadığına, bunların tamamıyla devlete ait olması gerektiğine inanır. Roma İmparatorluğunda ise çocuğa ailesinden gelen her türlü eziyet reva görülmüş, devlet müdahalesi ortadan kaldırılmıştır. Bu toplumlarda çocuğun aileden alacağı sevgi, merhamet, şefkat duyguları görmezden gelinmiştir ve onun ruh hali hiçe sayılmıştır.IRAK'TA 500 000 ÇOCUK ÖLDÜZamanla çocuğun iyi yetiştirildiğinde ve sahip çıkıldığında paha biçilmez bir rahmet olduğunu, gereken özenin gösterilmeyerek toplum tarafından dışlanıp, sahip çıkılmadığında ise bir bela olduğunu, çocukların iyi bir şekilde eğitilmesinin bütün milletlerin ortak sorunu olduğunu gören batılılar bir takım önlemler almak zorunda kaldılar. Netice olarak Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 10 Aralık 1948 tarih ve 217 A (III) sayılı kararı ile kabul ve ilan edilen İnsan Hakları Beyannamesinin 20.,23.,24.,25.,26. maddelerinde çocukların himayesi ile ilgili maddelere yer verilmiştir.Daha sonra ise 20 Kasım 1959 da Birleşmiş Milletlerde Çocuk Hakları Beyannamesi kabul edilmiştir. 191 ülke tarafından kabul edilen Türkiye'nin 1990 yılında taraf olduğu 54 maddelik bu sözleşmenin amacı dünya çocuklarının daha iyi şartlarda yaşatılması ve eğitilmesi iken bugün bunların hiç birine ulaşıldığının söylenmesi mümkün değildir. Hala milyarlarca çocuk açlık sınırının altında yaşamakta, hastalıklarla mücadele etmekte ve bu sözleşmelere öncülük eden devletlerin silahları tarafından öldürülmektedir. Yanı başımızdaki Irak Savaşında yarım milyondan fazla çocuk yaşama gözlerini yummuştur. Oysaki bundan 14 asır önce İslam Peygamberi Savaş Hukukunda ki görüşleri ile sivillerin ve çocukların yaşam hakkını garanti altına almıştı.ÇOCUKLARIMIZ EĞİTİLMİYORİnsan eğitimle doğmaz, ama eğitimle yaşar. Çocuk dediğimiz de aklımıza ilk gelen mesele eğitim meselesidir. Yarınlara sahip olmak, geleceği elinde tutmak isteyen toplumlar yeni nesillerin eğitimleri ile yakından ilgilenmelidir. r0;Planınız bir yıl içinse pirinç ekin, on yıl içinse ağaç dikin, yüz yıl için ise insanları eğitin.r1; Sözü yabana atılmaması gereken bir sözdür. Eğitim okul hayatı ile değil aile hayatı ile başlar bunun için ilk önce aileler eğitilmelidir. Gündelik bilgiye medya ile ulaşan çocukların hayatında medya çok etkin bir rol oynamaktadır. Çocukların fiziksel, zihinsel, ruhsal, ahlaki gelişimini negatif yönde etkileyecek yayınlar nedeniyle çocuklara fayda yerine zarar verilmektedir. Öte yandan eğitimin yerini ve önemini hala anlayamayan aileler çocuklarını okula göndermemektedirler.2003 yılında 640 bin kız çocuğu okula gönderilmeyerek eğitim hakkından mahrum bırakılmıştır. Türkiyer17;de ilköğretime devam oranı kız çocuklarında yüzde 69 erkek çocuklarında yüzde 73, ortaöğretime kayıt oranı ise kızlarda yüzde 48, erkeklerde yüzde 67 civarındadır. Bu rakam ise 21.y.y. şartlarında cehaletin korkunç boyutlarda olduğunu göstermektedir. Araştırmalara göre Türkiyer17;nin %90 basit halk yığını sınıfına girmektedir. Bu insanlar her duyduğuna inanan, çabuk kanan insanlardır. Az buçuk eğitimli insanlar ise medyanın yönlendirmeleri ile iyiden iyiye acizleşmektedirler. Bunların önüne geçmek için ise insanlar çocuk yaşta iyi bir eğitime tabi tutulmalıdırlar.ÇOCUKLARIN TEMEL HAKLARIYaşama, korunma, gelişme, katılım hakları çocukların temel haklarıdır. Bu haklara riayet edilmeli, çocukların bu haklarını özgürce yaşamaları sağlanmalıdır. Çocukların kendilerini etkileyen her kararda fikir beyan etmeleri sağlanmalıdır. Bu kişiliğin gelişimi için çok önemlidir. Aksi tutumlar çocuğun aşağılanması, reddedilmesi, tehdit edilmesi, yalnız bırakılması, yıldırılması ile oluşan duygusal istismar; dayak atılması, işkence yapılması, yaralanması ile meydana gelen fiziksel istismar sonucunda çocuğun ruh dünyasında tamiri mümkün olmayan yaralar açılır. Bunlar ise beraberinde okulda başarısızlığı, okuldan ve evden kaçmayı, içine kapanıklığı, şiddeti, suç eğimliliği, depresyonu ve çeşitli ruhsal hastalıkları getirir.ATATÜRK İÇİN ÇOCUKLAR ÇOK DEĞERLİYDİÇocukların hepimizin en değerli varlığı olduğunu ve bu ülkenin gelecekte onlara teslim edileceğini ve onlarla payidar olacağının farkındalığında olan Atatürk ulus egemenliğine geçmenin sevincini çocuklarla paylaşmıştır. Bir avuç inanmış insan ile yola çıkan Atatürk başarısını insan ve vatan sevgisine bağımsızlık aşkına borçluydu. Dünyada taklitleri bulunan fakat eşi benzeri bulunmayan bir bayramı Atatürk Türk ve Dünya çocuklarına armağan etmiştir.1979 yılını UNESCO nun Çocuk Yılı ilan etmesi ile bu bayram uluslar arası nitelik kazanmıştır. Atatürk, bugünde yönetimin çocuklara bırakılması geleneğini başlatmıştır ve hala bu gelenek devam etmektedir. Fakat çocuklar bir günlüğüne yönetimi devraldıktan sonra eğitim sorunlarıyla, yaşam sorunlarıyla ve daha birçok sorunla baş başa bırakılmaktadır.SÖZÜN ÖZÜ:Çocukları severiz. Çünkü çocuklar bizim devamımızdır. Her çocukta bizi ebediyete doğru götüren iştiyakımızın (özlemimizin) tatminini buluruz. Burak Evci(Yeni Mesaj Gaz.)TUNALIM.......ÇOCUKLARIMIZ GELECEĞİMİZDİR.ÇOCUKLARA YARDIM PROĞRAMLARINA KATILMAKTAN ÇEKİNMEYELİM.SAYGILARIMLA----http://www.unicefturk.org/menuvar02.php
0 yorum:
Yorum Gönder